Birbirine zıt iki duyguyu aynı anda hissetmenin mümkün olabileceğini anlamak için bazı şeyleri yaşamam gerekiyordu belki de.
Yine de anlayamıyordum...
Sevinmek ve üzülmek aynı anda yaşanabilir mi?
İnsanın bir yanı mutlulukla dans ederken diğer yanı acıyla kavrulabilir mi?
Oluyormuş meğer. Şu dünyada, kısacık ömrümüzde her şey mümkün olabiliyormuş.
Bunca zaman çektiğim acı meğer daha ileride çekeceklerime ön hazırlıkmış. En ağır imtihansa unutulmakmış.
“Bana kaybettiklerimi hatırlatan o dağlara dönmek istemiyorum. Umutlarımı, sevincimi elimden alan kaderime geri dönmek istemiyorum. Sense benim tek vazgeçilmezimsin Bahar.”
Severek okuduğum bir serinin sonuna geldik. Bu kitapta askeri kısımdan çok aileye, duygulara yer verilmiş. Yağız'ın ortaya çıkması, hafızasını kaybetmesi, Bahar'ın bu süreçte yaşadıkları, ikilinin yine yaşadıklarını en sonunda birbirlerine sığınarak atlatmaları...
Yan karakterlerin de bolca gelişimini okuduğumuz, arada bol kahkaha attıran bölümlerimiz oldu. Bazen de artık bu çifti biraz rahat bırakın, sadece ikisi yaşasın ne yaşayacaksa dediğim yerler de oldu, mâlum biraz kalabalık bir aileyiz.
Güzel bir hikayeydi, içinde smut bulundurmuyor. Sevmeyenler için, gönül rahatlığıyla okuyabilirsiniz.
This entire review has been hidden because of spoilers.