Jump to ratings and reviews
Rate this book

İnsanın Dört Zindanı

Rate this book

93 pages, Paperback

First published January 1, 2005

7 people are currently reading
186 people want to read

About the author

Ali Shariati

366 books2,485 followers
Ali Shariati was an Iranian revolutionary and sociologist who focused on the sociology of religion. He is held as one of the most influential Iranian intellectuals of the 20th century and has been called the ideologue of the Iranian Revolution. He was born in 1933 in Kahak (a village in Mazinan), a suburb of Sabzevar, found in northeastern Iran, to a family of clerics.

Shariati developed fully novice approach to Shi'ism and interpreted the religion in a revolutionary manner. His interpretation of Shi'ism encouraged revolution in the world and promised salvation after death. Shariati referred to his brand of Shi'ism as "Red Shi'ism" which he contrasted with clerical-dominated, unrevolutionary "Black Shi'ism" or Safavid Shi'ism. Shariati's works were highly influenced by the Third Worldism that he encountered as a student in Paris — ideas that class war and revolution would bring about a just and classless society. He believed Shia should not merely await the return of the 12th Imam but should actively work to hasten his return by fighting for social justice, "even to the point of embracing martyrdom", saying "everyday is Ashoura, every place is Karbala." Shariati had a dynamic view about Islam: his ideology about Islam is closely related to Allama Iqbal's ideology as according to both intellectuals, change is the greatest law of nature and Islam.

Persian:

دکتر شریعتی‌ در سا‌ل‌ ۱۳۱۲ در خا‌نواده‌ ای‌ مذهبی‌ چشم‌ به‌ جها‌ن‌ گشود پدر او استا‌د محمد تقی‌ شریعتی‌ مردی‌ پا‌ک‌ و پا‌رسا‌ و عا‌لم‌ به‌ علوم‌ .نقلی‌ و عقلی‌ و استا‌د دانشگا‌ه‌ مشهد بود علی‌ پس‌ از گذراندن‌ دوران‌ کودکی‌ وارد دبستا‌ن‌ شد و پس‌ از شش‌ سا‌ل‌ وارد دانشسرای‌ مقدما‌تی‌ در مشهد شد. علا‌وه‌ بر خواندن‌ دروس‌ دانشسرا در کلا‌سها‌ی‌ پدرش‌ به‌ کسب‌ علم‌ می‌ پرداخت‌. معلم‌ شهید پس‌ از پا‌یا‌ن‌ تحصیلا‌ت‌ در دانشسرا به‌ آموزگا‌ری‌ پرداخت‌ و کا‌ری‌ را شروع‌ کرد که‌ در تما‌می‌ دوران‌ زندگی‌ کوتا‌هش‌ سخت‌ به‌ آن‌ شوق‌ داشت‌ و با‌ ایما‌نی‌ خا‌لص‌ با‌ تما‌می‌ وجود آنرا دنبا‌ل‌ کرد.

در سا‌ل‌۱۳۵۲، رژیم‌، حسینیه‌ء ارشا‌د که‌ پا‌یگا‌ه‌ هدایت‌ و ارشا‌د مردم‌ بود را تعطیل‌ نمود، و معلم‌ مبا‌رز را بمدت ‌ ۱۸ما‌ه‌ روانه‌ زندان‌ میکند و درخ‌ خلوت‌ و تنها‌ ئی‌ است‌ که‌ علی‌ نگا‌هی‌ به‌ گذشته‌ خویش‌ می‌افکند و .استراتژی‌ مبا‌رزه‌ را با‌ر دیگر ورق‌ زده‌ و با‌ خدای‌ خویش‌ خلوت‌ میکند از این‌ به‌ بعد تا‌ سا‌ل‌ ۱۳۵۶ و هجرت‌ ، دکتر زندگی‌ سختی‌ را پشت‌ سرخ‌ گذاشت‌ . سا‌واک‌ نقشه‌ داشت‌ که‌ دکتر را به‌ هر صورت‌ ممکن‌ از پا‌ در آورد، ولی‌ شریعتی‌ که‌ از این‌ برنا‌مه‌ آگا‌ه‌ میشود ، آنرا لوث‌ میکند. در این‌ زما‌ن‌ استا‌د محمد تقی‌ شریعتی‌ را دستگیر و تحت‌ فشا‌ر و شکنجه‌ قرار داده‌ بودند تا‌ پسرش‌ را تکذیب‌ و محکوم‌ کند. اما‌ این‌ مسلما‌ن‌ راستین‌خ‌ سر با‌ز زد، دکتر شریعتی‌ در هما‌ن‌ روزها‌ و سا‌عا‌ت‌ خود را در اختیا‌ر آنها‌ میگذارد تا‌ اگر خواستند، وی‌ را از بین‌ ببرند و پدر را رها‌ کنند

سایت هواداران
انجمن دکتر شریعتی ــــــــــ فهرست مقالات ــــــــــ صفحه دکتر شریعتی

http://drshariati.org

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
154 (45%)
4 stars
122 (35%)
3 stars
46 (13%)
2 stars
13 (3%)
1 star
4 (1%)
Displaying 1 - 30 of 33 reviews
Profile Image for Çağdaş T.
175 reviews285 followers
June 29, 2016
Nietzsche, ömrünün sonlarında bir gün bir caddeden geçerken devrilip çukura, suya düşmüş bir at arabası gördü. Arabacı atın durumuna ve sakat kalması ihtimaline hiç aldırmadan ne pahasına olursa olsun, atı kaldırmaya,ve yola düşürmeye bunun için de atı acımasızca kamçılıyordu. Kamçı darbelerini yedikçe doğrulmaya çalışan at, ağır yükün baskısıyla tekrar çukura düşüyordu. Ayağı kırılmıştı. Durumu gören Nietzsche, çok sinirlenmiş ve arabacıdan böyle davranmamasını rica etmişti. Önce yükü indirip sonra atı kaldırmak gerekiyordu. Arabacı aldırış etmedi. Çabuk sinirlenen Nietzsche, arabacının yakasına sarıldı ve ata kamçı vurarak eziyet etmesine izin vermeyeceğini söyledi. Arabacı bunun üzerine: “Eğer bırakmazsan sana vuracağım.” dedi ve zavallı şair ve filozof Nietzsche'ye vurdu. Attığı bir tekme, başına mı neresine isabet ettiği belli olmadan filozofun eve dönmesinden bir süre sonra ölümüne yol açtı.
Bu olayı dinleyen herkes, şimdi bizim hissettiğimiz gibi, kendi içinde bir çelişkiye düşer. Sizin her birinizin “ben” inde iki kişi vardır: Biri Nietzsche'nin bu olaydaki ruh güzelliği ile ahlak, ruh ve duygu azameti, kendisini bir hayvana yardım etmek için feda ettiği bu haysiyetin yüceliği; bir cinayete, bir faciaya tahammül edemediği için yaptığı bu iş karşısında heyecan duyar, Nietzsche'yi över. Diğeri ise, bu mantıksız ahmakça olaya, yani büyük bir dahinin bir at uğruna ölmesine güler.
Yani eyleme akli açıdan bakar, ortaya konan davranışı akıl ve mantık açısından değerlendirir ve onun ahmakça bir muamele yaptığını düşünür. Fakat burada ahmakça bir şey yoktur. Çünkü bu, mantıklı ya da mantıksız bir davranış değil, MANTIK DIŞI'dır, mantığın, mantıklı yorum yapmanın ötesinde bir iştir. İşte ahlak ve aşk da böyledir. Mantık dışı olan bir eylemi akıl ve mantıkla değerlendirmek mümkün değildir.
Profile Image for alper.
210 reviews63 followers
March 2, 2019
Kitabı ilk elime aldığımda konferansa katılacağımı bilmiyordum. Bir irkildim, sıkıcı bir metinle karşılaşacağımı düşündüm ama öyle olmadı. Yazar kendi tezlerini tane tane anlattı. Ben de dikkatle, notlar alarak iki konferansı da dinledim. Üzerine biraz da düşündüm, öyle geldim.

Ali Şeriati beşerden insan olmaya giden yolda insanın karşısına çıkan kısıtlardan bahsediyor. Özgür olma yolundaki engeller bunlar. Kendisi bu engelleri zindan olarak tanımlamış. 4 tane zindanımız olduğunu iddia ediyor,

Tabiat: biyoloji, coğrafya, (doğa, su, hava, gıda, çöl vs…)
Tarih: dil, kültür, din, felsefe...
Toplum: içinde bulunduğun toplumsal yapı misal burjuva ya da köylü olma...

Bu üç zindanın -teknoloji ve bilim ile- günümüzde çözümleri mevcut. Yırttık yani diyecekken dördüncü zindan geliyor karşımıza. Bunlardan kurtulan insan kendini bir boşlukta buluyor. (“İnsanın anlam arayışı” ) Bir diğer zindana takılıyor. O da "kendisi" (Sonunda dördüncü zindanımıza kavuştuk).

Peki bu zindandan çıkışın bir yolu yok mu? Kendi ifadesiyle mantık dışı bir yolu var. İsar, başkasını kendine tercih etme ile ulaşılabilecek bir yol. (bunları tane tane adım adım anlatıyor, huşu içinde dinliyorsun mantıklı da geliyor) Çözümde iki konferans ayrılıyor,

İlkinde:
Aşk. Bir ideal veya kişiye duyulan aşk.

İkincisinde
Din

Yazarın iyi niyetle bu tezleri öne sürmesinden şüphem yok fakat ikinci önerinin yanlış ellerde çok tehlikeli sonuçlar verdiğini direkt içinde bulunduğumuz Ortadoğu coğrafyasında yaşayarak gördük / görüyoruz. “İsar” ile sosyalıp, mantık dışı konsepti ve özgürlük vaadiyle fedailer yaratılabilir. Sonrası ise bu zombilerin hangi amaçla kullanılacağına kalıyor. Somut örnekleri ortada (biraz aşağımızda).

Bir diğer itirazım yazar bütün tezini özgürlük üzerine kuruyor. İnsan olmayı özgürlük sayıyor, kısıtları özgürlüğe zindan kabul ediyor. Peki son zindandan çıkış önerisi, özgürlüğünü tamamen teslim etmek değil mi? Ne oldu, 4 zindandan çıktık şimdi de başka bir zindanda değil miyiz? İçimiz mi rahat en azından?

Tezinde itiraz ettiğim noktalar olsa da Merih’te bir konferansta Dünyalı beşerin anlatılması (17, 18) Modern kölelik kavramı (kölelik kalktı, artık gönüllü kölelik var, (54-55, 66-67)). İnsanın bilinci (24), insanın iradesi, (67, 70) İnsanın tekamül eden bir varlık olması (72) okuması, üzerine düşünmesi güzel bir kitaptı.

Sevdiğim kısımlardan biraz paylaşayım,

İhtiyaçlarımızdan birini karşılamak için bir seçim yapar, bizi sevmesi için birini sever veya ihtiyaçlarımızdan birini giderir ya da onun sevgisi bize bazı imkanlar sağlar diye birine sevgi beslersek, yaptığımız şey, gerçekte olsa olsa bir alışveriştir. Aşk ise her şeyi bir amaç uğruna elden çıkarmak ve karşılığında hiçbir şey, hiçbir ödül istememektir. Bu büyük bir seçimdir. (60)

...Günümüz insanı ne yapacağına her zamankinden çok güce sahiptir. Ancak “ne yapması gerektiği” ni her zamankinden daha az bilmektedir. Zira bu üç zindandan kurtulması gereken, tabiata, insanlığın gelecek tarihine ve yazgısına veya kendi toplumuna egemen olan kimse , kendini kendi zindanın acizi ve esiridir. Niçin kendi zindanından çıkamıyor ?... (52-53)

İnsan, günlük maddi ideallere, onlara erişemediği sürece değer verir, erişince de boşluk ve anlamsızlığa düşer. İnsanın ideali, o kadar yüce olmalıdır ki asla bir noktada durmasın, bir yere bağlı kalmasın. Yoksa bu ideal, duruşa maruz kalır ve duruş da anlamsızlık, abes ve boşlukla sonuçlanır. (53)

İçimin yağlarını eridi. İnsanlara ızdırap vermemek gerek,

...Nitekim siz de bundan sonra başkalarına nasihat edecek, öğüt vereceksiniz. Fakat şunu bilin ki bir kimsenin gelip size nasihat etmesinden ızdırap duyduğunuz kadar insalar da dizin onlara nasihat etmenizden ızdırap duyarlar. Başkalarına nasihat etmek yerine onları bilgilendirin, bilgiyle donatın, onlar kendi yollarını bulacaklardır. (65)

Eğitim ile tektipleştirme; kölelik bölümünün hemen başı devamına da bir göz atmalı,

Eğitim ve öğretimdeki değişmez standartlar, özgürce gelişmesi ve yetişmesi gereken insanın ruhuna yüklediğimiz kalıplar demektir; bu standartlarla insanı çağımızın kölelik kalıplarına derinden hapsediyoruz. (66)

Bugün de aydınlandık çok şükür :)
Profile Image for Soner Turgay.
101 reviews19 followers
July 29, 2018
Doğa zindanı
Tarih zindanı
Toplum zindanı
Kişinin kendisi zindanı

Çözüm : Bilim, inanç , aşk ve tasavvuf...
Profile Image for Ceren Ataş.
142 reviews81 followers
March 2, 2015
"O özgür kılıcı, yaratıcı, bilinçli insan; tabiat zindanından bilimle, tarih zindanından bilimle, toplumsal düzen zindanından sosyoloji bilimiyle kurtulur; fakat dördüncü zindandan din ile, aşk ile, Radhakrishnan'ın söylediği şeyle kurtulur. Radhakrishnan şöyle diyor: Biz insanlar, bu tabiatta, insanın bu görev ve sorumluluğu ile bir işbirliği yapmaya çağrılıyoruz. Nasıl bir iş birliği? Öyle bir işbirliği ki o işbirliğinde insan, Tanrı ve aşk, başka bir yaratış ve başka bir insana başlamak için el ele verirler; insanın sorumluluğu budur."
Profile Image for Rumeysa.
18 reviews
August 21, 2021
Ne var ki bu dördüncü zin­danın duvarları çevremi kuşatmıyor. Bu zindanı kendimle birlikte taşıyorum.
*
Kolayca ele geçirilemeyen bu korkunç dör­düncü zindandan, insan, aşk gücü ile kurtula­bilir.
*
Aşk ise herşeyi bir amaç uğruna ver­mek ve karşılığında hiç birşey istememektir. Bu büyük bir seçimdir.
*
Bu, insan olma sürecinin en üst aşamasıdır.
Profile Image for Nedim Kaya.
Author 1 book6 followers
May 17, 2020
İbn-i Haldun'un "Coğrafya kaderdir" ifadesini çok duyardım ve beğenirdim. sonra bu "insanın dört zindanı" ifadesini de duydum, merak ettim, okudum.
Dünyaya, hayata, sonsuzluğa, anlam arayışına katkıda bulunması açısından okuduğum için iyi etmişim.
Aslında çok daha önce okuyabilirdim ama yazarın ismi ve ülkesinden dolayı önyargılıydım. meğersem yazarını, ülkesi istihbarata vurdurarak öldürmüş. [Yaa, işte önyargı böyle kötü bir şey.]

Kitabın ana bölümleri [ve video anlatımları]

1- İNSAN NEDİR?
2- İNSAN İLE BEŞER ARASINDAKİ FARK
3- İNSANIN DÖRT ZİNDANI
4- DÖRT ZİNDANDAN ÇIKMANIN YOLLARI
Profile Image for Sinem.
65 reviews16 followers
December 17, 2017
İnsan her zamankinden daha çok, bugünkü çağda karanlık ve güvensizlik içindedir. /11

Günümüz insanı "ne yapacağı"na dair her zamankinden çok güce sahiptir. Ancak "ne yapması gerektiği"ni her zamankinden daha az bilmektedir. /51

İnsan, onlara erişemediği sürece günlük maddi istek ve özlemlerine değer verir, erişince de boşluk ve anlamsızlığa düşer. İnsanın ülküsü, özlemi, öylesine yüce olmalıdır ki, bir noktaya bağlı kalmasın. /53

İnsan, onlara erişemediği sürece günlük maddi istek ve özlemlerine değer verir, erişince de boşluk ve anlamsızlığa düşer. /56

Bizi sevmesi için birini sever veya ihtiyaçlarımızdan birini giderir ya da onun sevgisi bize bazı imkanlar sağlar diye birine sevgi beslersek, yaptığımız şey, gerçekte olsa olsa bir alışveriştir. Aşk ise her şeyi bir amaç uğruna elden çıkarmak ve karşılığında hiçbir şey, hiçbir ödül istememektir. /59
Profile Image for Özgür Baltat.
184 reviews19 followers
February 6, 2015
Beşer'i İnsan yapan özellikler, kendini bilmesi, özgür seçim yapması ve yaratıcılık. Beşer'i İnsan yaparken karşımıza çıkan engeller, natüralizm, sosyolojizm, tarihselcilik, biyolojizm ve insanın kendisi. Tüm engelleri bilimle aşabilen insan son engeli bilimle aşamaz, onun için mantık dışı, aşk gerekir.
Zindanları gezdirirken çok başarılı ama son zindanı açmadan, sadece anahtarını gösterip bitiyor kitap.
Profile Image for Bekir Arslan.
60 reviews13 followers
October 9, 2012
ali şeriati'nin okuduğum ilk kitabı. genel olarak düşünce yapısını sevdim. kendisi dolu ve derin bir insan. altını çizdiğim çok cümleler oldu. tartışmaya açık yerler yok değil. hasılı; ufuk açıcı boyut olarak küçük yolculuk anlamında büyük bir kitap.
Profile Image for Gökhan Bozkurt.
119 reviews29 followers
January 10, 2019
'Sizi rahatsız etmeye geldim' cümlesiyle başlıyor... başka söze gerek var mı?
Profile Image for nisa.
84 reviews23 followers
February 16, 2014
Tabiat, tarih, toplum zindanları.
Bu üçü gelişen zaman ve araçlarla birlikte üstesinden gelinebilir, duvarları yıkılabilir zindanlar.
Ama dördüncü, insanın içinde oluşuyla gittiği her yere götürdüğü zindan, kendisidir. İlk üç zindana oranla daha da acziyete sebep olur. Hatta yaşadıkça gördüğümüz üzere ilk üç zindanın yıkılmasıyla insanın kendi içine daha çok dönüşü aslında onu, kendi zindanına müptela hale getirmiştir.
Ali Şeriati'de en yakın bulduğum, varoluş felsefesine ciddi önem vermesi. Başkaldıran insanın ne denli önemli olduğunu bilmesi ve bunu, kişinin kendi inşasında en önemli basamak olarak görmesi. Sorgulamak olmadan iman olamaz, iman her sorunun açıklamasını -cevabını değil ama açıklamasını- dönüp dolaşıp inandığında bulabilmekten geçer. Daim bir tereddüt halidir. Bunu insana sunan en ideal felsefelerden biri olarak da varoluşçu felsefeyi görüyoruz.
Profile Image for Mehmet Koç.
Author 27 books91 followers
December 6, 2015
Ali Şeriati'nin 1970'de Abadan'da yaptığı ve modern dönem insanının esir olduğu "Doğa, Tarih, Toplum Zindanları"nın yanısıra "Benlik Zindanına" vurgu yaptığı konuşması... Prof.Hüseyin Hatemi de 1984'teki bu çevirisiyle kitabı epeyce zenginleştirmiş (Muhammed İkbal-Şeriati mukayesesi bunların başında geliyor)...
Profile Image for Orhan Aksu.
24 reviews3 followers
February 7, 2014
kendime verdiğim daha edebi eserler okuyacağım sözünü tutmama sebebi olacak kitaptır. Ali Şeriati'nin bir konferansının Hüseyin Hatemi'nin çok güzel çevirisi ile taçlanmış güzel bir eser. Toplum, tarih, doğa ve benlik...
Aydınlık bir beyinmiş. Allah rahmet etsin.
Profile Image for Fatih Durmuş.
112 reviews3 followers
October 24, 2019

İranlı yazar Ali Şeriati insanın dört zindanı ne olabilir, bu mümkünse nasıl yapılabilirin cevabını arıyor bu kitabında. Bir insanı sınırlayan, insanlığından, yeteneğinden, gelişiminden, yaratıcılığından alıkoyan, engelleyen ne olabilir sorusunu sorup cevabını bulmaya çalışıyor. Kitap özünde “insan nedir?” e cevap arar iken, insan ve beşer arasındaki kavramlarını da irdeliyor. Ayrıca dilimizi, dinimizi ve tarihimizi kendimizin seçmediğini bize hazır olarak sunulanı benimsediğimiz konusunu da irdeliyor.

Ali Şeriati bu dört zindanı şöyle açıklıyor: 1- doğa/tabiat zindanı, 2- tarih zindanı, 3- toplum zindanı, 4- benlik/kendim zindanı.

Bu zindanları kısa, öz ve açık bir şekilde anlatıyor, nasıl kurtulabiliriz’in yollarını sunuyor. En çok dördüncü zindanımız olan kendim zindanı üzerinde duruyor.

Tabiat zindanından insan alet yaparak, bilimsel buluşlar yaparak teknoloji ile kurtulunulacağını belirtiyor.

Tarih zindanından hakiki tarihi bularak ve tarih bilimini tanıyarak kurtuluşu bulabileceğini ifade ediyor.

Toplum zindanından “aman el ne der” putunu yenerek ve kendi toplumsal düzenlerinin kurucusu olarak kurtulunabileceğini belirtiyor.

En son zindan kemdim zindanı ise en zorlu zindan ve beklenildiği gibi benlik/kendim zindanı olur. Bunun en kötü zindan olduğunu ve bu zindan karşısında insanın en açız tutsak olduğunu belirtiyor. İnsan diğer üç zindanından da kaçabilir ama "kendi" yani “ben" zindanından kaçamaz, Dördüncü zindanın da bir kurtuluş yolu var elbet; aşk ile...

Şeriati mezhepsel aykırılıklarının dışında büyük bir islam düşünürü, aktivist bir eğitmen ve devrimci müslüman kimliği ışığında değerlendirilmesi gerek. Bu kitabı okuduğumu gören dini yönü kuvvetli bir arkadaşım Şiilerin olumsuz yönlerinden bahsederek bu tarz kitapları okumamı tavsiye etti. Ama ben kitabı oldukça beğendim, sorgulayıcı bakış açımı daha derinleştirdi ve farklı ufuklar açtı.

Kitapla kalın, keyifli okumalar…
Profile Image for KSS.
2 reviews
November 15, 2021
Kitap iki adet konferanstan oluşuyor. Ali Şeriati bu konferanslarda bir teorisini, bir kuramını okurla paylaşıyor. Ali Şeriati, insanın, makus tarihinde hapsolduğu dört zindanın olduğunu söylüyor ve bu zindanlardan kurtulmak isteyenlere bir yol haritası çiziyor. Ama bu zindanlardan kurtuluş yolları bazen kendi içerisinde çelişkiye düşüyor. Zamanın koşullarını göz önünde bulundursak bile bazen gerçekten basit cevapları olan sorular bulandırılarak, flu bir vaziyete getirilmiş.

Yazar kurduğu beşer ve insan ilişkisinden sonra, "imek" halinden bahsediyor. Bu hal sığ bir ontolojik meseleden öteye gidememiş. Yine yazar eğitim sistemiyle ilgili kısımlarda, İslam medreselerinin geçmişte izlediği ve günümüzde ise Oxford, Cambridge gibi üniversitelerin halen kullanmaya devam ettiği metottan bahsetmiş.

Fransız düşüncesinin ve Şii geleneğinin parça parça hissedildiği eserde, her şeye rağmen Ali Şeriati kuramlarını yeterli argüman, güçlü bir dil ve manevi bir dokuyla okuyucuya sunmuş. Konferans kültürünün iyi bir ürünü bu kitap.

Profile Image for Elif Bekar.
21 reviews
April 9, 2022
İlk defa Ali Şeriati okudum. Kitap temel olarak yazarın insanın beşerlikten insan varoluşu sürecinde önündeki tabiat, tarih, toplum ve kendi belirleyiciliğini zindan olarak görmesi üzerine düz yazıya dökülmüş konferans konuşmaları. Kitapta çok hoşuma giden bir nokta ise insanın mantık-mantıksızlık düzlemi dışında bir üçüncü hareket alanı olarak gördüğü davranış teorisi. Bu üçüncü davranış aslında kendi zararına da olsa başkasına menfaat sağlamak gibi özetlenebilir. Kesinlikle evrimci bir düzlemde olmayan bu düşünceye göre insan oluşu, kendi zararına bile olsa üçüncü bir kişinin yararını gözetmek gibi anladım.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Demi Yilmaz.
43 reviews19 followers
March 11, 2019
Kitap bir beşer ile insan arasındaki farkı tanımlıyor. (herkes beşer olarak dünyaya gelir ve insan olma yolunda ilerliyor)

Kitap genel olarak biraz karmaşık yazılmış.

İlk 3 zindanda sıkıntı yok gayet anladım (belki onları aşmış olduğumdan) fakat 4. zindandan nerdeyse bir şey anlamadım. Ya onu anlayacak donanıma henüz sahip değilim ya da yazarın karmaşık yazdığından kaynaklı.

Özetle benzer şeyleri anlatan başka kitaplar varsa onları öneririm. Beşer ile insan kavramları dışında kitap bana fazla bir şey katmadığını düşünüyorum.
Profile Image for Müzeyem.
117 reviews9 followers
January 25, 2019
Kitap yazarın ''İnsanın dört zindanı'' başlığı altında iki farklı yerde yaptığı konferans konuşmalarından oluşmakta. Bu dört zindan hangisidir, kurtulmak için nasıl bir yol izlenilmelidir diye merak ediyorsanız bir bakabilirsiniz.
Kısa bir metin olmasına rağmen fikrimce sakin ortamlarda okunmalı.
25 reviews
February 17, 2020
Hayatımda okurken hem en keyif aldığım hem de zorlandığım kitaplardan biri oldu Insanin Dört Zindanı... Bazı bölümlerde keske dedim birileri olsa da yanımda Shariati'nin fikirlerini uzun uzun tartışsam!
Profile Image for Onur.
202 reviews15 followers
December 17, 2022
Kitap'ta yazarın verdiği iki konferans üzerinden 4 zindan kavramı anlatılıyor. İkinci (bölüm) konferans, aynı düşünceleri pekiştirmek için tekrara düşme pahasına eklenmiş sanırım. Ancak bence ikinci bölüm eklenmese de olurmuş.
Profile Image for Mehmet.
248 reviews6 followers
June 21, 2019
Cok daha etkileyici bekliyordum. Dili akici ve vazih degil. Fikir olarak da oyle cok siradisi bir seyler yok. Insanin doganin, tarihin, toplumun ve kendisinin esiri oldugunu ele aliyor.
Profile Image for şamil.
38 reviews12 followers
February 18, 2016
Kitap küçük bir risale boyutunda. Tek bir teoriyi açıklayan iki konferans metninden oluşuyor. Şeriati ,önce insan olmanın ne anlama geldiği hakkında fikir birliğine varılması gerektiğini söylüyor. İnsan var oluşunun farkındalığıyla ,iradesiyle ve hem sanatsal hem de teknik yaratıcılığıyla diğer hayvanlardan ayrılır.Fakat insan ; yaşadığı toplumun , kolektif tarihinin ve tabiat kanunlarının belirleyiciliğiyle belirlenmiştir.Yani insan ürünü olduğu bu yapıların sınırları dahilinde yaşamaya mahkumdur. Böylece Allah'tan gelen yetenekleri kısıtlanmış olur.Modern bilim sosyolojisi, tarih bilimi ve fiziğiyle bu engelleri yıkıp insanı bu zindanlardan kurtarmaya muktedir olmuştur.Fakat bir zindan daha vardır ki bütün bu çabaları boşa çıkarmaktadır. Bu insanın kendisidir ilk konferansında Şeriati bu zindanı yıkamamanın refaha ermiş toplumlarda kişiyi anlamsızlık hissine yönlendirdiğini söylüyor.Tasavvufun ,varoluşçuluğun ve hippiliğin kökenini burda buluyor.Takdir edersininiz ki insanın kendi nefsinden kurtulması ve Allah'a yaklaşması mantıkla incelenebilecek bir şey değildir .Şeriati bunu bu hale gelmiş insanların kendini düşünmeden feda edebilmeleriyle açıklıyor.

Bir diğer konu:Yazarın kendinden kurtulma kavramıyla tasavvuftaki nefsinden kurtulma arasındaki şu farka dikkat çekmek istiyorum tasavvufta kişi Allah'ın iradesine teslim olurken  Şeriati'de kişi kendinden kurtularak daha büyük bir irade elde eder.Yazarın sufizmde beğenmediği noktanın bu olduğunu zannediyorum. 

Peki kişi toplumun ve tarihin kanunlarını bilerek bunların üstüne çıkabiliyorsa o halde neden fizyoloji ve psikolojiyle kendi güdülerinin kanunlarını bilmesine rağmen bundan da kurtulamamaktadır?Bunun cevabını (açıkça  söylemiyor ) Allah'ın reddinde ve amaç yoksunluğunda  buluyor. 


Ayrıca yazarın fikirleriyle Nurettin Topçu'nun Var Olmak kitabında belirttiği fikirler arasında kuvvetli bir benzerlik gördüm.
Profile Image for Merve.
19 reviews
July 1, 2016
"...çağdaş insanın simgesidir. Her zamankinden daha güçlü, Kaya gibi, fakat her zamankinden daha çok mahvolacağı tasası içerisinde." Kişinin dördüncü zindanından çıkmasının yolu bu sertliğinin farkına varıp kendini aşk ile yumuşatmasıdır.

Allah yazandan da çevirenden de razı olsun.
3 reviews3 followers
March 29, 2015
henüz okumaya başladığım
kitap.tavsiye uzerine okuyorum
Displaying 1 - 30 of 33 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.