What do you think?
Rate this book


93 pages, Paperback
First published January 1, 2005
İhtiyaçlarımızdan birini karşılamak için bir seçim yapar, bizi sevmesi için birini sever veya ihtiyaçlarımızdan birini giderir ya da onun sevgisi bize bazı imkanlar sağlar diye birine sevgi beslersek, yaptığımız şey, gerçekte olsa olsa bir alışveriştir. Aşk ise her şeyi bir amaç uğruna elden çıkarmak ve karşılığında hiçbir şey, hiçbir ödül istememektir. Bu büyük bir seçimdir. (60)
...Günümüz insanı ne yapacağına her zamankinden çok güce sahiptir. Ancak “ne yapması gerektiği” ni her zamankinden daha az bilmektedir. Zira bu üç zindandan kurtulması gereken, tabiata, insanlığın gelecek tarihine ve yazgısına veya kendi toplumuna egemen olan kimse , kendini kendi zindanın acizi ve esiridir. Niçin kendi zindanından çıkamıyor ?... (52-53)
İnsan, günlük maddi ideallere, onlara erişemediği sürece değer verir, erişince de boşluk ve anlamsızlığa düşer. İnsanın ideali, o kadar yüce olmalıdır ki asla bir noktada durmasın, bir yere bağlı kalmasın. Yoksa bu ideal, duruşa maruz kalır ve duruş da anlamsızlık, abes ve boşlukla sonuçlanır. (53)
...Nitekim siz de bundan sonra başkalarına nasihat edecek, öğüt vereceksiniz. Fakat şunu bilin ki bir kimsenin gelip size nasihat etmesinden ızdırap duyduğunuz kadar insalar da dizin onlara nasihat etmenizden ızdırap duyarlar. Başkalarına nasihat etmek yerine onları bilgilendirin, bilgiyle donatın, onlar kendi yollarını bulacaklardır. (65)
Eğitim ve öğretimdeki değişmez standartlar, özgürce gelişmesi ve yetişmesi gereken insanın ruhuna yüklediğimiz kalıplar demektir; bu standartlarla insanı çağımızın kölelik kalıplarına derinden hapsediyoruz. (66)