Geçmişten günümüze; sürgünlerin, ölümlerin, yalnızlıkların, batıl inançların, yas ve büyük felaketlerin arasına sıkışarak sağırlaşmış bir ailenin beş kuşağa yayılan hikayesi İ𝐤𝐢 𝐌𝐞𝐥𝐭𝐞𝐦 𝐀𝐫𝐚𝐬ı𝐧𝐝𝐚. Kırk sekiz yaşında, hiç evlenmemiş, İngilizceden Türkçeye metin çevirisi yapan, dört yıl öncesinde ise annesini kaybettiğinde yalnız yaşamaya başlayan, birbirlerine çok bağlı olmasalarda Almanya’da aile kurmuş Sadık adında bir erkek kardeşe sahip anlatıcımızın çok sevdiği Huri’nin ö.lüm haberini almasıyla iç dünyasına ve beş kuşak geriye giderek tarihin tozlu sayfaları arasında onunla bir yolculuğa çıkıyoruz. Anlatıcımızın babaannesi, Huri’yi kimsesiz kaldığında yanına almış, Huri ise hiç ayrılmayarak bir nevi mihenk taşı olmuştur aile için. Huri Hala, son anlarına kadar anlatıcımız sayesinde konakta tek başına yaşamaya devam etmiş ama artık direnemediği hayata gözlerini yumunca da anlatıcımız geçmiş ile son bağı olan bir büyüğünü daha kaybetmiştir. Sadece bir konak miras kalmamıştır geride kalanlara aslında ama anlatıcımız manevi yönden de sahip çıkmak ister konağa. Üstelik bir de işitme kaybı yaşıyordur ailesinden başka bir miras olarak ve doktoru da sessiz sakin bir yer önermişken konağın tadilatını yaptırarak Dağiçi Vadi’de hayatını devam ettirmek ister ama konağın diğer iki mirasçısı çıkar karşısına engel olarak. Yazarımızın anlatımı öyle samimi, yalın, derin; ince göndermeleri ve zengin metaforlarıyla öyle etkileyici ki, yaşadığı yerleri gözünüzde canlandırırken düşünceleriyle de gün yüzüne çıkan geçmişine konuk oluyoruz bizlerde. Sayfa sayısı olmasına rağmen okurunu derinden etkileyecek bir hikaye arayışındaysanız İ𝐤𝐢 𝐌𝐞𝐥𝐭𝐞𝐦 𝐀𝐫𝐚𝐬ı𝐧𝐝𝐚 kesinlikle TAVSİYEMdir. Syf: 112