Jump to ratings and reviews
Rate this book

Yaşamasız

Rate this book

205 pages, Paperback

Published May 1, 2024

Loading...
Loading...

About the author

Vüs'at O. Bener

24 books56 followers
Tam adı, Vüs'at Orhan Bener'dir. 1922'de Samsun’da doğdu. İlk, orta öğrenimini Anadolu'nun çeşitli kentlerinde tamamladı. 1941'de Harbiye Mektebi'ni, 1957'de Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi.
Ticaret Bakanlığı'nda raportör, Karayolları Genel Müdürlüğü'nde hukuk müşaviri olarak çalıştı. Ayşe Bener'le evlendi. Bir sendikanın danışmanlığını yürüttü. Emekliye ayrılıp yazarlıkla geçindi.
1950'de New York Herald Tribune gazetesi ile Yeni İstanbul gazetesinin birlikte düzenlediği öykü yarışmasında "Dost" isimli öyküsüyle üçüncülük kazandı. Bu başarı tanınmasını sağladı. Seçilmiş Hikayeler, Varlık, Yeditepe dergilerinde yayınlanan şiir ve öyküleriyle dikkat çekti.
1 haziran 2005 tarihinde yaşamını yitirdi.

Vüs'at O. Bener, eserleri içinde daha çok özyaşamöyküsel nitelik taşıyan öyküleriyle bilinir. Bener, ham gerçekliği edebi bir temele oturtarak ele almıştır. Gündelik olaylarla, bilinçaltında birikmiş yaşam parçalarını birleştirip sürekli yeni anlatım biçimleri arayan yazar; bu yönüyle zaman zaman şematizme düşmekle, dış gerçekleri yanlış yerlere koymakla, hatta bozmakla eleştirilmiştir.
Bener'in eserlerinde ölüm izleği önemli bir yer tutar. Bunda yazarın genç yaşta doğum sırasında kaybettiği ilk eşi ve doğumdan sonra yaşatılamayan çocuğunun da etkisi vardır.
Okurdan çaba isteyen, ayrıksı bir dili olan Bener'in kişilerinin gündelik hayatın ikiyüzlülüklerini dışavuran bilinçakışlarını, Virgül dergisindeki yazısında, Orhan Koçak "iç konferans tekniği" olarak adlandırmıştır. Öykülerinin yanı sıra Bener'in şiirleri, kısa dizelerden oluşan, esprili, ironik ve şaşırtıcıdır.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
4 (20%)
4 stars
8 (40%)
3 stars
7 (35%)
2 stars
1 (5%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 2 of 2 reviews
Profile Image for Carduelis.
436 reviews
September 5, 2026

“Boş yüreği. Aydınlık. Kısır.”

Buradaki bazı öyküleri Dost’tan daha çok beğendim. Kırık dökük düşünceler, suskunluklar ve küçük ayrıntılar üzerinden ilerliyor; ne olduğunu anlamaktan çok anlatıcının zihninde kalıyorsunuz. Çoğu öyküde o tekinsiz, huzursuz atmosfer de hep kendini hissettiriyor.

“Dönsem mi? Buraya gelişim getirildiğime inanmadığımdan. Sürükleniş. Dönmek yaptıklarımın en kolayı. Bu kez de daha yöresinde dolanırken savuşabilir miydim? Ötesi umurumdaydı. Olanın tümüyle unutulmasına bile benzetilemez. Hiç anılamasa da! Atlanılmış bir zaman bölüntüsü.”

Herkese keyifli okumalar.

Kan
"Uğunuk kulakları duydu: Oda soluğunu veriyor. O soluğunu veriyor. Genç ciğerlerine şarkılar doluyor; bilinmedik, uzak, tatlı, bulanık, sığ. Sıcak beşiklerde sallanıyor yoksul bedeni. Kapalı gözlerinin gerisinde birinin dudakları mırıltılı. Alnında kendi dudakları. Terli. Ilık. Soğuduğundan habersiz.

Boş yüreği. Aydınlık. Kısır."


Batak
"Kün Emriyle yaradılışın ilk günlerinden ayrımsızdı bu yaşama. Dört kıtada dev yumurtalar çatlayalı, memeli yaratıklar doğurmaya başlayalı beri bir boğuşma. Yutulan yutulana. Bir oluş halindeydi çevresi. O bu oluşun ortasında yutulmaya hazır. Kimse ayağının burnuyla dokunmak istemiyor ötekine. Kasaplar çarşısında koyunlar kendi bacaklarından asılı. Sinek gibi geberiyor, beş paralık alacak uğruna çarşının göbeğinde adam vuruyor, leş kargaları gibi ölülerden arta kalanı pay edemiyorlardı...

Kötümserdi. Adamakıllı. Hiçbir şey yapamamanın umutsuzluğu içinde. Belki bu yüzden kötümser.

Hem, dört donsuz çocuğun kitabını, defterini yüksünmeden alıvermenin, kapısında mızıldanan koltuk değnekliye cömertçe cebini boşaltmanın, ötekine berikine kuru öğütler vermenin domuzca bir oyun olduğunu bilir.

Kalktı, kayıtsızca, bıkkın."



Yaşamasız
"Dayanılmaz bir gerilmeyle bunalıyor şimdi, biliyorum. Ben zıt dayanamazlığımla dirseklerini tutmak istiyorum oysa. Mavi gözlerine bakmayı. Bir çeşit donuk tutkuyla. Kötülüklerimin seninle ilin-tisi yok, dedim. Mırıldanmadan. Yumuşak. Anladığını sandım. Tartışıyorduk. Beklenilmeyen bir susuntu aralığında birbirimize itildiğimiz gözümün önüne geldi. Üstelik yanaklarımızda bir ıslaklık. Geçiştirilen bir kazanın sonrası gibi. Isındım. Soluğum düzeliyor. Etim doyunmuş, çözgün. Değil ama! O taş! Huzursuzluğu yüzüne oyuk."

"Dönsem mi? Buraya gelişim getirildiğime inanmadığımdan. Sürükleniş. Dönmek yaptıklarımın en kolayı. Bu kez de daha yöresinde dolanırken savuşabilir miydim? Ötesi umurumdaydı. Olanın tümüyle unutulmasına bile benzetilemez. Hiç anılamasa da! Atlanılmış bir zaman bölüntüsü. Daha iyisi. Öyle olabilirdi. Dönülemeyeceğine inanlı mıyım. İlk kez. Öyle görünüyor. Yağmurla yumuşamış toprağa dalacak bir pulluk. Ya derinlik sertse. İçtenin düzeni eritmesini isterken istemiyorum. İstemek. İstendikçe değişemez yanın gücünü daha iyi anlayıp istememesini bilmeli. Tutamağımdan nasıl koparabilirim kendimi. Ölürüm. Üstünlüğümün kuruluğu, renksizliği, acısı, bağıntısızlığı içinde bileyli. Yitirmişliğin dışında. Ne olacağı başından belli öyleyse. Gene de? Kapının tokmağını tıkırdattım."

"Ne olacak biliyordumsa. Yatkın bir iplik. Yoklamaya gelmiyor. Sitemin yeri. Opeceğini biliyordun. Bundan daha saçma bir suçlama olur mu? Suçlama gösteri için olmasaydı. Bildiğini biliyorum. Kendimi bıraktıysam, bile bile demeye getiriyor. Dengedeyiz. Ölü nokta. Birimizin kıpırdaması gerekti. O oynadı. "Çocuksun." Belki çocukluk öyküleri hoşuna gider. İnanılmaz olmalı. O denli hoşa gider. Kadınlardan korkum. Hiçbiri değil. Teneşirdeki kadın. İnsan anca böylesine uzayabilirdi sevgilim. Sevgilim. Usandırıcı teklik. Bıktırıcı dönenme. Çocuksun! Büyüksü, bilgicimsi soğukluğunla olur şey değilsin sevgilim."
68 reviews5 followers
November 8, 2024
Bazı çok hoş 5 yıldızlık "öykü gibi" öyküler dışında fazla şiirsel ve soyut buldum. Bu tarz ile benim yıldızım bir türlü barışamadı.
Displaying 1 - 2 of 2 reviews