“Gerçek kalmak... Çoğu kişinin yaptığı gibi yalanlara inanmayı seçip kendinden vazgeçmemek, insanlara dayatılan bu arzulara ve hırslara teslim olmamaktı.”
Zengin ve havalı iş insanı Tarık, eski eşi, eski eşinin yeni sevgilisi ve genç bir eskort... Ülkenin değişen, dönüşen, gittikçe garipleşen zihniyeti içine sıkışmış ve bocalamakta olan bu dört karakter, uzun bir akşam yemeğinde bir araya gelip hiç tahmin edilemeyecek bağlar nedeniyle trajikomik bir yüzleşme yaşar. Yaşananlarla ilgili olarak her biri kendince çıkış yolları arayan bu dörtlü, yetmezmiş gibi bu tuhaf gecede bir de son derece değişik bir garsonla mücadele etmek zorundadır.
Gürgen Öz’ün Türkiye gündemine dair, hepimizin zaman zaman yaşadığı absürd durumları, mantıksızlıkları, zihniyet problemlerini ve sıkışmışlıkları kara komedi tarzında kaleme aldığı bu romanda, her okuyucu yer yer kendinden bir parça bulurken bazen trajikomik hallere gülecek bazen de gerilmeden duramadığı sürükleyici bir hikâyenin içine dalacak. Sisteme dair keyifli bir taşlama olan Garip Bir Yer, siz okuyucularla dertleşecek.
10 Mayıs 1978′de Zonguldak’ta doğmuştur. Mühendis baba ve tarih öğretmeni annesi İstanbul’da üniversitedeyken tanışmış. Babasının görevi nedeniyle evlendikten sonra Zonguldak’a yerleşmişlerdir. Ablasının adı Yaprak’dır. Ortaokul ve liseyi TED Zonguldak Koleji’nde okumuştur. Daha sonra üniversite için ailenin İstanbul’daki evlerine yerleşmişlerdir. İstanbul Üniversitesi’nde Sanat Tarihi ve Arkeoloji bölümünde okumaktayken baba ve annesinden gizli “Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü”, oyunculuk ana sanat dalı giriş sınavlarına girdi ve kazandı. 2001 yılında mezun olduktan sonra aynı bölümde tiyatro rejisi mastırına başladı. Konservatuvarda iki yıl asistan hocalık yaptı. Bu sırada okul arkadaşlarının tiyatro grubuyla yurt dışında birçok festivale katıldı.
Başarılı oyuncu çeşitli dizilerde ufak roller aldıktan sonra televizyon kariyerine başladı. Okan Bayülgen’le çalışmaya başlayınca yoğunluk nedeniyle tez aşamasında yüksek lisans eğitimini yarım bırakmak zorunda kaldı. Bir yıl sonra “Bakırköy Belediye Tiyatroları”ndaki görevinden yine yoğunluk nedeniyle ayrıldı. Yine 2009 yılı itibariyle tezini tamamlamak üzere yüksek lisansa geri dönmüştür. Aynı zamanda Semiha Berksoy Opera Vakfı, Tiyatro Stüdyosu’nda doğaçlama dersleri vermektedir.
2009 yılından itibaren Yitik Ülke Yayınevi’nden çıkan “Bozcaada Öyküleri”, “Olimpos Öyküleri”, "Nevrotik" ve “80’lerde Çocuk Olmak” adlı kitaplarda öykü ve yazıları yayınlanmaktadır.
Delirirsiniz. Keriz silkelemeye çalışanlar, uyanık geçinenler, zorbalar... Ses çıkarmayanlar yüzünden, ses çıkaranların sesinin fazla çıktığını duyuyorsunuz sonra. Eh, haklılar. Az bile çıkıyor bu sesler. Üstelik bu seslerin tepki yaratma süresi uzadıkça sektör sektör deliriyoruz. Yavaş yavaş da değil ama hani, böyle şak diye, birden deliriyoruz. Atan sigortalar, sakinleşemeyen insanlar... Yogalar, pilatesler, doğa yürüyüşleri, nefes egzersizleri falan fayda etmiyor. Bir bakıyoruz en sakin anımızdan kafadaki klik sesini duyup gözümüzün karardığı nokta arasında iki saniye yok. Çünkü tahammül yok. İnsan olmak nedir? İnsanlık bu noktaya nasıl geldi? Gürgen Bey yine konuşulması ve idraki -nedense- zor bir konuyu, kendi üslubuyla anlatmış. Sinirlerim tel tel oynasa da, tek oturuşta keyifle dinledim. Tavsiyemdir. =)
Beklentilerimin üstünde bir kitap. Sinema ve televizyondan tanıdığımız, ancak geçmişinde iyi bir tiyatro eğitimi ve sahne yazarlığı deneyimi olan Gürgen Öz'ün dar alanda ne kadar başarılı olabildiğinin iyi bir örneği bu kitap.
Karanlık enerjisi yüksek bir kitap. Okudukça karakterimizin içinde bulunduğu duygu durumu size de sirayet ediyor. [Çoğumuz] Kendimizi onun gibi hissediyoruz: ezilmiş, haksız yere zorbalığa maruz kalmış, zorla elde ettikleri elinden alınmış, yenik, sürekli bir şeyler kaybetmeye devam eden... Bu duygu durumu bizi sarıp sarmalamışken, sayfalarda bizim gibi biri var ve onun kazanmasını istiyoruz. Ancak bu istek giderek artarken, onun çevresindeki insanların da ondan ve bizden çok farklı olmadığını unutuveriyoruz.
5 kişi... kahramanımız, eski karısı, eski karısının yeni sevgilisi, kahramanımızın anlaştığı eskort ve garson... Böyle söyleyince keyifsiz bir fıkra ya da kötü bir dizi senaryosu gibi duruyor. Ama değil, başka ve sağlam bir metin Garip Bir Yer.
Hepimizin zaman zaman aklından geçen ama derli toplu bir metin olarak aktarılmayan pek çok tespitin içine serpiştirildiği kısa bir roman. Tiyatro oyunu olsa keyifle izlenir.