Awarded the 1981 Nobel Prize in Literature "for writings marked by a broad outlook, a wealth of ideas and artistic power."
He studied in Vienna. Before World War II he moved with his wife Veza to England and stayed there for long time. Since late 1960s he lived in London and Zurich. In late 1980s he started to live in Zurich permanently. He died in 1994 in Zurich.
Author of Auto-da-Fé, Party in the Blitz, Crowds and Power, and The Voices of Marrakesh: A Record of a Visit
Há fragmentos ótimos e que nos põem para pensar. Outros, porém, foram tão descontextualizados que não é possível aproveitar nada deles, a parecer uma frase cortada, retirada de sentido, eleita à coletânea apenas por conter a palavra "morte" ou similar.
Aradaki Hiroşima ve epigraf hariç tutulursa, seneler boyu ölüm üzerine düşüncelerin notlarından oluşan bir kitap. Yıllar boyunca izleyince, 60-70’lere göre 80 sonrası notlarda daha bir olgunluk var. Neticede sonu bilmekle birlikte ölüme karşı olmak ve bunu herkesin ölümüne karşı olma haline getirmek , ölüm geldiğinde elindeki kalemle ölüme karşı bir kelime yazar halde olma dileği , hayata tutku mu, yoksa yok oluşla ilgili bir tutum mu kestirmek muhtemelen zor. Dinler üzerine bir kaç cümlede başka hayat konusunda söyledikleri belki ikinci kısmı daha ağırlıklı hale getiriyor. Notlar arasındaki cümlelerde bazen Nietzsche havası seziliyor ama sürekli değil. Bu kadar ölüm üzerine düşününce , kültürlerin ölüm yaklaşımlarını daha iyi anlamış olması ve oralardan da bir şeyler hissetmek beklentisi doğuyor. Aslında arada antropologlardan bir kaç yardım geliyor. Muhtemelen kitabı okurken ve insanların binlerce yıldır düşündüğü ölüm üzerine düşünürken en etkileyici noktalardan birisi, Lorna Marshall’ın kitaptaki cümleleri. Bushman ve beyaz adamın ölüm karşısındaki heyecanlarının farklılığından bahsederken, bushman’in sayılarının azlığı nedeni ile ölüme tepkilerinin daha fazla olduğunu söylüyor. Her ne kadar bu Canetti’nin bir yerlerde söylediği zamanla dost sayısını azaltıp ölümlere üzülmeyi de azaltmak cümlesi ile çelişiyorsa da , bugünün ölümlerine gösterilen tavır için ilginç bir işaret. Bir diğer benzer düşünce Verrier Elwin’in “bu intihar sebebim olurdu “ dediği , kızılderili Mohavelerin ölenden sonra uzun yaşama halinde ölenlere ulaşmanın imkansızlığı inancı. Bir çok birbirine bağlı insanın ölümlerini düşününce , ilginç geliyor. Tabii bu insanın unutma ile malul olmasının bir tezahürüne daha çok benziyor. Kapsayıcılığı açısından çok doyurucu olmasa da düşünceleri tetikleyebilen bir kitap.
Notlar: “Her şeyin ölüm olduğunu söylemek yetmiyor. Tabii ki her şey ölümdür. Ama her şeyin Ölüm oluşuna insanın, göründüğü gibi çaresizce, şiddetle ve acıyla karşı geldiğini de söylemek gerekir. Ölüm -ucuz bir kandırmaca olmadan- saygınlığını kaybetmelidir. Ölüm yanlıştır. Onu yanlış bulmak bizim fikriınizdir. Dürüstlükten dolayı, ölümden başka bir şey yoktur diyen kimse ölümü güçlendirir. 1966”
This entire review has been hidden because of spoilers.
"Ölüler için yapılan ağıt, hayata döndürmeye yöneliktir, ağıtın amacı budur. Ağıt, (hayata döndürme) gerçekleşene kadar uzamalıdır. Ama vaktinden önce kesilir: Yeterince tutku yoktur" diyor Elias Canetti bu kitabın bir yerinde. Aşırı tutku değil Canetti'nin bahsettiği; "yeterince tutku" dan bahsediyor, sadece yeterince tutku olsaydı.