Marie mükemmel bir anne olmak istiyor: Asla sesini yükseltmeyen, organik beslenmeye önem veren, çocuklarına vakit ayırıp onları en iyi şekilde yetiştirmek isteyen bir anne. Ama hiçbir şey istediği gibi gitmiyor, hiçbir şeye yetişemiyor. Günlük yaşamın kısıtlamaları yüzünden bitkin ve bunalmış durumda. Bu yüzden ergen oğlunu, aşırı hassas ortanca çocuğunu ve kıpır kıpır bir enerjisi olan en küçüğünü artık yönetemiyor. Çocuklarına bağırıyor, onları cezalandırıyor, sonra da suçluluk duygusu altında eziliyor. Kırkıncı yaş gününün şafağında Marie, tükenmişliğin eşiğinde. Nihayet bir gün, arkadaşının zoruyla kendine ve iyi ebeveyn olmaya dair yepyeni bakış açıları kazanacağı özel bir kampın yolunu tutuyor.
Kraliçe Arı Şarkı Söylediğinde Arılar Dans Eder, tüm çocuk büyütenlere adanmış, onların halinden anlayıp kendilerini daha iyi hissetmeleri için yollarına ışık tutan harika bir roman. Bu hikayede Marie'yle birlikte biz de çok önemli bir şeyi hatırlıyoruz: Başkalarını mutlu etmek için önce kendimizin mutlu olması gerektiğini.
"Suçluluk duygusunu hafifleten kitap: Bunalmış bir anne ve onu dinlenmeye gönderen bir komşu. Orada kendimizi buluyoruz! Olaylara farklı bir perspektiften bakmanızı sağlayan bir roman." -Marie-Pierre
Marie, başarılı kariyerini arkasında bırakarak üç çocuğuna tam zamanlı anne olmayı seçer. Mükemmel bir düzen kurmaya ve herşeyi kusursuz yapmaya çalışır ancak hayat istediği gibi gitmez. Zamanla yetişemediği işlerin, omuzlarındaki sorumlulukların ağırlığı altında ezilerek kendisini ihmal etmeye başlar. Her geçen gün biraz daha yorgun ve sinirli birine dönüşür. Sonunda kendisini tanıyamaz hale gelir. Bu arada kasabaya yeni taşınan karşı komşusu ona farklı bir bakış açısı sunar ve Marie’nin hayalini kurduğu “mükemmel ebeveyn” olma fikrini bir kenara bırakacağı ve aynı zamanda tatil de yapabileceği bir kampa gitmesi için cesaretlendirir.
Kitap anneliğin sadece çocuk doğurup büyütmek ile sınırlı olmadığını aynı zamanda kadının kendisini yeniden tanıyıp geliştirmesi gerektiğini samimi bir dille anlatıyor. Anne olduktan sonra her şeyi mükemmel yapmaya çalışmanın, uykusuz gecelerin, tükenmişlik hissinin ve kendine ait ufacık bir zaman diliminin özleminin aslında ne kadar evrensel olduğunu gözler önüne seriyor. Kitabı okurken benzer duygulardan geçmiş olduğumuzu ve yalnız olmadığımızı bilmek güç veriyor.
Annelik yolculuğunda kendimizi kaybetmeden dengeyi bulmanın önemini hatırlatan ve faydalı birçok örnekler ile yaşadığımız sorunlara açıklamalar getiren derin bir içsel yolculuk kitabı. Mutlu olmanın önemini vurgulayan bu kitap annelik sürecinde mükemmeliyetçilikten vazgeçmek ve yalnız olmadığını bilmek isteyen tüm annelere tavsiyemdir. Unutmayalım ki değişim küçük bir adımla başlar.
Ebeveynlik üzerine romanlaştırılmış kişisel gelişim kitabı. Bana kattıkları oldu. En önemlisi kraliçe arı şarkı söylediğinde arılar dans eder. Anne mutluysa çocuklar da mutlu olur🤍
Kitabı yazım yönünden çok ilgi çekici bulamadım ama yine de sevimli bir öykü içerisine saklanmış pozitif disiplin ve ebeveynlik rehberi olduğunu söyleyebilirim. Ebeveynlikte çocuğunuza ve ailenize daha faydalı olabilmek için önemli olanın her zaman kendine özenmek ve zaman ayırmak gibi çeşitli noktalardan geçtiği sıklıkla tekrar edilmiş. Kendinizden satırlar bulacağınız kesin.