Jump to ratings and reviews
Rate this book

Beş Parasızdım #2

Beş Parasızdım ve Katilimi Arıyordum

Rate this book
"Bekir Tunç sağ elindeki silahı Oğuz Abi'ye, sol elindekini bana doğrultmuştu. Tabancamı iki elimle kavradım. Tetiği çekmemek için kendimi zor tutuyordum. Dudaklarının kenarından sarkan bıyıkları aralandı, acıyla sırıttı, gözlerime dik dik baktı.

'Ben seni gebertmemiş miydim lan velet' dedi boğazından gelen bir hırıltıyla.

'Bu işler satranç oynamaya benzemez, demiştin ama yanılmışsın salak Bekir' dedim alaycı bir sesle. 'Bu işler tam da satranç gibidir.'

Birbirine karışan üç el silah sesi, geniş ovanın üzerindeki boşluğa yayılıp yıldızlara doğru yükseldi."

Derviş Şentekin daha ilk romanında durmuş oturmuş bir yazar kimliğinde. Kitap polisiye çizgisini koruyarak, psikolojiye ve Türkiye'de yakın dönemin siyaset karanlığına açılıyor. Etkileyici tahliller ve yorumlarla bezeniyor.
-Selim İleri-

Demokratik kitle gösterilerinin silahla bastırıldığı, işkencenin alenileştiği, çetelerin, cinayetlerin ve şiddetin estetize edildiği, racon kesmenin hayranlık yarattığı, bütün o sahte kahramanların, karanlık ilişkilerin ve derin bağlantıların vatan millet aşkına yüceltildiği bu ülkede "siyasi" olana sırt çevirerek küçük burjuvaların kimlik sorunlarına kapanan edebiyatımıza bir eleştiri olarak okunmalıdır bu kitap.
-A. Ömer Türkeş-

Derviş Şentekin'den, Amerikan kara romanlarına taş çıkartacak bir yapıt. Türkiye'de polisiye türün gelişmişliğinin bir kanıtı da sayılacak kitap, sadece türün meraklılarının değil, tüm kitap kurtlarının okuması gereken bir metin.
-Ahmet Ümit-

240 pages, Paperback

First published January 1, 2014

1 person is currently reading
60 people want to read

About the author

Derviş Şentekin

2 books7 followers
Malatya'da doğdu. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde Gazetecilik okudu. 2000’e Doğru dergisi, Yeni Yüzyıl ve Yeni Binyıl gazetelerinde çalıştı. Radikal gazetesinde Radikal Kitap’ın editörü olarak çalışmaya devam ediyor. Evli ve Elif Şiir adında bir kızı var. İlk kitabı Beş Parasızdım ve Kadın Çok Güzeldi 2011 yılında yayımlandı. Bu romanın devamı niteliğindeki Beş Parasızdım ve Katilimi Arıyordum ise 2014 yılında yayımlandı.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
21 (17%)
4 stars
30 (24%)
3 stars
48 (39%)
2 stars
14 (11%)
1 star
8 (6%)
Displaying 1 - 14 of 14 reviews
Profile Image for Bihter Homurlu.
15 reviews2 followers
July 29, 2014
Malesef çok sıradan bir polisiye roman. Her iki kitabı da arka arkaya okudum, ilk kitabı daha çok beğendiğimi söyleyebilirim. Hikaye çok basit karakterler çok zayıf, detaylarda pürüzler var. Şaşırtmıyor, yeni bir şey söylemiyor. Akıcı bir dili olması tek pozitif yanı sanırım.
Profile Image for Doğukan.
3 reviews
December 16, 2019
Akıcı bir kitap, dili kesinlikle çok basit. Lakin kurgu ve derinlik bakımından ilk kitabın yanına dahi yaklaşması mümkün değil. Serinin ilk kitabı da edebi bir şaheser değildi elbet. Fakat hiç olmazsa tutarlıydı. İlk kitapta gayet karanlık bir şekilde yarım bırakılan hikayenin devamını öğrenmek, isimsiz kahramanımızın geçmişine dair daha çok bilgi edinmek, tanıtılan karakterleri daha derinlemesine tanımak ve doyurucu bir finalle bu seriyi noktalamak isteyenler için ciddi bir hayal kırıklığı zira kitap ne karakterlerle ilgili ek bir bilgi verip karakterleri derinleştiriyor, ne sürükleyici bir olay örgüsüne ne de tatmin edici bir finale sahip.


-Spoiler-

Devletin yıllardır arayıp bulamadığı, bulsa dokunamadığı adamı 3-5 gün içinde bulup harcadılar. Mantıklı mı bu? İki kitap boyunca hiç kimsenin kendisine dokunmaya bile cesaret edemeyeceğinden, yüzünü görenin yaşamayacağından bahsedilen adamın cürmü bu kadar mı olmalıydı?

-Spoiler-


Sonuç olarak keşke bu kitap var olmasaydı da ilk kitap kendi finaliyle beraber noktalansaydı. Her seri de mutlu sonla bitmek zorunda değil sonuç olarak. Ortaya böyle temeli olmaksızın gelişen absürt olaylar silsilesi ve zorlama bir final çıkmamış olurdu en azından. Ha bir de tam üzerine 2-3 sezonluk dizi çekmelik potansiyel var bunda. Yıllar evvel mesleği bırakmak zorunda kalıp bar köşelerinde sürünen eski istihbaratçı, babasını arayan gizemli zengin ve güzel kadın, olaylarla hiç alakası olmayan ancak sırf arada gelip gereksiz samimi muhabbetler açsın diye eklenen bar sahibi, herkesin çekindiği höyhöyhöy karanlık adamlar ve parayı reddedip insanlık namına o höyhöy amcaları karşısına alıp daha sabah tanıştığı kıza yaranmak için mesai yapan ana karakterimiz. Gözümü kapatınca introsu bile canlanıyor be. Her bölümü 2,5 saate tamamlamaya yetecek kadar da aşırı manalı uzun bakışma sahnesi de çıkar bundan. Ya ben neyse, öyle işte.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Derya Karasu Kurşun .
213 reviews6 followers
May 6, 2020
Polisiye olmayıp, cinsiyetçi bir aşk romanı. Kadınlar ezik ve muhtaç, erkekler kahraman ?!

Kitabın bir kısmında geçiyor karanlık bir odada siyah kedi aramak diye, eğer o kadar vaktiniz varsa elbette okuyabilirsiniz romanı.

ilkinin devamı diyemem ilkini de kitabın dörtte birlik kısmında anlatıyor zaten. bir de en çok takıldığım nokta şu satranç meselesi, eğer gerçek bir satranç oyuncusuysanız ( seviyeniz farketmez ), asla ve asla böyle parlak laflar etmezsiniz. satranç bir oyun değil spordur, yazar bunu anlamamış olacak ki, her konudan biraz kopyala yapıştır yaptığı yazısına biraz da satranç eklemek istemiş.

Kitap olmamış hatta kendine büyük gelen elbise giymiş, bedeninin dolduramadığı yerlere ise siyaset katmak istemiş orada da yeni bir şey anlatamamış
Profile Image for Semiha.
16 reviews6 followers
December 17, 2017
Dizi yapılsa tutar. Kötü değil ama beklentimi karşılamakta yetersiz kaldı biraz. Sadece şöyle bir şey var; yazar karakterlerin iç dünyalarını ve kişisel özelliklerini öyle anlatmış ki artık onlarla aranızda bir yakınlık, tanışmışlık varmış gibi hissediyorsunuz. E böyle olunca da bir şey söylemek istemiyorsunuz. Edebi olarak bir katkısı bence yok. Fazla olmasa da öğrendiğim şeyler var içinde. Yine de bazı yerler çok sürüncemede. "Bitir artık hoca" dedirtebiliyor. Okunulur. Kötü diyemem. Çok çok çok çok çok daha kötüleri mevcut. Orta seviye macera.
Profile Image for Ayşenur.
88 reviews1 follower
February 15, 2018
Birinci kitabın hemen ardından bu kitabı okudum. Kitaplar çok hoşuma gitti. Anlatımı, dili, olay akışı, hızı, gerçekciliği kısacası hemen herşeyiyle tam kararında bir polisiye roman. Yakın geçmişe ve onun karanlığına ışık tutuyor. Birinci kitaptan hatırlatmalar yapması gereken noktalarda yazar birinci kitaptaki metinleri kopyalamış. O biraz hayal kırıklığına uğrattı sadece. Çok benzer şekilde ama farklı kelimelerle de anlatılabilirdi. Ama genel olarak çok severek okudum.
Profile Image for Gu Gu.
513 reviews7 followers
July 7, 2021
Çok umudum olmamasına rağmen beğendiğimi söylemem lazım. Bu kitaba polisiye demek yanlış olur. Güneydoğu karmaşası, gizemli eski örgütlerce görevlendirilmiş, ama artık tehlikeli olmuş adamlar. Sonu da sarpa sarmaya ramak kala toparlanmış. 1. kitap "beş parasızdım ve kadın çok güzeldi" ye de 1. cilt demek lazım aslında.
Profile Image for Sevim Tezel Aydın.
815 reviews55 followers
October 2, 2018
Kurgusunda aksamalar olmasına rağmen ilk kitabı daha çok sevmiştim. Bu kitap ise bir polisiye için fazla sakin.
Profile Image for Elif Şenel.
17 reviews
November 30, 2023
Sürprizi olmayan polisiyeler çok keyif vermiyor olsa da okuması rahat bir roman..
Profile Image for Müntehib-i Sani.
33 reviews2 followers
May 19, 2014
İlk kitap ile kıyaslayınca yazarın daha iyi bir iş çıkardığını söylemeliyim. İlk kitap bazı parlak fikirlere ve akıcı bir dile sahip olmasına rağmen kurgusal yönden zayıflıklara; özellikle karakterler özelinde kopukluklara sahipti. Bu sebep ile vasatı aşamayan bir polisiye örneği idi.. Bu devam kitabında ise önceki kitaptaki sorunlar devam etmek ile birlikte daha derli toplu bir anlatımla karşılaşıyoruz..

Önemli sıkıntılardan bir tanesi istihbahrattan emekli olan kahramanlarımız santranç şampiyonu ve Oğuz abiden kaynaklanıyor. Tıpkı Ahmet Ümit'in son kitabında Başkomiser Nevzat'ın düştüğü inandırıcılık sorunu bu kitaptaki kahramanlara da sirayet etmiş durumda..Gene demokratik olgunluğa erişmiş kendi teşkilatını kıyasaya eleştiren kusursuz karakterler..90'lı yıllarda istihbaratta en üst düzeyde görev alan kahramanlarımız o derece demokrasiyi insan haklarını hukuku içselleştirmiş ki kimi zaman 77'de 1 mayısta yaşananların yabancı istihbarat birimlerinim oyunu olduğu söylerken kimi zaman Susurluk kazasında hukuk devleti olma konusunda ne büyük bir fırsatın kaçırıldığından hayıflanıyor !!! 90'lı yıllarda doğuda işlenen faili meçhul cinayetlerin üzüntüsünü yaşayan kahramanlarımız Bekir Tunç'un (Yeşil kod adı ile bildiğimiz kişi emsal alınarak oluşturulmuş romanın kötü karakteri) peşine düşüyor !! Ben bunu Amerikan filmlerinden çok sık bildiğimiz bir klişeye benzetiyorum; şöyle ki Amerikan filmleri CIA, FBI, Beyaz Saray, Polis teşkilatı, adalet sistemi gibi kendi kurumlarını kıyasıya eleştirmekten imtina etmez. Ama filmin sonunda bu yozlaşmış kurumlarda dürüst kalmayı başarmış biri çıkar ve tüm kirli ilişkileri ortaya çıkararak tekrar adaleti sağlar. Verilmek istenen mesaj şudur: tamam kurumlarımızda görevini kötüye kullanan insanlardan dolayı yozlaşma olabilir ama hala bu kurumlarda adil ve dürüst insanlar da var !!! Şimdi bu klişe Amerikan polisiyelerinde sırıtmıyor nasılsa bu naif Amerikan eleştirisine aşinayız; ancak bu klişeyi Türk yazarlarda görmek son derece rahatsız edici... 90'lı yıllarda istihbahrat çalışanlarının nasıl seçildiği hangi ideolojik kafa ile yetiştirildiği açıkken yazar nasıl olurda bu kirli ilişkilere bulaşmamış 'temiz ve dürüst' kahramanlar olduğuna bizi inandırabilir!!! Bunun yerine yaşadıkları gördükleri ile devletin faşizan uygulamalarını geçmişte olduğu gibi benimsemekte zorlanan sorgulayan karakterler çok daha gerçekçi olurdu..

Gerçeklikle bağı her geçen gün kopan bir entellektüel ortamımız var ne yazık ki.. Bu entellektüel ortam yazarlarımızın kahramanlarını tepeden inme demokrasi savaşçısı gibi kurgulamasına neden oluyor. Oysa bu bakış açısından kendilerini kurtarabilirlerse çok yaratıcı imkanlara sahip olabilirler. Mesela muhafazakarlığından taviz vermeyen ama devletin çıkar gruplarına hizmet ettiğinin farkına varıp kendi adaletini sağlamaya çalışan Clint Eastwood'un canlandırdığı Kirli Harry'i düşünelim bir kere..Bence bizim toplumsal yapımıza uyan polisiye kahramanımız biraz böyle bir karakter olmalı..

Sonuç olarak bünyesinde barındırdığı sorunlara rağmen takip edilmesi ama eleştirmekten de imtina edilmemesi gereken bir yazar Derviş Şentekin..Henüz ikinci kitabında yakaladığı satış başarısı umarım gelişimini sekteye uğratmaz..
Profile Image for Bulent.
1,004 reviews65 followers
August 26, 2015
Derviş Şentekin'in ilk kitabını okuyup, herşeye rağmen sevdiğim için edindiğim ancak ilkine göre oldukça vasat kalan kitabı. Bir polisiye için fazla durgun. Üstelik ilk kitabın giderek karanlıklaşan, finalinde 'noir' halini alan kurgusuna yaklaşamamış bile.

Yazar ilk kitabın isimsiz kahramanına bir isim ve kimlik eklediği ikinci kitabında ne yazık ki tüm suç ve günahları "iyi"lerin iş başında olmamasına, "kötü"lerin her şeyi ele geçirmesine bağlayıp sıyrılıyor işin içinden. Susurluk da denilen derin devletin tüm suç ve karanlık eylemleri bir kaç karanlık kötü adamın kirli işleriymiş gibi anımsatılıp geçiliyor, kötülerin kötülüklerine kanıp birbirlerini bile harcayan iyiler ise yolun sonunda doğruyu bulup kötülerin cezalarını verip...

Kısaca devlet denilen yapının, aslında zulmün kendisi olduğunu, suç, günah, şiddet ve kötülüğün ondan beslendiği, hatta devletin bunları yarattığı, koruyup kolladığı unutuluyor, es geçiliyor, unutturulmaya çalışılıyor.

İlk kitabın karanlık ve umutsuz dünyasından uzaklaşıldıkça anlatıcı (yazar) didaktik bir öğreticiye dönüşüyor, üst perdeden konuşarak olan bitenin arka planını karakterlere ve biz okurlara anlatıyor da anlatıyor.

"İyilerin elinde güç olsa, hukuk işletilse güneydoğudaki savaştan beslenen kötüler bunları yapamazdı" diyen hikaye, isimsiz kahramanımızın ve onun hocasının ülkenin batısında işlenen devlet terörünün unsurları olduğunu es geçiyor.

Yetmiyor, ilk kitapta ölen kahramanımızın ikinci kitapta canlanıvermesi için gerekn trük gibi başarılı bir hamleye imza atarken gösterdiği başarıyı kitabın devamında gösteremiyor ve gereksizce yan karakterleri harcıyor.

Kısaca Şentekin, ilk kitabı için sarfetiği, "o kadar kötü kitaplar geliyordu ki önüme, öyle yazılmaz böyle yazılır diye kendi kitabımı yazdım" diye eleştirdiği "kötü" kitaplardan birine imza atıyor ikinci romanında.
Profile Image for Samet Bulu.
47 reviews1 follower
May 19, 2014
İlk kitabın (Beş Parasızdım ve Kadın Çok Güzeldi) sonuna hayret etmiş, "bu ne biçim son" diyerek oldukça kızmıştım. Havada kalan pek çok şey de cabası. Meğer devam kitabı varmış. Devam kitabını okuyunca her şey daha bir derli toplu oldu. Her iki kitap da keyifle kendini okutturuyor. Benim gibi polisiye sevenler iki kitaplık seriden kesinlikle tatmin olacaktır.
4 reviews
July 16, 2021
Ortalardaki yaklaşık 20 bölümü 2 bölümde derlemekle hiçbir şey kaybetmeyecek bir kitap açıkçası. Yazım olarak sade ve anlaşılır ama diyaloglar yüzünden olaylara geçilemiyor, olay da çok fazla yok açıkçası. 4 adamdan her bir seferinde ayı diye bahsedilmesi de okurken odak kaybı oluyor, gereksiz bir ciddiyetsizlik katmış.
27 reviews5 followers
July 12, 2014
İlk kitabı okumadan bu kitabın okunmaması daha sağlıklı olur. Kitap sürükleyici ama çok sıradan.
Displaying 1 - 14 of 14 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.