Jump to ratings and reviews
Rate this book

Kıyamet Sonrası Olağan Bir Gün

Rate this book
Geleceğin yok olmasıymış kıyamet, bunu anladığım anda geçmişin de yok olduğunu fark ettim. Ne de olsa gelecek geçmişin intikamını alırken onu ayakta tutar. Oysa şimdi zaman akmıyor. Gelecek yok. Düşmanını kaybeden geçmiş de kendiliğinden solup gidiyor.

Zamanın durduğu, hep aynı günde, belki de hep aynı gecede devam eden hayat. Kıyamet sonrası o günde anıların belirsizleştiği, yaşamla ölümün birbirine geçtiği, eşyanın anlamsızlaştığı bir dünya. Umudun belki de sadece zeytin ağacının dalında, zeytin yaprağını çiğneyen bir kadının göbek kordonunda saklandığı bulutsu bir evren.

Türler arasında salınan Kıyamet Sonrası Olağan Bir Gün’de Murat Gülsoy, geçmiş, şimdi ve geleceği insanla insan dışının belirsiz çizgisinde dolaşarak ince ince işliyor.

128 pages, Paperback

Published October 1, 2024

2 people are currently reading
84 people want to read

About the author

Murat Gülsoy

39 books266 followers
1967'de İstanbul'da doğdu. Kabataş Erkek Lisesi'ni bitirdi. Yüksek öğrenimini Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümünde tamamladı (1989). Aynı üniversitenin Psikoloji Bölümü'nde “Face-Specific Evoked Brain Potentials”(İnsan yüzlerine ilişkin uyarılmış beyin potansiyelleri) başlıklı tezi ile yüksek lisans derecesi aldı. (1992). İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Biyomedikal Mühendisliği programında doktora yaptı. Beyin cerrahisinde kullanılacak bir cerrahi lazer sistemi üzerinde tez yazarak doktorasını tamamladı.

Öykü, roman, inceleme türlerinde eserler vermiştir. Eserleri Sait Faik Hikâye Armağanı (2001), Yunus Nadi Roman Ödülü (2004), Notre Dame de Sion ödülü (2013), Sedat Simavi Edebiyat Ödüllerine (2014) layık görülmüştür. 2004-2021 yılları arasında Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi'nin genel yayın yönetmenliği görevini yapan Gülsoy 2014 yılından beri de Boğaziçi Üniversitesi Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi müdürlüğü görevini sürdürmektedir.

Kitapları:
* Oysa Herkes Kendisiyle Meşgul, 1999, CAN Yayınları, öyküler.
* Bu Kitabı Çalın, 2000, CAN Yayınları, öyküler. (2001 Sait Faik Hikâye Armağanı)
* Belki de Gerçekten İstiyorsun, 2000, altkitap.com, öyküler.
* Alemlerin Sürekliliği ve Diğer Hikâyeler, 2002, CAN Yayınları.
* Binbir Gece Mektupları, 2003, CAN Yayınları, öyküler.
* Bu Filmin Kötü Adamı Benim, 2004, CAN Yayınları, roman. (2004 Yunus Nadi Ödülü)
* Bu An’ı Daha Önce Yaşamıştım, 2004, CAN Yayınları, öyküler.
* Büyübozumu: Yaratıcı Yazarlık, 2004, CAN Yayınları, inceleme.
* Sevgilinin Geciken Ölümü, 2005, CAN Yayınları, roman.
* Kâbuslar, 2006, altkitap.com, öyküler.
* İstanbul'da Bir Merhamet Haftası, 2007, CAN Yayınları, roman.
* Bize Kuş Dili Öğretildi, 2008, altkitap.com, resimli-roman.
* 602. Gece Kendini Fark Eden Hikâye, 2009, CAN Yayınları, inceleme.
* Karanlığın Aynasında, 2010, CAN Yayınları, roman.
* Tanrı Beni Görüyor mu?, 2010, CAN Yayınları, öyküler.
* Baba, Oğul ve Kutsal Roman, 2012, CAN Yayınları, roman.(Notre Dame de Sion Edebiyat Ödülü)
* Nisyan, 2013, CAN Yayınları, roman.
* Gölgeler ve Hayaller Şehrinde, 2014, CAN Yayınları, roman.(Sedat Simavi Edebiyat Ödülü)
* Yalnızlar İçin Çok Özel Bir Hizmet, 2016, CAN Yayınları, roman.
* Öyle Güzel Bir Yer ki, 2017, CAN Yayınları, roman.
* Ve Ateş Bizi Tüketiyor, 2019, CAN Yayınları, roman.
* Belirsiz Bir Anın Kıyısında, 2021, CAN Yayınları, öyküler.
* Ressam Vasıf'ın Gizli Aşklar Tarihi, 2023, CAN Yayınları, roman.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
14 (10%)
4 stars
39 (29%)
3 stars
48 (36%)
2 stars
25 (18%)
1 star
7 (5%)
Displaying 1 - 18 of 18 reviews
Profile Image for Tanol Türkoğlu.
Author 6 books1 follower
November 14, 2024
Üslup ile konu çok iyi örtüşüyor. Konu lezzetli olmadığı için kitabın başı da ortası da sonu da lezzetli değil. Matematikte iki negatif çarpanın pozitif sonuç vermesi gibi bu iki lezzetsizlik kitabın lezzetini oluşturuyor. Bir saatte okunup bitiyor ama (belki) bir yıllık hazım gerektiriyor!
Profile Image for İrem Hira Yuca Vurucu.
249 reviews76 followers
January 28, 2025
“Zaman bunun için gerekli işte. Hatırlayabilmek için.”
Ben böyle anlatıları pek severim. Aynı hiçlikte dönüp duran, sorgulayan, rüyayla gerçekliğin iç içe geçtiği.. imgesel ve çağdaş. Avangard bir metin gerçekten.
Henüz kitabı okumamışken sergisine gitmeyi de planlamıştım; bitirince, kaçırdığıma daha çok hayıflandım.
Güzel bir “art-house” film izlemek gibi bir hissi var.

Ek: sergi linki varmış

https://istanbulconcept.com/tr/exhibi...
Profile Image for Cansu Kargı.
125 reviews73 followers
December 6, 2024
Okurken ben keyif alamadım, romanın kurgusuna da zihnen dahil olamadım.
Murat Gülsoy okumaktan genelde keyif alan bir okur olarak bu sefer olmadı.
Profile Image for Can Kayalı.
22 reviews2 followers
February 2, 2025
Kıyamet sonrası bir gün ve o günden parça parça bir sürü sahne. Sahneler etkileyici olmakla beraber olay örgüsü olmadığı için fikir cok yavan kalıyor. Lezzetli birsey yemişim ama asla haz alamıyormuşum gibi..
Profile Image for Berke.
39 reviews2 followers
January 12, 2025
Kitapları değerlendirmek için yıldız verme sistemi kullanıyor platformlar. Oysa benim değerlendirme aracım, kitap boyunca kullandığım not kâğıtlarıdır; bir tür zihinsel harita, metinle kurulan bireysel bir diyalog. Bu kitap, neredeyse her sayfasını işaretlediğim kitaplardan biri oldu. İlham verip içimde yazma isteği uyandıran kitapların yeri bende her zaman ayrıdır. Kitabın tuhaf ve tekinsiz sahneleri, kendi metinlerime taşımak isteyeceğim kadar güçlü bir iz bıraktı.

Artık soruların bile olmadığı, rüyaların ve gerçeğin silindiği, dilin anlamsızlaştığı, anlamların kaybolduğu, gece ve gündüzün iç içe girdiği bir yerdeyiz. Gelecek yok olunca geçmiş de silinmiş. Zaman durunca hatırlamak da kalmamış. Plaklar dilsiz, harfler kum olup dökülmüş, taşlaşan kuşların kanat sesleri avlularda asılı kalmış. Havuzdaki yaprak yüzücüler, zaman şövalyeleri, meleklerin göç haritası, geride kalan kabuklu hayvanlar hem çok şiirsel, hem de bir tür gerçeklik bükücü.

Devamı:

https://berkeatabey.com/kiyamet-sonra...
Profile Image for Aslı.
125 reviews10 followers
July 16, 2025
Düşük puan vermeyi hiç sevmiyorum. Bu kitap hakkında şöyle diyebilirim en iyi ihtimalle; deneysel metin sevenler şans verebilir. İçinde hikaye yok, olay örgüsü yok. Bir sergide bu kitapta tasvir edilen sahnelerin resimleri varmış. Resimlere baktım güzel. Belki her yazıya ilişkili resmin anlatısı olarak bakılırsa anlam kazanabilir. Böyle bir metni bilindik bir yazar olursanız yayınlatabiliyorsunuz, yoksa ben yazıp götürsem çöpe atarlar.
Profile Image for Hasan Acül.
129 reviews
November 21, 2024
Murat hocamı çok severim ancak bu kitabı benim gibi geleneksel edebiyat okurları için değil.
Profile Image for Yalın.
Author 2 books34 followers
August 2, 2025
Bu kitap hakkındaki yorum yazım Roman Kahramanları Dergisi’nin 64. Sayısında (Ekim-Aralık 2025) yer alacak.
Profile Image for eylem.
23 reviews
December 16, 2024
çok çok tatsız. hiç keyif vermiyor. diyaloglar çok kötü. artık sıkıcı ve banal hale gelmiş bir depresiflik, boşvermişlik tarzı var cümlelerde. bunlar son 20 yılda çokça yazıldı, beğenildi ve miadını doldurdu.

kıyamet sonrasını neşeyle anlatmasını beklemiyorum elbette. ama o kadar -kötü anlamda- klasikleşmiş bir dili var ki. chat gpt’ye emrah serbes+kaybedenler kulübü tatsızlığında tasvirler yap ve diyaloglar yaz desem aynı şeyleri yazar muhtemelen.

her şeyi diyalogla anlatıyor ve hep aynı şeyleri anlatıyor. anladık artık tat yok, zaman yok, duygu yok, hayat yok. anladık. daha ilk bölümde anladık. her karakter aynı şeyi aynı şekilde söylemek zorunda değil. çok karakter zordur. yazar bu zorluğun altından kalkmak için uğraşmamış bile.

yazara bir şans daha vereceğimi sanmıyorum. zaten "bu kitabı çalın" diye 50 yıl önce gösterilmiş yaratıcılığı tekrar göstermesinden bazı şeyleri tahmin etmeliydim :) o kitap gerçekten çalındığı için kaç tane sattığı bilinmiyordu, murat bey o tevazuyu göstermiş midir acaba. (abbie hoffman’a bin selam bu arada)

türkçe edebiyat iyiye gitmiyor. ’kanon’a örnek verilen yayınevleri bile bunları basıyorsa... türkçe edebiyat iyiye gitmiyor.
Profile Image for Zeynep Öziş.
83 reviews2 followers
March 29, 2025
Okunması kolay bir metin değil ve kesinlikle rahatsız edici bir kitap. İlişki içindeki olduğu sergi ile bürün bakıldığında daha anlamlı ve sanatsal olduğu kanaatindeyim.
Murat Gülsoy’u hep çok sevdim. Kendisinden de yaratıcı yazarlık dersi aldığım zamanlarda bilinçdışı, bilinçaltı, kıyamet, rüya temaları ile yazmak deneyselliğinin çok ilgisini çektiğinden söz etmişti. Bu bağlam içinde kitap oldukça anlamlı.
İçinde bulunduğumuz Türkiye gündeminde nedense bana daha da anlamlı geldi. Hiçlik, zaman, varlık, bilinç, duygular hisler gibi konuları harika sorgulattığını düşünüyorum.

“Artık uyumuyorum. Hiç. Bitti. Gecenin olmadıgı bir yerde uykunun ne isi var? Tabii rüya da yok. Rüya ortadan kaybolunca gerçeklik de yok oldu; ama bunun farkına varamıyoruz bir türlü çünkü gerçekliğe göre şekillenmiş zihinsel yeteneklerimiz işe yaramıyor.
Eve giden yolda kendi kendime konuşuyorum:
"Bütün mesele evle ilgili, şimdi çok daha iyi anlıyorum. İnsanın evi, sokagi, en iyi bildigi yerler olmali, en tanıdık yerler. Ama bak şimdi değişmiş, başka bir yer olmuş. Üstelik bu deniz buraya nasıl geldi diye üzerine düsünemiyoruz bile. İşte bu tekinsizliğin tanımı."
Profile Image for Bezen Coskun.
64 reviews1 follower
December 21, 2024
"Geleceğin yok olmasaymış kıyamet, bunu anladığım anda geçmişin de yok olduğunu farkettim." p.19
"Hepimizin aynı sona varması çok acıklı. Korkunun bitmesi meğer en büyük yıkımmış" p.24
"gerçeğin belirsizleştiği bir yerde gerçekdışı ya da gerçeküstü gibi kavramları hayal etmek pek anlamlı değildi" p.27
"Bekleyebileceğim hiç bir şey olmadığını bilmeme rağmen bekliyorum. Benimle ilişkili hiç bir şeyin olmadığı bir yerdeyim." p.126
Profile Image for Zehra Birsan.
5 reviews
January 2, 2026
Kiyamet kopmus, zaman bitmis, varligin olmadigi bir yokluk (zira mekan da yok) icinde yok olamayan (varlik olmayinca yokluk da olamayacagindan) insanin anlasilamayan (zira anlam da yok olmustur) dialektigi…

Kahramanimiz (aslinda bir Kahraman da yoktur 😊) apis arasindan bir gobek kordonu sallanan, uzerinde sadece bir simokin ceketiyle dolasan bir Kadin. Bilge bir Kadin bu, zamanin bittiginin farkinda, ama farkindalik diye bir seyin olamayacaginin da farkinda. Hersey, bir gun olecegini bilen ama onu bir turlu anlamlandiramadigi icin hic olmeyecekmis gibi yasayan insanin trajedisine baglaniyor. Yok olabildigimiz icin var oldugumuzu bir turlu anlayamiyoruz.
Zaman bitmis, kiyamet kopmus olmasina ragmen, hala bir seyleri yasatmaya calisan, umud besleyen insanlar var ve biz bu insanlarin hikayelerini okuyup, var olan zamanimiz icinde anlamaya calisiyoruz. Anlamin olmadigi bir dunyayi anlamaya calisiyoruz yani…
Bu mumkun mudur? Sorusu bu yazarin.
‘Olum nasil bir sey’ bolumunde merak ve umud eden tek varlik olarak kalan Kadin, olumu agzina tikiyor (zeytin yapraklari) daha sonra onlari bir turlu yoklugu Kabul edemeyenleri birkez daha yok etmek icin kullanacak (gerci yokluk olmadigi icin onlar yok olmuyorlar ama bunu bize anlatmak icin kullaniyor yazar)
Anlamin biz insan irki/soyu icin ne kadar vazgecilmez bir unsur, bir varlik sebebi (ya da tam olarak soylemek gerekirse varlik kosulu) oldugunu gozumuze gozumuze sokuyor yazar. Herhangi bir seyi anlamlandiramadigimiz zaman ne kadar caresiz oldugumuzu…
Anlamsizliga yapabilecegimiz hicbir sey yok, anlamis gibi yapabiliriz belki ve cogu kez bunu yapiyoruz, neden?.. hayatta kalabilmek icin. Anlamis gibi yapamayanlar icin sonun ne hazin oldugunu hepimiz deneyimlemisizdir eminim. Turk edebiyatinda da sikca karsimiza cikan tutunamayan/tutunabilen ikileminin de sebebidir, anlamlandiramamak ve anlamlandirmis gibi yapamamak.
Anlami bulamayan, bulamadiginda yaratamayanlar icin onlara bir zeytin yapragi uzatarak yok oluslarina yardimci oluyor kitapta kahramanimiz… aslinda yok olus da yoktur, varlik olmadigindan, ama bu bana yoklugu Kabul edis gibi geldi. Zaten var olmayan bir seyi yok edemeyiz zira.
Yazilamayacak olani yazmaya kalkismis yazar ve bence basarmis da…
Kant’in hicbir zaman bilemeyecegimiz 3 seyini (evren ya da sonsuzluk, Tanri ve Ruh) sadece 1’e indirivermis = Zaman
Murat Gulsoy’un en sevdigim yonlerinden biri, tam kafayi yemelik konulari, kafayi yemeden ve yedirtmeden aktarmayi basarabilmesi… bu da boyle bir kitap olmus. Bazi bolumlerin ruya oldugu cok belli, digerleriyse ancak ruyalarda olabilecegini dusunduren, gercekte oldugu durumu hayal bile edemeyecegimiz kurgular. Ama, kendini hayal etmeye zorladiginda insan, o anlamsizlik cukuruna dustugunde, dagiliveriyorsun… kitabin ve yazarin yapmaya calistigi da bu anlayabildigim kadariyla… bazi seyleri bilemeyecegimiz uzerine programlanmisiz. Ama bu uzerlerinde dusunmemize engel degil tabii. Iste o da zamansizligi dusunmus, nasil olurdu acaba diye… hersey mubah olurdu diye bir sonuca varmis ve oturup o herseyi, yine insan aklinin ve dilinin donebildigince bize aktarmaya calismis. Geceyi bir yere hapsetmis mesela, olumu zeytin yapraklarina saklayip kahramanin agzina vermis.
Profile Image for Fact100.
485 reviews40 followers
November 29, 2024
"Bir şey olmayacak. Çünkü gelecek zaman diye bir şey yok."

Murat Gülsoy'un, geçtiğimiz aylarda yayımlanan son romanı "Kıyamet Sonrası Olağan Bir Gün", artık rüyaların olmadığı bir zamansızlıktan kesitler sunan, gerek yapısı gerek içeriğiyle alışılmadık bir kitap.

"Yere çarpana dek her düşüş aynı zamanda bir uçuştur."

Ölmez denilenin ölmesinin ardından, zamanın, duyguların, belleğin ve mantığın yok olduğu bir dünyada geçen, gerçekliğin muğlaklaştığı, mütemadiyen tekinsiz bir kitap olan "Kıyamet Sonrası Olağan Bir Gün", roman olarak tanımlansa da, kıyamet sonrası yiten kavramlardan nasibini alan bir anlatı sunan soyuta yakın, deneysel bir eser.

"Artık uyumuyorum. Hiç. Bitti. Gecenin olmadığı bir yerde uykunun ne işi var? Tabii rüya da yok. Rüya ortadan kaybolunca gerçeklik de yok oldu; ama bunun farkına varamıyoruz bir türlü çünkü gerçekliğe göre şekillenmiş zihinsel yeteneklerimiz işe yaramıyor."

Romanın kendisi de, yukarıdan alıntıladığım kısımda ifade edildiği gibi, gerçekliğe göre şekillenen olay ve roman algımızı zorlamayı seçiyor. Romanın sunduğu var olmama kesitleri, anlamlı kabul ettiğimiz, önem atfettiğimiz olayların ve duyguların yokluğunda, özümüzde bizi biz yapan neler kalacağını irdeletiyor.

"Zaten mutluluk dediğin saçma sapan bir şey. Sadece yokluğunu hissedebileceğimiz bir şey."

Zeytin ağacı (nam-ı diğer ölmez ağacı) ve göbek bağının somut ve soyut olarak okuyucuya eşlik ettiği bu gerçeklik-sonrası anlatı, Hieronymus Bosch'un tablolarının uyandırdığına benzer duygu ve düşünceleri çağrıştıyor.

Görsel imge yönünden yoğun ve ilham veren boyutu da karşılıksız kalmayan "Kıyamet Sonrası Olağan Bir Gün", Monday Art Collective sanatçılarının resimleyerek getirdiği yeni yorumlarla Istanbul Concept Gallery'de hâlihazırda (15 Kasım - 7 Aralık 2024) sergilenmekte.

Kolay okunan, zor hazmedilen ve düşünsel anlamda zengileştiren bu eseri, anlamın yokluğundan da bir anlam çıkarabilen ve gerçeklik sınırının ardında, hayallerin ötesinde bir düzen(sizlik) olabileceğini düşünen tüm soyutsever okurlara öneririm.
Profile Image for Yelin.
30 reviews2 followers
January 30, 2025
Bir nevi modern Alice Harikalar Diyarında. Ama bu harikalar diyarı bir adım ötemizdeki gelecek. Mahvolmuş, ateşi kaybetmiş, göllerin yüzeyinde artık suretimizi göremediğimiz çorak bir toprak, zamanın bittiği kocaman bir çöplük. Korkulacak hiçbir şeyin kalmadığı, her şeyin sonuna varılan yer... Birkaç saat içinde okunabilecek ve öyle okunursa daha çok zevk verecek bir kısa kıyamet tasvirleri derlemesi gibi bir roman. Kitaptan çıkışla yapılmış eserlerden oluşan sergiyi kaçırdığıma üzüldüm doğrusu. Son günlerde haberlere her baktığımda içimi saran sıkıntının karşılığını, ufacık tefecik umut kokan bir yerden okumuş gibi hissettim ve bana çok iyi geldi.

"Sonuçta yere çarpana dek her düşüş aynı zamanda bir uçuştur."
Profile Image for Terss.
663 reviews36 followers
December 28, 2024
O kadar beklediğim kitap bu kadar kötü olamaz diyerek sabrettim okudum bitirdim ama bu kadar tatsız tuzsuz kötü bir edebiyat olamaz yahu.

Bu kitabı Murat Gülsoy değil başka bir yazar yazmış olsaydı kesinlikle editöre kadar bile ulaşamaz ilk elemede çöpe gönderilirdi.

Okumayın, okutmayın. Hatta mümkün olsa gücüm yetse tüm kitapçı raflarında bu kitabı toplatmak isterdim.

Roman desen değil, öykü hiç değil. Edebi sayıklamalar desen o da değil. Kabus gibi renksiz kokusuz karalamalar belki.
Profile Image for Arzu Onuklu.
1,010 reviews9 followers
February 7, 2025
İlk başta ne okuyorum dedim ama sonra içine aldı resmen hissettirdi kıyamet sonrası bir hayat o anda kalanlar o anda kalan bir kadın günahkar mı kalmış anlamaya çalışıyor her şey bitmiş distopik bir kitaptı. Kimse bir şey hatırlamıyor sadece o anda kalmışlar kendimi o halde hissettim okurken o derece iyi yazılmıştı ama kitap herkese hitap etmeyebilir.
Profile Image for Aaali.
2 reviews
March 5, 2025
Çok karamsar insanı okurken bile kötü enerji sarıyor. Küçük küçük hikayelerden okusan bir kitap. Sürekliliği yok ve karman corman. Okudukça beynimiz yanıyor, Allahım ben ne okudum diyor insan kesinlikle benim gibi felsefeyi sevmeyen birinin okumaması gereken bir kitap.
Profile Image for M Levent.
140 reviews3 followers
March 9, 2025
farklı ama diğer kitapları kadar sevemedim.
Displaying 1 - 18 of 18 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.