Geyikler, Annem ve Almanya ve Yazılı Kaya ile çağdaş öykücülüğümüzün ustaları arasında yer alıyor Nursel Duruel. Yazılı Kaya, insanımıza özgü geleneksel davranış ve simgelerin temel alınmasıyla kurulmuş öykülerden oluşuyor. Duruel, anlatımıyla, kurgulama biçimiyle şiire yaklaşan ölümsüz öyküler yaratmış. Yeniden, topluca okunması gerekiyor.
Nursel Duruel İstanbul Üniversitesi Arkeoloji bölümünden mezun oldu. 1965’te TRT’nin ilk prodüktör kadrosunda yer aldı, başta edebiyat olmak üzere çeşitli alanlarda sayısız radyo programı ve program dizisi yayınlandı. Reklam yazarlığı, ansiklopedi yazarlığı, televizyon yazarlığı ve program danışmanlığı yaptı. BRT’de (İstanbul Büyükşehir Belediyesi Radyo Televizyonu) yönetici olarak görev aldı.
İlk kitabı “Geyikler, Annem ve Almanya” (Adam, 1982) dosya halindeyken 1980 Akademi Kitabevi Öykü Ödülü’nü aldı; basıldıktan sonra 1983 Sait Faik Hikâye Armağanı’na değer görüldü; Makedoncaya çevrildi. Kitaba adını veren öykü filme çekildi; 2005’te “İmge Öyküler” dergisinin yazarlar arasında düzenlediği “1980’den günümüze en beğenilen on öykü” soruşturmasında ilk sırayı aldı. “Yazılı Kaya” (Telos, 1992) kitabındaki “Burgaç” öyküsü 1990’da Yunus Nadi Yayımlanmamış Öykü Armağanı’nı kazandı. Bazı öykülerine İngilizce, Fransızca, Almanca, Yunanca, Japonca, Arapça antolojilerde yer verildi. Çeşitli alanlardaki ortak kitaplara katkısının yanı sıra aralıklı olarak dergilerde yazmayı, yazarlarla söyleşi yapmayı ve bazı edebiyat ödüllerindeki seçici kurul üyeliğini sürdürmektedir.
Ben "Burgaç" için gelmiştim buraya, fakat "Ses Maketi" ile karşılaştım. O ne harika birşeydir ya hu!
Ses Maketi'ni okurken bir Strugatski Kardeşler romanı okuyormuşum ya da Orwell'ın 1984'ünde bir koridordaymışım gibi hissettim. Tebrik, alkış kıyamet...
"Yürüyüp gittiğinde vadinin derinliklerine bastığın yer günbatımının kınaladığı kayalıklardı bir minyatürün lacivert zemini olsaydı böyle kaybolmazdın"
"Ses"in maketini, aşkınsalı söze hapsetmeyi deneyen, bunun nafileliğini bilen, bunların vebalini boynunda taşıyan, "yedinci"den başlayan, "su"ya saygı duyan öyküler. Vadi değil minyatür zemini olmaya çalışan bir dil.