Jump to ratings and reviews
Rate this book

Doğa Tarihi

Rate this book
Dünyanın kendi etrafında dönmediğini hissettiği an paniğe kapılıveriyordu Doğa. İçinde bulunduğu iş ortamı da bu paniği acımasızca köpürtüyordu. Hep merkezde olmalıydı. Hep farklı olmalıydı. Farkı fark edilmeliydi. Kalitesi gözle görülmeliydi. Kesintisiz olarak arzulanmalıydı. İştah, takdir ve kıskançlık dolu gözler hep üzerinde olmalıydı. Yıllar sonra sağda solda küçük adamların belirmeye başlaması da bu takıntının eseri olacaktı.

Doğa, 420 aylık bir bebekti. Pembemsi. Lacivert lensli. Ilık kokulu. Göğüslerine silikon yaptırsa mıydı? Site güvenliğinin yanından yavaşlayarak geçiyordu. “Etiniz nasıl pişsin Doğa Hanım?” Plazanın eksi yedinci katında yarı İngilizce yarı Türkçe PowerPoint sunumu yapıyordu. Cafe Jungle. Londra. Sepultura tişörtü. Elektronik sigara. Doğa’nın en sevdiği mevsim, yazdı. Facebook’ta yorumlar çook güzeldi. Doğa, “bomba gibiydi”. Alev olmasa, şu küçük kırışıklıklar, Onur ve diğer metal turnikeler...

Hakan Bıçakcı, metropol tekinsizliğine bu defa bir kadının gözünden bakıyor. Rekabetin, teşhirin, güzel ve mutlu görünmenin dayanılmaz baskısını Doğa’yla resmediyor.

Doğa Tarihi, plaza-site-alışveriş merkezi üçgeninde sıkışmış hayatları anlatan, günümüzde geçen bir distopya.

227 pages, Paperback

First published May 1, 2014

10 people are currently reading
179 people want to read

About the author

Hakan Bıçakcı

33 books162 followers
Hakan Bıçakcı was born in Istanbul in 1978. After completing his primary and secondary education in Istanbul, he went to university in Ankara in 1996. In 2001 he graduated in economics from Bilkent University and returned to Istanbul.

His first novel, Romantic Fear, 2002, his second novel, Dream Diary, 2003, his third novel, Spare Time, 2004, his first book of short stories, A Midsummer's Nightmare, 2005, and his fourth novel, The Apartment Shaft, 2008 were published by Oğlak Publishing House.

His fifth novel, Dark Room, was published in 2010 by İletişim Publishers. In 2011, the Apartment Shaft, Spare Time and Dream Diary were republished by İletişim Publishers. His book of new and old short stories, Me Against All of You, was published by İletişim in 2011.

The Apartment Shaft was translated into Albanian in 2009, into Arabic in 2010, and into Bulgarian and English in 2011.

His articles on literature, the cinema and popular culture have been published in various magazines and newspapers.

Books Published:

Me Against All of You / story / 2011
Dark Room / novel / 2010
The Apartment Shaft / novel / 2008
A Midsummer's Nightmare / story / 2005
Spare Time / novel / 2004
Dream Diary / novel / 2003
Romantic Fear / novel / 2002

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
45 (8%)
4 stars
128 (25%)
3 stars
187 (36%)
2 stars
104 (20%)
1 star
46 (9%)
Displaying 1 - 30 of 43 reviews
Profile Image for Derya.
48 reviews5 followers
May 5, 2017
Hakan Bıçakçı'nın Karanlık Oda'sını okuduğumda umut vaat eden bir genç yazar olduğunu düşünmüştüm. Ama Doğa Tarihi yayınlandığında kitabı edinip okuma nedenim Karanlık Oda'dan çok etkilenmiş olmam değil, kitabın konusuydu. Kendine yabancılaşan insan konusu uzunca bir zamandır edebiyatı meşgul etmekte. Hakan Bıçakçı bu romanında İstanbul'da bir plazada yaşayıp bir başkasında da çalışan Doğa'nın hikâyesini anlatmak istemiş. Edebiyatımızı gelecekte meşgul edeceğini tahmin ettiğim bu plaza hikâyesini merak ederek okumaya başladım.
Kitaba başlar başlamaz dikkatimi çeken ilk şey Hakan Bıçakçı'nın Karanlık Oda'daki anlatımın ve kurgunun yanına bile yaklaşamaması oldu. Doğa Tarihi'nde kurgu çok yavan. Olaylar flash back'lerle ama kronolojik bir şekilde anlatılıyor. Kurgunun yavanlığını dengeleyecek bir dil kullanımı beklentisi de maalesef ümidinizi boşa çıkarıyor. Bu kitabı kolay okunur yapsa da edebî lezzet bekleyenleri tatmin etmiyor.
Anlatıma ilişkin bir diğer dil kullanım zaafı da yazarın okuru hafife alır gibi metaforları, imgeleri açıklama gayretkeşliği. Zaten bu metaforlar da fazla gözünüze sokula sokula yapılıyor. Doğa'nın adından başlamak üzere hayvanlara ilişkin metaforlarda da okuyucuya zihin mesaisi yaptırma fırsatı kaçırılmış.
Yazının bundan sonraki kısmında öykünün içeriğine değineceğim. Kitabı henüz okumayanlar burada bırakabilir. Hikâyede kendine ve doğaya yabancılaşmış Doğa'yla tanışıyoruz. 30'lu yaşların ortalarındaki Doğa bir şirkette üst düzey yetkili. Her ne kadar Doğa şu anda dış görüntüsüyle takıntılı, zarf mı mazruf mu ikileminde seçimini zarftan yana kullanmış, gerçek arkadaşı olmayan, kendinden daha güzel ve başarılı kadınlara tahammül edemeyen biri olsa da geçmişte Heavy Metal dinleyip edebiyat ve felsefeyle ilgilenen bir hippiymiş. Her parmağında farklı bir renk ojeli tırnakları ve yırtıp pırtık giysileriyle yıllar önce annesi ve anneannesiyle gittiği Londra'da cebinde kalan 20 pound'u harcarken yaptığı seçimle hayatı değişivermiş. En sevdiği grup olan Sepultura'nın albümünü alabilecekken o aynı paraya Sepultura tişörtü almış. Yazarın deyimiyle Sepultura dinlemeyi Sepultura dinler görünmeye tercih etmiş. Bundan sonra hayatı “olmak”la değil “görünmek”le alakalı olmuş. Bu dönüm noktası maalesef Doğa'nın dönüşümünü anlatmak açısından son derece zayıf ve ikna edicilikten uzak kalmış. Doğa gibi gençliğinde sağlam bir entelektüel çabaya girişmiş bir kişinin albüm yerine tişört alarak hayatını bu şekilde değiştirmesi hiç ama hiç inandırıcı değil. Yazarın düşündüğü gibi güzel bir buluş da değil. Benim bu noktada beklentim Bıçakçı'nın bir insanın 180 derece değişerek kendine aslında aykırı olan bir yaşam biçimini seçmesinin altında yatan nedenleri derinlemesine işlemesi olurdu. Nasıl olur da edebiyat ve felsefeyle meşgul biri hayatının bütün entelektüel kazanımlarını bir anda terk eder.
İnandırıcılıktan uzak dönüm noktası bir zaafa daha işaret ediyor: Romanda derinlemesine karakter analizi yok. Doğa'nın olmak değil görünmekle ilgili kaygısı buna cevap olarak verilebilir. Ancak Doğa'nın geçmişte daha anlamlı bir hayatı olduğu düşünülürse gerçekte kim olduğu sorusu yanıtsız kalıyor gibi. Çünkü Sepultura dinleyen genç kız hikâyesi gerçek Doğa'nın kim olduğuna ilişkin stereotipten fazla bilgi sağlamıyor.
Romanın sağlam taraflarına gelirsek, Bıçakçı çok iyi bir gözlemci. Diyalogları güzel kurguluyor. Detaylara değer veriyor. Farklı yaşam biçimlerini iyi gözlemlediğini, bunu yaparken erkek olmanın dezavantajlarını taşımadığını düşündürüyor. Öte yandan, keşke bütün bu detaylar, diyaloglar daha ince kurgulanmış bir romanda bir araya gelseydi. Doğa Tarihi konu itibariyle eline geçen büyük bir fırsatı tepmiş. Türünün önde gelen örneklerinden biri olmak yerine kolay okunurluğu, yüzeyselliği tercih etmiş görünüyor.
Profile Image for Sergul.
5 reviews166 followers
November 10, 2016
Başlarda hızlı okunuyordu, sonra resmen panik atak geçirecektim okurken. Başladığım kitabı bitirme huyum olmasa bırakırdım yarıda.
Profile Image for Fuat Yüksel.
31 reviews2 followers
January 8, 2015
Vasat bir modern zaman eleştirisi. Bunların çok daha iyilerini Salingerda,Palahniukte okuduğumuz için Hakan Bıçakcının ki çok yavan olmuş. Bu yavanlık Ot dergisinden yazılarını takip ettiğimiz yazar için açıklanabilir bir durum değil. Kuzenim yazmış dese inanırız, öylesi yani. Roman bazında ilk kez okuyorum Hakan Bıcakcıyı ve şansımı Apartman Boşluğu ile tekrar denemeyi düşünüyorum. Kitabı tek cümleyle özetleyecek olursam; Sürekli olarak hayatını başkalarının düşüncelerine göre biçimlendiren başkarakter Doğanın şekilciği eleştiriyor tepeden bakar şekilde. En anlamadığım şey ise nasıl olur da hayatının bir döneminde Camus,Kafka,Sartre, Proust okumuş biri bu kadar sığ bir karaktere dönüşebilir.
Profile Image for Seda.
24 reviews35 followers
March 26, 2016
Çok kötü yazılmış bir roman. Kurgu kötü, karakter yok, imgeler yavan. Sanki bir çırpıda özellikle belli cümleleri okutmak için yazılmış izlenimi veriyor. Tuhaf.
Profile Image for özlem Ersoy Karka.
46 reviews5 followers
June 27, 2018
İlginç bir şekilde 3 yıldız verecekken, son 80 sayfada benden 4 yıldız almayı başardı bu kitap. Zaten kolay okunuyor, sonlarına doğru giderek daha sürükleyici oluyor, tavsiye ederim.
Profile Image for Melike Sevindik.
105 reviews5 followers
July 16, 2018
Ne büyük derdi var kadınların? Kadın dediğin başarılı olmalı, bakımlı olmalı, güzel ve fit olmalı, her hengi bir yarıştan kopmamalı. Bu kavramlar ne de ağır geliyor kimimize? Nasıl da farkında olmadan hayattaki en büyük amaçlarımız haline geliyor?
Bence Hakan Bıçakçı Doğa'nın yaşadığı durumun kasvetini tamamen yansıtmış. Okuyucuya o ruh hali tamamen geçiyor. Çok bunalıyorsun, Doğa etrafındakileri aşağılarken sen de O'nu aşağılıyorsun ve ona acıyorsun.
Bir insan değil bir robot olmak... Geçmiş özlense de geri dönememek...


Profile Image for Ekin Açıkgöz.
Author 6 books34 followers
June 8, 2023
Çok çok iyi yazılmış bir kitap. Tezatların ve tekrarların edebi bir metinde nasıl ustaca kullanılacağı üzerine edebiyat atölyelerinde örnek olarak okutulabilir. O kadar.

Beyaz yakalı plaza kızı Doğa'nın beğenilme ve ilgi görme hırsı üzerine kurguladığı yapay hayatının gittikçe acılaşan, yokuş aşağı bir analizi. Gözlemler doğru ve yerinde. Fakat kendim de bir beyaz yakalı plaza insanı olduğum için kitabın konusu ilgimi çekmedi. Her gün içinde olduğum ortam ve olayları okumaktan sıkıldığımı itiraf edeyim.

Doğa'nın ("senin içinde iki kadın var kızım") öğrenciliğinde olduğu kişi ile bugün olduğu kişi, birbirine tezat iki şablon olarak kullanılıyor. Doğa'nın öğrenciliği, bugünkü yapay hayatına karşıtlık teşkil etmek üzere, yapmacıksız bir hayat gibi ortaya konmuş.

Lakin bu Doğa'ların her ikisi de (eski/olumlusu da, yeni/olumsuzu da) bana stereotip ve tek boyutlu geldi. Kitap plaza insanları için ilgi görme hırsıyla yanıp kavrulan, derinliksiz insanlar genellemesi yapıyor; ki benim buna itirazım var. Plaza insanı bu hayatı yaşar çünkü ekmeği burada. Bu, onun tek boyutlu, karton bir insan olduğu anlamına gelmez. Gençliğinde çantasından kitap eksik olmayan bir insan, beyaz yakalı oldu diye kitapları atıp kadın dergisi okumaya başlamaz. Bunu yapıyorsa, zaten gençliğinde de o kitapları okumamış, çantasında görünsün diye yanında taşımıştır. Misal ben de Stone Temple Pilots, Alice in Chains dinleyerek büyüdüm. Plazada çalışmaya başlayınca değişen bir şey olmadı, hâlâ aynı listeyi dinliyorum :)

Madalyonun öbür yüzünde ise öğrencilik dönemi var. O dönem de her şeyin saf, temiz ve mutlu olduğu bir dönem gibi yansıtılmış; ki benim buna da itirazım var :) O zamanlarda da göstermelik ilişkiler yaygındı. Ergenlik de eklenince, ilgi çekme ve ortamlarda popüler olma hırsı çocukları ezip geçiyordu. Sadece bu hırsın dışavurumu farklıydı. Saçları maviye boyamak gibi aslında çok da istemeden yapılan işler vardı :)

Diğer taraftan; genç yetişkinlerin neye özendiklerini onlara göstermesi ve bu konuların üzerinde onları düşündürtmesi bakımından Doğa şablonları kullanışlı olabilir. Nitekim kızımın lisesinde zorunlu okuma listesine almışlar, iyi de etmişler.

Hakan Bıçakçı'nın ilk eserlerini, ilk yayınlandığında, ilk okuyanlardan birisi benim. İlk eserleri benim okuma zevkim için fazla doğaüstü idi. Bu kitabın ilk yarısı son derece gerçekçi geçince şaşırdım. İkinci yarısında ise iç içe geçen ve Hakan Bıçakçı tarzını hatırlatan rüyalar, imgeler geri geldi. Gerçekçi gözlemler ile imgelerin bu kitaptaki birleşimini çok dengeli buldum.

Velhasıl iyi bir okuma deneyimi. Konu beni sıkmış olabilir ama bu başkasını da sıkacağı anlamına gelmez.


Profile Image for Sule Boz.
8 reviews5 followers
April 11, 2018
Hakan Bicakci' nin okuduğum ilk romanı. Metropol yaşamının girdabini güzel bir yöntemle anlatmış. olmak istenen ile görüntü arasında sıkışan kişilikleri Doğa' da sembollestirmiş.Kitaba Virginia Wolf un güzel bir sözü ile başlamış ve bu söz kitabı anlatan en iyi cümle. Yazarın diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum.Edebi bir dili yok ama metaforlari kitabı okunur kılıyor. Keyifli bir okumaydi. Çok beğendim.
19 reviews1 follower
June 15, 2022
Kitap o kadar kotu ve kotu oldugu o kadar bariz ki, bu kitap ustune bir tartisma gorsem cok sasiririm. Hayatin monotonlugunu anlatmak istiyorsan, onu yap, onu yapip sahaser olan bir ton kitap var, cok buyuk bir hikaye anlatacakmis gibi yapip surekli ayni tekrarlari yaparsan, bunun amaci sayfa doldurmak olmali herhalde.
Psikolojik tahliller lise seviyesinde, bitmek bilmeyen gercekci olmayan ruyalar butun akisi berbat etmis.
Profile Image for G. İlke.
1,296 reviews
March 10, 2023
Yaptığımız seçimler farklı hayatlara giden yollar açar ya önümüzde, Doğa'nın da ergenlikte yaptığı önemsiz seçimi hayatının yönünü belirler. Yıllar içinde bu yoldan hiç çıkmadığı gibi, tüm pit-stoplara girip klişe bonusları da toplamıştır. İçinde bulunduğu stresli çalışma ortamıyla ergenliğine duyduğu özlem birleşince de, tatsız anların yaşanması kaçınılmaz olur. Hedeflerimizle ilgili daha gerçekçi olmak, sık sık da kendimizi dinlememiz gerekiyormuş. Keyifle okudum. =)
1 review
December 22, 2025
Yazarin ilk okuduğum kitabı Apartman Boşluğu'ndaki o şizofrenik anlatıyı buldum bu kitapta da. Başta çok basit bi dille beyaz yakalı plaza hayatının dışında görünen ışıltıssının arka planını güzel anlatmış. Ama ana karakter Doğa'nın iç konuşmaları, kendiyle ve yakın çevresi ile çatışmaları beni biraz etkiledi. Açıkçası göresellikl derdi olan kişileri biraz sarsabilir bu kitap. Sonu çünkü biraz dağıtıyor insanı.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Ilknur Girgin.
3 reviews2 followers
May 27, 2020
Yazarın Karanlık Oda kitabını okuyup beğenmiştim. Bu kitapta neden böyle sığ bir anlatımı seçtiğini anlayamadım.

Tüm kitap uzuuun bir giriş gibiydi. İlk birkaç sayfada tanımamız gereken karakterleri sayfalar boyunca tanıyıp durduk. (Ki buna gerek var mıydı? Doğalar'ı hepimiz yeterince tanıyoruz Instagram'dan)

İmkan dahilinde Onur olma potansiyeline sahip Ulaşlar'a bir saygı duruşu...
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Emine Bülür Civanoğlu.
36 reviews3 followers
June 4, 2018
Bir arkadaşımın kolay okursun diyerek verdiği kitapla tanışmış oldum yazarla. Bir modern zaman eleştirisi için dili ve kurgusu fazla yavan. En azından sonunun biraz daha çarpıcı bitmesini bekledim, o da olmadı. Vaktiniz bolsa, okuyun!
Profile Image for Dilek.
743 reviews
June 26, 2020
Bir plaza insanı olan güzellik takıntılı ve hırslı olan Doğa'yı onun yaşantısıyla dalga geçerek biraz ironiyle kara mizah yaparak anlatıyor yazar. Hayatın içindeki çoğu şeyi de satır aralarında eleştiriyor. İnsanı düşündüren güzel bir hikaye diyebilirim.
Profile Image for Sevgi Ikinci.
59 reviews7 followers
November 30, 2020
Romanın ana karakteri Doğa çok yüzeysel derinliği olmayan biri olarak işlenmiş. Yazar Doğa'yı sevmememiz için elinden geleni yapmış. Karakter benim için çok inandırıcı olmadı ve tüm hikayeyi maalesef yavan buldum.
Profile Image for Ezgi.
Author 11 books19 followers
January 5, 2021
Psikolojik sorunların tetiklediği hastalıklar olan beden algı bozukluğu ve yeme bozukluğunu postmodern bireyin yalnızlığı temasına entegre etmeye "çalışan" bir eser; ancak dışarıdan bakan birinin sığ ve yanlış gözlemleri olmaktan öteye geçemiyor.
Profile Image for Melis Gunduz.
20 reviews
August 24, 2025
Çok güzel başladı kitap. Doğa’nın bir kırılma noktası olacağına inanarak okudum da okudum. Kitabın son 30 sayfasını falan artık okuyamadım, sığ geldi daha çok derinleşmesini beklerken. Kendini tekrara düştü
Profile Image for Cavlireads.
48 reviews
September 18, 2019
son 1-2 bolum kapanis iyiydi ama genel olarak doganin yasamini daha iyi tasvir edip konu butunlugu saglayabilirdi sanki
Profile Image for Sevgican.
150 reviews17 followers
December 9, 2019
Hakan Bicakci'nin okudugum en zayif romaniydi. Sonlara dogru takip etmekte biraz zorlandim, ama bir yandan da o vermek istedigi plaza sikintisini acikca hissettim.
Profile Image for Bihter Neymen.
34 reviews
August 22, 2021
Eğer elalem ne der sorusuna fazlaca takılan bir beyaz yaka iseniz kendi işiniz ile ilgili ya da varoluşsal anksiyetelerle ilgili her durumu daha da azdıracak bir kitap.
47 reviews
February 24, 2025
Konu ve anlatım gayet iyi. Karakterler çok daha derin işlenerek çok daha başarılı bir roman olabilirdi. Özellikle Doğa’nın gençlik odası detaylı anlatılarak karakteri daha derin tanıyabilirdik. Son kısımlarını çok daha başarılı buldum..potansiyeli olan bir hikaye biraz harcanmış gibi geldi..
Profile Image for Ümit Sevgi.
313 reviews
January 11, 2026
Hakan Bıçakcı'nın okuduğum ilk romanı. Gözlemi güçlü, kitabın ilk yarısı evde ve işte plaza hayatı yaşayanların hikayesiyken sonrasında ilintinin nasıl delirmeye dönüştüğünü güzel vermiş.
Profile Image for Barcelonena.
103 reviews9 followers
February 5, 2015
İtiraf etmeliyim bu kitabı almamın en büyük nedeni soyadı benzerliğinden dolayı yazarını Barış Bıçakçı ile karıştırmam, Konusu dikkatimi çekince, yazarını da seviyorum diye almak içşn fazla düşünmemiştim. Meğer yazarları karıştırmışım.

Dilinin basitliğiyle ilgili yorumları daha önce okumuştum. Ben bunu yazarın bilerek yaptığını düşünüyorum. Dışardan bir çok kişinin kıskanarak baktığı plaza hayatlarının ne kadar plastik, düz ve banal olduğunun mesajını kullandığı basit dil ve düz anlatımla veriyor.

Kitapta post-travmatik stres bozukluğuna atıf var ama bence psikotik birinin profilini çizmiş. Bir de kitabın 3.bölümü boyunca aklımda hep madem bu kız yan etkisinden dolay ilaç almıyor, baska ilaç alsın (zira kilo aldırmayan anti-depresan var) ya da bi ton parası var terapiye gitsin... Açıkcası kitabın bir nojtadan sonra kısır döngüye girdiğini hissettim.

Kolay ve hızlı okuduğum için vakit kaybı olarak görmüyorum. Ancak okurken beklentiyi fazla yüksekte tutmamakta fayda var.
Profile Image for Çiğdem Toparlak.
12 reviews6 followers
September 21, 2014
Üzgünüm ama beklediğim kadar etkilenemedim. Hatta biraz hayal kırıklığına uğradığımı dahi söyleyebilirim. Bunda kitabı bolca metheden ve beklentilerimi yükselten dostların da katkısı bol elbette. Kitap çok hızlı gidiyor. 5 günde bitti. Fakat dilinin gerçekten çok etkili olduğunu söylemeyeceğim. Hatta biraz aceleyle yazılmış hissiyatı verdi bana. Karakterin biraz abartıldığını ve yazarın anlatım heyecanıyla karakteri biraz daha uç bir noktaya taşıdığı hissiyatına kapıldım. Her halükarda oldukça depresif bir roman olduğunu ve beni oldukça gerip içimi daralttığını söyleyebilirim. Bu açıdan katharsis anlamında başarılı.
Displaying 1 - 30 of 43 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.