“Sicilyalı roman ve oyun yazarı Giovanni Verga, Manzoni’den sonra İtalyan romanının şüphesiz en büyük yazarıdır... Hikâyelerdeki eskizlerin ekseriyetinin gerçek hayattan, Verga’nın yaşadığı ve ailesinin geldiği köyden alınma olduğu söylenir... Ve bu toprakları bir kez tanımış herkes, buralara nostalji duymaktan asla tam olarak kurtulamaz ve bir noktada, Verga’nın harika yaratımının büyüsüne kapılmaktan da kendini alamaz.” D. H. Lawrence
İtalyan edebiyatının devlerinden Verga, on dokuzuncu yüzyıl edebiyatının kibarlık ya da ilginçlik teamüllerinden kendini sıyırıp kaybedenleri yazmaya girişir. Üstat bellediği ve dostluğunu kazandığı Émile Zola’nın icadı deneysel roman için öngördüğü vizyonu Sicilya’da, birleşmiş İtalya’nın zengin “Kuzey”inin gölgesinde kalmış, fakir köylülerin ve feodal ilişkilerin diyarı olarak Sicilya, kapitalizm öncesi toplumsal ilişkiler, âdetler ve bağlılıkların gözlemlendiği bir sahnedir. Verga için kırsalda hayat, güzelliğiyle değil zorluklarıyla, şehirden/metropolden farkıyla kendini gösterir. Yokluğun çeşitli hallerinin bir panoramasını sunar.
Güney’in mağlupları Gramsci’nin ifadesiyle subalterno’dur, madundur. Varoluşları reddedilmiş, inkâr edilmiş, baskılanmıştır. Verga’nın hikâyeleri tanıdıktır: Yaşar Kemal, Fakir Baykurt ve edebiyatımızın birçok isminin eserlerinde 1940’lardan sonra yankılanmaya başlayan yoksulların sesini duyarız Kara Ekmek’te.
Giovanni Verga was an Italian realist writer, best known for his depictions of life in Sicily, and especially for the short story Cavalleria Rusticana and the novel I Malavoglia.
The first son of Giovanni Battista Catalano Verga and Caterina Di Mauro, Verga was born into a prosperous family of Catania in Sicily. He began writing in his teens, producing the largely unpublished historical novel Amore e Patria (Love and Country); then, although nominally studying law at the University of Catania, he used money his father had given him to publish his I Carbonari della Montagna (The Carbonari of the Mountain) in 1861 and 1862. This was followed by Sulle Lagune (In the Lagoons) in 1863.
Meanwhile, Verga had been serving in the Catania National Guard (1860-64), after which he travelled to Florence several times, settling there in 1869. He moved to Milan in 1872, where he developed his new approach, characterized by the use of dialogue to develop character, which resulted in his most significant works. In 1880 his story collection Vita dei Campi (Life in the Fields), (including Fantasticheria, La Lupa, and Pentolacchia) most of which were about rural Sicily, came out; it included the Cavalleria Rusticana, which was adapted for the theatre and later the libretto of the Mascagni opera. Verga's short story, "Malaria", was one of the first literary depictions of the disease.
He then embarked on a projected series of five novels, but only completed two, I Malavoglia and Mastro-Don Gesualdo (1889), the latter of which was the last major work of his literary career. Both are widely recognized as masterpieces. In 1894 Verga moved back to the house he was born in. In 1920 he was elected a senator. He died of a cerebral thrombosis in 1922.
The Teatro Verga in Catania is named after him.
In the book by Silvia Iannello Le immagini e le parole dei Malavoglia (Sovera, Roma, 2008), the author selects some passages of the Giovanni Verga' novel I Malavoglia, adds original comments and Acitrezza' photographic images, and devotes a chapter to the origins, remarks and frames taken from the immortal movie La terra trema (1948) directed by Luchino Visconti.