What do you think?
Rate this book


136 pages, Paperback
First published January 1, 2014
Geleceği bilemeyiz; Kitap Dünyası’nın, Kitab’ın geleceği var mıdır bilemeyiz (her ne kadar “nasıl kaşıktan iyisini yapamamışsa insan, kitaptan iyi bir taşıyıcı bulamayacaktır yazıya” diyen Eco’ya hak versem de) (s.60)...
Kitap dünyasında yaşayanlar, bir gün değilse bir başka gün, birinin değilse öbürün derin kuyusuna düşeceklerini bilirlerdi. Hele, kitapları toplamak, biriktirmek, onlara sahip olmak değilse ana tasaları. (s.94)
Fiili çoğul şahıs kipinde kullanıyorsam, daha önce de söylediğim, ikidebir yinelemeden yapamadığım gibi, sınır tanımaz bir kabilenin, bir kitap boy’unun varlığınıa körükörüne inandığım için: Bizler, dememiş miydim, ortak kan grubundan insanlardık. Aramızda ‘deli’ sıfatını kesinkes hak etmiş olanlar yok muydu? Açıkçası, kimsenin böyle durumlarda bütün bütüne yansız davranabileceğini sanmıyorum: Bizim yakanın delileri ezelden beri sevimli bulunmuşlardır! (s.94)
Okumanın ayrılmak, içeriye çekilmek olduğunu söylememiş miydim, eminim en az bir kez söylemişimdir. Bütün evren kenarda durur, okurken. Bir kitabın sayfaları arasına daldığınızda, ötekiler, sesleri ve sözleriyle kaybolur. Aydınlık, ılıman, korunaklı bir diyardasınızdırİ karanlık, sert, ürkütücü bir yazının harfleri gözünüzden önünden akıyor olsa bile. Ondandır, ışığınızı söndürüp başınızı yastığa koyduğunuzda, sizi kuşatan gerçek dünyanın yerini daha gerçek bir dünyanın alacağını bilirsiniz. Böyle okumamışsanız hiç, siz henüz yaşamamışsınız demektir. (s.99) 👏👏👏👏👏
Dönerek okuduğum, yakamı bırakmamış kitapları kıdemli dostluk ilişkilerimle bir tuttum. (s.35)