Polisiye romanlara düşkün Yıldız Alatan, usta bir terzi, dört dörtlük bir ev kadını, tatlı bir komşu, iyi bir dost ve eğlenceli bir anneannedir. En büyük hayali, çözüme kavuşturduğu gizemli olaylarla ilgili yazdıklarının bir gün yayımlanmasıdır. Fahri detektif Yıldız Alatan bu kez 1988 kışında, ormanda bulunan kesik elin sahibinin peşine düşüyor.
“Hangi salak Yıldız Alatan’ın yaşadığı mahallenin dibindeki ormana kesik bir el bırakır ki?”
Türk polisiyesinin usta kalemi Yaprak Öz’ün,çok sevilen fahri detektifiyle birlikte ipuçlarını birleştirmeye hazır mısınız?
1973 yılında doğdu. TED Zonguldak Koleji'nin ardından, İstanbul Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı Bölümü'nde öğrenimini tamamladı. Şiirleri, öyküleri ve yazıları, yurtiçi ve yurt dışında çeşitli dergi, gazete ve derleme kitaplarda yayımlandı. Şiirleri, Washington Amerikan Üniversitesi'nde tez konusu haline geldi ve üniversitenin Writer's Collective etkinliklerine davet edilen ilk Türk şair oldu. Yurt içi ve yurt dışında edebiyat festivallerine konuk olan Öz, pek çok şairin eserini Türkçeye çevirdi ve bu çevirilerden bir kısmı çeşitli yayınlarda yer aldı. Kendi şiirleri İngilizce, Yunanca, Makedonca, Sırpça, Bulgarca, Romence ve İsveççeye çevrildi. Farahnaz'ın Çiçeği adlı kitabı İtalyancaya çevrildi. Türkiye Polisiye Yazarları Birliği ve Uluslararası PEN Yazarlar Derneği üyesidir. Şiir kitapları: Fırtına Günlüğü (2006) Şiirli Müzik Kutusu (2009 - Cemal Süreya Başarı Ödülü) Bir, İki, Üç Gökyüzü (2012) Eski Saat Tik Tak (2016) Kendime Leyla (2023) Romanları: Berlinli Apartmanı (2013) Şeytan Disko (2015) Tilki, Baykuş, Bakire (2017) Sobe Siyah Orkide (2018) Farahnaz'ın Çiçeği (2019 - Kristal Kelepçe Yılın Polisiye Romanı Ödülü) İtalya'da yayımlanmıştır. İtalya'da 2024 Giallo Garda En İyi Yabancı Polisiye Ödülü'ne layık görülmüştür.) Villa Şakayık (2020 - Dünya Kitap Yılın Polisiye Kitabı Ödülü) Perisiz Köşk (2021) Dolapta Biri Var (2021) Bayan Begonvil (2022) Efsunlu Cazibe (2023) Siyahlı Sarışın (2024) Tılsımlı Tebessüm (2025)
Araya mesafe girse de en sonunda sağlam kafayla bitirdim. Yıldız Alatan serisini gerçekten çok seviyorum. Açıkcası sonu pat diye bitse de fikrim değişmez çünkü kitap polisiyenin yanısıra eski zamanlardaki komşulukları ve insanı ilişkileri de içeriyor. 80-90 'lar arası o muhteşem zamanlar... Evet çok zengin hayatlar yaşamasak da ilişkiler çok organikti. Ve mutluyduk... Bu seride de o zaman dilimi olduğu için ayrıca seviyorum. Bu kitaptaki macerada kesik bir elin bulunmasıyla başlıyor. Eğlenceliydi ama hızlı bitti. Yaprak Öz sadece bir polisiye yazarı değil bunu özellikle bu seride anlıyorsunuz dolu dolu bir insan. Dikiş tabirleri,kitaplar ve müzikler...umarım seriye devam eder.
Siyahlı Sarışın, Yıldız Alatan serisinin beşinci kitabı…
Bu sefer 1988 kışına gidiyoruz, macera ormanda kesik bir el bulunmasıyla başlıyor. Sürprizleri bozmamak için gerisini anlatmayacağım:) Yıldız Hanım'la beraber dikiş dikerek, yemek pişirerek, dans ederek, şüphelileri sorgulayarak satırlar arasında gezinmek keyifliydi. Ancak, muammanın çözümü çok uzun bir zaman dilimine yayıldı, aradan aylar, mevsimler geçmeden de biz bu katili bulurduk gibi geliyor...
Tam bir Yıldız Alatan fanıyım fakat bu kitapta kendisini çok cüretkar ve kibirli buldum. Hevesle cinayet olsa da çözsem diye beklemesinden hoşlanmadım. Vakaya dahil oluşundaki tavırlarını sevmedim.
Özlemişim Yıldız ablayı. Bir yandan portakallı tart tarifi yazarken bir yandan George Harrison, Sylvie Vartan, Sezen Aksu dinledim bu sefer. Yıldız Alatan kitaplarında 70’ler-80’ler şarkılarıyla şahane bir spotify listesi ve tarif defterinize mütemadiyen ekleyeceğiniz leziz tarifler bulabilirsiniz.
Efendim zatıalileri Yıldız Alatan. Namıdiğer Yıldız ablamız. Usta bir terzi, dört dörtlük bir ev hanımı, eşi Ziya beyin lokumu, Zonguldak’ın güzeli, aynı zamanda çok tatlı bir anneanne ama en önemlisi yaşadığı maceraları kaleme alan fahri dedektifimiz. Nerede gizemli bir olay vuku bulur, orada Yıldız ablamız hâsıl olur. Fahri detektif Yıldız Alatan bu kez 1988 kışında, ormanda bulunan kesik elin sahibinin peşine düşüyor.
Akşam kahvemize eşlik eden Siyahlı Sarışın’ı gidişatı ve finalini tahmin etmemize rağmen bir çırpıda okuyup bitirdik. Bir Yıldız Alatan serüvenini daha geride bırakmanın tatlı hüznü içindeyiz. Ailemizden biri gibi oldu artık özlüyoruz birbirimizi.
Yıldız Abla'yı özlemişim. Kızlarla birlikte Kılıç'ın havasını soluyormuş gibi hissettim bir kez daha. Çözülen cinayet bu kez beni çok tatmin etmedi ama o ortamda bulunduğumu hissetmek için bile, yine olsa yine okurdum. Belki bir sonraki Yıldız Alatan hikâyesi bizi taşınacakları yeni evlerinin çevresinde karşılayacaktır, kim bilir. Merakla ve özlemle bekliyorum. =)
Açıkçası yıldız alatan karakterini ve nostaljiyi çok sevdiğim için serinin yeni kitabı çıktıkça okuyorum ama tabii sonunun çok tahmin edilebilir, kurgunun zayıf, kötü karakterin en kötü , iyi karakterin ise en iyi olduğu gerçeğini unutmadan.
Öncelikle puanım 3,5! Yaprak Hanım bu sefer benim açımdan kolay çözülen bir olay örgüsü yaratmıştı. Ama yine de çok keyifle okudum Yıldız Alatan’ın bu macerasını :)
Son Yıldız Alatan macerasında (Bayan Begonvil) biraz hayal kırıklığına uğramıştım. B. Begonvil TÜYAP öncesi yazıldığı için aceleye getirilmiş gibiydi ve ne yazık ki çok tashih vardı. Bu yıl da TÜYAP'a yetiştirildiği için çekinerek ve biraz erteleyerek aldım kitabı. Amma güzel haber, Yıldız Altan geri dönmüş. Son sayfaya kadar keyifle okutturdu. Kılıç mahallesini özlemiştik, pek güzel oldu.