Sevr’den Lozan’a, 1920 Ağustos’undan 1923 Temmuz’una kadar yaklaşık üç yıl içinde Türkiye’nin ve Türklerin kötü kaderi tamamen değişti. Bu, modern insanlık tarihindeki en etkileyici, en şaşırtıcı ve en ilham verici değişimlerden biridir. Lozan Barış Antlaşması bu büyük değişimin uluslararası tescilidir.
Lozan, Anadolu’nun ortasına sıkıştırılıp yok edilmek istenen Türklerin, kazandıkları büyük bir bağımsızlık savaşının ardından, tüm dünyanın gözleri önünde gerçekleştirdiği bir diplomasi savaşının zafer anıtıdır. Lozan Barış Antlaşması ile Türkiye, uluslararası sistemin “ötekisi” değil, “eşit” ve “egemen” bir parçası olarak kabul gördü.
Lozan Barış Antlaşması kurumlarıyla, değerleriyle tam bağımsız, üniter, laik, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’ne zemin hazırladı. Lozan, Türklerin yüz yılı aşkın bir zamandır devam eden yenilgiler, bozgunlar, katliamlar ve ölümlerden kaynaklanan büyük travmasını bitirdi.
Lozan Barış Antlaşması, emperyalist Batı’nın küresel düzeyde ilk büyük diplomatik yenilgisidir. Lozan’da kapitülasyonların kaldırılmasıyla Türkiye’nin tam bağımsız olması, emperyalizmin yıkılmaz sanılan yüksek surlarında büyük ve onarılmaz bir gedik açtı.
Türkiye Cumhuriyeti, Lozan Barış Antlaşması’yla kurulan ve Atatürk’ün “Yurtta barış dünyada barış” politikasıyla kurumsallaştırdığı “Lozan Barış Düzeni” sayesinde -şimdilik- yüz yılı aşkın bir zamandır çevresindeki tüm yıkıcı savaşlardan uzak kalmayı başarabildi.
“Lozan hezimettir!” tezi ise Türk ulusuna ve Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik psikopolitik bir saldırıdır. Bu kitap, 1950’lerden beri süren bu saldırıya karşı bilimsel bir karşı çıkıştır.
Sinan Meydan, (d. 1975, Artvin), Türk tarihçi ve yazar.
İlk ve orta öğrenimini Artvin ili Şavşat ilçesinde yapmıştır. Yüksek öğrenimini 1993-97 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih bölümünde tamamlamıştır.
1997 yılından beri Eski Türk Tarihi, Atatürk ve Cumhuriyet tarihi üzerine araştırmalar yapmakta olan Meydan, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türkiye Cumhuriyeti Tarih Ana bilim Dalında master yapmıştır.
Kitaplarında ağırlıklı olarak Atatürk'ün hayatı, "tarih ve dil çalışmaları"' ve "Cumhuriyet tarihini" incelemiştir. Bir ara yakın tarih dersleri de veren Sinan Meydan, İlk kurşun, Güncelmeydan gibi internet haber sitelerinde ve Bütün Dünya Dergisi'nde yazmaktadır. "Saklı Tarih" adlı bir programı, Halk Tv'de her Cumartesi saat 11.00'da canlı yayın olarak devam etmektedir.
Hava tam kahveni yanına alıp kitap okumaya davet ediyorken biz de itinayla icabet ederiz #tarih in tozlu sayfalarına gömülerek. Kalemini yeni keşfedeceğim ve aşırı merak ettiğim sevgili #yazar ımız @sinanmydn in @inkilapkitabevi nden çıkma son eseri #lozan ile günümüzü değerlendirelim ve böylece #ansiklopedi niteliğindeki eserle bilgiye doyalım. Arka kapak yazısıyla sizi de bu yolculuğa davet etmeden önce kapağı açar açmaz bizi karşılayan tarihimizin iki en önemli şahsiyeti ve dönüm noktamız Lozan' ın mimarları #mustafakemalatatürk ile #ismetinönü nün #lozan hakkındaki düşüncelerine yer vermek istiyorum :
- "Bütün güclükler yenilerek, yalnız başımiza, büyük devletler karşımızda olduğu halde, Lozan Antlaşmasť'nı imzaladığım gün, hayatımın en mutlu anıydi."
⁃ Ismet Inönü
- "Unutmamak lazımdir ki, Lozan Muahedesi' ni, müttefiklerimizle beraber Büyük Cihan Harbi'ni kaybettikten ve bu kayıp neticesinde bir işgale uğrayıp her türlü ümidi Müttefiklerin insafina teslim etmis bir hükümet haline geldikten sonra temin edebilmişizdir.
⁃ İsmet İnönü
- "Dört yıllık bağımsızlık mücadelemiz milletimizin şanına layık bir barış ile sonuçlanmış bulunuyor... Bu antlaşma, Türk milleti aleyhine, yüzyllardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşmasr yla tamamlandığı sanılmış büyük bir suikastın yıkılişını bildiren bir belgedir. Osmanlı tarihinde benzeri görülmemiş bir siyasi zafer eseridir."
⁃ Mustafa Kemal Atatürk
●Arka kapak tanıtım;
Türkiye'nin Zaferi, Emperyalizmin Yenilgisi
Sevr'den Lozan'a, 1920 Ağustos'undan 1923 Temmuz'una kadar yaklaşık üç yıl içinde Türkiye'nin ve Türklerin kötü kaderi tamamen değişti. Bu, modern insanlık tarihindeki en etkileyici, en şaşırticı ve en ilham verici değişimlerden biridir. Lozan Barış Antlaşması bu büyük değişimin uluslararası tescilidir. Lozan, Anadolu'nun ortasına sıkıştirılip yok edilmek istenen Türklerin, kazandıkları büyük bir bağımsızlık savaşınin ardından, tüm dünyanın gözleri önünde gerçekleştirdiği bir diplomasi savaşının zafer anıtıidır. Lozan Barış Antlaşması ile Türkiye, uluslararası sistemin "ötekisi" değil, "eşit".ve "egemen bir parçası olarak kabul gördü,
Lozan Barış Antlaşması kurumlarıyla, değerleriyle tam bağımsız, üniter, laik, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti'ne zemin hazırladı.
Lozan, Türklerin yüz yılı aşkın bir zamandır devam eden yenilgiler, bozgunlar, katliamlar ve ölümlerden kaynaklanan büyük travmasını bitirdi.
Lozan Barış Antlaşması, emperyalist Batı' nin küresel düzeyde ilk büyük diplomatik yenilgisidir. Lozan'da kapitülasyonların kaldırılmasıyla Türkiyenin tam bağımsız olması, emperyalizmin yıkılmaz sanılan yüksek surlarinda büyük ve onarılmaz bir gedik açtı, Türkiye Cumhuriyeti, Lozan Barış Antlaşmasıyla kurulan ve Atatürk'ün "Yurtta bariş dünyada barıs" politikasıyla kurumsallaştırdığı "Lozan Barış Düzeni" sayesinde -simdilik-yüz yıl aşkın bir zamandır çevresindeki tüm yıkıcı savaşlardan uzak kalmayı başarabildi.
"Lozan hezimettir!" tezi ise Türk ulusuna ve Türkiye Cumhuriyeti'ne yönelik psikopolitik bir saldırıdır. Bu kitap, 1950'lerden beri süren bu saldırıya karşı bilimsel bir karşı çıkıştır.
"Sevr, ölüm halinde hasta olan bir ulusun 'defin ruhsatı' gibi yazılmış olabilir. Fakat Lozan, yalnız bu ruhsatı iptal eden değil, aynı zamanda 'hasta' olmadığını eylemleriyle gösteren bir ulusun sağlık belgesi olmuştur." (Arnold J. Toynbee, Kenneth P. Kirkwood, "Türkiye; Bir Devletin Yeniden Doğuşu")
"Lozan'da onursuz bir barış imzaladık. Bu, İngiltere'nin şimdiye dek imzalamış olduğu antlaşmaların en uğursuzu, en mutsuzu ve en kötüsüdür." (Sir Andrew Ryan)
Velhasıl kelam arkadaşlar;" tarihini bilmeyen millet yok olmaya mahkumdur " sözünü hiç aklımızdan çıkarmadan kendimizi daha yakından tanıyacağımız rehber niteliğindeki bu eser kitaplığınızda mutlaka bulunsun derimmm!!