Pera tarihinin bu unutulmuş sahnesini bir sahaf titizliğiyle Ümit Nar yeniden canlandırıyor: Bugün adını Aslıhan olarak bildiğimiz Krepen Pasajı’nın Pera’nın kozmopolit dünyasına nasıl bir pencere açtığını bu kitabı okudukça şaşırarak izleyeceksiniz.
Edip Cansever’in "Ben Ruhi Bey Nasılım?" şiirini yazıldığı, Oğuz Atay’ın “Beyaz Mantolu Adam” öyküsüne ilham olan; Mösyö Rober’den Aktedron Fikret’e, Cihat Burak’tan Ece Ayhan’a, Ara Güler’den İlhan Berk’e, Salah Birsel’den Hayalet Oğuz’a ve daha nicelerine kucak açan; Çelik Gülersoy ile Behzat Üsdiken’in üzerine uzun uzun yazışıp tartıştığı Pera pasajlarından Krepen Pasajı’nın tarihi, birçoğu ilk kez yayımlanan belge ve görseller eşliğinde arz-ı endam ediyor…
Yazım ve yayımlanma sürecine ucundan kıyısından tanıklık ettiğim bir kitabı elimde tutmak ve okumak çok keyifliydi. Ümit Ağbi İzmir'de sahaf olması sebebiyle tanıdığım, sık sık dükkanına uğradığım ve tavsiyeleri, anlattığı anekdotları, düzenlediği etkinlikler ile bakış açımı genişleten kişilerden. İşte bu kitapta bugün ismi Aslıhan olan ama uzun yıllar Krepen olarak bilinmiş, Ümit Ağbi'nin yıllarca içinde sahaf dükkanı işlettiği pasajın tarihi var. Pasajın tarihi niçin önemli diyenlere cevabı kitabın yazarı versin;
"Beyoğlu daha doğrusu Pera, majör bir Türkiye gerçekliğinin minör ve tıpatıp aynı bir örneği. 1890’larda başlayan Türkleştirme çabalarının önemli noktalarından biri. Daha önce sözünü ettiğim, dokuz dilden kelimelerle kurulan cümlelerden, kırık dökük bir Türkçeye gayet sancılı, gayet acılı geçmiş bir semt burası. Ayakkabı imalatçısı sıradan Rum esnaftan, sarayın piyanocusuna, edebiyatın önemli isimlerinden kitapsever bir şairi sigortasız çalışmaya mahkum eden Müslüman matbaacıya kadar bin çeşit insanın geldiği bir yer. "Kültürel iktidar"ın bir türlü kurulamadığı ama hep egemen olmaya çalışılan, bu yüzden de güç sahiplerinin üzerinde sürekli bir şeyler denediği bir alan. "Vatandaş Türkçe Konuş"tan Hortum Süleyman’a, günümüzdeki kültürsüzleştirme politikalarına kadar çok geniş bir alandan bahsediyorum. Nasıl ki Cumhuriyet yirmi yılda bir farklı iktidarlar eliyle kendi burjuvazisini yaratmaya çalışmış, bu Pera’ya da yansımış. Günümüzde olup biten de bunun bir parçası."
Severek okuduğum bir şehir/edebiyat/kültür tarihi, mikro tarih çalışması oldu. Büyük bir emekle hazırlandığına şahit olduğum Krepen Pasajı Nerededir? Pera Tarihine Bir Uğrayış'ın okurunun bol olmasını dilerim. Benzer çalışmalar çoğalır umarım.
Not: Yazar tanıdık olunca reklam yapıyorum zannedenler olabilir. Öncelikle kitabı kendi paramla aldım. Yazar telifinin Ali İsmail Korkmaz vakfına bağışlanacağını not düşeyim. Yorumumu dürüstçe yazdım.