Modern Çin’in büyük ustalarından Yan Lianke’nin, kendisinin ve ailesinin hayatlarını merkeze aldığı, atalarına hürmetlerini sunduğu çok özel bir anı kitabı Babamın Kuşağı ve Ben.
Babasının ve amcalarının ölümlerinin akabinde, onların anısına yazması gerektiğine inanan Yan Lianke, anlatıya kendi çocukluğundan ve yazar olana kadar çektiklerinden başlıyor: Oğlan çocuğunun ablasıyla, köylü çocuğun şehirli çocukla rekabeti, hasatta toprakta gurbette taşocağında işçiliğe, çimento fabrikasından askeriyeye durmaksızın çalışırken romanlarını yazarak nasıl yazara dönüştüğünü anlatıyor.
Ama daha büyük bir anlatı, minnet borcunu göstermeye çalıştığı babasının kuşağı hakkında: Kendisinin zayıf sağlığına rağmen ailesi ve hasta büyük kızı için her türlü fedakârlığı yapıp erkenden göçen babasını; köyün en itibarlı evini inşa etmesine rağmen kumar illetinden kurtulamayan büyük amcasını ve köyün dışında çalışan ilk insan olan, bu nedenle “boyun eğmiş” ve “arada kalmış” dördüncü amcasını anlatırken, yoksulluğun, köylülüğün, emekçiliğin, aile değerlerinin gerçekçi ve melodramatik bir tahlilini ortaya koyuyor, ne fedakârlıkların bizi bugüne getirdiğini gösteriyor.
“Babamın Kuşağı ve Ben kader, değişim, mutluluk hakkında ve Yan’ın deyişiyle ‘hayat’la ‘yaşama’yı karşılaştıran uzun terennümler içeriyor… Bu temalara ve fikirlere can veren Yan’ın izlenimci aile biyografisi tarzı… Zamanın çöküşüyle, bu Proust’u andıran yöntem sık sık Yan’ı ve okuru kendisiyle yüz yüze bırakıyor.” –SOUTH CHINA MORNING POST
“Bir ömür boyunca çocukları için geleneksel evler inşa eden, kızları için çeyiz sağlayan [Yan’ın] babaların kuşağına bir ağıt. Başardıklarında, dünyaları hızlı değişimle ellerinin arasından kayıyor…” –ISABEL HILTON, FINANCIAL TIMES
Yan Lianke (simplified Chinese: 阎连科; traditional Chinese: 閻連科; pinyin: Yán Liánkē; Wade–Giles: Yen Lien-k'e, born 1958) is a Chinese writer of novels and short stories based in Beijing. His work is highly satirical, which has resulted in some of his most renowned works being banned.
He started writing in 1978 and his works include: Xia Riluo (夏日落), Serve the People (为人民服务), Enjoyment (受活), and Dream of Ding Village (丁庄梦). He has also published more than ten volumes of short stories. Enjoyment, which was published in 2004, received wide acclaim in China. His literature has been published in various nations, and some of his works have been banned in China.
"Il più profondo insegnamento che si può trarre dal "Grande Balzo in avanti" e dai "Tre anni di disastri naturali" è che la Rivoluzione produce passione, non cibo."
Pensieri e ricordi di uno scrittore che ancora sente la colpa per aver abbandonato le campagne e si accolla la prematura fine del padre
mentre molti racconti di "giovani istruiti" vertono sulle vessazioni ricevute dai contadini negli anni della "rieducazione" questo è scritto dall'ottica del contadino che si vede piombare in casa i "giovani istruiti" che mangiano cose che lui non ha mai visto e che non fanno nulla, se non bighellonare e suonare il flauto
indubbiamente c'è da riflettere... a me pare una guerra di poveracci a chi sta peggio, però è vero che non sempre i racconti dei cittadini mandati a rieducarsi sono attendibili, anche se questa è la prima voce di contadino che sento...
nel complesso si tratta di un'opera intima e personale
se Servire il Popolo era una satira divertente e Il Sogno del Villaggio dei Ding una dolorosa denuncia, questo è un racconto che verte tutto sul passato dello scrittore e sui sensi di colpa per esser sopravvissuto e aver lasciato le campagne a spese del padre
un racconto onesto e duro verso sè stesso anche se non mancano frecciatine ai "giovani istruiti" visti come irraggiungibili e pertanto odiati e guardati attraverso il filtro dell'ingiustizia sociale
allora come adesso in Cina ci sono i Mandarini e i poveracci e spesso è solo una questione di nascita
Yan Lianke’nin Babamın Kuşağı ve Ben kitabını kaleme alış hikâyesi, amcasının cenazesinde ablasının ona dönüp, “Her şeyi yazıyorsun Lianke, peki neden bizim ailemizden hiç bahsetmiyorsun?” demesiyle başlıyor.
Yan Lianke, tüm eserlerine sinen; bir mısır fidesi kadar ince, bir buğday tanesi kadar yalnız kimliğiyle, yoksulluğun ve kalabalık ailesinin içinde ayakta kalma mücadelesini anlatıyor. Babasını genç yaşta kaybedişi, ablasının sağlık sorunları, annesinin bitmeyen çabası ve tüm yokluklara rağmen yoksul öğrencilere el uzatma gayreti, amcalarının kimi zaman koruyucu bir baba figürü, kimi zaman ise güç ve zorbalığın temsilcisi oluşu bu anlatının temel taşlarını oluşturuyor.
Kısacası Lianke, bugün onu büyük bir yazar olarak tanımamızı sağlayan hayatının kapısını aralıyor; okurunu, eserlerinin beslendiği o yoksul, sert ama bir o kadar da insani dünyaya davet ediyor.
Il libro si divide in due parti. Nella prima c'è il racconto intimo del rapporto con il padre, morto 25 anni prima del momento in cui scrive. Un racconto intriso di nostalgia e sensi di colpa, per ciò che avrebbe potuto fare e non ha fatto al padre stroncato dall'asma a 58 anni.
Nella seconda parte c'è il racconto di come nacque la sua passione per la scrittura, di quanti sacrifici ha dovuto fare, della miseria in cui vivevano le popolazioni delle campagne.
Un libro che fa riflettere. In pieno stile orientale.
Il link allo storify della lettura condivisa su Twitter