Yaralı doğuyoruz dünyaya... Anne karnından ayrılmak zorunda kalarak, hayata ağlayarak başlıyoruz. Sonra hep o aynı güvenli, emin, sıcak yeri arıyoruz. Bir ev istiyoruz sığınabileceğimiz, bir aile istiyoruz hiç terk etmeyen, boş vermeyen, yok olmayan; bir sevgili istiyoruz bir ömürlük tamamlayan...
Oysa hayat doğum yarasının üzerine yeni yaralar eklemeye devam ediyor. Hiç incinmeden, bir kere bile düşmeden, hatta pes edip sonra yola yeniden devam etmeden hayatın günleri geçmiyor. Biz de her yaşadığımızı kalbimizde gizli gizli tuttuğumuz o deftere yazıyoruz: Yara Defteri'ne.
Ne kadar saklasak da, İnkar da etsek, Eninde sonunda defterimiz kadar oluyor hayattan anladığımız; ''Ona rağmen ve onun yüzünden'' kararlarla dolu...
Cem Toker adında eskiden mimar olan ama sonrasında yazar olan ve çok tanınan, sevilen, takip edilen, başkahramanımız ile sadece mailleşerek aşık olduğu Sedef Konuk. Mailleşmelerine başlarken birbirlerine fotoğraf göndermeyecekleri ve buluşmayacakları konusunda anlaşırlar. İki ayrı şehirde yaşamaktadırlar. Sedef İstanbul'da. Cem ise İzmir'de. Fakat kelimelerin gücü ile birbirlerine belli bir süre sonra sadece yazışarak aşık olurlar ve pek tabii birbirlerini merak da ederler. Fakat Cem evlidir ve Aylin adında da bir kızı vardır. Fakat Sedef ile olan iletişimleri Cem Toker'i çok etkiler ve ailesine yaratacağı yaraları düşünmez bile. Fakat herkes yaralıdır. Öyle değil mi? Geçmişten gelen ailemizin bizler üzerinden yarattığı yaralar zaten vardır ve biz de ailemize karşı yara açmak istemeyiz fakat insanoğlu işte :) Son zamanlarda Edebiyatta ilgi konusu olan ve özellikle Kuzey Ülkelerinin yazdığı güncel bir konuyu bizden de yazarımız Burcu Alsan yazmış. Aileden kalan travmaların, yaraların çocuklarına kaldığı miras. Evet bu konu kesinlikle çok önemli ve bunun üzerine olan yazıları ayrı seviyorum. Yazarımız da bu konuyu basit, anlaşılır ve akıcı bir şekilde yazmış. Tabi kurgusu ile de sürükleyici olmuş. Herkesin rahatlıkla okuyabileceği bir kitap. Ayrıca güzel bir kurgu da olabileceğinden dijital platformlarda da dizisi veya filmi çekilse net izlerim. Herkese keyifli okumalar. Kendinizi yaralarınızla birlikte sarıp, sarmalayın.
Yazarı şans eseri sosyal medyada keşfettim. Yeni kitabı görünce muhtemelen ilk alanlardanımdır. Kitap yaraları kapatmak yerine herkesin aslında bir yarası olduğu yaralarımızla dünyaya başladığımızı anlatıyor. Ben kitabı çok ama çok beğendim hüzünlü bir konusu var. Yazar çok başarılı ve çok tatlı bir anlatıma sahip 10 üzerinden 10
İlk kez Burcu Alşan okudum. Yaralanmış kişilerin, aşık oldukları kişileri yaralamamak için yanlarındaki kişileri nasıl da rahat yaralayabildiklerini gösteren bir hikaye Yazar karakterin duygularını akıcı bir dille okuyucuya geçiriyor. Epigrafları çok beğendim.
Bazı kısımlarını severek, bazı kısımlarını ise sıkılarak okudum. Sanki fazla uzatılmış gibiydi. Bir aşk hikayesinin, içinde olan tüm tarafların bakış açısıyla anlatılmasını sevdim. Öyle güzel cümleler vardı ki tekrar tekrar okuduğum. Yine de bir eksiklik var hissiyle bitirdim.
Konu güzel, hikaye kurgusu dengeli olsa da anlatıcının sürekli soru sorarak ve düşük, yarım, kafiyeli cümlelerle anlatması bir süre sonra sıkıcı geliyor.