“Onların tohumları el bebek gül bebek değil; el bebek öl bebekti.”
Annesinin günlüğünü almak için yola çıkan His Alatav, kendini büyük bir oyunun içinde bulmuştu. İmparator’un olmayan merhametine kalan His, Kanlı Kukla Resitalinden sağ çıkabilecek miydi?
Sağ çıkması gereken tek şey bu resital de değildi. Hayatı bir mumun alevine bağlı olan Alatav’ı önemli bir görev bekliyordu.
“El bebek konusunda haklısın. Ama hiç gül bebek olmadım. Öl bebektim.”
“Öl bebektim diyorsun ama ölümü unutmuşsun, kızım. Ne diyordum sana hep?”
“Memento mori.”
“Evet, memento mori. Ölümü hatırla, güzel kızım. Ölümü hatırla. Çünkü her şeyin sonu sen olacaksın.”
Her şeyin sonu olacağım. Hayır, sil. Yalnızca senin sonun olacağım.
Kurgusuna hayran kaldığım, sayfaları nasıl çevirdiğimi anlamadığım ve devamını okumak için sabırsızlandığım 𝑩𝒓𝒐𝒏𝒛 serisinin ilk kitabı Ş𝒆𝒚𝒕𝒂𝒏 ile sizlerleyim bugün de sayfa dostlarım. Bu arada belirteyim, yazarımızın kaleminden okuduğum ilk eser 𝑩𝒓𝒐𝒏𝒛 Ş𝒆𝒚𝒕𝒂𝒏 ama çok eminim son olmayacak. O zaman kısaca hemen kitabımızın konusundan bahsetmek istiyorum sizlere. Hikayemizin yaşandığı zamandan yıllar öncesinde kimse tarafından bilinmeyen, tanınmayan anlamına gelen 𝑨𝒓𝒌𝒂𝒏𝒂 adında gizli bir örgüt kurulmuş ve üyeleri de, içinde bulundukları düzeni değiştirerek yeni bir düzen kurmayı kendilerine ilke edilmişlerdir. Üç üye ile başlayan ve sayıları gün geçtikçe artan her bir 𝑨𝒓𝒌𝒂𝒏𝒂 üyesi de tarot kartı benzeri olarak tasarlanmış bir karta sahiptir. Örgütün kurucularından ve İmparatoriçe kartına sahip olan üyenin ihanet sebebiyle kartının yok edilmesi ise intikam ateşinin ortaya atılmasına neden olur. Örgütün dışında kalan genç kadının öfke ile dudaklarından dökülen kehanet gibi sözler ise gelecekte yaşanacakların habercesiydi. Zaman ilerlemiş, takvim yaprakları bir bir dökülürken 𝑨𝒓𝒌𝒂𝒏𝒂’da düzen için sözü geçen altı koltuğun sahibi yaptıkları toplantıda yerlerine geçecek varisler üzerine konuşuyorlardır. Beş numaralı koltuğun sahibi Haris Alatav’ın oğlu geçirdiği bir kaza sonucu felçli kalmış, diğer üyeler ise hiç beklemeden Haris’ten yeni bir varis ya da kartını teslim etmesini isterler. Haris Alatav kartını kaybetmemekte kararlıdır ama bu durumda zor olan oğullarına çok düşkün olan eşini bir çocuk daha doğurması için ikna edebilmektir. Başka bir çocuk istemeyen eşine zorla kötülüğün tohumunu eken Haris; nefretin, zorlamanın, istenilmeyenin tohumu ile dünyaya gelen Hisar (His) Alatav… Annesinin sevgisizliği, babasının acımasız kuralları ile büyümüş ve ünlü bir piyanist olan His’in tek bir hedefi vardır; annesinin gözyaşlarıyla ıslatarak yazdığı günlüğü bulup onu okuyabilmek… Diğer tarafta ise gizemlerle dolu, korkulan, örgüte başkaldıran Bronz vardır… Üstelik günlük Bronz’un elindedir ama Bronz hiç karşılıksız günlüğü His’e verecek mi ya da His alabilecek mi? Tüm cevaplar tabii ki 𝑩𝒓𝒐𝒏𝒛 Ş𝒆𝒚𝒕𝒂𝒏’da… Güçlü kadın hikayelerini seviyor ve okuduğunuz kurgunun içinde kaybolmak istiyorsanız eserimiz kesinlikle TAVSİYEMdir. Syf: 492 #k:466793 #y:135702
İlk kitabı okurken hiç bir şey anlamamıştım. yine de dedim devam edem. 2.yi okurken birşeyler anladığımı sandığımı anladım. Şaşırtıcı bir sürü şey oluyor. Bir sürü şey açıklandı ama kat ve kat da soru peydah oldu. Yine de kaos sevdiğim için kaotik kitap da hoşuma gidiyor.