Her gün mucizelerin yaşandığı hayatlara şahitlik ederken bir sonraki mucize biz olabiliriz; neden olmasın!
Bazen hayat bir ıslık çalar ve sen bu ıslığa döner bakarsın. O ıslık senin dikkatini çekerek hayatına yön vermen, harekete geçmen ya da durman, sakin kalman, düşünmen, fark etmen içindir. Bazense o ıslık beyninin içinde öyle bir yankılanmaya neden olur ki hayatının altı üstüne gelir. Elbette bu da sebepsiz değildir. Görmen gereken bir şey vardır: "Sen bu dünyaya tamamlanmaya, arınmaya ve tekamül sürecini sonlandırmaya geldin."
Eğer geçmişi, ruhlar alemini hatırlıyor ve ne yapmaya geldiğimizi biliyor olsaydık bunun adı "sınav" olmazdı, "arınma" olmazdı, "tekamül yolculuğu" olmazdı.
Islık kitabımda insanların düşüncelerine dönüştüklerini, çakralarımızın bu düşüncelerden nasıl etkilendiğini, yaşadığımız travmaların nasıl hastalıklara dönüştüğünü ve elbette tüm bunları nasıl değiştirebileceğimizi tüm detaylarıyla işledim. Tekamül sürecimizi tamamlamaya çalışırken karmalarımızın önümüze çıkardığı zorlukları, vermeye çalıştıkları mesajları ve yaşamsal döngülerimizi de ayrıntılı bir şekilde anlattım. Neyi, neden yaşadığımızı anlamadan ortaya koyduğumuz her türlü eylem karşılıksız kalacaktır. Bunu deneyimleyerek öğrenme imkanım olduğu için kendimi çok şanslı hissediyorum.
Bu kitap, hayatımda son birkaç yıldır tekrar eden bir olay döngüsünün içerisinde kendimi ruhen kaybolmuş, duygusal olarak incinmiş hissettiğim bir dönemde karşıma çıktı. Yaşamımın kaçınılmaz bir parçası haline gelen üzücü bazı olaylar, beni yolumdan şaşırtmıştı sanki. O durumda bana sorsanız, beni asla anlayamayacak şahıslarla, normalde asla dahil olmamam gereken olayların içine çekildiğimi söylerdim size. O günlerde kendimi ifade edebilmek için çok konuşuyor, yine de kimsenin beni anlamadığını düşünüyordum. Sesim, olduğundan daha yüksek çıkıyordu ama bunun kimseye bir faydası yoktu. Muhataplarımdan beklediğim reaksiyonu alamadığım için daha çok çıldırıyordum. Yapayalnızdım. İçinden çıkılması imkansız bir kör kuyuya atılmış gibi hissediyordum. Sonra bu kitap bana ulaştı ve plan dışı bir süreçte onu okumaya başladım.
Sanki evren, benimle bu kitap aracılığı ile konuşuyordu. Çaresizliğimi, öfkemi, ruhumun hasarlı parçalarını bana gösteriyor, anlamlandıramadığım ve aynı kişilerle sürekli tekrar eden olayları neden yaşadığımı bir bir anlatıyordu bana. Bunun bir sınav olduğunun farkındaydım ama bu sınavı nasıl vereceğimi bilmiyordum. “Yaşadığımız hayat kaderimiz değil, bizim seçimimiz” diyordu kitap. Okumaya devam ettikçe, kendimi o ana dek sahip olduğum öfke, kızgınlık, endişe gibi olumsuz duygulardan arındırmak, yenilerine bir kalkan oluşturmak ve asıl hedefime odaklanmak için neler yapılabileceğimle ilgili öneriler buldum ve uygulamaya geçtim. Çoğunluğunu yazarak ve zihinsel imajinasyon yoluyla gerçekleştirdiğimiz teknikleri uygulamaya çalıştım.
Bu kitapta okuyup uyguladıklarım, şu ana dek bana yaşadıklarımla ilgili önemli farkındalıklar kazandırdı. Duygusal olarak önemli bir ölçüde rahatlamamı sağladı. Mücadelem devam ediyor.. Bu teknikleri gündelik hayatımızın bir parçası haline getirip düzenli olarak uyguladığımızda dönüştüğümüz kişiden pekala memnun kalacağımıza inancım tam. Bu anlamda kitabın, herkes için ideal bir yaşam rehberi olabileceğini düşünüyorum.