What do you think?
Rate this book


Este ebook presenta "El arte de amar (texto completo, con índice activo)” con un sumario dinámico y detallado.
El Arte de amar es un poema didáctico escrito por Ovidio. Escrito en latín y publicados entre los años 2 a. C. y 2 d. C. consta de tres libros o cantos en los que facilita una serie de consejos sobre las relaciones amorosas: dónde encontrar mujeres, cómo cortejarlas, cómo conquistarlas, cómo mantener el amor, cómo recuperarlo, cómo evitar que nos lo roben, etc.
El primer libro les describe a los hombres, los lugares donde pueden encontrar a las mujeres libertas y la forma de agradarlas.
En el segundo, da consejos para conservar el amor conquistado de la mujer amada; estos relatos se presentan en tono didáctico pero rodeado de ironía y de parodia alegre.
El tercer libro está dedicado a las mujeres, aconsejándolas en la forma de agradar a los hombres y la manera de mantener su amor por largo tiempo.
Publio Ovidio Nasón (43 a. C.– 17 d. C.) fue un poeta romano. Sus obras más conocidas son Arte de amar y Las metamorfosis, obra esta última en verso que recoge relatos mitológicos procedentes del mundo griego adaptados a la cultura latina de su época.
95 pages, Kindle Edition
First published January 1, 1
On these occasions don't trust the lamps – they can lie:
Darkness and drink blur the judging eye.
Sentiat ex imis venerem resoluta medullis
Femina, et ex aequo res iuvet illa duos.
Let the woman feel love's act, unstrung to the very depths of her frame, and let that act delight both alike.
A fucked woman should melt to her core, and the pleasure
Be felt by both in equal measure.




Aç şemsiyesini bizzat sen tut sapından,
yolda yürürken, sen yol aç ona kalabalıkta.
Hiç durma getir taburesini şık divanının önüne,
Çıkar zarif ayaklarından terliklerini ya da giydir.
Sen soğuktan titresen bile, al sevgilinin elini
Koy üşümüş sinene, ısıt.
Rezil bir işmiş gibi düşünme (hoşlanacaksın, rezil olsa bile)
aynasını tutmayı, soylu elinde. (*)
...
Seni çağırdığında bir yere, bırak her şeyi,
koş, dikkat et, kalabalık itiş kakış yolundan etmesin seni. (48)
Akşam ziyafet bitmiş eve dönüyor diyelim,
çağırırsa, kölesi yerine sen gel yine.
Köydesin, baktım sana “gel” diyor - Aşk miskinden nefret eder:
araban yoksa, yaya al yolu.
Ne kasırgalar alıkoysun seni yolundan, ne yakıp kavuran Canicula,
ne de kar yağdığında bembeyaz olan yollar.
Aşk askerliğe benzer; çekip gidin, aylakçılar:
Ödlek adamlara verilmemeli bu sancaklar.
Gece ve kış, uzun yollar, amansız acılar
her tür zahmet var bu zarif ordugahta.
Dayanacaksın sıkça, sel gibi yağan yağmurlara, göklerdeki buluttan
buz keseceksin, çırılçıplak uzanacaksın toprağa (49)
Hasta ederse onu bu berbat hava,
Işte o zaman göster aşkını, şefkatini, sevdiğin kıza,
Önce ek ekinini, sonra biç orağınla doya doya.
Bırak huysuzlansın hastalığından, sıkılma sakın,
Ne yapmanı istiyorsa senden teveccüh gösterip de, bırak ellerini yapsın görevini.
Ağladığını görsün, öpücüklerininden sakın irkilme,
Ateşten kavrulmuş dudaklarıyla, bırak içsin gözyaşlarını.
Ama sakın yanaşmayın şık giyimli, yakışıklı görünen adamlara
saçlarını derli toplu taramış olanlarına.
Size ne söylüyorsa böyleleri, binlerce kadına söylemiştir önceden.
Aşkları seyyardır bunların, durup dinlenmez hiçbir yerde.
Kadının elinden ne gelir, sevdiği adam ondan daha narinse,
ondan daha fazla erkek takılmışsa peşine?
yalancı adama açmayın kapınızı (97)
I hate sex when it brings uneven joys:
that's why I don't like doing it with boys,
or girls who give out, thinking it a bind;
they're dry, and spinning wool is on their mind: (l. 683-686)



" width="500" height="250" alt"/>