Cevdet Kudret’in “hayatı gözlemlerine dayanarak, gerçekçi bir açıdan yansıttığını” belirttiği Selahattin Enis’in ilk romanı Neriman, duygulu ve tutkulu bir kalbin atışlarının hissedildiği şairane üslubu ile hüzünlü bir aşk hikâyesini anlatıyor. Selahattin Enis, Neriman ile Semih Vecdi arasındaki aşkla, dizginlenemez duyguların mantıkla çatışmasını psikolojik bir gözle işlerken kadın erkek ilişkilerindeki çelişkilerin ve evlilik kurumunun toplumsal eleştirisini de yapıyor. Yaşadığı dönemdeki birey-toplum çatışmasını natüralist ve determinist bir anlayışla ele alan Selahattin Enis’in Neriman romanı, güncelliğini bugün de koruyan muhtevasıyla dikkat çekiyor. Prof. Dr. Salim Çonoğlu’nun yayıma hazırladığı eser, Türk edebiyatı tarihinin unutulan isimlerinden Selahattin Enis’i yeniden okuyucularla buluşturuyor.
1892 yılında Antalya’da doğdu. Aslen Gürcistan’daki Atabek hanedanından gelir. Bu yüzden sonraları Atabeyoğlu soyadını aldı. Babası Jandarma Albayı Ahmet Enis, annesi Çeşme eşrafından bir ailenin kızı olan Naime Hanım’dır. İlk ve ortaöğrenimini babasının tayinleri dolayısıyla Anadolu’nun çeşitli yerlerinde tamamladı. Hukuk fakültesine girdi. Birinci Dünya Savaşı’nın çıkması üzerine öğrenimi yarım kaldı. Yedek subay olarak askerlik görevine başladı. Savaştan sonra Demiryolları’nda çalıştı, Ayan Meclisi katipliği, Denizyolları müfettişliği ve yayıncılık faaliyetlerinde bulundu. 11 Haziran 1942’de İstanbul’da vefat etti, Feriköy mezarlığına gömüldü.
Yayın hayatı on altı yıl sürdü. 1912 yılında Anadolu gazetesi (Konya), Rübab dergisinde ilk yazıları çıktı. Son Saat, Tanin, Şehâb (Konya), Barika (Konya) ve Vakit’te tefrika hâlinde eserlerini yayımladı. Natüralist bir yazar kimliğiyle mütareke yılları İstanbul’unun çarpık, çelişkilerle dolu hayatını olanca gerçekçiliği ve açık saçıklığıyla, abartmadan yazdı. Bu yüzden eserleri sakıncalı görüldüğü için kütüphane raflarında yer alamadı. Birçok eseri de ya tefrika hâlinde kaldı ya da müsveddeleri kayboldu.
Daha çok romancı ve gazeteci olarak tanınan Enis’in eserlerinin bellibaşlıları şunlardır: On yedi yaşındayken Konya’da yazdığı Neriman (1912), Zaniyeler (1924), Bataklık Çiçeği (hikâye mecmuası, 1924), Orta Malı (1925-1926), Sara (1926), Cehennem Yolcuları (1926), Ayarı Bozuklar (1926), Endam Aynası (1927).