Jump to ratings and reviews
Rate this book

Hatıralar

Rate this book
'Devlet kurmuş olanların hatıra yazmaları kolay değildir. Hatıralarda her şeyin söylenmesi ve doğru olarak söylenmesi lazımdır' diyen, büyük asker, diplomat ve devlet adamı sıfatlarıyla İsmet İnönü, Türkiye'nin en önemli dönemini tüm dürüstlüğü, içtenliği ve 'edip' üslubuyla aydınlatıyor.

680 pages, Paperback

First published January 1, 1987

2 people are currently reading
100 people want to read

About the author

İsmet İnönü

18 books3 followers

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
15 (50%)
4 stars
11 (36%)
3 stars
4 (13%)
2 stars
0 (0%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 3 of 3 reviews
Profile Image for Muhammed Taha.
5 reviews
January 20, 2016
Öncelikle kitapta pek çok mesele yüzeysel olarak anlatılmış. Buna rağmen bize dönemle ilgili bazı bilgiler veriyor. Bu bilgiler yanında İsmet İnönü’nün bazı konulardaki görüşlerini üstünkörü de olsa görme imkanı sağlıyor. Sarı Paşa- İnönü ilişkilerine ise çok az değinilmiş diyebilirim.
Birkaç ilginç gelen bilgilerden bahsetmek istiyorum.
Lozandan sonraki en çok sorulan soru başkentin neresi olacağı. İstanbul konusunda hem meclisten hem dışarıdaki diplomatlardan İnönü ve Sarı Paşa oldukça baskı alıyor. Ancak Ankara konusunda türlü sebeplerden ısrarcı oluyorlar. İsmet İnönü Ankara’nın başkent olmasını hilafetten kurtuluş yolu olarak görüyor. Ankara ise o dönem başkent olabilecek yeterliliğe sahip değil imiş, Vekiller evinden meclise at ile gelip gidiyorlar.
Hilafeti ise endişe yaratan bir şey olarak görüyorlar. Sarı Paşa, halifenin hükümet ile temas etme talebini çok sert bir dil ile reddediyor ve yoksayıyor. O kısmı okumalısınız.
Anayasadaki “Türkiye devletinin dini, din-i İslamdır” maddesini İnönü şöyle açıklıyor : Bu laikliğe aykırı bir madde ancak o dönemde hareketlerimizin din-i İslam’a mugayir olmadığını göstermek maksadı var.
Şeyh Sait isyanında İngilizlerin parmağından bahsediyor İnönü. Milli bir hareket olmadığından bahsediyor ve eğer Kürtler devlet olmak isteseydi Lozan’da bizimle beraber çalışmazlardı diyor. Hatta Sevr anlaşmasındaki Doğu Anadolu’daki Kürt devleti maddesinden de bahsediyor. Ancak çok ilginçtir o dönemde bile eğer Musul alınmaz ise ileride bir Kürt sorunu ile karşı karşıya kalacağımızı o zamanın meclisi dahi görüyor. Bundan bahsediyorlar ve Musul konusunda taviz verilmemesini talep ediyorlar. İnönü bunu görememiş veya görmek istememiş olacak.
Bu kısmı aynen alıntılıyorum, çünkü o zamanki İnönü ve Sarı Paşa zihniyetini gözler önüne seriyor: “ “Fırka, efkâr ve itikadi diniyeye hürmetkardır” sözü büyük reformlar ve inkılaplar yoluna girmiş Atatürk idaresi’ne karşı muhafazakar bir zihniyetin ifadesi olarak görünüyodu.” Reformların din-i İslam’a ne kadar mugayir olmadığı ortada bu cümlede. Bir diğer dikkat çeken ise “Atatürk idaresi”. Kitapta pek çok noktada göreceksiniz, bu idare ülkeyi yönetiyor, meclis buna tepkili ancak bu idare tavizsiz bir şekilde demokrasi anlayışı gütmeden ben ne dersem o olur kıvamında inkılapları bir bir gerçekleştiriyor. Zaten bu “ben ne dersem o olur” mantığının ne kadar nefret topladığını yıllar sonra Serbest Fırka teşekkülü ile anlıyorlar ve İnönü bu duruma hayret ettiğini belirtiyor.
“Medeni Kanun, İsviçre kanunundan tercüme edilmiştir” cümlesi de oldukça güzel. Uyarlanmıştır, esinlenilmiştir, referans alınmıştır değil, tercüme edilmiştir. Tercüme sırasındaki yanlışlardan da bahsediyor, içler acısı.
Harf inkılabı. İsmet İnönü’de “bir gecede cahil kalacağız” diyenlerden. Kesinlikle karşı çıkıyor. Atatürk idaresinden harf inkılabını isteyen kişi sadece Sarı Paşa. Buna rağmen gerçekleşiyor ve gerçekleşebiliyor. Çünkü bundan önce biri Osmanlı zamanındaki deneme, biri ise Enver Paşa’nın savaş öncesindeki denemesi başarısız oluyor. Bu noktada harf inkılabı sadece Sarı Paşa’nın istediği bir şey olmadığına dikkat çekmek isterim, sadece o dönem için, kalkınmaya çalışan bir ülke için yazı harfinin değiştirilmesi hiç kimse tarafından mantıklı bulunmamıştır.
Son olarak, son dönemde İnönü ile Sarı Paşa arasında şiddetli tartışmalar da geçiyor. İnönü, Paşanın çok içmesine oldukça tepkili. Hatta rakı sofrasında devlet kararı verilmesine çok sert çıkışları var.
İnönü bana kalırsa, Sarı Paşa’dan çok daha iyi bir devlet adamı. Paşa, İnönü kadar bilgili değil, temkinli değil, mantıklı değil. Ancak birbirlerini tamamladıklarını görüyoruz. İnönü ayrıca biraz daha muhafazakar. Kitapta İnönü gözünden Paşa ile Recep Tayyip Erdoğan’ın ne kadar benzer iktidar anlayışları olduğunu da göreceksiniz, şaşıracaksınız.
Profile Image for Ömür.
16 reviews1 follower
August 11, 2023
Kitap ilkokul yıllarından Atatürk'ün ölümüne ve İsmet İnönü'nün cumhurbaşkanı seçildiği tarihe kadar olan dönemi içeriyor. Dili doğal olarak birçok eski kelime içeriyor ancak bir süre sonra bu kelimelere aşina olarak öğreniyorsunuz. Osmanlı devrinden, kurtuluş savaşı yılları ve cumhuriyet döneminin ilk yılları da dahil olmak üzere askeri ve devlet işlerinin nasıl işlediğine dair canlı bir örnek veriyor kitap. Okurken gerçekten o yılları, yaşanan ıstırapları ve sevinçleri hissediyorsunuz. Devlet insanı olmak ne demek, nasıl sorumlulukları var kitabı okurken her aşamasında görüyorsunuz.

Lozan görüşmeleri ile ilgili kısmı ise büyük ilgiyle okudum ve doğum günümüz kabul ettiğim Lozan antlaşmasının ne zorluklar ve müzakerelerle imzalandığına şahit oldum.

Son olarak ülkesine adanmış bir ömür nasıl geçmiş bunu okuduğumu hissetim. Herkese tavsiye ederim.
Displaying 1 - 3 of 3 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.