Bu kitabın muhtevasını yalnız Türk şiirinin değil, dünyada da şiirin şaşı bir tesisatçı olmakla Yahudi olmamak arasına zorla tıkılmış haliyle canını dişine takıp nasıl idame-i hayat edebileceği sualinin cevabı teşkil ediyor. Hitama ermiş bu cevabın kime ne kıymet ifade ettiği mühim. Şiir dedikleri bir tüy olmasaydı ben şiir yazmazdım. O tüy şairin değil milletin dilinde bitmeseydi bu kitap da olmazdı; ama var işte, olmaz olsun bu kitap diyenlere rağmen var. Küfrün azametine, kâfirlerin haşmetine rağmen bu kitap var. Bir yandan çobanından padişahına kadar şair olan millete senet tedarik etmenin keyfini sürmek, diğer yandan her türden millet düşmanlarına her bakımdan nispet vermek, onları çatlatmak üzere var.
İsmet Özel, şair ve yazar. Bir süre Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde öğrenim gördükten sonra, Hacettepe Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı’ndan mezun oldu. 18 yıl Devlet Konservatuvarı’nda Fransızca okutmanlığı yaptı. Ataol Behramoğlu'yla birlikte Halkın Dostları dergisini kurdu ve yönetti. 1963’ten itibaren şiirleri yayımlanmaya başladı. 1974’te düşünsel ve ruhsal bir değişim yaşayarak yazı hayatına İslami düşünce çerçevesinde devam etti. Uzun yıllar çeşitli gazetelerde köşe yazarlığı yaptı. 2005’te Türkiye Yazarlar Birliği deneme ve üstün hizmet ödülünü kazandı. 9 şiir, 22 deneme, söyleşi, mektup ve 5 çeviri kitabına imza attı. 1978 yılında kaleme aldığı Üç Mesele (Teknik, Medeniyet, Yabancılaşma) en önemli kitaplarından biridir. 2007 yılında kurulan İstiklal Marşı Derneği'nin kurucusu ve hâlen genel başkanıdır.
Kitabın çoğunu atlayarak ve anlamadan-bir şiir kitabı nasıl anlaşılsın ki deseniz de azıcık olsun anlaşılabileceğini umarak- okudum. Bu yüzden puanlandırmıyorum. Şairin yakın bir dostundan duyduğuma göre bu kitaptaki tarzıyla İ.Özel dilin kökenine inmek istemiş.
Of not being a jew iyi şiir ama. Adamın kafasına küt diye iniyor.
Ev yıkık, kalp bozuk ve şarkı bitti. nereye gidelim o vakit şair?
İmla yanlışları şairin tercihi. Noktalamasızlıklar. Sesli okurken nerede duraklamak gerektiği konusundaki inanılmaz özgürlük. Layığınca okuyabilmek anlamına vakıf olabilmek için en az dört dil bilmek zorunluluğu. Türk kelimesi bütün evreni taşıyor, bir kendi anlamına layık değil. Çadırlar ve duvarlar ve kelimelerin arasındaki anlam geçişkenlikleri. İddia karga tulumba tahta çıkarılıyor, taht güneşe yakın olunca iddia eriyip basamaklardan akıyor kayboluyor. Söylemek istenen bazen tek cümleyle söylenebilir. Bazen söylenemez. Bazen söylenebilecekken üç cümleyle söylendiğinde şiddeti artar sanılabilir ama artmaz. Anlamın kelimeyle ilişkisi şiirin edebiyatla ilişkisi - ilişkisi. Oran orantı yok. Daha az kelime daha az mana değil, ama fazlası da fazla demek değil. Ben cümleler yazdığımda beni sevenler cümlelerimin kalbini kırıyor çünkü beni cümlelerimden daha fazla seviyorlar. Ancak İsmet Özel'in sevenleri İsmet Özel'in cümlelerini İsmet Özel'in kendisinden daha çok sevdikleri için adam gereğinden fazla konuşursa nasıl da rezil olacağını düşünüp de kes sesini be adam yok mu senin torunun, neden iki sayfa ile değil de beş yüz sayfa ile ıkınıyorsun diyemiyorlar.
İsmet Özel iyi bir şair, yani iyi şiir yazmışlığı var. Bu demek değil ki bütün bu kitabı okumalısınız. Bak ben okudum noldu. Türk oldum.
Kitapta beğendiğim şiirler: - Ölüm Kere Ölüm / Ölüm Kare - Je Me Rends Ou - Savaş Bitti - M'el-Ange - Molla Değildi Sofu Sanıldı Sade - Her Telâkide Bir Hayal - Boş Kovan
Usta Ölmeden Bana şiirini de "Öykü çıkabilir" diye işaretlemişim.
ikinci defa okumayı denedim ve yine başarılı olamadım. erbain kitabını sevsem de bu kitap bir türlü beni kendine çekemiyor, buradaki şiirlerini sevemiyorum. ismet özel'in türkçesi gerçekten çok kuvvetli, ama bu kuvvetini maalesef benim pek tercih etmediğim yönde kullanıyor, bu yüzden kolay kolay herhangi bir şiirini ciddiye alıp okuyamadım. derin meseleler, sert göndermeler içeren şiirlerden ziyade onlarca tekerleme okumuş gibi hissediyorum. ses oyunlarını severim, ama yerinde ve vaktinde yapılan ses oyunlarını severim. maalesef dili ve yapısı ses oyunları (assonance and consonance) üzerine kurulu bir kitabı sevemiyorum. iki yıldızı vermemin sebebi bazı şiirlerinde birer dize hoşuma gittiği ve kalbime dokunduğu içindir. ama işte, öyle dizelerden sonra tekerleme okuyunca tüm ciddiyeti kayboluyor.