biri bana kitabı dört kelimede tarif et dese -ki neden biri bana bu kitabı dört kelimede tarif et desin- şunları söylerim: ufuk açıcı, ezber bozucu. bütün bunlara karşın üslubu da alabildiğine sade. (geçtik dört kelimeyi)
babasının atatürk'ün reenkarnasyonu olduğundan şüphe edecek kadar ulusalcı bir aileden geliyorum. nişanyan'la tanışmam 2013 yazında "yanlış cumhuriyet"i okumama denk gelir. o kitabın ardından beynimin bir ucunda kalan argümanlar "ağır kitap"ın ardından tamamen içime sinmiş oldu. ermeni ve kürt sorunlarına, türkiye cumhuriyeti'nin kuruluşundaki olaylara dair resmi tarihten başka bir kaynak arayanlar için de ideal.
diğer taraftan neredeyse doğuştan inançsız biri olarak özellikle "din ve ahlak" konusu beni ayrıca bilinçlendirecek bir noktaya değinmiyor, ancak türkiye'de küçük sayılamayacak bir kesim için o bölümlerin de ufuk açıcı olduğunu kabul etmek gerekiyor. milattan sonraki peygamberlerin bu unvana ne zaman kavuştuğunu sorgulayan bölümleri ise kitabı okuyan herkeste heyecan -ya da öfke- yaratacaktır.
kabaca bir tahminle kitabın %30'unu oluşturan etimoloji bölümünden keyif alabilmek için sağlam bir temel gerekiyor. uygarlık tarihindeki devletlerin önemli kısmına hakim biri, kelimelerin seyahatinin sunduğu kültürel etkileşimden keyif alabilir, ancak benim gibi bu konuya yeni giriş yapanlar birçok ilginç devlet ismi arasında kaybolup gidecek.
nişanyan'ın son beş yılda yazdığı kısa yazıların kronolojik olarak bir derlemesi olan bu eser henüz sadece e-kitap formatında satılıyor. nişanyan'ı beş yıldır özellikle taraf'taki yazılarından takip edenler için okumak pek gerekli değil, ancak benim gibi nişanyan'la cicim aylarını yaşayanlar için etkileyici bir eser.
sırada aslanlı yol var. bakalım bunları yazabilecek kadar "manyak" bir adam kendi hayatını nasıl yazmış.