Ferit Orhan Pamuk is a Turkish novelist, screenwriter, academic, and recipient of the 2006 Nobel Prize in Literature. One of Turkey's most prominent novelists, he has sold over 13 million books in 63 languages, making him the country's best-selling writer. Pamuk's novels include Silent House, The White Castle, The Black Book, The New Life, My Name Is Red and Snow. He is the Robert Yik-Fong Tam Professor in the Humanities at Columbia University, where he teaches writing and comparative literature. He was elected to the American Philosophical Society in 2018. Of partial Circassian descent and born in Istanbul, Pamuk is the first Turkish Nobel laureate. He is also the recipient of numerous other literary awards. My Name Is Red won the 2002 Prix du Meilleur Livre Étranger, 2002 Premio Grinzane Cavour and 2003 International Dublin Literary Award. The European Writers' Parliament came about as a result of a joint proposal by Pamuk and José Saramago. Pamuk's willingness to write books about contentious historical and political events put him at risk of censure in his homeland. In 2005, a lawyer sued him over a statement acknowledging the Armenian genocide in the Ottoman Empire. Pamuk said his intention had been to highlight issues of freedom of speech in Turkey. The court initially declined to hear the case, but in 2011 Pamuk was ordered to pay 6,000 liras in compensation for having insulted the plaintiffs' honor.
Uzun zamandir Orhan Pamuk okumuyordum. Bu kitap o yuzden okudugum Orhan Pamuk kitaplarini hatirlatmasi, okumadiklarimi da merak etmem acisindan guzel bir derleme olmus.
اورهان پاموک داستانهای کوتاهی از مجموع چهل سال نویسندگیش رو در این کتاب جمع کرده که با اینکه قسمت هایی از دیگر رمان هاش هست به شکل مستقل میشه خوند. مثلا داستان اول راجع به جلادی هست که برای اولین بار چشمان کسی که میکشه رو نمیتونه فراموش کنه، یا در داستان دیگه داستان نقاشی درختی رو میخونیم که طی ماجرایی از کتاب خودش دور افتاده، ولی هر چی جلو میریم داستانها به سمتی میره که دو عنصر خاطرات کودکی و خاطرات مدرسه توش مشهوده. بعضی از داستانها جالبه اما در مجموع من انتظار خیلی بیشتری داشتم.
A very good read indeed and a good overview of style and development of Pamuk's themes and writing. I read it in Turkish, so I do not know how well the translator has managed to convey the very peculiar choice of grammatical, stylistic and as well as the richness of old Turkish used by Pamuk. There are the long "baroque" sentences that come over like Ottoman calligraphy as arabesque drawing lines; also the choice of vocabulary encompassing Persian and Arabic and many cultural references have a deepness that might be lost in translation. Another wonderful book by Orhan Pamuk.
Orhan Pamuk okumayalı o kadar uzun zaman oldu ki, bu kitabı keşfettiğimde gizli bir hazine bulmuş gibi hissettim. (Kitap 2013 yılında yayınlanmış, Kafamda Bir Tuhaflık'tan 1 sene önce. Yıl 2020. Okuyucu burada kendini yeriyor. Eh!)
Kitap Pamuk'un kitaplarındaki en güçlü hikayelerden oluşan bir çeşit derleme. Hepsini okuyan birisi için çok hoş bir geriye dönüş oluyor, özellikle Kara Kitap eserine bayılan ve her zaman ilk 5'te tutan biri olan bana harika bir okuma oldu. Uzun zamandır görmediğim bir arkadaşımı görmek gibiydi.
Orhan Pamuk hiç okumamış birisi için bu kitap bir tanıtım gibi sayılabilir mi, fikrimce sayılmaz. Çünkü Pamuk kendisi için en güçlü olan hikayelerini koymuş, Kar ya da Beyaz Kale'deki alıntılardan herkes aynı şekilde etkilenmeyebilir. En iyisi birkaç kitabını okuduktan sonra buna dönmek.
Orhan Pamuk'un ''Herkes için Orhan Pamuk'' gibi yanıltıcı bulduğum bir sloganla piyasaya sürülmüş kitabını zevkle okudum. Doğan Kardeş serisinden çıkmış olması ise şarşırttı beni. Kitap, Orhan Pamuk'un romanlarından kısaltılmış ve sadeleştirilmiş(!) parçalardan oluşsa bu seriden çıkışı şaşırtmazdı beni. ''Bu kitapta, şimdiye kadar yazdığım sayfalardan en kolay anlaşılabilir ve en güçlü olanları seçmeye çalıştım'' demiş Orhan Pamuk. Pamuk'un en kolay anlaşılır (güçlü olduklarına bir sözüm yok) dediği parçalar da Pamuk'un üslubunu (uzun cümleler, arka arkaya dizilmiş betimlemeler, kullandığı kimi teknikler, bkz. üstkurmaca tekniği, vs.) yansıtan ve okurun tüm dikkatiyle metne yoğunlaşmasını gerektiren parçalar. Bu parçaların romanların diğer kısımlarından kolaylık/zorluk açısından bir farkları olduğuna, bir Orhan Pamuk okuru olarak, ben inanmıyorum.
Bu seçme parçaları, özellikle daha önce hiç Orhan Pamuk okumamış olanlara tadımlık Orhan Pamuk sunması açısından önemli buldum. Ve benim gibi, henüz bütün romanlarını okumamış okuyucuları için ise diğer romanlarını da bir an önce okuma isteği uyandırdığı için dikkate değer.
Pamuk'un henüz yazma aşamasında olduğu yeni romanından bir parça da var kitapta. Hikaye beni çok heyecanlandırmadı. Ama, usta bir kurgucu olduğunu bildiğim Pamuk o hikayeyi nereye götürecek ve baştan sona üçüncü şahıs anlatımla mı sürdürecek merak ediyorum. Mevlut sınıf atlayacak mı? Mevlut baba mesleğine devam mı edecek? Romanın sonunda Mevlut ölürse hangi mezarlığa gömülecek?
Pamuk, kitabın başına bir epigraf koymuş: ''Hiçbir şey hayat kadar şaşırtıcı olamaz. Yazı hariç'' (İbni Zerhani)
Kafamda Bir Tuhaflık'la yine ve yeniden şaşırtınız beni Sayın Pamuk. Ve çok sayfalı bir roman yazınız. Kolaylıklar esenlikler..
این اولین کتابی بود که از اورحان پاموک خوندم؛ خیلی اتفاقی خریدمش، اول به این خاطر که در کل "داستان کوتاه" دوست دارم، دوم اینکه اسم کتاب رو دوست داشتم. معمولی بود؛ نویسنده یه سری داستان از بین رمانها و خاطراتش رو در قالب این کتاب درآورده. خوندنش خالی از لطف نبود اما آنچنان لطفی هم نداشت که بخوام به سایرین توصیه کنمش. نه از وقتی که واسه خوندنش صرف کردم پشیمونم، نه از خوندنش لذت خاصی نصیبم شد. معمولیِ معمولی
Pamuk is brilliant! What I find mind-blowing about his work is how he can turn ANY topic into an interesting story/writing! This book was a good collection of short sections from his novels. Though they were originally part of long stories of his novels, surprisingly they were still very interesting and independept stand alone pieces.
This book is like a trailer to Orhan Pamuk's literature. Recommended for those who haven't read any of his books and want to find out more on his world. I wish there were more stories from Beyaz Kale, Kar or other works.
Hepsi birbirinden güzel hikayeler tabii, ama bir geridönüşüm kitabı. Öykülerin hepsi Orhan Pamuk romanlarından derlenmiş parçalar. Kara Kitap, Kar, Kafamda Bir Tuhaflık Var, Benim Adım Kırmızı'dan alınmış kendi içinde bağımsız bir öykü gibi de okunabilecek bölümler. Sadık Orhan Pamuk okurları için sevilen eski dostlara bir ziyaret edip hatırlarını sormak gibi, ama yeni bir şey yok. Sadece kitabın girişinde Pamuk'un "tarihin çocukluğu ve çocukluğun tarihi" tartışmasını çok ilginç ve eğlenceli buldum. Pamuk romanlarına aşina olmayanlara iyi bir başlangıç olabilir.
Açıkçası ne umdum ve ne buldum dediğim bir eser oldu.. Önceki eserlerine atıfta bulunarak hikayeler oluşturulan bir kitap.. Nobel öldüllü bir yazar ama bu eseri beni sarmadı maalesef.. Okuduğum ve en az keyif aldığım eseri oldu..
همان پاموک خوب همیشگی با دغدغهی اسارتی نسبتاً دلپذیر در خاطرات "استانبول محزون" و فضاسازیهای مناسبی که سادهترین وقایع را بدست پاموک مبدل به داستانی خواندنی میکند. با سه داستان نهایی بیشتر درگیر شدم. داستانهای حقیقی مجموعه سهتای آخرند و بقیه بیشتر شبیه پاورقی. خاطرات پسری فقیر - شاید به قول خود پاموک، اورهانی دیگر، اورهانی فقیر- که در فراز و فرود احساسات نمیتواند به جبر زمانه غلبه کند. داستان تقابل یک قاتل و مقتول که ترجمانی از ماهیت بنیادگرایی است که دست به گریبان ترکیه هم شده است. پاموک صمیمانه نشان میدهد که تزویر، بیتفاوتی و ظلم طبقه حاکم چطور مولد بنیادگرایی و ترور در طبقات فرودست است. داستان مغازهی علاالدین داستان ارتباط آدمها و اشیا است. پاموک شیفتهی این روابط است. این شکل رابطه را به رابطه ی خود و استانبول به مثابه یک شئ بزرگ و یک هستی منسجم تسری میدهد.
با این همه درک نمیکنم چرا او باید نوبل بگیرد ولی کسی شبیه به مرادی کرمانی - که چندان طرفدارش نیستم- نه. علت را شاید باید در غربیمحوری آکادمی نوبل جست. ترکیه پشتش به جهان غرب میسابد. ترکیه به شکل خوشایند و گاه دریوزانهای غربیمآب است. غرب تصویر خود را در قامت هزار و یک شبی - اما زنگ زده- ی استانبول زیباتر میبیند تا در چهرهی ایران عجیب و بلاتکلیف
Yazarın kitaplarından seçme bölümler ustaca kurgulanmış. Özellikle Kar' dan alınmış 'Katil ile Maktul Arasında İlk ve Son Konuşma' günümüz için yazılmış adeta..
Tüm romanlarını zevkle okuduğum yazarın, 2014'te çıkacak 'Kafamda Bir Tuhaflık' adlı romanından 25 sayfalık uzunca bir bölüm yer alıyor kitapta..
1971 yılında 'Mevlut'un Ortaokul Yılları' nı ilgi ile okudum. Bizim kuşak için, okuduğumuz yıllara ait müthiş detaylar var. Kafamı kurcalayan soru şu; tabi ki kitabın tamamını görmeden ön yargıda bulunmak istemiyorum ama sanki yazar, çocukluk ve gençlik yıllarına sıkışmış kalmış gibi.. ' Masumiyet Müzesi' den sonra yine benzer bir kitap geliyor gibi. Mevcut okurlarına özellikle genç okurlar katabilmesi için, 'Beyaz Kale' de olduğu gibi daha fazla hayal gücüne dayanan, yazıldığı yıllar düşünüldüğünde 'Sessiz Ev' gibi güncel ögeler içeren bölümler bekliyoruz. Kim bilir belkide yazar yine bizi şaşırtacak, farklı açılımlar yapacaktır.
من که پاموک را و نثرش را می پسندم. اما احساس می کنم این داستانهای جدا نسبتی با هم نداشتند و ترجمه هم کمی می لنگید. اما برای گذران وقت کتاب سبک و خوش خوانی بود.
Yaşadığımız ülkeyi, dünyayı kendi anılarından ve yarattığı karakterlerin anılarından gözler önüne seren bir yazar ve o yazarın eserlerinin eksik kalan kısımlarından oluşan bir öykü kitabı... Acilen "Kar" kitabını da okumalıyım...
*Kitap, Pamuk'un çeşitli kitaplarından alınan -elbetteki- güzel metinleri içeriyor, ancak böylesi bir çalışmaya neden ihtiyaç duyuldu diye düşünmeden edemiyor insan. Sanırım Kafamda Bir Tuhaflık'ın tanıtım bölümünü yalnız bırakmamak, diğer metinler ile beslemek istediler. *Bu kitap Pamuk'un metinlerini hatırlamak isteyenler için güzel bir fırsat diyebilirim.
Aslına bakarsanız ilk başta heyecanlanıyorsunuz okurken. Bazı romanlarından bazı parçalar aldığı bu kitabın içinde daha önce o romanlarda net göremediğiniz ayrıntıları görüyorsunuz..Ama sonra daha önce bütünü okumanın verdiği tamamlanmışlık hissi içinde parçalar kayboluyor, silikleşiyor.. Ne biliyim sıkıştırıyor sizi, kendinden koparıyor.
ne kadar ilginç konular bulsa da ve hepimizin kaçtığı soruları soruyorum cesareti görüntüsünü verse de orhan pamuk anlatımıyla bir türlü o kuruluğu yetersizliği aşamıyor bu en basit en güçlü dediği metinlerde de
Sağlam bir okuyucuysaniz bir oturusta biter. Benim ilk O.P kitabım, yazar özellikle anlaşılır ve en güçlü kitaplarından alıntı yaptığını söylüyor. Son O.P kitabım olmayacak..
Orhan Pamuk'un farklı kitaplarından esinlenerek kısaca geçen bu kitabı keyifle okudum. Bu kitabı yayınlama ihtiyacını anlamasam da (anlamam da gerekmiyor) bu kitabı özetlerin kitabı olarak algılamak istemiyorum. Çünkü Orhan Pamuk'un özet yapmaya veya ''reklam/fragman'' üretmeye ihtiyacı yoktur. Yazarın bir amacı vardır, ona ''başarı'' ile ulaştığını görüyorum. Nasıl? Bu kitabı okurken (önceden farklı kitaplarında okuduğum parçalar olduğuna rağmen) gayet zevk aldım.
Özellikle Orhan Pamuk'u hiç okumamış olup da okuma niyeti taşıyanlara tavsiye ederim. Hangi roman okuyacağına dair bu kitapta tercih yapabilirler, ki ben yine Orhan Pamuk'un benim gözümde gözdesi olan 'İstanbul' kitabını yeniden seçer yeniden baştan okurdum.
Ben Bir Ağacım Orhan Pamuk’un 2013 yılına kadar yazdığı çeşitli kitaplarından alınan bölümleri içeren bir kitap.
Yazar “Bu kitapta şimdiye kadar yazdığım sayfalardan en kolay anlaşılabilir ve en güçlü olanları seçmeye çalıştım.” demiş. Bazı kitaplardan alıntıları okurken bunlar en kolay anlaşılabilenlerse kitabın tamamı nasıldır acaba diye düşündüm.
Bu kitap bir yandan okuduğunuz Orhan Pamuk kitaplarını hatırlatırken bir yandan da okumadıklarınız hakkında genel bir bilgi edinmenizi sağlıyor.