Onların Hikâyesi nefretle alevlendi, aşkla mühürlendi!
Birbirlerinden nefret eden iki insandı onlar… Oysa evlendiler…
Uslanmaz bir asosyal olan İlkim’in hayatındaki tek amaç başarılı bir bilim kadını olmaktır… Onun modayla, makyajla işi yoktur ve gözlüğünün ardındaki dünyada ders notlarıyla mutludur.
Evlenmek için hayallerinin profesörünü beklerken, karşısına tehlikeli, kaba, bilimden anlamayan, öfkeli bir işadamı çıkar. Martin Turner… Bu Amerikalı adamla asla evlenmemesi gerektiğini bilse de muhteşem kariyerinin anahtarının onun ellerinde olması işleri rayından çıkaracaktır.
Genç kız, ilk andan beri koşarak kaçmak istediği bu yakışıklı ve karanlık adama, hayatının tüm ideallerini çiğneyerek tutkuyla çekilirken ilk kez gerçek bir kadın gibi hissetmeye başlar.
Ve genç adam, gizli çıkarları uğruna evlendiği bu kızı Amerika’ya götürdüğü gün ondan kurtulma planları yaparken, sessiz karısı hayatının merkezine yerleşir.
Aşk nefreti gölgesi gibi takip ederken bu nefretten bir aşk doğabilir mi…
Peki ya sırlar açığa çıktığında gerçek aşk yalanlara direnebilir mi?
Asude, 1986 yılında doğdu. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesinden mezun oldu. Eğitim hayatından itibaren yazmaya ilgi duyan yazar, üniversite yılları sırasında birçok senaryo ve kısa öyküye imza attı.Sosyal medyada çeşitli hikayeler, romanlar yayınladıktan sonra ilk kitabı Gül ve Avcı'yı 2013 Yılında çıkardı. Pabucumun Ajanı ile başarısını taçlandıran yazar,kitaplarıyla okuru gündelik hayatın streslerinden uzaklaştırıp, gülümsetmek istediğini söylüyor. Eserleri romantik komedi, tarihi ve dram türündedir.
Çok kısa sürede bitirdiğim nefis bir kitapt. Asude Romantik Komedinin en iyi yazarlarından biri olma yolunda başarıyla ilerliyor. Bu kitapta da okuyucuyu yanıltmadı, tatlı, eğlenceli bir aşkın yanında öfkeli aşıkların da olduğu çok güzel iki hikaye geçen bu kitabı herkese tavsiye ediyorum. Diğer kitapları gibi harikaydı.
aylar sonra bir gün içerisinde bitirdiğim ilk kitap olduğunda Dikkat! Aşk Çıkabilir benim hayatımda hep özel bir yere sahip olacak :D Tabi Martin Turner'da :D
Birbirinden zıt iki insanın önce nefret sonra da tutkulu, eğlenceli, heyecanlı aşkı... Bir yanda da mary ve seth var. yıllar önce ayrılmalarına rağmen aşk,özlem ve tutku öylece duruyor.Kavuşmaları ise insanı hayran bırakıyor. Çok beğendiğim bir Asude kitabı daha. Bence on numara beş yıldız ve kesinlikle okunmalı :)
Dikkat! Aşk Çıkabilir türünün en iyi örneklerinden, bağımlısı olunacak bir kitap. Nefrete rağmen es geçilemeyen çekim,tutku ve karşı konulamayacak Aşk... Ben şiddetle tavsiye ederim :)
Türünün en iyi örneklerinden biri. Okurken tek bir satırda sıkılmadım ve inanılmaz derecede akıcı buldum. Amerikalı bir adamla Türk kızımız çok sempatik bir çift oldular. Romantik komedi türünü Türk bir yazarın bu türü bu kadar ustaca yazması büyük bir mutluluk verici. Karakterler, hikaye, konu her şeyiyle güzel bir bütünlük içindeydi. hiç bitmesin isterken bitti. İlkim'in derlserinden başkasını düşünmeyen bir öğrenciden bir kadına dönüşü okunmaya değer. tabi mafyavari bir adamın aşık bir adama dönüşüde öyle. mutlaka okuyun
Pabucumun Ajanı'nı okuduktan sonra bu kadar seveni varken acaba sorun bende mi diye düşünmüştüm. Sırf bu yüzden İlkim ve Martin'in kitabını da okuyayım, belki ön yargılı davranmışımdır dedim. Ama bu kitaptan sonra kesin olarak anladım ki pek de bana hitap etmiyor. Karakterlerle bir türlü yıldızımız barışamadı. İlerleyen zamanlarda belki tekrar okumayı denerim ama şimdilik düşüncelerim bu şekilde.
Bitmesini istemeyeceğiniz enfes bir roman. tadı damağınızda kalacak. Aşkın en güzel en saf hali, hem komik hem aksiyonlu bir değil iki aşk hikayesi. Aşk romanları sevenler kaçırmamalı
Asude yazdıysa o kitap okunmalıdır bence. Bu kitap da beni yanıltmadı ve çok yoğun olduğum halde kısa bir sürede bitirdim. Eğer kafa dağıtmak için güzel bir kitap arıyorsanız tavsiyemdir
Yazarı Asude olduğu için çıkar çıkmaz elime almak için sabırsızlandığım bir kitaptı. Günler ayları aylar yılları kovalamadan Ephesus Yayınları bizi kitabımıza kavuşturdu.
Kitaba anlatacak olursam ki böylesine harika bir eseri anlatmaya yetecek cümleleri kurmak benim için oldukça zor , fakat bir denemek lazım.
Bir kız düşünün 23 yaşında, asosyal, annesinin brownisi, gözünde gözlüğü kucağında kitapları, dilinde Latince kelimeler. Kazaklarına çok düşkün ve kesinlikle kumral!!
Bir adam düşünün 31 yaşında, tehlikeli, delici mavi gözleri elinde ki glock'dan daha hızlı ve etkili, muhteşem, yaşayan taş örneğinin canlı tespiti, öfkelendiğinde karşısındakinin cinsiyetini ayırt edemeyecek kadar kaba ve kesinlikle sarışın bayanlar tercihi!!
Cümlede de denildiği gibi, Onların hikayesi nefretle alevlendi, aşkla mühürlendi! Birbirine tamamen zıt olan çiftimizden ilkim'in utangaçlığını üzerinden atıp dünyaya açılmasını okurken gülüp eğlenecek, Martin'in aşkla tanışmasında hüzünlenecek ve tekrar gülüp eğleneceksiniz. Birde kitabın sürprizi var ki Martin'in ablası Mary ile eski eşi Seth arasında ki aşkın tekrar alevlenmesini nefesinizi tutarak takip edeceksiniz.
Son olarak söylemek isterim ki DİKKAT! AŞK ÇIKABİLİR kim bilir belki yarın, belki yarından da yakın.
Yazarın her kitabına hasta olduğumu söylemiş miydim? Yine dehşet güzellikte bir kitapla karşımızda. İlkim Acaroğlu, Martin Turner aşkına ayılıp bayılabilirim ama en çok Mary ve Seth'e hasta oldum. Hatta aşık oldum. Sethhh ah o nasıl bir karakterdi. Hayallerimi, rüyalarımı süsleyen bir adam haline geldi. iki çiftin hikayesi de çok güzeldi. Hele o mutlu sonlar ah ahh neredeyse ağlayacaktım. bende böyle mutlu sonlar istiyorum :D okuyun okutturun
Sıcaklardan mı bilmiyorum ama birazcık bile beğenmediğim her kitabı yarım bırakmaya başladım bu aralar. Kafam kaldırmıyor resmen. Aslında bunu da yarım bırakıcaktım ama vicdanım el vermedi, atlaya atlaya bitirdim işte. Sonu öyle bir mutlu bitti ki hadi ayıp olmasın diye 2 puan verdim. Sonuç olarak öğrenmiş oldum ki Asude benlik bir yazar değilmiş. :D
Kitap güzel ve eğlenceliydi, romantik komedi tarzındaydı, eleştirdiğim bir iki yer var tabi hatta kafamı karıştıran, ama geneline bakınca sevdim.
İlkim, kafasını kitaplarından ve makalelerinden kaldırmayan derslerinden başka hiç bir şey düşünmeyen ve Stanford'da okuma hayali kuran bir Bilim kadını adayı.
Böyle bir kızın karşısına, sürekli öfkeli, her olayda eli belindeki silaha giden, vurmaya kırmaya meraklı bir Mağara ( pardon mafya) adamı çıkarsa ne olur , işte Asude neler olduğunu muhteşem kalemiyle yazmış,
Kitabı o kurken bir ayağınız Türkiye'de diğer Amerika'da iki ülkede de olaylar hiç hızını azaltmıyor bu ikilinin didişmelerini, birbirlerine aşık olmalarını, yanlış anlaşılmaları ve bundan doğan çılgınlıkları keyifle okuyacaksınız :)
Aslında bu kitapta İlkim ve Martin dışında harika bir çift daha var, Martin'in kız kardeşi Maryson ve boşandığı eşi Seth, eski eşi diyecektim vazgeçtim, zira ikisi de birbirleri için hiçte eskimiş değiller, üstelik onları birbirine bağlayan zeki ve tatlımı tatlı kızları janet var ..
Maryson ve Seth hala birbirlerine aşık ve tutkuyla bağlılar, onların tanışmaları çocukluklarına dayanıyor, Maryson'ın sevdiği ve birlikte olduğu ilk ve tek adam Seth, her ne kadar yıllar önce boşanmış olsalar da dediğim gibi hala birbirlerine deli gibi aşık bir çift.
Maryson inatçı, güzel ve çetin ceviz bir avukat Seth ise en az genç kadın kadar gururlu ve mağrur asla ilk adımı atmamaya kesin kararlı , bir araba tamirhanesi var daha başka şeyleri de var, asilik yakışıklılık ve karizma...
Onların anlatıldığı satırları çok seveceksiniz ,bence bu ikiliden bir kitap harika olurdu keşke olsaydı : (
Dikkat Aşk Çıkabilir yazarın okuduğum ikinci kitabı , daha önce Gül ve Avcı kitabını okumuştum ona da bayılmıştım :)
Not: Tekin Soyönder'in kitabını sabırsızlıkla bekliyorum :)
Asude ilk basıldığından beri bir kitabını okumak istiyordum fakat kısmet bugüneymiş; eğer ukitap'la tanışıp takas yoluyla edinmemiş olsaydım bu kitabı, büyük ihtimalle uzunca bir süre daha Asude okumayacaktım çünkü pek emin olamıyordum sevip sevmeyeceğimden ve bu kumara da 25 lira vermeye pek hevesli değildim doğrusu. Bu ilk kitap bana genel bir bakış açısı kazandırdı o açıdan ve aslında beklediğimden, kitabın bende en başta yarattığı izlenimden daha eğlenceli bir yolculuktu. Birkaç noktada yazara ve kitaba isyan ettiğim oldu ama her şeyin bir sırası var...
Öncelikle dilden başlamak istiyorum, çünkü beklentimin en aşıldığı konu buydu. Bundan önce sadece tek bir "internet yazarı"nın basılmış kitabını okumuş, yorumu okuyanların bildiği üzere de pek beğenmemiştim ve kitabın ilk başlarında benzer bir anlatımsal sorunla karşılaşacağımdan korkarak, biraz da onun önyargısıyla başladım denebilir okumaya. Şansıma, Asude, raflardan çekip çıkartabileceğim herhangi bir gençlik ve romantik yazarının diline sahipti; kendine özgü bir tınısı olduğundan söz edemeyeceğim fakat kulak tırmalayıcı değildi, oldukça akıcıydı ve kitaba uyuyordu. Bunlar da benim için yeterliydi.
Bence klasikleşmiş ama hiç sıkılmayacağız bir Asude kitabı görüyoruz. Tuna- Deniz ya da Tekin-Rüya karakterini okuyanlar anlamıştır büyük ihtimalle. Bu kitapta ise Martin ve İlkim in hikayesini okuyoruz. Tesadüf üzerine tanışıp üstüne de gelen bir sürü olay neticesinde Martin ve İlkim kendini nikah masasında buluyor (Spolier değil kitabın arasında yazıyor). İkisininde bu evlilikten alacağı kazançlar var. Mesele İklimin yüksek lisans için kabul edildiği Stanford Üniversitesi. İlkim çok çalışkan biyolojiye ve bilme aşık bir kadın. Üniversiteye giderilmesi için tek çaresi Martin ile evlenmek. Peki Martin in kazancı ne? Kitaptaki sevmediğim kısım ise bölümlerin çok uzun olması. Tamam çok alıcıydı ama bölümlerin sıklığı kitabı daha iyi yapabilirdi. Bir de arada İlkime o kadar kızdım ki... Hele de peruk taktığı sahnede. Bir de kapağını o kadar sevmeme rağmen bütün kitapları ciltli iken bu kitabın ciltsiz olmaması üzdü beni vallahi . Ama olsundu. Yine Asude den süper bir aşk kitabı okudum. Asude okuyucularından okumayan varsa tavsiye ediyorum 😘 8/10
Kitapta sevmediğim tek şey ilk başlarda sürekli didişen çift daha sonra aşkım, canım gibi aşk sözcüklerini daha sık kullanmaya başladı. Kafayı yedim.
Ahah! Bir de şu var. Kızın adını ilk yüz sayfa boyunca İklim sandım. Daha sonra Martin kızın adını düşününce(e tabi ki bende okuyunca) gerilere dönüp kızın adına tekrar baktım(hunharca gülme efekti). Kızın adı meğerse İlkim'miş.
Kitabı çok sevdim :3 Yer yer güldüm. Yer yer de Martin'in kalın kafalığına küfrettim. İlkim'e kendimi çok yakın hissettim çünkü karakterimiz gözlüklü! İlk defa kendim gibi gözlüklü bir karakterin hikayesini okudum. İnanılmaz güzel bir şey. Çünkü karakterde kendimden bir sürü parçalar gördüm.
**düşüncelerim değişmedi. asude çok şahane bir yazar
Bugün kısa bir süre önce bitirdiğim kitaptan bahsetmek istiyorum. Dikkat! Aşk Çıkabilir. Kitap Asude den okuduğum ikinci kitap ve gerçekten çok güzel bir kitap. Çok akıcıydı. Kitabın konusundan bahsedecek olursam; Birbirinden çok farklı olan iki insan Martin (adam New York'ta yaşıyor) ve İlkim. İlkim tam bir bilim manyağı, asosyal, "Inek" diye tabir ettiğimiz tipten bir kız, Martin her istediğinin olmasını isteyen, kaba, 'mafya babası'
Güzel kitaptı. Çiftin ilişkisi hoşuma gittiği gibi yer yer sıkıldığım anlar da oldu.Kitabın bir yerinden sonrasını Maryson ve Seth için okudum desem yalan olmaz! Çünkü onların hikâyesi daha çarpıcı geldi. Ayrı kitap olsaymış keşke. :D
Kitaplığıma şöyle bir baktım da, şimdiye kadar yaklaşık bir 100 sayfasını okuduktan sonra(bir kitaba devam etme kararı almam için benim sınırım 100 sayfa) 'ben bu kitabı hayatta bitir-e-mem' dediğim tek kitap Sinestezya o da içeriği umduğum gibi olmadığı için yoksa kitabın anlatımı fena değildi. Bugün itibari ile de o listeye Dikkat!Aşk Çıkabilir eklendi. Aslında yazardan beklentim yüksekti, bir arkadaşım kendisini çok tavsiye etmişti, bir sayfada da hakkında güzel yorumlar okuyunca dayanamadım okumaya karar verdim. Konusu çok ilgimi çekmez belki diye emin olamamıştım ama anlatımının iyi olacağını düşünüyordum ; tam tersi oldu. Umduğumu bulamadım, çok da yıkıcı eleştiri yapmak istemiyorum ama yazarın -bu kitaptaki- anlatımını benim için tek bir cümle ile özetlemek istersem: 'çevirisi kötü yapılmış bir kitaptan farksızdı, oldukça yapay duruyordu cümleler ; yabancı karakterden bahsetmiyorum tüm karakterlerin öyleydi'. Bir Türk yazardan -ki kaç kitabı basılmış ve oldukça da sevilen bir yazar- böylesine kötü bir anlatım beklemiyordum ne yalan söyleyeyim. Cümleleri atlayarak ancak 170 sayfasını falan okudum kitabın, konu aslında romantik kitapları da sever biri olarak sevdiğim tarzdaydı -tema orijinal değildi ama ben nedense sahte evlilik temasını seviyorum, bu temaya sahip kitapların çoğunu da gözümü kırpmadan okurum - yine de dediğim gibi bir kitabın cilası anlatımıdır ve bu kitapta ondan eser yoktu. Bu da çok büyük bir eksiklik benim nazarımda. Kısacası: Hayalkırıklığı...
Not: Tabi unutmayalım tüm yorumlar kişiseldir, benim kitaplarda en çok dikkat ettiğim nokta yazarın dili kullanımıdır -imladan ya da yazım hatalarından arınık olmasından bahsetmiyorum-, kitapları da çoğunlukla bu çerçevede değerlendiririm özellikle Türkçe kitapları.
-Zengin, kasıntı, öfkeli, her geceyi başka bir kadınla geçiren ve yakışıklılıktan ölen bir iş adamı.
-Zengin/orta halli, neşeli, eğlenceli, saçma sapan esprileri olan, aptal,güzellikler kraliçesi olan ama kendini beğenmeyen bir kız.
-Olay örgüsü aynen şöyle olacak: Esas kız esas oğlana şebeklikler yapacak. Esas oğlan esas kızdan nefret edecek ve ona acımasız sözler söyleyip işkenceler çektirecek. Esas kız da bu oğlana saçma sapan isimler takacak. Sonra esas oğlan yavaştan bu esas kızımıza yumuşamaya başlayacak ve ona aşık olacak. Sonra bunlar sevgili olacaklar falan. Bir barışıp, bir küsecekler. Kız da çok gurursuz olacak ha, esas oğlan kötü bir şey yaptığı zaman hemen affedebilecek.
-Kitabı 500-600 sayfaya çıkarabilmek için kitaba eklenen bir yan çift. Bu yan çift olmazsa olmaz, esas çiftin en tırt yaşadığı şeyde hikâye kesilecek, yan çiftin hikâyesi yazılacak.
-Muhakkak bir ara bozucu eklemelisiniz! Bu ara bozucu kesinlikle seksiler kraliçesi olan bir kadın olmalı. Bu kadın kitapta çok ama çok az yer alacak ama görünmez hamlelerle çiftimizin arasını bozacak.
Ben bu kitabı pabucumun ajanından saha çok sevdim.Hatta Martin'i Tuna'dan daha çok sevdim siz düşünün yani :D Yine nefretle başlayan bir aşk yine soluksuz okuduğum bir kitap.Çok seviyorum çekişmeli,kavgalı aşkları :D
İlkim'in bilime olan takıntısı biraz abartılı olsa bile her şeye bilimle cevap veriyor olması o lafları beni benden aldı :D Martin'in o havalı tavırları sinirli halleri beni benden aldı :D Seth ve Mary arasındaki olaylar aşkları beni benden aldı :D Yani kısaca bu kitap beni benden aldı :D
Şimdi sırada Tekin ve Rüya aşkını beklemek kaldı ki ben Tekin'e resmen aşığım :D
Yazarın kalemi güzeldi ama bilmiyorum, ben karakterlere pek ısınamadım. Ne bileyim, Mary ve Seth'in hikayesi olsaydı daha çok severdim ki sırf onların ara ara karşımıza çıkması yüzünden okudum sonuna kadar.
Martin Turner, benim sinirlerimi çok bozan bir karakterdi. Hemde baştan sona. İlkim'e ona göre daha ısındım. Kızın kendine has tarzı hoştu. En sevdiğim sahne ise Martin'in sevdiğini söyleyiş tarzıydı. Tam İlkim'e göreydi...
Her ayrılmalarında onları birleştirecek bir bebek haberi bekledim ama çok sonlara geldi. İkizler ve Joseph'in gelişi güzeldi.
Asude'nin daha önce Papucumun Ajanı'nı okumuştum ve inanılmaz beğenmiştim.
Şimdi ise bu kitabını merakla beklerken tam bir hüsranla karşılaştım. Kızın inanılmaz EZİK olması kabus gibiydi. Sayfalar bitmek bilmedi. Martin ise bence dengesizin önde gideni.
Bu kitapta sevdiğim tek şey "MarySeth ve Janet" oldu..
kitap güzeldi ama krakterler çok ımm sevimsizdi. adam eften püften herşeye kızıyor.kızda ağlasam mı gülsem mi bilemiyor.. yani espiriler, dil gerçekten eğlenceliydi. karakterlere ısınamadım sadece... bide şey diyeceğim.yazar baya araştırıp yazmış sanırım.kızımızın konuşmaları, latince detaylar yaşayan taş vs. hoşuma gitti :)
Eğlenceli, okuması keyifli, tatlı bir kitaptı. Bilimsel terimlerle aşk itirafı olayına bayıldım gerçekten. tavsiye ederim, romantik komedi olarak oldukça başarılı bir kitaptı.
Merhaba. Asude'nin bir kaç kitabını bayıla bayıla okumama rağmen bu kitabını sevemedim. Gülemedim de, oysa Pabucumun ajanında her şey dolu dizgindi. Sevememin nedeni belki de çok durgun ve fazla bilimsel olmasıydı. Konusuna gelince Ilkim kızımız asosyal ve tam bir bilim aşığı , Martin oğlumuz ise yine karanlık yönleri olan yaşayan taş bir adam. İlkim üniversite de Suat hocanın asistanı.Bir akşam arkadaş görünümlü yılanların binbir ısrarı ile not dolu olan çantasıyla onu çağırdıkları bara gidiyor. İlerleyen dakikalarda alkolle arası olmayan İlkim kendine soda alıyor. Sodasının sonuna geldiğinde iyiden iyiye çakır keyif olup yeniden kızlar için içecek almaya gittiği yerde yaşayan taşa yani Martin'e rastlıyor. E tabi kafa güzel karşısındaki adam güzel başlıyor saçmalayamaya.
Gerçek dışı bir aşk hikayesi. Gerçek hayatta asla olamayacak kadar uçlarda karakterlerle ve absürd olaylarla dolu bir roman olmasına rağmen çok akıcı bir dilde yazılmış. Oldukça kalın bir roman; ama su gibi akıyor ve keyifle okunuyor. Belki de her kadının içtenlikle arzuladığı, ne kadar saçma ve hatalı davranırsa davransın, onu bırakıp gitmeyen ve bütün egosunu ezip “Senin için doğru adam benim.” diyen bir erkek, diye düşündürttü bana.