Kızdıkça tüm dünyayı boynuzlarının üzerinde sarsan öküz masalına inandığı çocukluk çağlarını çoktan geride bırakmıştı insanlık. İnsanlığın büyüme çağında tarihi, olayları açıklayacak yasalar, neden sonuç ilişkileri vardı artık.
Yine de altın çağlara, masumiyetini ve iyiliğini onaylatacağı karşıtlıklar dünyasına dönmek istiyordu. Görünmez düşmanların yok ettiği pembe panjurlu bir ülkede insanlar birbirlerine soruyorlardı: Ya hiçbir şey göründüğü gibi değilse?
Doğan Gürpınar, komploların tarihini ve ideolojik kökenlerini incelediği çalışmasında, her şeyin aslında göründüğü gibi olduğu bir dünyanın kapılarını açıyor.
Bir çırpıda heyecanla okunabilen bu şaheserde Doğan Hoca komplo teorisi denen şeyin ne olduğu, ne gibi unsurlar taşıdığı, komplo teorilerinin ortak noktalarının neler olduğu, bunlara toplumların neden yöneliyor olabileceği gibi sorulara yanıtlar arıyor. Yine Türkiye'de hepimizin aşina olduğu komplo teorilerinin tarihlerine kısa bir gezinti yaptırarak bu teorilerin de aslında "yerli ve milli" olmadığını, büyük bir çoğunluğunun batıdan ithal edildiğini gösteriyor. Kitap ulusalcı ve islamcı komplo teorilerine de ayrı birer bölüm açarak bunları inceliyor. En eğlenceli kısımlardan birisi burası zira özelllikle ulusalcı komplo teorilerine ilişkin bölüm sizi geçmişe, Türkiye'nin bor çıkarmasına izin verilmediği konusunda herkesin hemfikir olduğu zamanlara ışınlıyor. Komplo teorilerine merağınız var ise, kesinlikle okumalısınız.
Pozitif komplo negatif komplo ayrımı yok. Pozitif komplolarların icad edilmiş geleneklerle ilişkisi de olsa muhateşem olurdu. Pozitif komplo mesela Güneş Dil teorisi, herkes Türktür vs. Kemalizm. Mesela Tanrı. Negatif komploların en büyüğü Şeytan. Yani bir komplo teorisi olarak din. Bu bağlantılar yok kitapta. Darbe girişimi bilerek kitaba alınmamış. Tekrar incelenmesi gerek.