Nasılsa kendini kaybetmeyen birinin sesini duymaya başlıyorum. Belki de insan değil. Belki de o şehirde olup bitenleri, gelecek kuşakların iyi anlamaları için, yavaş yavaş ve bulandırmadan anlatan biri. Belki bir mantık, bir akıl. Ama hiçbir zaman tarih değil. Belki onunkine benzer bir dille, dinlememiz için peşine takılmış biri. Onunla istediğimiz an dar sokaklarda, meydanlarda, bulvarlarda karşılaşabiliriz. Bize Maraş´ın ilkin İngilizler, daha sonra da Fransızlar tarafından işgal edildiğini, şehir halkının nasıl tecavüze uğradığını, bunlardan en önemlisi olarak, ermeni devriyelerinin kadınlara nasıl ve niçin sataştığını ve Sütçü İmam´ın bunları nasıl tabancasıyla susturduğunu anlatacaktır....
Cahit Zarifoğlu, 1940’da Ankara’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi. Öğrencilik yıllarında sırasıyla ilkokullarda öğretmen vekilliği, çeşitli gazete ve haftalık dergilerde musahhih ve teknik sekreterlik, bazı özel şirketlerde tercümanlık, muhasebe yardımcılığı yaptı. Askerliğinin kıta hizmetini Sarıkamış Dağcı Alayı’nda ve 1974 Kıbrıs Harekâtı’nı müteakip Kıbrıs’ta ikmal etti.
Goethe Enstitüsü’nün dil kurslarına katılmak üzere iki defa Almanya’ya gitti. Bu sırada belli başlı Avrupa ülkelerini ve kültürlerini tanıdı. 1975’de Makine Kimya Endüstrisi Kurumu’nda mütercim olarak çalışmaya başladı. Bir grup arkadaşıyla “Mavera” dergisinin kuruluşunda ve yayınında görev aldı. 1976’da TRT Genel Müdür Mütercim Sekreteri görevine atandı. Aynı kurumun değişik ünitelerinde raportör, araştırma görevlisi, uzman ve şef olarak çalıştı. İstanbul Radyosu’nda denetçi olarak görev yaptığı sırada 7 Haziran 1987’de vefat etti.
Sütçü İmam severek okuduğum bir oyun oldu. Maraş'ın işgali ile başlıyor kitabımız. Önce İngilizler, ardından Fransızların şehre girişi ve en çok da onlarla iş birliği yapan Ermeniler'in ihaneti üzerinde duruyor. Sütçü İmam'ı ilk kurşuna sürükleyen sebeplere dair bir girizgah gibi. Maraş'ı Kahraman yapan bilince bir hatırlatma... Etkileyici, sade bir dili var. Biraz tutuk hissettirdi bana, niye bilmiyorum ama kesinlikle tavsiye ederim.
Güzel bir tiyatro kitabı Cahit Zarifoğlu’nun üslubuyla ilk tanışmam.İçerik olarak da İçimizde hiçbir baskı uygulamadığımız Ermenilerin ,Fransız yardımı ile (daha çok onlara güvenerek)Türkleri yurttan atmak istemeleri ve kadınlara baskı yapmalarıyla devam ediyor.Sütçü imamda müezzin olan ve ülkesi adına her şeyi yapabilecek vaziyette birisi.Maraş kurtuluş mücadelesini başlatan Türk direnişçilerden birisi fransız-Ermenilere de ilk kurşunu atmıştır.Bir de kitap okurken şunu fark ettim bir kısımda fransız birisi Türk bir hanıma tesettürünü çıkarması için başlı yapıyor bu esnada Türk vatandaşı onu koruyor tabii çok güzel bir hareket ama günümüzü düşününce Türk olsun başka bir ülkenin vatandaşı olsun kimseye güvenemiyoruz
This entire review has been hidden because of spoilers.