Ucu Amerikan devleti içindeki iktidar savaşlarına dokunan akıl almaz bir siyasi komplo... Bu komployu ortaya çıkarmaya çalışan Türk gazetecinin ölümü...
Ülke gazetesinin Washington muhabiri Selin Uygar'ın çözmeye çalıştığı bir cinayet onu, Amerikan devleti içinde oynanan oyunlarla tanıştıracak, ABD'nin Ortadoğu siyaseti ile silah ticareti arasındaki kirli ilişkilerin ortasına düşürecek ve büyük tehlikelerle burun buruna getirecek...
Uzun yıllar yurtdışında gazetecilik yapan Elçin Poyrazlar, ritmini ve heyecanını hiç yitirmeyen bir siyasi polisiyeye imza atarken, politika, ticaret ve medya ilişkilerini de deşifre eden bir kurguyla karşımızda.
1975 Bursa doğumlu. ODTÜ’de işletme okuduktan sonra Belçika’da Avrupa Birliği ve Uluslararası İlişkiler bölümlerinde yüksek lisans yaptı.
Brüksel’de ekonomi-politika doktorasını yaparken gazeteciliğe başladı.
Cumhuriyet, Dünya, Virgül, TimeOut, Huffington Post, Vocativ ve BBC gibi yerli ve yabancı medya kuruluşları için çalıştı. Bu süreçte İstanbul, Washington, Brüksel ve Londra’da yaşadı.
İlk romanı Gazetecinin Ölümü 2014 yılında, ikinci romanı Kara Muska 2016’da, üçüncü romanı Mantolu Kadın Kasım 2018’de yayımlandı.
İngiltere’nin seçkin derneği Polisiye Yazarlar Birliği’ne (CWA) 2016 yılında kabul edildi.
Elçin Poyrazlar'ın geçen ay okuduğum Ecel Çiçekleri'ni beğenmemiştim. Önceki postlarda yorum var. Daha önce aldığım Gazetecinin Ölümü adlı kitabını okumak istedim bakalım telafi edecek mi diye. Bence etti. Polisiye unsurları da mevcut olmakla beraber daha çok aksiyon-macera tadı verdi bana. ➡️➡️ Selin Uygar gazetesinin Washington şubesinde siyasi,politik haberleri koşturan, gözüpek bir gazeteci. Bir gece ansızın gelen telefonda kendi gibi gazeteci olan rakip gazetenin muhabirinin öldürüldüğünü haber alır. Ve bunun üzerine harekete geçer. Katil veya katiller kimlerdir , neden Vedat'ı öldürdüler , kendisini de mi aynı son beklemektedir ????? Amerika - Türkiye ilişkileri, görünenin ötesinde nelerin döndüğünü hayal bile edemeyeceğiniz buzdağının öteki tarafı, derin devlet vs derken kurgusunu ve anlatımını sevdim ben.
Elçin Poyrazlar'ın üç romanını da okudum. Kanımca en iyi kitabı bu ilk kitap. Türk polisiyesinde iyi anlatılmış kadın ana karakter görmek çok iyi geldi. sonuna kadar merak ettirip temposunu korumayı başarıyor. Son kitabında farklı bir ana karakter vardı umarım tekrar bu seriye döneriz.
ilk roman olduğu hissediliyor. Bazı yerlerde fazla hızlı geçişler, bazı yerlerde adını bilemediğim eksiklikler... Ama ana fikir ve kurgu iyi. Zaten sonraki romanlarında kendisini okuduğumuza pişman etmiyor bizi Elçin Poyrazlar.
Okuyucunun zekasını hafife almayan bir metin. Devam romanı Kara Muska bulunmuyor. Umarım en kısa zamanda yeni baskısı yapılır. Diğer romanlarını merak ettim.
Aynı bölümden mezun olduğumuzu duyunca merak edip aldım ve kısa bir kitap olduğu için sırada bekleyen bir sürü kitabn önüne geçirip okumaya başladım. Fakat kitabın kurgusu gerçekten başarısız, ne zaman ingilizce konuşulduğu ne zaman türkçe konuşulduğu anlaşılmıyor. Örnek vermek gerekirse kahramanımız bir sesli mesaj alıyor ama bu mesajın türkiyeden mi abdden mi geldiğini anlamıyor kahraman!! Zaten kitabın sonuda herkesin beklediği bir sonla bitiyor. Eğer çok vaktiniz varsa okumayı düşünebilirsiniz, diğer türlü önermem.
Turk polisiye yazarlarinicin yeni kesfim. Ilginc bir kurgu, anlatimin ise biraz daha sofistike ve edebi olmasini beklerdim dolayisiyla kitabin biraz daha uzun olmasini