Bu kitap Gide'in çok önemli iki yapıtını içeriyor: Satırlarında Beethoven'in aynı adlı ünlü senfonisinin eşsiz seslerinin dinlenebileceği, André Gide'in kendi evliliğinden yola çıkarak insan ilişkilerindeki sorunlara çözüm getirme çabalarını yansıtan Pastoral Senfoni ve bu dünya dışındaki salt mutluluk düşü adına kendi aşkını gerçekleştirmekten vazgeçen bir kadının bireysel yazgısının anlatıldığı Dar Kapı.
Diaries and novels, such as The Immoralist (1902) and Lafcadio's Adventures (1914), of noted French writer André Gide examine alienation and the drive for individuality in an often disapproving society; he won the Nobel Prize of 1947 for literature.
André Paul Guillaume Gide authored books. From beginnings in the symbolist movement, career of Gide ranged to anticolonialism between the two World Wars.
Known for his fiction as well as his autobiographical works, Gide exposes the conflict and eventual reconciliation to public view between the two sides of his personality; a straight-laced education and a narrow social moralism split apart these sides. One can see work of Gide as an investigation of freedom and empowerment in the face of moralistic and puritan constraints, and it gravitates around his continuous effort to achieve intellectual honesty. His self-exploratory texts reflect his search of full self, even to the point of owning sexual nature without betraying values at the same time. After his voyage of 1936 to the Union of Soviet Socialist Republics, the same ethos informs his political activity, as his repudiation of Communism suggests.
Beethoven'ın 6. senfonisinden esinlenerek kitabının adını Pastoral Senfoni koymuş Gide. Yaşlı bir papaz ile gözleri görmeyen bir kızın aşkının anlatıldığı kitabın bendeki en derin izi ise gerçek yaşam ile hayal dünyasındaki farkın insan psikolojisini nasıl etkilediği oldu. Yazarla ilgili araştırma yaparken Eskişehir Osmangazi Üniversitesi'nin bir çalışmasını buldum. Yüreklerinde insan ve doğa sevgisini yoğun yaşayan iki yazarın,Sait Faik Abasıyık ve Andre Gide'nin karşılaştırmasını aslında benzer yönlerini dile getirmişler
ilk hikaye, yani Pastoral Senfoni, bence gerçekten güzel bir hikayeydi. Sadece sonunda kızın o karar değişikliğinin nedenini çok merak ettim. ama bunu da öğrenemeyeceğim zaten, çok da üstüne düşünmeye gerek yok. ikinci hikaye, Dar Kapı, karakterlerinin davranışlarına anlam vermek çok zor. özellikle Alissa din din diye tutturmuş ve aşktan kaçıyor, sonra kendisi de mutlu olmuyor zaten. üç günlük dünyada bu yapay stres beni gerdi valla. ben Dar Kapı'yı beğenmedim. gerçek hayatta da böyle insanlar varsa nasıl yaşayabiliyorlar cidden çok merak ediyorum.
Bu kitabın nobel edebiyat ödülü almış olmasının tek mantıklı sebebinin kitabın sonundaki günlük yazılarının olduğuna ikna olmaya çalışıyorum. Kitabın orta bölümü gereksiz uzatılmıştı ve tekrar eden olaylardan oluşuyordu. Yine de kitabın son on bir sayfasında pek çok yerin altını çizmekten ve göz yaşı dökmekten alamadım kendimi.
Çok kısa ve öz bir kitap olmuş. Dini çok fazla özümsemenin de insanın kendine, kendi nefsine gözlerini kapatarak farkında olmadan günah işlemesine sebep olabileceğini anlatmış yazar... Bazen olaylara kendi içimizden bakmayı başaramayıp da hareket ederiz ya o zaman işte çok şey kaybedebiliriz.
Kitabın ismini Beethoven'ın 6. senfonisinden esinlenerek koyan yazar olayları, durumları ve hisleri de o kadar güzel anlatmış ki sanki okumuyor da senfoni dinliyormuşsunuz gibi.
Özellikle kör kıza renklerin sesler yardımıyla anlatmaya çalışması, müzikle renklerden haberdar olması en ilginç aynı zamanda en güzel kısımdı.