What do you think?


Sizi Buraya Ne Getirdi?
Hayat bazen içimizde düğümlenir; ruh ve beden birbirinden uzaklaşır. Bir yanımız yaşamın ağırlığına direnmeye çalışırken diğer yanımız sessizce teslim olur. Ahu akademik kariyeri evliliği ve içsel dünyası arasında sıkışmış; kendi hayatında yalnızca bir yolcu değil kaybolmuş bir yabancıdır. Bedeni yüklerinin altında ezilirken ruhu dinginliğin ve bütünlüğün özlemini çeker; tam da bu çıkmazda yolu terapist Süreyya ile kesişir. Süreyya yalnızca bir terapist değil bir rehberdir; Ahu'yu modern dünyanın gürültüsünden alıp ruhunun derinliklerinde unutulmuş o saf sessizliğe varoluşun özüne doğru bir yolculuğa çıkarır.
Bu yolculukta rüyalar birer fısıltı ruhun konuştuğu kadim bir dil olarak terapiye yön verir. Her bir rüya Ahu'nun içsel labirentlerinde saklı kalan sırların haritasını çizer hem bilinçdışının gizemli aynasıdır hem de onu özüne çağıran derin bir yankı. Rüyalar beden ile ruh arasındaki köprüde yanan kandiller gibidir; her biri geçmişle geleceği bilinçle varoluşu birbirine bağlar.
Bu eser yalnızca bir danışan ve terapistin hikâyesi değil; aynı zamanda her okuyucuyu kendi varlığını ruh ve beden arasındaki kadim dengeyi sorgulatmaya davet eden bir içsel pusuladır. Bize güçlü bir gerçekliği hatırlatır: Ruh bedene döndüğünde; yaşam yeniden başlar.
Bu yolculukta rüyalar birer fısıltı ruhun konuştuğu kadim bir dil olarak terapiye yön verir. Her bir rüya Ahu'nun içsel labirentlerinde saklı kalan sırların haritasını çizer hem bilinçdışının gizemli aynasıdır hem de onu özüne çağıran derin bir yankı. Rüyalar beden ile ruh arasındaki köprüde yanan kandiller gibidir; her biri geçmişle geleceği bilinçle varoluşu birbirine bağlar.
Bu eser yalnızca bir danışan ve terapistin hikâyesi değil; aynı zamanda her okuyucuyu kendi varlığını ruh ve beden arasındaki kadim dengeyi sorgulatmaya davet eden bir içsel pusuladır. Bize güçlü bir gerçekliği hatırlatır: Ruh bedene döndüğünde; yaşam yeniden başlar.
208 pages, Paperback
Published December 30, 2024
Ratings & Reviews
Friends & Following
Create a free account to discover what your friends think of this book!
Community Reviews
Displaying 1 - 14 of 14 reviews
February 14, 2025
bu kitap sizi alıyor, yerlere vuruyor, dizinizi kanatıyor, ellerinizi acıtıyor, sonra göğe çıkarıyor, uçuruyor, iyileştiriyor. yerle gök arasında gidip geliyorsunuz.
Nursena, şifayı Allah'ın verdiğine inanan çok özel bir terapist. bunu pratiğine de dökebilen biri ayrıca. her konuşmamız beni başka bir yerlere götürür iken şimdi kitabını okumak büyük şans.
okuyanı, şifa bulanı bol olsun, Allah da çok daha fazlasını yazdırsın inşallah.
Ahu öncelikle, bence, kesinlikle, aslan burcu bir kadın :) - Çok detay verirsem sanki içimi açmak zorunda kalırım burada böylece gibi düşündüğüm için tek söyleyeceğim şey, çok ama çok fazla yerin altını çizdim ve düzenli olarak da okumak isterim. terapiye dönmek istedim okudukça, özlemişim insanın bunca kendine dair keşfini.
ellerine sağlık Nursena! <3
Nursena, şifayı Allah'ın verdiğine inanan çok özel bir terapist. bunu pratiğine de dökebilen biri ayrıca. her konuşmamız beni başka bir yerlere götürür iken şimdi kitabını okumak büyük şans.
okuyanı, şifa bulanı bol olsun, Allah da çok daha fazlasını yazdırsın inşallah.
Ahu öncelikle, bence, kesinlikle, aslan burcu bir kadın :) - Çok detay verirsem sanki içimi açmak zorunda kalırım burada böylece gibi düşündüğüm için tek söyleyeceğim şey, çok ama çok fazla yerin altını çizdim ve düzenli olarak da okumak isterim. terapiye dönmek istedim okudukça, özlemişim insanın bunca kendine dair keşfini.
ellerine sağlık Nursena! <3
January 26, 2026
Bu kitap, neredeyse her cümlesi “altı çizilesi” olan eserlerden biri. Kitapta yer alan danışan karakterin (Ahu’nun) iyileşme ve gelişim sürecini adım adım gözlemlemek son derece tatmin ediciydi. İnsan fıtratındaki cemal ve celal dengesi, insanlarla ilişki kurarken kullanılan üslup ve kazandırdığı yeni perspektiflerle bu kitabı okumak benim için oldukça keyifli ve bilgilendirici bir deneyim oldu.
Yazarı tebrik ediyor, kitabı herkese tavsiye ediyorum👏🏻👏🏻
Yazarı tebrik ediyor, kitabı herkese tavsiye ediyorum👏🏻👏🏻
June 3, 2026
Terapi odasında geçen her kitap gibi özel bir kitap çünkü belki bazen en yakınlarımızda bile inmediğimiz kadar derinlerine iniyoruz bir başkasının, ve yazarın da değimiyle kalpten kalbe kurulan köprülere şahitlik ediyorsunuz. Fakat inançlı bir yazarın perspektifinden okuduğum ilk terapi romanı olduğundan dolayı benim için daha da özel bir yere oturdu bu kitap. Rüya terapisi konsepti de ayrıca ilginç bir yaklaşım diye düşünüyorum, en azından benim gibi alan dışı okuyucular için.
Verenin aslında kim olduğunu hatırlatması, erillik ve dişillikle gelen celal ve cemal kavramları, can ve içimizdeki gölgeler, kalp ve nefis arasındaki hayat yolculuğu, halin bulaşıcılığı, verdikçe artmak gibi profan bir bakış açısına sığmayan, fakat ancak çok daha geniş bir bakış açısıyla işlenebilecek temalara değinilmiş. Bu tarz bir düşünce sistemine aşina olan insanlar için su gibi akıcı bir kitap, alışkın olmayanlar içinse farklı bir perspektif kazandırabilir.
Herkesin içinde kendi ormanları, gölgeleri, aslanları, kuşları var. Herkesin giydiği zırhları, sınırları ve ihlalleri var. Şifacı bir, gösteren bir, görenlerden ve her daim iyileşenlerden olmak duasıyla. Gönlü güzel bu genç yazara burdan sevgiler, yolu ve bahtı açık olsun :)
Verenin aslında kim olduğunu hatırlatması, erillik ve dişillikle gelen celal ve cemal kavramları, can ve içimizdeki gölgeler, kalp ve nefis arasındaki hayat yolculuğu, halin bulaşıcılığı, verdikçe artmak gibi profan bir bakış açısına sığmayan, fakat ancak çok daha geniş bir bakış açısıyla işlenebilecek temalara değinilmiş. Bu tarz bir düşünce sistemine aşina olan insanlar için su gibi akıcı bir kitap, alışkın olmayanlar içinse farklı bir perspektif kazandırabilir.
Herkesin içinde kendi ormanları, gölgeleri, aslanları, kuşları var. Herkesin giydiği zırhları, sınırları ve ihlalleri var. Şifacı bir, gösteren bir, görenlerden ve her daim iyileşenlerden olmak duasıyla. Gönlü güzel bu genç yazara burdan sevgiler, yolu ve bahtı açık olsun :)
May 3, 2025
Son yıllarda okuduğum en akıcı en dolu içerikli romanlardan biri. Hem olay örgüsünün içinde akıp gidiyorsunuz hem de sık sık durup düşünmek ve kendi iç dünyanıza dönmek zorunda kalıyorsunuz. Sahneler bir bir gözünüzde canlanıyor. Düşünmediğiniz şekilde düşünmek zorunda kalıyorsunuz. Seri olarak çıkmasını istediğim kitaplardan biri. Umarım devamı olur 🫶🏻
September 2, 2025
Yaralarıma açtı baktı sarıldı şimdi de vedalaştık. Vedalaşırken bana bıraktıkları
“Deniz çok dalgalanırsa çıkıp kıyıda bekleyebilirim”
“söküğümü dikebilirim ama açılmasına engel olamam, ben bir insanım”
"Önceleri sadece dört mevsim var zannederdim, şimdi düzinelerce."
“Deniz çok dalgalanırsa çıkıp kıyıda bekleyebilirim”
“söküğümü dikebilirim ama açılmasına engel olamam, ben bir insanım”
"Önceleri sadece dört mevsim var zannederdim, şimdi düzinelerce."
March 2, 2025
Tam bir terapi odası gerçekliğini sunan ortak kaygılarımızı, endişelerimizi, duygularımızı ifade eden vurucu bir eser.
May 1, 2025
severek okuduğum, okurken zaman zaman düşüncelere daldığım ve kendimden de çokça şey bulduğum bir kitap.
July 4, 2025
belki de o kızı kor ateşlerde yürütmeden yeniden büyütmeliyiz. son sayfasında bu kadar duygulanmayı beklemiyordum
August 10, 2025
dünyanın en terapatik, sarıp sarmalayan, sıcacık hissettiren, fark ettiren, keşke hiç bitmese diyerek tutumlu tutumlu sayfalarını çevirdiğim kitabı. iyi ki var<3
August 18, 2026
İyi geldi 😌
April 16, 2025
Bu kitabı bitirdiğimde ‘Allahım bizler denizi gören kullarından olalım, bizleri nimetlendir’ şeklinde dua ettim. Beni en en çok etkileyen şemsiye-deniz metaforu oldu. Belki de kendimden çok şey bulduğum için olabilir. Yer yer o koltukta ben oturuyormuşum gibi gerildim. Bazı soruları tekrar tekrar okudum. Tam da sıkışmış hissettiğim, işimle ilgili hayal kırıklığına uğradığım bir dönemdeydim ki benim içime bir ferahlık serpti.
Dili olsun, karşılıklı diyaloglar olsun çok gerçekti. Rüya kısmı zaten oldukça etkileyiciydi. Bu kitapla birlikte farkında olmadan hem bir yandan Hz Yusuf kıssasında rüya bölümünü okuyor hem de Dokuz Yüz Katlı İnsan kitabındaki ( ki bu kitapta da Mustafa Merterin son sözü vardı) rüya kısmını okuyordum. Böyle üst üste gelmeler de *tevafuk mu** beni ayrıca etkiliyor.
Çok hızlı okuduğum, çok akıcı, temiz bir dille ifade edilen bir kitaptı. Birçok yeri çizdim, kendime dair notlar bıraktım.
Kalben çok derinlerde bir şeyler hissettiğim bir kitaptı.
Dili olsun, karşılıklı diyaloglar olsun çok gerçekti. Rüya kısmı zaten oldukça etkileyiciydi. Bu kitapla birlikte farkında olmadan hem bir yandan Hz Yusuf kıssasında rüya bölümünü okuyor hem de Dokuz Yüz Katlı İnsan kitabındaki ( ki bu kitapta da Mustafa Merterin son sözü vardı) rüya kısmını okuyordum. Böyle üst üste gelmeler de *tevafuk mu** beni ayrıca etkiliyor.
Çok hızlı okuduğum, çok akıcı, temiz bir dille ifade edilen bir kitaptı. Birçok yeri çizdim, kendime dair notlar bıraktım.
Kalben çok derinlerde bir şeyler hissettiğim bir kitaptı.
August 16, 2025
Kitabın dili çok akıcı, karakterler sizi çok içine çeken cinsten. Olay akışı sadece terapi odasıyla sınırlı olsa da Ahu’nun dünyasının en kuytularına kadar sokuyor okuyucuyu. Terapiyle ilgili bazı cümle ve mesajları didaktik bulsam da rüya terapisine dair bir kitap okumak hem hoşuma gitti hem de hayretimi artırdı. Yazara teşekkür etmek istiyorum bu paylaşımı için. Ayrıca ön sözde kişisel bilgilerin gizliliği için danışan bilgilerini değiştirdiğini ancak rüyaların geldiği kaynak nedeniyle onları değiştirmeyi uygun bulmadığını yazmış, bundan da çok etkilendim. Bazı altını çizdiğim cümleler:
“Süreyya ise Ahu’yu izliyordu. Çantasını sıkı sıkı tutuşunu ve hiçbir yere tutunmayarak ama sallanarak galoşları giyişini…”
“Aslında unutmak da hatırlamayı destekleyen bir parçaydı ve ihtiyaçtı. Çünkü unutmanın içerisinde ayıklama ve budama vardır.”
“Oysa var olan bir şey gösterilmeye çalışılmaz.”
“Aslında sizin birini affetmeniz o kişiyi aklamaz. Herkes yaptıklarından, yapmadıklarından sorumludur. O kişi o şeyi hala yapmış durumdadır. Kendi içinde vereceği hesap vardır. Ama siz kendi alanınız için baktığınızda acaba sizin içinizde bir dava dosyasının kapanması neleri değiştirir belki bu kısmı düşünmek istersiniz.”
“Belki biraz balık olmayı deneyebilirsiniz hayatta. Aslan gibi devamlı mücadele edip, kendine yol açıp, avlanıp sonra da avınızdan bir parça alıp bırakmak yerine rızkı ağzına gelen bir balık gibi olmayı düşünebilirsiniz. Balığa her yer yol, her yer rızık…”
Gerçekten incelikle bir dantel gibi, örgü gibi işlenmiş kitap. Sonsöz’e gelirsem, Mustafa Merter’in yazar için önemli bir kişi ve hocası konumunda olduğunu anlıyorum. Ancak şahsi görüşümü paylaşmadan geçemeyeceğim. Kadınların yaşadığı sıkışmışlığı, huzursuzluğu, kendi ihtiyacını göremeyecek raddede mücadele ve hırs makinasına dönüştürüldüğü bu düzenin erkekler tarafından dikte edildiğine ve her gün yeniden inşa edildiğine hiç değinmeden sanki görünmez bir güç ya da çocukça bir tavırla Hollywood’a atılması deyim yerindeyse başımdan aşağı kaynar sular döktü. Erkeklerin hayatın her alanında bıraktığı boşluğu hayatını idame ettirmek için doldurmak zorunda kalan kadınlar, erkeklerin yaşayacak nefes bırakmadığı kadınlar, fiziksel; cinsel; psikolojik şiddet mağduru olan ekseriyetle kadınlar ama yine bunların neticesinde dönüştüğü hilkatı onarmak zorunda olan kadınlar… Kendisinin bu katile işaret etmeyip maktulü mesul konuma getiren bakış açısını ve bakışına hizmet eden istatistikleri kullanılı beni rahatsız etti. Bu öykünün sonunda bunu okumak istemezdim, üstelik de bir erkekten. Ama bunu bir kadın yazsa zaten yüksek ihtimalle böyle yazmazdı.
“Süreyya ise Ahu’yu izliyordu. Çantasını sıkı sıkı tutuşunu ve hiçbir yere tutunmayarak ama sallanarak galoşları giyişini…”
“Aslında unutmak da hatırlamayı destekleyen bir parçaydı ve ihtiyaçtı. Çünkü unutmanın içerisinde ayıklama ve budama vardır.”
“Oysa var olan bir şey gösterilmeye çalışılmaz.”
“Aslında sizin birini affetmeniz o kişiyi aklamaz. Herkes yaptıklarından, yapmadıklarından sorumludur. O kişi o şeyi hala yapmış durumdadır. Kendi içinde vereceği hesap vardır. Ama siz kendi alanınız için baktığınızda acaba sizin içinizde bir dava dosyasının kapanması neleri değiştirir belki bu kısmı düşünmek istersiniz.”
“Belki biraz balık olmayı deneyebilirsiniz hayatta. Aslan gibi devamlı mücadele edip, kendine yol açıp, avlanıp sonra da avınızdan bir parça alıp bırakmak yerine rızkı ağzına gelen bir balık gibi olmayı düşünebilirsiniz. Balığa her yer yol, her yer rızık…”
Gerçekten incelikle bir dantel gibi, örgü gibi işlenmiş kitap. Sonsöz’e gelirsem, Mustafa Merter’in yazar için önemli bir kişi ve hocası konumunda olduğunu anlıyorum. Ancak şahsi görüşümü paylaşmadan geçemeyeceğim. Kadınların yaşadığı sıkışmışlığı, huzursuzluğu, kendi ihtiyacını göremeyecek raddede mücadele ve hırs makinasına dönüştürüldüğü bu düzenin erkekler tarafından dikte edildiğine ve her gün yeniden inşa edildiğine hiç değinmeden sanki görünmez bir güç ya da çocukça bir tavırla Hollywood’a atılması deyim yerindeyse başımdan aşağı kaynar sular döktü. Erkeklerin hayatın her alanında bıraktığı boşluğu hayatını idame ettirmek için doldurmak zorunda kalan kadınlar, erkeklerin yaşayacak nefes bırakmadığı kadınlar, fiziksel; cinsel; psikolojik şiddet mağduru olan ekseriyetle kadınlar ama yine bunların neticesinde dönüştüğü hilkatı onarmak zorunda olan kadınlar… Kendisinin bu katile işaret etmeyip maktulü mesul konuma getiren bakış açısını ve bakışına hizmet eden istatistikleri kullanılı beni rahatsız etti. Bu öykünün sonunda bunu okumak istemezdim, üstelik de bir erkekten. Ama bunu bir kadın yazsa zaten yüksek ihtimalle böyle yazmazdı.
February 9, 2026
Kitap okuru günlük hayatın aceleciliği içinde teğet geçtiğimiz duygularla, ertelenmiş yüzleşmelerle ve kurulan görünmez bağlarla buluşturuyor. Kitap; insanı belli duraklara, belli tercihlere ve nihayetinde "şu an bulunduğu yere" getiren o görünmez patikaları mercek altına alıyor.
Sade ama katmanlı anlatımıyla öne çıkan eser; yalnızlık, aidiyet, ünsiyet ve insanın kendine varma çabasını naif bir dille işliyor. Hayatın getirdiği sürprizler kadar, bizim o getirenlere verdiğimiz tepkilerin hikâyesi olan bu metin, okura tek bir ana soruyu fısıldıyor. Gerçekten durup arkana baktığında, seni buraya getiren şey neydi?
Sade ama katmanlı anlatımıyla öne çıkan eser; yalnızlık, aidiyet, ünsiyet ve insanın kendine varma çabasını naif bir dille işliyor. Hayatın getirdiği sürprizler kadar, bizim o getirenlere verdiğimiz tepkilerin hikâyesi olan bu metin, okura tek bir ana soruyu fısıldıyor. Gerçekten durup arkana baktığında, seni buraya getiren şey neydi?
July 12, 2025
Nursena Balatekin’in “Sizi buraya ne getirdi?” adlı romanı, özellikle ana karakter Ahu üzerinden güçlü bir psikolojik çözümleme sunuyor. Ahu’nun yaşadıkları ve iç dünyası, okurda anlaşılmışlık hissi uyandırıyor; kendi deneyimlerini ve düşüncelerini onda görmek mümkün oluyor.
Kitabın en dikkat çekici yanı ise rüyalar üzerinden yürütülen terapi yöntemi. Özgün ve ilgi çekici bu tema, romana farklı bir derinlik katıyor. Psikolojiye ilgi duyanlar, özellikle psikologlar ve psikoloji öğrencileri için değerli bir okuma olma niteliği taşıyor.
Kitabın en dikkat çekici yanı ise rüyalar üzerinden yürütülen terapi yöntemi. Özgün ve ilgi çekici bu tema, romana farklı bir derinlik katıyor. Psikolojiye ilgi duyanlar, özellikle psikologlar ve psikoloji öğrencileri için değerli bir okuma olma niteliği taşıyor.
Displaying 1 - 14 of 14 reviews














