Yekta Akay, suçluların gönderildiği Kötülerin Şehri isimli adaya düştüğünde suçlu olup olmadığını bilmiyordur. Tek bildiği, suçlu olamayacak kadar iyi bir kalbinin olduğudur. Kötülerin Şehri’nden çıkmanın iki yolu vardır: Ya adaletin biçtiği cezayı çekmek ya da ölmektir. Adadaki herkes kendi gibi kötülerle cezalandırılıyordur ve bu cezaların bir sınırı yoktur. Kötülüğün bir sınırının olmadığı bu şehirde Yekta’nın sekiz yıl, altı ay, on bir günü vardır. Kötülerin Şehri, öncüler ve yancılar tarafından yönetilir. Siyah Bölge Öncüsü Kunter, Yekta’yı yancısı yapmayı kafaya koymuştur çünkü Yekta, bir Gri’dir. Grilerin ne bir bölgesi ne bir öncüsü ne de yancısı vardır. Onlar hem her bölgeye ait hem de hiçbir yere ait değildirler ve Kötülerin Şehri halkının oyuncağı olmak için şehre düşerler. Bir Gri olarak Yekta Akay, Kötülerin Şehri’nde hayatta kalabilecek midir?
beklentimi sonuna kadar karşılayan bir kitap yazarın bütün kitaplarını okudum ve bence veyl ustalık eseri. karakterler baştan sona çok iyi yazılmış tek ana karakterler değil yan karakterlerde aynı şekilde ve tek karakterler değil olay örgüsü de yeterince iyi
ilk basta wattyde bitirmistim ben ve asik oldum hem kitaba hem karakterlere sonra cikinca da hemen aldim her ne kadar sonunu biliyor olsam da kitapligimda asir’in yaninda kunter’in olmasi mukemmel bisey ya 🥹😭😻