"Gerçek Tıp", hastalıkların gerçek sebeplerini, hastalıklara karşı çaresiz olmadığımızı, ilahî kanunları çiğneyerek şifaya ulaşılamayacağını ve yitirdiğimiz şifanın izini tekrar sürebileceğimizi anlatırken sade ve hikmet dolu bir gerçeğe işaret ediyor.
Tüm sağlık meselelerinin gerçek bir tıp yaklaşımıyla ele alındığı bu çalışmayla "az yiyerek" ve "doğru beslenerek" sağlığınızı koruyabilir; önerilen yöntemlerle hastalıklarınızdan kurtulabilirsiniz.
"Allah, şifasını vermediği hiçbir hastalığı yaratmamıştır. Onu bilen bildi, bilmeyen de bilmedi" (Buhari, "Kader", 4)
This book is the modern masterpiece on Islamic Medicine. The language is clear, the classifications are well-done and explainations are comprehensive. You can find the modern Islamic Medicine principles and mentality even the formulas for diseases.
📌Merhume Aidin Salih in bakış açısını kısaca özetlemek gerekirse hastalıkların beslenme hataları ve yanlış yaşam tarzından kaynaklandığını ileri sürüyor. Aidin Salih’e göre beslenme hataları sonucunda mide ve bağırsaklarda çürüyüp mayalanan gıdaların metobolizma atıkları kısmen dışarı atılır kısmen de dokularda birikir. Dokulardaki atıklar çoğaldıkça, iltihaplanmaya ve gaz oluşturmaya başlıyor. Bu yakıcı madde ve gazlar dokularda ağrı, sızı, iltihap ve alerjiye yol açarak akla gelebilecek her türlü hastalığa sebep oluyor. Fakat şu var ki insan her türlü hastalığı kendi kendine iyileştirebilecek bağışıklık sistemi ile birlikte yaratılıyor. Fakat yeterince çiğnememe, fazla yeme, karışık yeme, kullanılan parfüm deterjan zirai ilaçlar, antibiyotikler, katkı maddeleri, vb genetiği değiştirilmiş yapay ürünler bağışıklık sisteminin tanıyamadığı formlara bürünerek hastalıklara sebep oluyor. Yapılması gerekenleri ise bütün bu 431 sayfalık kitapta etraflıca anlatılmış. 📌Kitap içerisinde modern tıp ile çatışan pek çok kısım var. Bu noktalara çok takılmadan okudum. Kimi konuları işaretledim etraflıca araştırmam gerekiyor. Bunlardan benim için en önemlisi aşılar. Bununla birlikte hemfikir olduğumuz da çok konu var. Mizaca göre beslenme, organları temizleme, hacamat, sülük tedavisi gibi konular hakkında oldukça detay içeriyor. Bilmediklerim konusunda öğretici ve aynı zamanda epeyce düşündüren bir kitap oldu. Kendimce pek çok not aldım.
Hasta olmak insanın kendi suçu kendi ayıbıdır çünkü beden mükemmel yaratılmıştır ve mükemmel bir bağışıklık sistemine sahiptir. Mizaca uygun olmayan doğal besinler genetiği ile oynanmış ve katkılı hazır ürünler, bütün tıbbi ilaçlar, deterjan bakım ürünleri gibi kimyasal maddeler antijen sınıfına dahildir.Bu antijenlerden herhangi biri sindirim, solunum veya cilt yoluyla organizmaya girdiğinde bağışıklık sistemi geliştirdiği savunma taktiğini devreye sokar. Gıdalar yeterince çiğnenmezse sindirim ilk basamaktan itibaren bozulur, yemek kütleler halinde mideye gelir, mide bu kütleleri hazmedemez sadece çürütür. Her hastalığın temelinde tokluk vardır. Birbirine uygun olmayıp hazmı için ayrı enzimler gerektiren yemekler birbiriyle karıştığında sindirilemeden çürür. Günde 1,2 defa yemek(İçme dede ölçü aynı) insan için yeterlidir. Yemekler önce hazmı kolaylar, sonra zorlar sırasıyla yenilmelidir.
Kitap güzel. En azından hastalıkların sebeplerini açıklıyor ve doğal ürünleri öneriyor. Ancak 10 gün açlık orucu gibi radikal önerileri yarar sağlarken zarar da getirebilir mi? Bu noktalarda bir hekimin düşüncesine/önerisine muhtaç kaldım. Emin olamadım.
Guzel derlenmis, tıbbı ve teknolojik bilgileri manevi olarak değerlendirmiş bir kitap. Içinde bol bitkisel tedaviler var. Manevi değerlerle yazılmış insanın içine dokunan bir kitap.
Mefisto kitabevinde en çok satanlara girmiş bir kitap olunca dikkatimi çekti. kitaptaki bazı sağlık sorunlarına yönelik tespitler bazen hayretlik verici bazen çok mantıklı.