Üç buçuk yıldız.
“Berâ-yi men megirî vü megû: Dirîğ, dirîğ!
Bedâm-i dîv derüftî dirîğ ân bâşed.”
Sokrates’in son günlerine, meşhur davasına, savunmasına odaklanan uyarlamayı okurken Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin yukarıdaki dizeleri de barındıran “Arkamdan Ağlama” şiirini ve Şeb-i Arus’u hatırladım.
İki İtalyan sanatçının bu işini aslında almayacaktım. Bu ara Kafka, Bukowski gibi bir sürü benzer de kitap çıktı almadığım. Sepet doldurma mıydı, görselleri hoşuma gittiğinden bilmem almış bulundum.
Dediğim gibi Sokrates’in son dönemine dair bir uyarlama. Çizimleri ve bazı kompozisyonları tatmin edici buldum. Yalnız metinde, aktarımda eksikler hissettim. Bu eksikler çeviri kaynaklı olabilir diye de (tamamen sezgisel, elimde somut veri yok^^) hislere kapıldım. Akmayan bir şeyler vardı. Aslında takdim yazısı ve finalde de yazarın çizerin notları ile anlatımlarını desteklemeye çalışmışlar ama yeterli olmadığı kanaatindeyim. Sonuçta bu bir çizgi roman. Beklentiyi ona göre belirlemek lazım. Ortalama bir aktarım, merağı kuvvetlenenleri de daha derin okumalar yapmaya yönlendirme yeterli denebilir. Kitap bu anlamda yeterli. Performansını ortalama olarak değerlendiriyorum.
Mesela Sokrates’in son sözlerini bilmiyordum. Buradan Asklepios, ölüm, hayat, şifa, hastalık, beden, ruh üzerinde giden tartışmaları araştırıp okumaktan memnun oldum.