الوجه قارة لا حدود لاستكشافها، وتحرير كتاب من قبيل هذا، حتى ولو كان من منظور أنثربولوجي، هو انغماس دائم في البنية العاطفية للإنسان، والمؤلف (كما هو القارىء
أيضا لا يكف عن ارتياد غاية من الوجوه التي وسمت حياته الشخصية بإنارة حياته أو تأزيمها، كل واحد منا لا يوجد إلا بالوجه الذي يمنحه لأعين الآخرين، حتى لو تغير
بالضرورة بالشيخوخة، أو دمره المرض أو حوادث الحياة لكن الناس الآخرين وحدهم هم من يدركون وجهنا، كما أننا لوحدنا من يرى وجوههم، والسعي إلى البحث عن دلالات
الوجه وقيمه حسب الثقافات وتواريخها، وتفحص ما يفعله الأفراد بتلك المؤثرات الاجتماعية، يؤدي إلى هذه الرحلة الطويلة عبر الأشكال الأولية لمقدس الحياة اليومية، من خلال التعلق أو المقت.
Professeur à l'Université de Strasbourg, membre de l'Institut universitaire de France et chercheur au laboratoire Cultures et Sociétés en Europe. Anthropologue et sociologue français, il est spécialiste des représentations et des mises en jeu du corps humain qu'il a notamment étudiées en analysant les conduites à risque.
Es profesor de la Universidad de Estrasburgo y miembro del Instituto Universitario de Francia. Muchas de sus obras se han traducido al español y han sido publicadas por editoriales como Nueva Visión, Seix Barral y La Cifra.
Fui atrás deste livro para dar respaldo para a investigação que realizo na minha tese que inclui imagens em que rostos foram decalcados sobre corpos de outros. Queria saber o que isso poderia dizer. Logo no começo do livro de Le Breton essa pergunta, de certa forma é respondida. Com mais algumas citações de destaque no livro, o que justifica a sua aquisição. Contudo, este livro me parece ser, em grande parte das suas mais de trezentas páginas, uma tentativa maior de mostrar erudição do que de realmente ir à fundo na análise proposta, sem muito critério ou método para se abordar o que foi colocado no livro. É do tipo de texto que fala muito e diz pouco, embora o que diga de pouco seja bastante pertinente, contudo uma economia de páginas e de vontade de mostrar erudição poderia enxugar bem este livro.
David Le Breton’ın daha önce “Ten ve İz” isimli eserini okuyup oldukça beğenmiştim. Breton, bir Sosyolog ve Antropolog aynı zamanda. Sosyal bilimcilerin değeri daima gözümde yüksektir ve bir adım öndedir. Mesleki deformasyon dedikleri bu sanırım. Yüz Üzerine Antropolojik Bir Deneme, erken bir yılın en iyi kitaplarından oldu.
Breton, antropolojik bir deneme adını verdiği kitabı, sadece antropoloji değil; sosyoloji, felsefe, edebiyat, bilim ve sanat tarihi de içeriyor. Bir konu hakkında bütün bilim felsefi düşünce tarihine bakıp yorumlaması oldukça iddialı, saygı duyulası ve zevk verici kesinlikle.
Yüzün icadı olarak, ikonların (dini resimler) ilahi kişiliklerin yüzünü kolay kolay resmetmemesi; Müslüman geleneğinde ve dininde de, yaratımda bulunanların çok kötü cezalandırılacağı; Roma ve Mısır’da ise tersine büst ve portrelerin kişinin ölümsüzleştirileceği düşüncesi kendi gösterir.
Fotoğrafı 1824’te Niepce bulmuş ve Daguere geliştirmiş. Yaygınlaşması ise 1839’u bulmuştur. Daha önce burjuvaların kendini görmek için özel bir ressam tutup kendini resmetmesi dönemi son bulmuştur. Yüzün icadı, bu saatten sonra ortaya çıkmıştır.
Öte yandan, 1800’lerde fırtına gibi esen, suçluluk kavramını biyolojik bir suç olarak atfeden düşünür Lombrosso ve suç okulunun düşünceleri ele alınıyor. Kişilerin yüz yapısına göre suçlu olması ve buna karşın yaptırımlarını okuyoruz.
Kitapta, ayna imgesi, Rimbaud’nun “Ben Bir Başkasıdır’ın “Yüz Bir Başkasıdır”ın denemesi, İkiz sorununa karşı Dostoyevski’nin “Öteki” eseri, David Cronenberg’ün ikiz sorununa dikkat çeken “Death Ringers’ı, Kobo Abe’nin “Başkasının Yüzü” ve daha pek çok gönderme, açıklama.
Eseri bir alıntı ile bitireyim: “Yüz, herkesin eline bırakılamayacak denli değerli ve hassastır.”