Cengiz Bozkurt'u TV'de ilk gördüğümde cezaevinde askerdim. O da kötü kalpli bir gardiyanı oynuyordu ve o dizi cezaevinde de izleniyordu. Sonrasında hep hayatımızda oldu. İngiltere'de tiyatro yaptığını, 15 yıl orada yaşadığını, oyun çevirileri yaptığını, hem nefret edilebilen hem de çok sempatik bulunan karakterleri ayrı ayrı başarıyla oynadığını biliyordum ama "derin düşünen bir sanatçı" olduğunu doğrusu bilmiyordum. Bu eseri iyi ki okumuşum. Muhtemelen vasata ulaşmayan bir kitap olacak, olsun, daha güzel. Klişe bir söz ama söylemeliyim: Devamını bekliyorum, hem de çok.