"Sanal bahis ilk bakışta basit bir oyun gibi görünebilir. Bir tıkla değişen oranlar ekranda dönen renkli simgeler...
Ancak bu cazip görünen dünyanın yüzeyini kazıdığınızda altından organize bir suç ağı çıkar.
Aslında her bahis kaybetme zincirinin ilk halkasını oluşturur.
Bu sistem oyuncuları adım adım kendine bağlar. Başlangıçta yalnızca basit bir üyelik ve küçük bir yatırım gerekir.
Hatta ilk başta kazandırır gibi görünür; ancak bir süre sonra kayıplar başlar. Her kayıp oyuncunun kazanma arzusunu daha da körükler. Kaybettikçe daha fazla oynarsınız. Oynadıkça batarsınız. Bu tip oyunlarda kasa daima kazanır ve kayıplar yalnızca para ile sınırlı kalmaz.
Umudun en büyük tuzaklardan biri olduğunu unutmayın. Bazen gözlerinizi kapattığınızda size kazandıracağını düşündüğünüz bu umut aslında kayıplarınızı daha da derinleştiren en büyük hırsızdır."
"Türkiye'deki yoksulluk artık vatandaşın ruhuna işlemiş vaziyette. Bir de o ruhu emen yasadışı sanal bahis örgütleri gibi yapılar oldu mu garibanı koruyan kimse kalmıyor.
Ha eskiden garibanı koruyan mı vardı o da ayrı bir konu. Fakat görüyoruz ki enflasyonla birlikte son yıllarda yoksulluğun pençesine kapılmak çok daha ıstırap verici bir hal aldı. Üstüne bir de adaletsizlik eşitsizlik haksızlık binince insanın haykıracak bir nefesi bile kalmıyor.
Maalesef acı sonlar tek çıkış yolu olarak görülüyor. Aileler dağılıyor çocuklar yetim kalıyor toplum çöküyor. İşte istedim ki bu kitap haykıracak bir nefesi bile kalmayanların sesi olsun. İstedim ki çarkın dişlileri arasında ezilenlerin isyanı olsun."
23 Eylül 1978'te Adana'nın Ceyhan ilçesinde doğmuştur. İlk öğretim ve orta öğretimini doğup büyüdüğü Ceyhan ilçesinde tamamlamıştır. Üniversite hayatında ise Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Otomotiv Bölümünden mezun olmuş, ardından Eskişehir Anadolu Üniversitesinde başarıyla eğitimini tamamlamıştır.
2006 yılında Bizkaçkişiyiz adlı Sivil Toplum Platformu kuruculuğu ve İstanbul il başkanlığı yapan Murat Ağırel, ileriki zamanlarda Memleket Sevdalıları Derneği'ni kurmuş ve genel başkanlığını yapmıştır. 2008 yılında Ergenekon davaları sürecinde gözaltına alındı ve 2 gün sonra bu davadan tutuksuz yargılanarak serbest bırakılmıştır. Ardından yargılanan davada ise ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' ile suçlanmıştır. Bu davada 6 yıl 3 ay hapis cezasını çarptırıldı fakat karar Yargıtay kararı ile bozulmuştur. Tekrardan başlanan yargılama sürecinde 2019'da beraat etmiştir.
Günümüzde ise Ağırel, Yeniçağ Gazetesi'nde yazarlık yapmaktadır.
Araştırmacı gazeteciliğin ne olduğunda dair ders niteliğinde bir kitap. Büyük bir titizlikle hazırlanmış, üzerinde çok çalışıldığı belli olan ve "iyi ki gazetecilik var" dedirten bir çalışma Kirli Çark. Böyle bir kitapta benim iki haberimin de kaynak olarak kullanılması da benim için hem büyük bir gurur hem de mesleki açıdan önemli bir deneyim.
Murat Ağırel, kitap boyunca, Türkiye’deki yasadışı bahis sektörünün derinlerine inerek bu karanlık dünyanın nasıl işlediğini ortaya koyuyor. Ağırel'in bu habere de yer verdiği kitabı, Türkiye’de yasadışı bahis sektörünün sadece bir suç faaliyeti olmadığını, aynı zamanda önemli güçlerle iç içe geçmiş devasa bir sistem olduğunu ortaya koyuyor. Henüz kitabın yarısına gelmiş olmama rağmen karşılaştığım detaylar beni hayrete düşürdü. Ağırel, aktörlerin muktedirlerle olan bağlantılarından kara para aklamaya, uluslararası bahis şirketlerinin Türkiye’deki faaliyetlerinden organize suç örgütleriyle olan ilişkilerine kadar bu devasa mekanizmanın nasıl işlediğini kitapta tüm belgeleriyle anlatıyor.
Kirli Çark, Türkiye’de yasadışı bahis sektörünün nasıl bir gölge ekonomi yarattığı ile bunun toplumsal ve siyasi sonuçlarını anlamak isteyen herkesin okuması gereken bir kitap.
En kısa sürede Murat Ağırel ile kitap hakkında bir söyleşi yapmayı çok isterim.
Kitap adli süreçler üzerinden Türkiye'ye musallat olan yasadışı bahis ve kumar işini anlatıyor. Yazar da sürekli "kişilere çok takılmayın, mekanizmayı anlamaya çalışın" diyerek derdini çok net bir şekilde ifade ediyor zaten. Milyar dolarlık suç örgütlerini böyle ifşa etmeye çalışmak ciddi bir gazetecilik başarısı ve cesareti.
Ufak bir eleştirim kitapta sürekli "bak sevgili okur, işte bizi böyle soyuyorlar" gibi gazlayıcı (?) ifadelerin geçmesi, o kadarcık kusur her şeyde olur tabi.
Sayıları gittikçe azalan ve bu yüzden çok daha değerli hale gelen araştırmacı gazetecilerden Ağırel yine çok anlaşılır bir şekilde aktarmış. Bizler çalışıp emekle para kazanırken etrafımızda olan inanılmaz/korkunç yolsuzluklar mutlaka okunmalı.