"Nesrin Sipahi, hem radyoda, hem plak dünyasında, hem de sahnelerde gerçek bir yıldızdı. (.) Tüm yeteneğine rağmen son derece mütevazı ve sakin bir karaktere sahipti. Ekolünün yegane temsilcisi ve bir daha benzeri gelmeyecek biriydi o." Murat Beşer, Türk müziğinin zarif sesi Nesrin Sipahi'nin yaşamı ve sanat serüvenini titizlikle anlatıyor: Yeşilköy'de başlayan çocukluğun radyolardan plak kayıtlarına, turnelerden gazinolara uzanan büyük bir başarı öyküsüne dönüşümünü olduğu kadar Sipahi'nin bilinmeyen yönlerini de ortaya koyuyor. Sanatçının kariyerinden dostluklarına, aile bağlarından renkli anılarına pek çok detay barındıran Nesrin Sipahi-Sahnelerin,Radyoların, Plakların Hanımefendisi aynı zamanda bir dönemin kültürel portresi. Burhan Felek'in tarifiyle "müziğimizin yüz akı" Nesrin Sipahi'yi tanıyanlar için zevkli, yeni nesiller için ilham verici bir müzikal yolculuk...
Türk Sanat Müziği’nin en önemli yorumcularından birini tekrar gündeme getirdiği için Murat Beşer’e teşekkür ederim ama güçlü sesi ve zarif yorumuyla 20. yüzyılın en tanınmış kadın sanatçılarından birine bu kadar yüzeysel bir kitap yakışmış mı tartışılır, hem de hayattayken.
Bazı bölümler hiç detay verilmeden yüzeysel geçilmiş gibi, ayrıca keşke daha fazla fotoğraf eklenseydi kitaba.
Yine de bir solukta okunacak bu kitaptan keyif alacaksınız. Nesrin Sipahi’yi tanıyanlar ve yakından tanımak isteyenler için bir fırsat.
Genel olarak sevdim. Akıcı bir dille yazılmış. Ayrıntılı bilgiler var. Yadırgadığım bazı yanları yok değil. Kapak fotoğrafında kullanılan fotoğrafa bakan -dönenin tanığı- çok az kişi kitabın Nesrin Sipahi hakkında olduğunu anlayabilir, zira sanatçının belki de kendisine en az benzediği, yaşamının çok kısa bir döneminşi yansıtan bir fotoğraf bu. Mesela ben "Sezer Güvenirgil" derdim. Yine, sanatçının çocukluğu anlatılırken "sarı saçlı" tanımlaması var ki, kitapta kullanılan çocukluk fotoğrafları buna tanıklık etmiyor. Metin, kullanılan cümle yapıları nedeniyle, yer yer biyogafi ile otobiyografi arasında gidip geliyor. Sanatçının anlatımı daha farklı bir geçişle metinleştirilebilirdi. Ayrıca, başta Zeki Müren olmak üzere bazı sanatçılar hakkındaki ifadeler, tanımlamalar, hatta karalamaya varan tabirler maalesef yakışık almamış. Nesrin Sipahi öyle aktarmış olsa da metinde daha başka bir dille ima edilebilirdi. Nesrin Sipahi'nin Türk müziğinin belki de en önemli icracısı olduğu şeklindeki görüş de çok büyük destek bulmayabilir. "Mazbut aile yaşantısı ve şöhretten uzak yaşam tarzını tercih etmemiş olması nedeniyle" şeklindeki alt metin de yerine oturmuyor. Uzun süreli yurtiçi ve yurtdışı turneler aile yaşantısını önceleme tercihi ile zor örtüşüyor. Saygımı koruyarak ifade etmeye çalışırsam, Nesrin Hanım'ın, sanat alemindeki tüm kirli işlere göğüs gerereek eşini koruyan, kollayan kocası "Bir baltaya sap olamayan, mirasyedi, eşinin kazandığı parayla geçinen" ifadeleriyle tanımlansa pek de itiraz edemezdik sanırım. Saygı duyduğumuz, hayran olduğumuz figürlerin biyografisini yazarken gereksiz olumlamalar ve yüceltmeler, nesnellikten uzaklaşmalar metnin değerini örseliyor maalesef. Genel anlamda güzel bir kitap. Severekokurken, sıraladığım bazı nedenlerle zaman zaman rahatsızlık duydum. Editör bakışına biraz daha ihtiyaç duyan bir kitaptı sanırım.