Jump to ratings and reviews
Rate this book

Pustakawan Berkeldai

Rate this book
Sebuah karya lagenda dari Turki tentang seorang lelaki Turki yang menjadi lagenda dunia!

Pernah anda dengar tentang ‘The Librarian With A Donkey’? Pustakawan Berkeldai. Beliaulah yang diberi gelaran hebat ini.

Mustafa Güzelgöz ialah seorang pustakawan yang bekerja di sebuah perpustakaan kecil di Ürgüp. Namun disebabkan atas kesibukan kerja yang memberikan nafkah harian dan juga jarak yang jauh,penduduk jarang atau tidak sama sekali ke perpustakaan.

Hal ini membuatkan beliau berfikir—jika orang tidak datang ke perpustakaan, maka buku yang harus pergi kepada mereka.

Dengan semangat yang tinggi dan juga gila, beliau membawa
seekor keldai untuk membawa buku ke desa-desa terpencil. Beliau dapat membawa buku ke pelbagai kawasan desa dan terpencil kepada mereka yang tidak pernah membaca buku, terutamanya wanita dan kanak-kanak.

Tujuan murni beliau untuk meningkatkan pembacaan dan literasi di desa pada awalnya dipandang pelik dan mendapat tentangan daripada pihak berkuasa tempatan, namun kejayaan sistem perpustakaan bergerak ini akhirnya mendapat pengiktirafan yang hebat di seluruh negara dan kemudian dunia.

Bermula dengan mengedarkan buku, Mustafa berjaya mendirikan perpustakaan desa, malahan menganjurkan pelbagai aktiviti ilmiah seperti wacana, syarahan dan kursus kemahiran di situ.

Sudah tentu perjalanan Mustafa tidak mudah. Beliau berhadapan dengan cabaran birokrasi dan tekanan apabila masalah masyarakat setempat juga mula diperjuangkan.

Karya ini dikumpulkan dan diceritakan semula oleh seorang sasterawan ulung Turki - Fakir Baykurt. Beliau menulis semula pengalaman Mustafa Guzelgoz dengan cermat dan judulkannya Pustakawan Berkeldai. Kini buku ini sedang disebarluas ke seluruh dunia untuk memperingati beliau.

Apabila bukunya diterbitkan dan diberitahu yang tinggal hanyalah sebuah buku berjudul Pustakawan Berkeldai (kini dalam Bahasa Melayu ini), Mustafa , tersenyum kecil dan dengan nada rendah hati berkata, “Cukuplah ini untuk seorang manusia.”

178 pages, Paperback

First published September 1, 2000

28 people are currently reading
607 people want to read

About the author

Fakir Baykurt

76 books92 followers
Asıl adı Tahir olan Fakir Baykurt 1929 yılında Burdur’da doğdu. 1948’de Gönen Köy Enstitüsü’nü bitirdikten sonra köy öğretmeni olarak çalışan yazar, 1955’te Gazi Eğitim Enstitüsü’ndeki eğitimini tamamladıktan sonra Sivas, Hafik ve Şavşat’ta Türkçe öğretmenliği yaptı. Demokrat Parti yönetimi tarafından öğretmenlikten alınarak pasif bir göreve getirildi.

1958’de Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan ilk romanı Yılanların Öcü nedeniyle hakkında kovuşturma açıldı. 1960 yılındaki askeri müdahalenin ardından ilköğretim müfettişliğine getirildi.

1962-63 yıllarında ABD Bloomington Indiana Üniversitesi’nde ders araçları konusunda uzmanlık eğitimi gören Baykurt, Türkiye Öğretmenler Sendikası’nın (TÖS) ve Türkiye Öğretmenler Dernekleri Milli Federasyonu’nun (TÖDMF) genel başkanlığına seçildi.

1969 yılında Türkiye çapındaki ilk öğretmenler boykotuna katıldığı için bir kez daha açığa alındı ve 12 Mart 1971’deki askeri darbeden sonra uzun süre tutuklu kaldı.

Edebiyata şiirle adım atan Fakir Baykurt, yazın hayatını toplumcu gerçekçi bir yaklaşımla yazdığı kısa öyküler ve köy notlarıyla sürdürdü. Yeditepe, Varlık, Cumhuriyet, Evrensel ve Yön gibi dergi ve gazetelerde çeşitli yazıları çıkan Baykurt, 1955’te öykülerini derlediği ilk kitabı Çilli’yi yayımladı. Bunu, köy yaşamını, köylünün arzularını, sıkıntılarını ve çelişkilerini dile getirdiği hikâye kitapları ve romanları izledi.
Yalın, şiirsel bir dil kullanan yazar, eserlerinde halka mal olmuş deyişlere ve deyimlere de sıklıkla yer vermiştir. Tırpan ile 1970 TRT ve 1971 TDK ödüllerini, Can Parası (1973) ile Sait Faik Hikâye Armağanı’nı, Kara Ahmet Destanı’yla Orhan Kemal Roman Armağanı’nı kazanan yazarın Yılanların Öcü adlı yapıtı 1961’de Metin Erksan, 1985’te Şerif Gören tarafından filme çekildi.

11 Ekim 1999’da Almanya’nın Essen kentinde vefat eden Fakir Baykurt’un cenazesi, 1977’den beri yaşadığı Duisburg’da düzenlenen bir törenden sonra İstanbul’a getirilerek Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Fakir Baykurt’un Yılanların Öcü (1958), Irazca’nın Dirliği (1961), Onuncu Köy (1961), Kamlumbağalar (1967), Amerikan Sargısı (1967), Tırpan (1970), Köygöçüren (1973), Keklik (1975), Kara Ahmet Destanı (1977), Yayla (1977), Yüksek Fırınlar (1983), Koca Ren (1986), Yarım Ekmek (1998), Eşekli Kütüphaneci (2000) adlı romanları yanında, onlarca hikâye, şiir ve çocuk kitapları yayımlanmıştır. Kitapları çeşitli dillere çevrilmiş, Türkiye’de ve çevrildiği ülkelerde birçok ödül almıştır.

---------------------------------------

Fakir Baykurt, who wrote under various pen names such as Osman Akpürçek, Tarik Kirat, Yasar Yalçin, and Mehmet Gazi, was born on June 15, 1929 in the Burdur province of Turkey. In his works, Baykurt deals with the problems and the conflicts that rural folk experience. Yet he is not a mere onlooker, but also an activist who strived to change both society and individuals.

Baykurt claimed that the importance of literature came not from its subject matter, but from the language that it used. His works featured the same natural, plain Turkish that the people used. In his own words, “I have always written with the beautiful words I heard from my mother, from my aunt, and from my villagers. And then they became my own words. I have never been an extreme nationalist, yet when it comes to language I am more king than the king — if such a thing can be measured. In other words, I would sacrifice my life for language. Language is a confidant, and it is the source of my courage. That is where the light is.” Hence, his works featured plain and familiar language that could easily appeal to various groups within society. In his works, he frequently used proverbs, idioms and regional words that he had collected from Turkish folk literature.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
583 (50%)
4 stars
401 (34%)
3 stars
139 (12%)
2 stars
22 (1%)
1 star
5 (<1%)
Displaying 1 - 30 of 135 reviews
Profile Image for Perihan.
480 reviews135 followers
March 11, 2016
Eşekli Kütüphaneci olarak bilinen güzel insan, kendisi 2005 yılında vefat etmiş, Mustafa Güzelgöz, soy ismi gibi güzel gözleriyle güzel bakmış memleketine...
Aslında bir futbolcu olan Mustafa, küçükken bile o kadar çok kitap okumayı seviyormuş ki, kör olan komşu teyzesine tam üç yıl evet üç yıl boyunca düzenli olarak kitap okumuş.
Genç bir adamken de , periler, masallar diyarı Ürgüp de kitaplık memuru olmuş ve bakmış kimseler kütüphaneye gelmiyor, onlar gelemiyorsa ben giderim ayaklarına demiş. Köy köy eşeğine yaptırdığı kitaplık sandığı ile köylü kadın, erkek ve özellikle çocuklara kitap taşımış.
Çocuklar onun sesini duyunca koşa koşa yanlarına gidermiş. Resimli kitapları görünce sevinçten havalara zıplarmış.
Yıllarca çırpınmış, köylere kitaplık yaptırmış, 22000 kitaplı kütüphane oluşturmuş...
Yurt dışından, topluma , insanlığa hizmeti dolayısıyla ödül almış.
Daha ne hizmetler yapmış, nelere öncülük etmiş, tıpkı Beyaz Zambaklar Ülkesi ndeki örnek kişiler gibi yaşam mimarlarından biri olmuş.
Bir insan, tek bir insan bir bölgeye kitap okumayı sevdirebilir mi ,derseniz bu kitabı okuyun derim. Son söz Mustafa Baba'dan:
"Köye kitaplık açmak, çöle çeşme götürmek gibidir. Kitaplığın girdiği yerlerde, bilmezlik kaçar gider."
Profile Image for aslushka.
93 reviews5 followers
May 12, 2020
Yine bir Türkiye gerçeği, yine bir geçmişteki mübadele hüznü ve gerçek bir hikaye.

Beni en başta çok mutlu eden Mustafa Güzelgöz’ün kitap aşkı oldu. Bir insan ülkesine, halkına, kadınlarına, çocuklarına nasıl faydalı olur harika bir örnek. Ama malesef onun da zamanında ayağına taş değmiş.

Yerlerinden yurtlarından edilen Rumlar’ın memleket aşkı insanın kanına dokunuyor. Karşı yakanın ucunda bizim atalarımızın yaşadıklarımızı yaşayan insanların olması ne ilginç. İnsan bazen sadece kendi yaşadığını görüyor çünkü.

Ekaterini Nine’nin doğduğu topraklardan gelen toprağı yastığının içine doldurmasını hiç unutmayacağım...

Şahane bir roman. Okuyunuz...
Profile Image for Gizem Erdoğan.
30 reviews2 followers
January 12, 2020
Muhteşem ! Fakir Baykurt'un ölmeden önce hastane yollarında tamamlamaya çalıştığı son kitabı. Mustafa Güzelgöz'un yaşanmış hikayesini ve onun karanlık ve gericilikle mücadelesini gurur ve buruk bir hüzünle okuyorsunuz. Anlatım dili ve yasanilanlar o kadar masalsi ki Refik Başaran, Dimitrios Katsikas ve Mustafa Güzelgöz'un gerçek kişiler olduğunu bilmenize rağmen okurken zaman zaman kurgu roman karakterleri okuduğunuzu zannediyorsunuz.
Profile Image for Özlem Güzelharcan.
Author 5 books348 followers
October 9, 2022
Kapadokya denen o büyülü coğrafyaya 3. gidişimde tanışmıştım Murat Güzelgöz ile. Fakir Baykurt'un bu eserini okumamıştım henüz, bu hikayeyi bilmiyordum bile ne yazık ki! Çocukken Yaban 'ını okumuştum sadece.

Eşekli Kütüphaneci, Fakir Baykurt'un son eseri. Benim kitabı okumam ise kitabın kahramanlarından Mustafa Güzelgöz'ün oğlu, Yunanistan'dan Ürgüp'e göçmüş, Türkçe şarkılar söyleyip göçmen ninelerine Anadolu toprağı ve suyu götürerek beni ağlatan Dimitrios beyin kan kardeşi olan Aziz'in kardeşi, Murat bey ile tanışmamdan sonra oldu. Dokuma halıların ve antika ürünlerin olduğu Le Bazaar D’Orie isimli o dükkanda Murat Güzelgöz bize babasının hikayesini anlatmış, sazıyla türküler söylemişti. Orada gözlerim dolmuştu, çok etkilenmiştim bu öyküden. Kitabı okurken ise salıverdim göz yaşlarımı, hiç acımadım.

Köyden köye eşekle kitaplar taşıyan, köylüleri, özellikle de kadınları kitap okumaya teşfik eden, bu sayede bir çok ödül alan, bakanları, gezginleri, ünlüleri Ürgüp'e ayağına kadar getiren (ama bununla hiç övünmeyen, aksine çok utangaç, övülmekten nefret eden), inanılmaz bir kitap ve sanat aşığı, apayadın ve çok yaratıcı bir adammış Mustafa bey. İyi ki Fakir Baykurt bunu ölümsüzleştirmiş. Dimitrios Katsikos'un hikayesini ise bilmiyordum, belki Murat bey anlatmıştır ama unutmuş olabilirim. Mübadil hikayeleri hep dokunur bana. Burada da öyle oldu, bu kitapta bir mübadil hikayesi okumayı beklemiyordum. Pek bir fena oldum. Fakir Baykurt'un yalın ama etkili anlatımı fevkaledenin fevkindeydi.

Murat beye Ürgüp'ten ayrılırken kitabımı, Naylon Sözler 'i verip imzalamıştım. Kendisine benim de öğretmen olduğumu ve çok okuduğumu söyleyince gözleri dolmuş ve Ben öğretmenliği çok sevdim, gönlüm hep orada bir yerlerde kaldı demişti.

Le Bazaar D’Orient‘ten gözlerim buğulu, yüreğim ferah ayrılmış ve kendimi bu hikayelerin içinde bulduğum için çok ama çok şanslı hissetmiştim. Bu kitabı okuyunca tüm anılar yeniden zihnime doluverdi. Mustafa Güzelgöz'ü ve Dİmitrios Katsikas'ın hikayesini herkes okumalı, öğrenmeli.
Profile Image for osqhe.
221 reviews
August 3, 2022
Olağanüstü!!
Bu zamana kadar okumadığım, bu müthiş yazarın adını dahi duymadım için kendimden utanıyorum!!
Okulda okuma hayatımıza başlarken, bizlere hep 100 temel eseri okuyarak başlamamız tavsiye edildi. Ancak bu kitabı okuyunca anladım ki, o yaşlarda bize kitap okumanın ne kadar değerli olduğu anlatılmamış. Hatırlıyorum, öğretmenlerimiz sadece yazar isimleri söylerdi. Namık Kemal, Tolstoy, Halide Edip, Hugo.. Hepsi kıymetli yazarlar doğru. Ancak birinin ağzından Fakir Baykurt'u duymadım. Bence tüm bu kıymetli yazarların kitaplarını okumadan önce Eşekli Kütüphaneci'yi okumamız gerekirdi. İşte o zaman yazarlarımızın ne kadar kıymetli olduğunu, kitap okumanın ne kadar değerli ve önemli olduğunu, büyüdüğümüzde (işinin ne olduğu önemli değil!) yaptığın işi layıkıyla yapmanın insani ve vatani görevi olduğunu bilebilirdik.
Kitabın arka kapağında, özetle, Mustafa Güzelgöz adlı kütüphanecinin nasıl Eşekli Kütüphaneci namına eriştiği ve Yunanlı misafiriyle arasında kurulan sevgi köprüsü hikayesi olarak tanımlanmış.
Ama kitapta arka kapadığından çok daha fazlası!!
Bu kitapta Vatan, Millet aşkı var; özverili, muazzam bir çalışma azmi var; insan sevgisi, çocuk sevgisi var; kardeşlik, dostluk var; aydınlık gelecek umudu var; bilim sevdası var, kitap sevgisi var. Tüm bunların karşısında da aydınlık gelecek karşıtı düşmanları, liyakat, bağnazlık var. Tam olarak Türkiye'nin özeti bir kitap. (Bu kitabın temel eser listesine alınmamış olması çok üzücü!)

Profile Image for moi, k.y.a..
2,076 reviews380 followers
March 13, 2023
“Kitap sevgisi diye bir şey vardır sanırım. Ana sevgisi, kardeş sevgisi, yâr sevgisi gibi bir sevgi. (...) Kitap sevgisi de bütün öbür sevgiler gibi doğuştan vardır; ama uyuyordur. Onun, za­manı gelince uyandırılması gerekir.”

şu cümleler kurulduğu anda, ben onları okurken neden bahsettiğini öyle iyi bildiğimi fark ettim ki. varlığımın her zerresiyle bildiğim, hissettiğim ve yaşadığım bir sevgi. bir yerde var olma biçimi kitapların arasına kurulmuş bir dünya...

kendimi bildim bileli, kütüphaneden kitap alıp okurken de pdf indirirken de başıma gelen bir okuma hâli var. aklımın bir köşesinde okumak için bekleyen bir sürü kitap vardır, kafamda bir alınacaklar listesiyle kütüphaneye girerim, sitelerde kitap aramaya başlarım vs. ama işin sonunda aklımdaki kitapların yanından geçmeyen şeyler bulurum elimde.

kütüphaneleri yoğun kullandığım ilk okuma yıllarımda bunun bana hissettirdiğini o kitap sanki beni çağırdı diye tanımlıyordum. hâlâ aynı şeyi hissediyorum. bu hesapta kitapta olmayan kitap da beni çağırdı ve beni başka bir yolculuğa çıkardı. kendi iç dünyamda aslında oldukça aşina olduğum düşüncelerin vücut bulmuş, ülkesi ve hemşerileri için bunu hayalden öteye geçirmiş hâlini okudum.

hayran kaldım. imrendim. örnek aldım. Allah gani gani rahmet eylesin Mustafa Güzelgöz’e.

Fakir Baykurt’a gelecek olursam, okuduğum ilk kitabıydı ama diğer kitaplarını da okumak için sabırsızlanıyorum.
Profile Image for Iza B. Aziz.
224 reviews29 followers
September 9, 2025
Sebuah cerita yang diadun dengan biografi Mustafa Guzelgoz iaitu pustakawan lagenda dengan gelaran 'Pustakawan Berkeldai'.

Kegigihan En. Mustafa membawa buku kepada penduduk kampung sangat luar biasa. Beliau bertindak kerana kesungguhan, cintanya terhadap ilmu dan kasih-sayang. Teringat pula saya pada khidmat perpustakaan bergerak (bas) semasa sekolah rendah. Keterujaan melihat judul buku dan keluar dari bas bersama buku-buku pilihan. Seronoknya!

Semasa membaca bab 'Apa Maksud Cinta Terhadap Buku', membuatkan saya terfikir;

Cukuplah dengan kehadiran rasa teruja melihat buku, walaupun belum cukup kuat untuk membaca. Daripada melihat buku sekadar sebagai objek yang tidak bernilai. Ya, itu lebih baik.
_____________________
Dalam kisah yang sama, sang penulis turut menyelitkan kisah penyatuan dua bandar Urgup (Turkiye) dan Larisa (Yunani). Saya sendiri baru tahu tentang sejarah hitam yang berlaku antara dua bangsa ini. Perpisahan kerana kebencian dan perebutan kuasa.

Senang saya kata, kisah Pustakawan Berkeldai ini amat sesuai untuk pencinta buku, pengunjung tegar perpustakaan dan juga kepada mereka yang berkhidmat dalam pengurusan perpustakaan. Renungan tentang buku dan perpustakaan memberi peringatan yang mungkin sesekali kita lalai tentang peranan dua perkara ini.

3.5⭐️
_____________________
Profile Image for cisos.
64 reviews
May 26, 2023
Bahçemizdeki ineklere. Ellerimizle kurduğumuz kimya laboratuvarına. Peşlerinden koşup gölde yakaladığımız kurbağalara. Lise günlerine. Köy enstitülerine. Ve o ruhu taşıyan ve yaşatan böylesi güzel insanlara.

Masmavi gök altında ey Kepir ana
Bizlere yurt oldun bastın bağrına
Can verdin köylere güzel yurduma
Ata’dan Yücel’den Tonguç’tan beri…
Profile Image for Mimi.
97 reviews5 followers
May 29, 2025
iyi guzeldi de sonlara dogru cok sıktı ya, onun harici motive edici yasanmis olmasini da beklemiyodum ama fakir baykurtla bu kitap ne alaka onu anlamadim
Profile Image for Mehmet B.
259 reviews19 followers
November 28, 2023
".Galip sayılır bu yolda mağlup."
Ürgüp'te kütüphane kurup eşeklerle köylere kitap taşıyan, halka kitap okuma sevgisi aşılayan Mustafa Güzelgöz'ün hayatı, Ürgüp'e köklerini araştırmak için gelen Dimitrios ve Ürgüp'ten mübadelede göçenlerin yerleştiği Yunanistan'daki Larissa ile Ürgüp'ün kardeş şehir olma süreçleri ana ekseninde anlatılıyor.
Yannis Ritsos'un Barış şiirini bu kitapta tanıdım. Şiirden bir bölüm Mustafa Güzelgoz'ün düşlerinin özeti gibi:

"Kitaplık yapıldığı zaman hapishaneler
geceleyin kapı kapı dolaştığı zaman bir türkü
ve dolunay, taptaze yüzünü gösterdiği zaman bir bulutun arkasından
cumartesi akşamı berberden pırıl pırıl çıkan bir işçi gibi;
barış budur işte."
Profile Image for Sirpalli.
111 reviews12 followers
April 11, 2020
Ne guzel insanlar var şu hayatta diye düşündüren guzel kitaplardan bir tanesi.
Profile Image for Elçin G.
82 reviews9 followers
May 31, 2020
Mustafa Güzelgöz sen ne güzel bir insansın! Ne muazzam, ne özverili bir iş. Nasıl vatan,millet, aydınlık gelecek aşkı!!

“O ‘Yukarısı’ dediği, ben kendimi bildim bileli kitaptan, kitaplıktan hoşlanmaz. İsterse eşekli filan olsun, hele köydeki kütüphaneden hiç hoşlanmaz. Bunu sonra sonra daha iyi anladım. O ‘Yukarısı’ kitap okuyan köylüden, köy çocuğundan hiç hoşlanmaz.”
Profile Image for melike.
133 reviews
May 27, 2025
gerçekten en sevdiğim kitaplar arasına girdi. bazı sayfalarda ağlıcaktım zor durdum 😭 herkes okusun ÇOK GÜZEL 💛💛💛
Profile Image for Oguzhan.
28 reviews1 follower
January 13, 2020
Gerçek olamayacak kadar güzel bir hikaye. Öyle ki insan inanamıyor bu kadar iyi niyetli bir adamın binbir zorlukla uğraşıp didinip sırf köylüler ve çocuklar kitap okuyup aydınlansın diye eşekle o köy senin bu köy benim gezebileceğine. Bu kısma ben de inanamadım ancak ne yazık ki hikayenin ilerleyen bölümlerindeki kimi köylülerin ve siyasilerin/üst düzey yetkililerin o kadir bilmez ve nankör tavırlarına hemen inandım. Yazık. Denebilecek hiçbir şey yok, o gün nasılsak şimdi de aynı olduğumuzu düşünüyorum. Ama neyse ki vakti zamanında Mustafa Güzelgöz gibi heykeli dikilesi bir adam yaşamış. Neyse ki ileride bir, yalnızca bir tane kişi tarafından bile olsa örnek alınabilir diye bu yaşam romanlaştırılmış.
Profile Image for Aysel HALLAÇOĞLU .
44 reviews13 followers
April 4, 2019
Büyük bir girişimcilik. Alkışlanacak bir vatan millet sevgisi. İçinde hep var olan bir kitap aşkı. Minnettarım. Yazarımızda bu yaşam öyküsünü çok güzel aktarmış.
Profile Image for Marla'dan Alıntılar.
363 reviews50 followers
February 4, 2018
Kitap Ağacı Adana grubumla ocak ayında Fakir Baykurt’tan Eşekli Kütüphaneci kitabını okuduk.

Yazardan okuduğum ilk kitap, yazarın son kitabıymış. Hatta kitabı hasta yatağında tamamlamış.

Kitapta gerçek bir kişinin hayatı, Nevşehirli kütüphaneci Mustafa Güzelgöz’ün hayatı ve yaptıkları anlatılıyor. Mustafa Güzelgöz çalıştığı kütüphaneye kimse gelmeyince boş boş oturup okuyucu beklemeyi kendine yedirememiş ve komşu köylere eşekle kitap taşımış. Bu yüzden adı Eşekli Kütüphaneci'ye çıkmış. Yaptıkları bununla da sınırlı değil. Memleketine, ülkeye o kadar güzel hizmetlerde bulunmuş ki uluslararası ödüller bile almış ama maalesef ülkemizde hiçbir başarı cezasız kalmadığı için Eşekli Kütüphaneci’nin de önü kesilmiş.

Kitabı okurken Eşekli Kütüphaneci’nin azmine, çalışkanlığına ve yaptıklarına hayran kaldım. Günümüzde birçok insan bırakın ekstradan bir şey yapmayı görevini yapmaktan bile aciz. Bu yüzden kitaptan ve Mustafa Güzelgöz’den alınacak çok güzel dersler var. Kitap çok sade, duru bir Türkçe ile yazılmış. Çocuklarınıza rahatlıkla okutabilirsiniz. Hatta en iyisi bu kitabı çocuklarınızla beraber okuyun. Her sayfada konuşun, tartışın, fikrinizi söyleyin. Çocuğunuza kitap okumayı sevdirmenin çok güzel bir yolu olacaktır bu.

Türkiye’de en çok görmek istediğim yerlerin başında Nevşehir, Ürgüp, Göreme, Kapadokya geliyor. Bu kitaptan sonra bu isteğim daha da arttı. Bu yıl bitmeden mutlaka gitmek ve oraları gezmek istiyorum. Kitapta da geçen Mustafa Güzelgöz’ün oğlu Aziz Güzelgöz hâlâ yaşıyormuş. Belki onu da ziyaret ederim, kim bilir?
Profile Image for Sleepyengineer.
324 reviews3 followers
June 9, 2022
Çok çok iyiydi be. Gerçekten bu Türk halkının asla değişmeyişi iki kitap üst üste tokat gibi çarptı yüzüme. Hiçbir başarının cezasız kalmadığı, dinin daima kötü işlere alet edildiği bir toplum... Yazık. Ah be Mustafa Kocagöz ne güzel adammışsın rahmet olsun...



"Yurdumuzda aydınlığa karşı güçlü bir direnme vardır. Bunlar, ortaya Atatürk gibi güçlü adamlar çıkınca sinsi sinsi yatıp uyur görünse de , buldukları ilk fırsatta başlarını deliklerinden çıkarırlar.
Anlattım : Halkevleri' ni ,Halkodaları' nı öyle kolayca kapatıverdiler! Hele Köy Enstitüleri'ni...
Rahmetli İsmail Hakkı Tonguç'u düşünüyorum. O büyük adama kan kusturdular."

"İşin içine bir araç olarak dini de kattılar. Halkın karanlıkta kalmasını isteyenler, araç olarak dini her zaman, her işe kattılar.'

"Adnan Menderes, enstitüleri kapattı; halkın sesi çıkmadı. Bizim halkımız çok yüzyıl öncelerinden beri uyur. Çok kötü biçimde afyonlanmış gibi uyur. Üfürükle tükürükle sersem tavuğa çevirmişler onu. Bizim halkın durumunda olup da, uyanmak çok zordur örneğin! "

"... Köylüler bence daha en az 80 yıl daha sürecek ağır bir uykunun içinde.
Öyle dalmış ki
Yüzyıllar süren uykusuna
Uyandırmazsan uyanacak değil."



Profile Image for tripswithbooks.
374 reviews52 followers
November 30, 2021
“Halkın karanlıkta kalmasını isteyenler araç olarak dini her zaman her işe kattılar.”

Eşekli kütüphanecinin yaşadığı yılların, hatta kitabın yazıldığı yılların üzerinden çok zaman geçti. Ama değişen bir şey yok. Ve olmaması öyle umut kırıcı ki.

Ama kitabı okudukça, öğrenme/öğretme aşkıyla çabalayan bir kütüphane memurunun çabasına şahit oldukça “her şeye rağmen, nefes aldığımız sürece umut var” diye düşünüyor insan.

Fakir Baykurt, iyi ki eşekli kütüphaneciyle tanıştırmış bizleri. Kitap sevgisi olmayan bir toplum ne ağacı sever ne doğayı ne de canlıyı.

“Ben başbakan olsam kitaplıklara önem veririm. Bir toplumun en büyük yerleşiminden küçük yerleşimine kadar her yerinde kitaplıklar varsa, halk kitap okuyorsa o toplum her işine yetip artacak parayı bulabilir.
Akıl uyanmayınca kafa çalışır mı?
Kafa çalışmayınca para kazanılır mı?
Aklı uyandıracak olan da kitap. Kitaplık.”
Profile Image for Sertac Inceler.
68 reviews2 followers
May 25, 2020
1900 lü yılların ortalarından mükemmel bir Anadolu hikayesi. Ürgüp ile Larissa nin kardeş sehirlik öyküsü. Dimitrios un, Güzelgöz ailesinin öyküsü.

Eşekli kutuphaneci Mustafa Güzelgöz ün kendi kendine attığı tohumların öyküsü. Insanlara kitap nasıl sevdirilir, en çözülmesi gereken şey cahilliktir bunu öğretisi.

"O, köylüler kitaplığa gelmiyor diye oturmamış, kitabı onların bulunduğü yerlere götürmüş, bunu yaparken de Anadolu'nun en eski taşıtı olan ve her yerde yeterince bulunabilen eşeklerden yararlanmıştır."

"Kitaplığın girdiği yerden bilmezlik kadar gider"


Utandırmasın ınsanları hiç uyanacaklari yok. Bir kere uyansalar da tekrar uyurlarsa gene kendi kendilerine uyanmazlar. Fazil Hüsnü Dağlarca demis ki:

Öyle dalmış ki
Yüzyıllar süren uykusuna
Uyandirmazsan uyanacak değil.
Profile Image for Caterina.
1,211 reviews62 followers
December 4, 2021
Yaşamın içinden süzülmüş, Fakir Baykurt'un kendine has anlatımıyla yöre insanını ve döneme dair betimlemeleri oya gibi işlediği hikaye...

Mustafa Güzelgöz'ün öyküsünün içinde Larissa'dan gelen Dimitrios Katsikas ile oğlunun kesişen yolları milletler arası dostluk adına da güzel mesajlar veriyor. Kitabın biryerinde köy enstitüleri ile ilgili tespitler vardı, okurken içim acıdı...

Keyifle okunur...
Profile Image for Aybüke Nur.
18 reviews3 followers
May 19, 2023
Anadolu insanın özlediğimiz sıcaklığını kitapta buluyoruz. Sosyo-politik açıdan çok fazla bir şeyin değişmediğini görüyoruz kitapta. Bunca zaman neden okumadım dediğim, sayılı kitaplar arasında yerini aldı.
Profile Image for İlhanCa.
901 reviews6 followers
January 4, 2023
Kitap sevgisini “kendimizce” anlatan mücadele ile ömrü geçen kahramanımız her köye kitap taşıyor..
Profile Image for Nurhak.
13 reviews
December 30, 2021
Fakir Baykurt’un okuduğum ilk romanıydı. Şu ana kadar bu romanı nasıl duymadım ve okumadım diye hayretler içindeyim. Kesin okuyun :))
Profile Image for Hafize Berra.
8 reviews
October 9, 2025
bu kitabın tek hatası ilk Türk edebiyatı kitaplarımdan ve Sabahattin aliden sonra okumuş olmamdı. kitaba karşı çok yanlış beklentiler içine girmiştim ve bu da beni büyük hayal kırıklıklarına uğratmıştı ama şimdi iki yazarın da çook farklı çizgilerde ilerlediğinin farkındalığıyla birlikte ürgübe gitmiş olmanın verdiği bir sempati oluştu içimde kitaba karşı. Aydın bir anadolulunun hikayesi..
Profile Image for Filiz.
34 reviews10 followers
May 29, 2018
Mekanın cennet ola Mustafa Güzelgöz! Değerin bilinseydi ah bilinseydi...Okumayı seven herkesin okuması gereken, kitap aşkını, cehaletle savaşı en yalın anlatan kitap.
37 reviews2 followers
December 3, 2025
Pustakawan berkeldai? Adakah betul wujud di dunia nyata? Ideologi latar masyarakat dan latar tempat agak sekular. Beragama islam, namun mabuk. Bukan lah tidak wujud di negara sendiri. Dan ada beberapa isu menyebabkan saya tidak selesa membaca nya.😅

Sebuah kampung,bekerjasama mengusahakan kilang arak. Ulamak menentang,namun imam kampung itu kata itu adalah rezeki daripada Allah dan halal pendapatan nya. Lalu diangkat imam itu menjadi ahli persatuan bola sepak. Tak pasti ianya satu sindiran atau penulis sendiri berideologi sebegitu.

Oh ya, golongan beragama pula, menjadikan agama sebagai alat dan berlebih lebihan dalam sesuatu hal.

Namun,bukan isi nya di situ. Isinya, bagaimana seorang pustakawan bersusah payah mengajak semua lapisan masyarakat untuk membaca. Dibawa keldai dengan muatan buku buku. Dan idea menyemarak kan lagi perpustakaan. Zaman itu masih berfikiran wanita tak perlu kepada pendidikan.

Sampaikan mustapha fikir bagaimana cara untuk menggalakkan wanita wanita turut pergi ke perpustakaan. Dijadikan satu hari hanya untuk wanita datang ke sana. Diwujudkan buaian buaian, diletakkan mesin jahit juga. Betapa gigihnya dia. Demi 1-2 jam wanita ke perpustakaan.

Kisah ini mengingatkan saya mengenai kisah seorang sukarelawan AS yang berusaha untuk mewujudkan perpustakaan demi perpustakaan, membina sekolah demi sekolah, menaja pelajar demi pelajar termasuk diberi keutamaan tajaan biasiswa di tempat yang masih menganggap wanita hanya patut di rumah saja.

Namun, kisah John adalah nyata. Kisah ini mungkin nyata juga di sana? Penceritaan nya membuatkan saya tertanya mungkin ianya kisah realiti juga. Bukan itu sahaja, mustapha juga bercita cita menjadi kan tempat itu sebuah kota. Dia juga bercita cita mahu membangunkan hamam juga.

Namun, terbengkalai akibat fitnah terhadap diri nya yang menyebabkan dia bersara awal.

"Membuka perpustakaan di kampung adalah seperti membawa mata air ke padang pasir. Kejahilan akan lenyap dari tempat di mana perpustakaan berada."

Saya mungkin tidak akan jadi pustakawan seperti mustapha bey. Saya hanyalah seorang surirumah. 😁Tetapi setelah membaca nya,saya berazam akan kerap berkongsi hasil pembacaan saya untuk menarik orang lain membaca sama walaupun ulasan ulasan buku saya belum ke tahap yang terbaik. Dan akan selalu membawa anak anak ke perpustakaan demi gesaan mustapha bey .😁
Profile Image for Leyla.
59 reviews40 followers
April 11, 2017
Sosyal medyada paylaşılıyordu bir ara hani; eşeğe yüklemiş adamın biri kitapları, köy köy dolaşıp kitap dağıtıyor halka. Kalkınmanın, doğruları belirlemenin, adaletin, emeğin karşılığının, iyiliğin, kısacası güzel yaşamanın yolunun bu olduğuna inanıyor. Fakir Baykurt da bu adamın hikayesini yazmış. Neden ve nasıl geç kaldım bu kadar okumak için bilmiyorum. Yaşı, işi ne olursa olsun herkesin okuması ve okutması gerekli. Tüm güzel duyguların, insanî niteliklerin, insanın yansıtması gereken "Öz" temizliğinin cümleleri var bu kitapta.
Displaying 1 - 30 of 135 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.