DENİZLERİN HÜKMETTİĞİ DÜNYADAKİ SON SIĞINAK; GİZLİMAN, SENİ ÇAĞIRIYOR…
Gezgin Şehir’i birbirine katan ve Derin Deniz’in haşin dalgalarından kurtulmayı başaran beş yüz karasının bu kez, Gizliman’da hayatta kalmak için şanstan çok daha fazlasına ihtiyaçları var.
Adanın gizemli sakinleri; onların zihinlerini ve sadakatlerini, zorlu görevlerle sınıyor. Her köşebaşında bir dost, düşmana dönüşmeyi bekliyor. Ödül, Gizliman’da yaşanacak görkemli bir hayat ve bu yarışın hırslı oyuncularını durduracak, hiçbir kural yok.
Peki ya bu bereketli topraklarda oynanan oyunlar, beşlimizin ruhlarını yutacak bir karanlığın başlangıcıysa?
ABİ ŞAKA MI BU??? Ben seri tamamlandı sanıyodum. İki kitaplık kutulu set olarak almıştım hiç önünü arkasını sorgulamadan direkt olaylara daldım ve şu an üçüncü kitap için birilerini bıçaklayabilirim (Tercihen bir akrabamı falan). Her şey efsaneydi. İlk kitapta kafama oturmayan bazı şeyler vardı bu kitapta da aynı mantık hatalarını gördüm ama olaylar o kadar akıcıydı ve karakter gelişimi o kadar iyiydi ki inanın sorun nerdeydi hatırlayamıyorum bile. Yazarın yazım diline bayıldım asla tekdüze ilerlemiyordu ve hiç sıkılmadım. Beni en çok şok eden olay Arm'ın karakter gelişimi oldu. Bir anda süper kötü modunu açmaya çalıştı. Onun kadar naif ve iyi bir karakterin bir anda bu kadar değişebilmesi ilk başta beni rahatsız etse de yaşadığı olaylar böyle bir karakteri daha kötü bile parçalayabilirdi o yüzden zamanla kafamda oturdu. Hodbin...İki kitaptır favori karakterimdir kendisi ne Beau gibi satıcılık yaptı ne de Lunu gibi kendini iyi göstermeye çalıştı o en başından beri olduğu kişiyi reddetmeden her şeyi açıkça yaşadı, bakıldığında en sinsi karakter gibi görünse de herkese bunun uyarısını başından yapmıştı zaten. Ve karakter gelişimi de yavaş yavaş insanlara daha da yakınlaşmasını zekasını daha keskin kullanmasını sağlıyor devamını görmek için sabırsızlanıyorum. Gel gelelim Dante'ye bence bu kitabın en kimsesiz karakteri Dante'dir. Beau'dan yediği kazığı bir kenara bırakırsak Dante, Hodbin gibi yalnızlığı kendisi seçmedi ya da Lunu ve Arm gibi ne olursa olsun dönüp ailem diyebileceği biri yok. Beau'yu asla affedemiyorum üzgünüm ama kimse benim gözümde onu haklı çıkartamaz artık. Lunu'ya gelirsek onun da Arm'a yaptıklarını affedemiyorum belki Arm onu tamamen affederse ben de edebilirim. (Hodbin ❤️ Lunu)
Serinin devam kitabında yepyeni bir hikayeye adım atarken insanoğlunun ne koşulda olursa olsun çirkinleşebileceğine bu kitapla şahit oluyoruz. Hatta genç grup içerisinde bazı değişimler bana Sineklerin Tanrısı kitabını hatırlattı. Tabi iyi anlamda. Yeni hikayede kurallar baştan yazılırken bir de çok farklı bir çift öne çıkıyor ki kendilerine bayıldım. Yazar romantizm ağırlıklı bir hikaye sunmasa da kitap içindeki romantik ilişkiler bazı eksikler olsa da başarılı. Dahası kitabın sonunda ortaya çıkardığı yeni bir bilgi ile de okuyucuyu merakta bıraktırıyor ve nerede 3. kitap diye yalvartıyor. Yani benim yaşadığım buydu.