Jump to ratings and reviews
Rate this book

Fularsız Felsefe

Rate this book
Kötülük dolu bir dünyaya fikriniz sorulmadan getirildiğiniz yetmiyormuş gibi ne özgürlüğünüzden ne de gerçekliğinizden emin olabiliyorsunuz. "Merak etmeyin yalnız değilsiniz..." demek isterdim ama belki de sizden başka herkes sahte.

Varoluşumuzun bu netameli özetinde nice zihni kurcalamış dört önemli mesele saklı:

• Tarih öncesinden beri süregelen bunca kötülüğün ve acının bir anlamı var mı?
• Hiçbirimiz burada olmayı seçmediysek neden hâlâ çocuk yapmayı seçiyoruz?
• Kanunlara göre işleyen bir evrende gerçek bir seçim yapmamız mümkün mü?
• Peki kanunlar nereden geliyor "what is the Matrix ulan?"

Bu soruların her çağda taze kalmalarının sebebi bir yandan olabildiğince kişiselken (hayatım başka türlü olabilir miydi?) bir yandan da alabildiğine geniş ölçekli olmaları (özgürlüğün olmadığı bir dünyada adalet neye dayanır?).

Mitolojiden nörolojiye edebiyattan kuantum fiziğine kadar herkes için uygun soru işaretlerimiz mevcut. Tabii "herkes" derken kendim çalıp kendim oynuyorum yoksa siz de gerçek değilsiniz.

193 pages, Paperback

First published March 14, 2025

10 people are currently reading
69 people want to read

About the author

Immanuel Tolstoyevski

3 books260 followers
İsminden de anlaşılacağı gibi Türkiye doğumlu, Rus edebiyatı sevdalısı, Alman felsefesi meraklısı ve eser miktarda da Batı uşağıdır.

İlk önemli tartışmasını ailesine karşı kazanarak ABD’ye elektronik mühendisliği okumaya gitti ve bugün standart olan çok antenli Wi-Fi teknolojisinin geliştirilmesinde önemsiz bir rol oynadı. Bir yandan da insanlık için yaptığı bu hayır hasenatı dengelemek için “Ekşi Sözlük” denen şer yuvasında felsefe, tarih, popüler bilim
konularında yazdığı uzun ve kimsenin okumadığı yazılarıyla tanınmamaya başladı.

Ne yazık ki akademide ve Ekşi’de umduğu kadar para, seks ve kaliteli viski bulamayınca özel sektöre atıldı. Yaklaşık 10 sene boyunca mühendis olarak çalışırken, bir defa bile kareli gömlek giymediği rivayet edilir. Bir noktada orta yaş krizi kavramını tamamen yanlış anlayıp işi gücü bıraktı ve gönüllülük yaparak seyahat etmeye başladı. Nepal köylerinde bol bol koyun güttü, Japon pazarlarında meyve sebze sattı. Bir müddet de Himalayalar’da hayatın anlamını aradıktan sonra, kutsal mühendis ukalalığı baskın çıktı ve “Ben demiştim, bu adamların bir şey bildiği yok” diyerek medeniyete döndü.

Zamanında teknik danışmanlık için gittiği şirketlerde, küçücük çocuklar gibi kavga eden o dev yönetici egolarının arasında arabuluculuk yapmaktan aldığı ilhamla grup dinamikleri, karar verme psikolojisi, eleştirel düşünme gibi konularda çeşitli kurslara katıldı. Tahmin edeceğiniz gibi “Ben bunları biliyordum zaten,” diye diye sonunda kendi kurslarını hazırladı ve uluslararası komplo camiasının 1 numaralı ismi George Soros’un üniversitesinde davranışsal
ekonomi seminerleri verdi. 

Şu anda bir yandan bu seminerleri liselere yaymakla meşgul, bir yandan da Fularsız Entellik podcasti ve bloğu aracılığıyla meraklı zihinleri zehirliyor. Normalde kendinden üçüncü tekil şahıs şeklinde bahsetmiyor ve her gün en az bir düzine safsata yapıyor.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
19 (26%)
4 stars
32 (44%)
3 stars
18 (25%)
2 stars
2 (2%)
1 star
1 (1%)
Displaying 1 - 9 of 9 reviews
Profile Image for Özgür Atmaca.
Author 2 books110 followers
August 5, 2025
Kitabı Nisan’da almıştım, bu sabaha kadar epey bakıştık sonunda elime aldım, sonra bırakamadım. Özgür irade, kötülük, tanrı, simülasyon gibi başlıklar zaten sürekli dönüp dolaştığımız meseleler. Ama Fularsız Felsefe, bu konulara öyle bir dille getirmiş ki podcast programlarını dinleyenler yazarın anlatım dilini biliyordur; mizahi, hatta yer yer dalga geçer gibi. Ama bu, konuyu küçümsemek değil; bilakis, meseleyi daha da içselleştirmek için yapılmış.

Kötülük problemi mesela... Aslında kötülükten çok iyilik irdeleniyor. Einstein’ın “karanlık, ışığın yokluğudur” cümlesiyle benzeştirerek, “kötülük iyiliğin yokluğu mu?” diye soruyor. Cevap mı? Kitapta da net bir cevap yok zaten. Zaten mesele cevap değil, sorunun peşinden yürümek.
Antinatalizm kısmı ise, insan türünün kendine ve doğaya verdiği zararı rakamlarla ortaya döküyor. Üremek yerine biraz durup düşünmek gerektiğini söylüyor. Tüm canlılar arasında bu kadar yıkıcı olan başka bir tür var mı gerçekten?


Özgür irade bölümü beni çok da açmadı. Determinizm, nöroloji, felsefi argümanlar… Evet, gerekli ama tempo biraz düşüyor orada.

Ama finaldeki simülasyon teorisi bölümü toparlıyor her şeyi. Baudrillard, Matrix, Black Mirror, ChatGPT derken bir bakmışız gerçeklik dediğimiz şey, kopyasının kopyası olmuş. Gerçek nerede bitiyor, gösteri nerede başlıyor belli değil.

Kitapta alıntıladığım yerler var onları da story’de paylaşacağım,





-“ Moğol istilaları yüzünden yok olan toplulukların yaşam alanları zamanla ormana dönüşerek, atmosferden yaklaşık 700 milyon ton ekstra karbondioksit çekmiş. Günümüzde bu miktarı sadece birkaç saat içinde atmosfere salıyoruz. Bir başka deyişle, karbon nötr olabilmemiz için her sene 500 Cengiz Han gerekiyor!!”

“ Başkasının iradesini tamamen ortadan kaldırabiliyoruz. Birini öldürmek, kurbanın gelecekte yapacağı tüm seçimleri de engellemektir. Eğer özgür irade denildiği kadar değerliyse, onu kullanarak başka iradelerin yok edilmesi bir paradoksa yol açmaz mı? “

“ Özgür irade, kötülüğün en yaygın açıklaması, “
“ Bazı toplumlar ne deprem yaşıyorlar, ne sel felaketi , ne salgın hastalık. Hiçbir bela yok. O insanların karakterlerinin o kadar olgunlaşmasına gerek yokmuş demek ki.”

“.. Onca acıya rağmen Tanrı’ya sadık kalabilmektir. Hatta bu o kadar önemlidir ki, diğer erdemleriniz, ne olursa olsun, yeterince sadık değilseniz sınavdan çakarsınız. Ama merak etmeyin, sadakatiniz misliyle ödüllendirilecektir. “
“.. Sırf mükâfatlandırılacağı için doğru davranmanın, ahlak ile ilgisi yok.”

“.. Klasik yaklaşımları benimseyerek, kötülüklerin esas sorumlusunun doğaüstü varlıklar olduğunu, bir imtihan dünyasında olduğumuzu, olabilecek en iyi hayatı -veya Schopenhauer’a kalırsa olabilecek en kötüsünü - yaşadığımızı düşünmek rahatlatıcı olabilir. Ama unutmayın ki bu bakış açıları son kertede, teslimiyeti öğütlüyorlar, kötülükleri azaltma motivasyonumuzu zayıflatıyorlar. Öte yandan, problem ile yüzleşip ilk umutsuzluk dalgasını atlatırsak fark edeceğiz ki, çok daha iyi bir dünya mümkün. Nasıl ki sayısız insan hayatı geçmiştekine göre daha iyi, bis de bugün doğru kararlar verirsek, torunlarımız ve diğer canlılar bu dünyada cenneti yaşayabilirler. “

“.. Kadınların çocuk yapmama kararların ailelerine açıklamalarını, gey olduğunu aileye açıklamaya benzeten bir yazı okumuştum. Aralarındaki en büyük fark, gey olduğunu söylemenin, çok kısa bir süre içinde diğerinden çok daha kolay hale gelmiş olması.”

“ Zamanında Demokritos’un değindiği gibi, iyi bir çocuk yetiştirip yetiştirmediğini ancak bir ömür boyu süren endişe ve çaba sonucunda anlayabiliyorsun. Atom fiziğine de profesörlüğe de lanet edip kumarbazlığı, itliği, hergeleliği öğrenmezse ne âlâ. Ola ki her şey yolunda gitti, bu sefer de kendi kuracağı aile için endişe edeceksin. Endişe, bu işin sabiti.”

“.. “Heisenberg’in Mikroskopu” olarak bilinen bu örnek kafa karıştırıcı, çünkü esasen Belirsizlik İlkesi’ni değil, Gözlemci Etkisi’ni anlatıyor. O kadar da gizemli bir yanı yok, günlük hayatta sık sık karşılaşıyoruz zaten. Bir araba lastiğinin basıncını ölçmek içn biraz hava kaçırmamınız lazım, o da basıncı değiştirecektir. Termometreler, ortamdaki moleküllere temas eder etmez sıcaklığı değiştirirler. Prensip icabı, herhangi bir şey hakkında bilgi edinmeniz için o şeyle etkileşime girmeli ve onu değiştirmelisiniz.”

“.. Gençler bilmez, rahmetli Stephen Hawking, 2009 yılında Cambridge Üniversitesi kampüsünde çılgın bir parti düzenlemişti. Çılgın olmasının sebebi, davetiyeleri ancak ertesi gün göndermesiydi. Çünkü sadece zaman yolcularının gelmesini istemişti. Ne yazık ki kimse çat kapı gelmedi. ( sanırım üstat yalnız bir gece geçirdiğini kabullenmek için meseleyi deney haline getirmiş.)
Aslında hepimiz birer zaman yolcusuyuz. Biraz hızlı hareket ettiğiniz zaman size daha yavaş aktığı için başkalarının geleceğine gitmiş oluyorsunuz. Ama Delorean’ınıza atayıp geçmişe gitmek ve ana babanızı birbirine aşık etmek mümkün değil. “
33 reviews
June 26, 2025
Yazar Murat Özgüç (Immanuel Tolstoyevski), kendisine atfettiği "bir mühendis olarak her şeyden anladığını düşünmeye kanunen zorunlu" olma ironik kimliği üzerinden, felsefenin geleneksel ve erişilmez olarak algılanan imgesini bilinçli bir biçimde sorunsallaştırmakta. Yazarın önceki eseri "Safsatalar Ansiklopedisi" ile podcast projesi "Fularsız Entellik"e yaptığı öz-göndergesel (self-referential) atıflar, yalnızca mizahi unsurlar olmanın ötesinde, felsefi düşüncenin demokratikleştirilmesi ve onu belirli bir entelektüel zümrenin tekelinden çıkarma yönündeki temel motivasyonunu yansıtıyor. Eser, sistematik bir yapı sergiliyor ve felsefe tarihinin temel problemlerinden dördünü müstakil bölümler halinde ele alıyor: Teodise (Kötülük Problemi), Antinatalizm, İrade Özgürlüğü ve Simülasyon Teorisi. Bu yapı çerçevesinde metnin örtük ana tezi, söz konusu kadim felsefi problemlerin, günümüzde soyut birer muamma olmaktan çıkarak modern bilim, popüler kültür ve bireysel deneyim alanlarıyla karmaşık ve diyalektik bir etkileşim içine girdiğini öne sürmekte. Özgüç, bu dört konuyu incelerken felsefi sorgulamanın yalnızca kütüphanelerle sınırlı kalmayıp, sinematografik anlatılardan tıbbi vakalara ve bireyin en mahrem tecrübelerine dek uzanan geniş bir alanda tezahür ettiğini ortaya koyuyor.
Bu metodolojik tercih, aynı zamanda 21. yüzyılda felsefenin nasıl icra edilmesi gerektiğine dair normatif bir iddia niteliği taşıyor. Yazar, felsefeyi disiplinlerin katı sınırlarını aşarak, onu hayatın bütünlüğüyle ilişkilendiren transdisipliner bir düşünme pratiği olarak yeniden konumlandırıyor. Yazarın, Epikür'ü analiz ettiği bir bölümden Matrix filminin sibernetik evrenine geçiş yapabilmesi, Leibniz'in teodisesini Lizbon Depremi'nin tarihsel ve sismolojik verileriyle birlikte tartışması veya Nepal'de tanık olduğu bir hayvanın ızdırabından yola çıkarak bilinç problemini irdelemesi, bu metodolojinin somut örneklerini teşkil ediyor. Bu durum, felsefenin popülerleştirilerek yüzeyselleştirilmesi olarak değil, bilakis felsefi tahkikatın gücünün, bilimsel verilerden bireysel duyuşsal deneyimlere, popüler kültür ürünlerinden etik ikilemlere kadar insan tecrübesinin bütün yönleriyle temas ettiğinde ortaya çıkacağını savunan bir epistemolojik duruşu temsil etmekte. Dolayısıyla, eserin temel katkısı yalnızca ele aldığı konularda değil, felsefeyi "fildişi kuleden" indirmeyi hedefleyen bu radikal ve kapsayıcı metodolojiyi sergilemesinde yatmakta.
Sonuç olarak, eserin en kalıcı değeri ve özgün katkısı, sunduğu içerikten ziyade benimsediği metodolojide bulunmakta. Özgüç'ün "fularsız" olarak kavramsallaştırılabilecek bu yaklaşımı, felsefenin yalnızca antik metinlerin ekzejezi (yorumlanması) veya soyut mantık bulmacalarının çözümüyle değil, aynı zamanda bir nörobilim makalesi, bir bilimkurgu filmi veya kişisel bir trajedinin analizi yoluyla da icra edilebileceğini kanıtlıyor. Bu, felsefeyi yaşamın tüm alanlarına nüfuz eden canlı bir sorgulama pratiği olarak yeniden canlandırmaya yönelik bir girişim. "Fularsız Felsefe", bu yönüyle, belirli cevaplar sunan bir eser olmaktan çok, okuruna bir düşünme aparatı ve meta-düşünsel bir çerçeve sunuyor. Eserin nihai başarısını, okuru belirli bir sonuca ikna etmekten çok, onu felsefi sorgulama sürecini sürdürmesi için gerekli entelektüel araçlarla donatmayı hedeflemesi olarak görüyorum.
Profile Image for NaCI.
59 reviews
July 14, 2025
Enteresan bir şekilde, kitabı okurken iç sesim fularsızın podcastlerindeki sesi ve vurgulamalarını kopyalıyordu. Kitapta özelleştirilmiş iç ses deneyimi de sunulmuş gibi :)

Kitabın ele aldığı 4 temel problemden, bence en ilgi çekici, eğlenceli ve zengin içerikli olanı Simulasyon Teorisi kısmıydı. Oradan bir alıntı bırakıyorum:

"
Bu u-dönüşünün olası sebeplerini anlamak için önce simülasyonların olası sebeplerini hayal edelim. Üstüme rahat bi'şeyler giydim, fantezilerimi sıralıyorum:

1. Araştırma: Dönem tarihi araştıran bir öğrencinin doktora tezi, kişiye özel simülasyonlar kullanan bir psikoloğun tedavi programı, yahut bir tür sanal hayvanat bahçesinde yürütülen bir evrimsel biyoloji projesiyiz.

2. Eğlence: Gelecek o kadar sıkıcı ki, milletin bizi izleyip oynamaktan başka yapacak işi yok. Belki de uzayı keşfetmeye çalışan bir yapay zekâ, bir galaksiden diğerine giderken milyonlarca yıl boş boş bekleye-ceğine bizim gibi canlıları merak edip canlandırıyor.

3. Savunma: Komşu uygarlığın, işgal hazırlığı için kullandığı bir askeri simülasyondayız. Saldırıyı mini-mum kayıpla atlatmak ve sonrasında bizi daha iyi asimile edebilmek için ön çalışma yapıyorlar. Dolayısıyla, gerçek insanlar gibi değiliz, onların kaba bir yakınsamasıyız.

4. Sınav: Bir nevi karma simülasyonundayız. Bu ha-yatta başarılı olursak (artık başarı onlara göre ne demekse) daha iyi bir seviyeye tekâmül edeceğiz, yoksa daha kötüsüne düşeceğiz. Sınav yaklaşımını tür ölçeğinde de hayal edebiliriz: Belki evrende yaşam çok nadir olduğundan, gezegenimizi ne kadar bozacağımız güvenli bir sanal ortamda test ediliyor, ona göre bir biyosferi hak edip etmediğimiz anlaşılacak. (Yaşasın galaktik yeşiller diktatörlüğü!)

5. Sebepsiz: Zamanında bilinmeyen bir sebepten ötürü başlatılan geçici bir simülasyondan arta kalanlarız. Birileri bizi açık unuttu, olan biteni yöneten veya izleyen kimse kalmadı. Kaynaklar tükenene kadar böyle gidecek
"
Profile Image for Timur Hakan Barak.
34 reviews
July 6, 2025
Fularsız entellik podcastinde işlenen 4 serinin kitaplarştırıldığını fark ettiğimde, o podcastlerin tamamını da dinlediğim için benim adıma dinlemek ve okumak arasındaki farkı deneylimleme fırsatına dönüştü. Çok net bir şekilde okumanın dinlemeye üstünlüğü barizdi, ana fikirler bana çok daha iyi geçti. 4 felsefi sorun çok kaliteli bir şekilde tarihi süreçleri içinde ele alınmış ve özetlenmiş kitapta. Dolayısıyla keyifli bir okuma sunuyor. Tabi ki orijinalliği doğası gereği az olduğu için bahsi geçen konularla ilk kez karşılaşan veya amatör düzeyde ilgilenen kişiler için güzel bir başlangıç kitabı olarak değerlendirilebilir.
Profile Image for Emre Güneş.
245 reviews6 followers
March 29, 2025
Podcast ve diğer kitapları gibi keyifle okudum. Yeni bir içerik okuyacağımı düşünürken varolan podcast bölümlerinin genişletilmiş baskısı olduğunu duymak biraz üzse de, yazarın canı sağ olsun. İyi ki var.
Profile Image for Umut Karabulut.
11 reviews1 follower
September 6, 2025
Adı üzerinde Fularsız Felsefe; bu yüzden yazar, başta bahsettiği dört büyük meseleye yalnızca kısaca değiniyor. Aslında her bir başlık için ayrı bir kitap yazılabilir. Hatta bunu Immanuel Tolstoyevski yapsa, ortaya çok keyifli bir seri çıkardı. Fakat meseleler tek bir kitapta toplanınca, her konuya ayrılabilecek zaman ister istemez sınırlı kalmış.

Kötülük problemini okurken özellikle keyif aldım; belli ki yazarın da en sevdiği konulardan biri. Sorduğu sorular ufuk açıcı olsa da, insan onların daha derinlemesine tartışıldığını görmek istiyor. İşte bu noktada kitap biraz eksik kalıyor.

Simülasyon teorisine gelince; bu kitaba kadar pek bir tecrübem yoktu. İlk kez bu kitapla konuya daldım diyebilirim. Konuyu hiç bilmeyen birine sıfırdan anlatma konusunda gerçekten çok başarılı bir iş çıkarıyor. Hatta askerde okurken, bu bölümü arkadaşlarımla tartışabilecek kadar iyi özümsediğimi fark ettim.
Profile Image for Emir Kaymakoglu.
171 reviews17 followers
April 9, 2025
Fularsız Entellik podcast'lerinin, dört önemli mesele: Kötülük problemi, antinatalizm, özgür irade ve simülasyon teorisi -transkript derlemesi formatında bir kitap. Konulara güzel ve eğlenceli bir giriş niteliğinde... Ezcümle: Our boy did it again. Siz de okuyunuz, okutunuz.
Profile Image for Pinar G.
825 reviews22 followers
October 26, 2025
Ben bu fizik konularını anlayamıyorum. Podcastler yine daha iyi ama kitapta kaybolup gittim. ODTU mezunu insanım ama olmuyor bir türlü.
Profile Image for Feyza.
18 reviews
Read
December 18, 2025
Bu kitabı okudum ama bende iz bırakmadı sanırım çok hatırlamıyorum tekrar göz gezdireceğim.
Displaying 1 - 9 of 9 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.