“İnsanoğlu toprağı terk ederek etrafını aletlerle çevirip bir „sanal dünya‟ kurdu. Burada sıkılıp duruyor. İki serap görüyor: hız ve haz.
Bunlar nefsin oyunlarıdır. Ele geçtiklerinde yok olurlar. Sıkıntı devam eder.
İnsanlar kendilerini elli bin çeşit ürün bulunduran AVM‟lere teslim etmeseler, tüketim kültürünün kelepçelerinden kurtulabilseler, çiçekleri ve böcekleri yeniden görebilseler; bir keçi yavrusunun bakışlarını, süt kokusunu, böğürtlen reçelini hiçbir şeye değişmeyecekler ama sarhoşluktan ayılamıyorlar.”
Bu kitapta Mustafa Kutlu‟nun yirmi yıllık bir sürede yayınlanan gazete yazılarından bir seçkiyi bulacaksınız.
1947'de Erzincan'da doğdu. Erzincan Lisesi'ni (1963), Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi (1968). Tunceli ve İstanbul'da edebiyat öğretmenliği yaptı. Öğretmenlikten ayrılarak (1974) Dergâh Yayınları'nda idareci olarak çalışmaya başladı. Hareket ve Dergâh dergileriyle, Türk Dili Edebiyatı Ansiklopedisi'nin yayın faaliyetlerini yürüttü. Senaryolar yazdı. Televizyonda sohbet programları yaptı.
Mustafa Kutlu Eserleri Hikaye Ortadaki Adam (1970), Gönül İşi (1974), Yokuşa Akan Sular (1979), Yoksulluk İçimizde (1981), Ya Tahammül Ya Sefer (1983), Bu Böyledir (1990), Sır (1990), Arkakapak Yazıları (1995), Hüzün ve Tesadüf (1998) Uzun Hikâye (2000), Beyhude Ömrüm (2001), Mavi Kuş (Hikaye 2002).
Deneme: Akasya ve Mandolin (1999)
İnceleme Sabahattin Ali (1972) Sait Faik'in Hikaye Dünyası (1968)
"Medeni ülkeler bu dönemde birbirlerini yediler. Tuhfatır birbirlerini yerken Afrika'ya yamyam diyorlardı." Sf:19
"Dünyanın -şimdilik en modern- çağında, yani 20.yüzyılda; dünya kuruldu kurulalı öldürülen insanlardan fazla insan öldürüldü. Modernlik, medeniyet, konfor bu mu?" Sf:47
"Tuhaf değil mi, her yere cami yapılırken, her yere gökdelen dikiyoruz. Yani hem bu dünya fani diyoruz, hem kazık çakmaya çabalıyoruz." Sf:62
"Size Namık Kemal'i örnek vereyim. Söylendiğine göre İkdam'da yazarken odada bir aşağı bir yukarı dolaşır, iki katibe aynı anda iki makale yazdırırmış. Biri iç politika, öteki dış politikaya dair. Henüz yirmi üç yaşında. Şimdilerde bu yaştakiler doğru dürüst bir dilekçe yazamıyor."Sf:156
"Ağızlarında tüten izmariti bir kültablasına bastırır gibi çiçek saksısının toprağına batırıp savuşuyorlar.
Bir çiçeğe bakmaktan aciz adam, bir çocuğa nasıl baksın?" Sf:223
Günümüzün hemen her toplumsal meselesine safi insanca bir bakışla ,geçmişi özlemle anarak,kendince yorumlar getirmiş Mustafa Kutlu. Başarılı da olmuş. Çok sık tekrara düşmüş ama kitap 20 yıl gibi uzun bir dönem içerisinde yazdığı denemelerden oluştuğu için bu tekrarlarin olmasi da normal görülebilir.