Jump to ratings and reviews
Rate this book

Şimdi Buradaydı

Rate this book
“Bana benzeyen ama ben olmayan, yazdım deftere.”

Şimdi Buradaydı, her sayfasında yeni soruların ve ihtimallerin ortaya çıktığı, son sayfasına kadar sürekli yükselen bir merak ve şaşkınlıkla ilerleyen bir roman. Bir cinayeti önleme sezgisiyle hareket eden Psikiyatrist Birkan, tehlikeli bulduğu hastasını dikkatle izlemektedir. Hatırlamalar ve soru cevaplar eşliğinde seanslar akıp giderken birbirine geçen olaylar, mekânlar, kayıplar; anneler babalar ve sevgililer; tutkular ve hesaplaşmalar boy gösterir. İpuçları, işlenmiş suçları mı yoksa işlenecek olanları mı göstermektedir?

Her romanında yeni bir tarz, yeni bir teknik, yeni bir atmosferle karşımıza çıkan ödüllü yazar Irmak Zileli, soluksuz ilerleyen bu yeni romanında okurunu hızla dönen bir çarkın içinde tutuyor.

Başrol bir tanedir bence. Her zaman. O öyle paylaşılabilecek bir şey değil. İyi, Kötü, Çirkin denince Clint Eastwood gelir akla. Ne oluyordu sonunda, onu unuttum. Birbirlerini mi öldürüyorlardı? En sonunda canlı kalan kimse odur işte başrol. Bu da bir kriter yani.

184 pages, Paperback

Published March 1, 2025

33 people are currently reading
613 people want to read

About the author

Irmak Zileli

12 books49 followers
IRMAK ZİLELİ, 1978 yılında İstanbul’da doğdu. Sosyal Antropoloji öğrenimi gördü. Televizyon ve dergilerde muhabirlik yaptı. Roman Kahramanları dergisinin kuruluşunda görev aldı ve ilk 6 sayı yayın yönetmenliğini yürüttü. 2006 yılından bu yana çeşitli dergilerde, gazete kitap eklerinde değerlendirme ve eleştiri yazılarının yanı sıra editörlüğünü yaptığı Remzi Kitap Gazetesi’nde “Devrik Cümle” adlı köşesinde yazmayı sürdürüyor.

Zileli’nin basılmış eserleri arasında, 2012 Yunus Nadi Roman Ödülü’nü kazanan ilk romanı Eşik (2011), Bayram Çocukları (2004) isimli bir araştırma ve Doğruyu Aradım Güzeli Sevdim (2009) başlığıyla Halit Refiğ ile söyleşi kitabı, IRMAK ZİLELİ, 1978 yılında İstanbul’da doğdu. Sosyal Antropoloji öğrenimi gördü. Televizyon ve dergilerde muhabirlik yaptı. Roman Kahramanları dergisinin kuruluşunda görev aldı ve ilk 6 sayı yayın yönetmenliğini yürüttü. 2006 yılından bu yana çeşitli dergilerde, gazete kitap eklerinde değerlendirme ve eleştiri yazılarının yanı sıra editörlüğünü yaptığı Remzi Kitap Gazetesi’nde “Devrik Cümle” adlı köşesinde yazmayı sürdürüyor.

Zileli’nin basılmış eserleri arasında, 2012 Yunus Nadi Roman Ödülü’nü kazanan ilk romanı Eşik (2011), Bayram Çocukları (2004) isimli bir araştırma ve Doğruyu Aradım Güzeli Sevdim (2009) başlığıyla Halit Refiğ ile söyleşi kitabı ve 2014’te Remzi Kitabevi tarafından yayınlanan Gözlerini Kaçırma romanı bulunuyor.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
177 (36%)
4 stars
217 (45%)
3 stars
66 (13%)
2 stars
16 (3%)
1 star
4 (<1%)
Displaying 1 - 30 of 51 reviews
Profile Image for Eylül Görmüş.
770 reviews4,943 followers
April 11, 2025
Gündem nedeniyle herhangi bir şey okumakta ziyadesiyle zorlandığım bir dönemde Irmak Zileli'nin Şimdi Buradaydı'sı beni ele geçirdi resmen. Bu kadar odaklanamadığım bir zamanda nasıl bu kadar içine aldı bu kitap beni, şaşkınım. Epeydir bir yazar benimle böyle oyun oynamamıştı, açıkçası çok keyiflendim.

Yanlış olmasın, keyifli bir hikaye değil okuduğumuz. Bir psikiyatrı dinliyoruz; Birkan. Birkan, danışanlarından (o "hastam" diyor) biri olan Yankı'nın cinayet işleyeceğinden korkuyor, kitapta ilk öğrendiğimiz şey bu. Bu bilgiyle başlayıp geriye, çok geriye gidiyoruz ve Yankı'nın hikayesini dinliyoruz - terapistiyle paylaştığı kadarını elbette. Paylaşmadığı kısımlarıysa Birkan kafasında dolduruyor ve doldururken aslında danışanıyla ilgili olduğu kadar kendiyle ilgili de çok şey fâş ediyor. 12 Eylül'e ve öncesine dek uzanıyor öykü, o zamanlar birer çocuk olan bu iki adama memleketin nasıl benzer deneyimler yaşattığını öğreniyoruz okudukça.

Bundan ötesini anlatmam güç çünkü kitap neredeyse bir polisiye roman kadar katmanlı, sürprizli, merak uyandırıcı. Metinde ilerledikçe insanın heyecanı azalmadığı gibi artıyor da ve bence muazzam bir finalle bitiyor. Çok çok iyi kurgulanmış bir hikaye ama bundan ibaret değil: çok da iyi yazılmış bir roman bu. Birkan ve Yankı'nın birbirine karışan sesleri, terapi süreci ilerledikçe terapistin iç sesini gitgide daha yüksek duymaya başlamamız, başlangıçta son derece basit bir karakter gibi gözüken Yankı'nın her sayfada biraz daha karmaşıklaşması, yazarın bizi başta inandırdığı her şeyi yavaş yavaş yalanlaması, sürekli vites yükseltmesi... Bu kadar tek sesli bir romanda bu ritmi ve tempoyu tutturmak hiç kolay bir iş değil şüphesiz.

Son olarak Arzu'ya dair bir şey söylemek istiyorum, zira sanırım tüm kadınlar kendilerini Arzu'nun pozisyonunda bulmuştur hayatta. O sıkışmışlık ve çaresizlik duygusunun bu kadar tanıdık olması ne acı. Aslında sadece Arzu da değil, kitaptaki tüm kadın karakterlerin, her yere sinmiş erkek öfkesi ve bencilliğinden paylarını almış olmaları da yine memlekete dair çok şey söylüyor.

Ezcümle, çok sevdim. Dilinin biraz daha oyuncaklı olmasını isterdim sadece ama olsun o kadar.
Profile Image for Oytunla Hayat.
180 reviews8 followers
July 17, 2025
Kitabın kapağını dün akşam çok büyük bir keyifle kapattım. Ve bugün sabah acaba ben bir yerlerde bir şey kaçırmış mıyımdır telaşına kapıldım. Ve akşam son çözülmeyi tekrar okuyacağım sanırım.

Birkan psikoterapist olarak çıkıyor karşımıza muayenehanesinde. Yankı’yı bekliyor; biz danışan diye biliyoruz ama Birkan hasta olarak tanımlıyor ısrarla Yankı’yı. Bu bir ipucu mu? Hastasının bir kötülük ya da dur hafifletmeyelim konuyu bir “cinayet” kurgulayıp kurgulamadığını düşünüyor. Ve ben Birkan’ın zihninde bir yolculuğa çıkıyorum… Yankı ile geçmişte yaptığı tüm seansları geçiriyor aklından ve bingo! Ben de artık Birkan’ın soru işaretlerine sahibim.
İlk etapta yazım diline adapte olmakta zorlandım. Nerede kim konuşuyor, bu kimin başından geçti, bu anne hangisinin? Çok çabuk kavradım Allahtan ve nerede Yankı konuşuyor, nerede Birkan kendini sorguluyor sarmalını aştım. Bu da anlatılana çabuk hakim olmamı sağladı ve başa dönmek zorunda kalmadım. Hatta bir ara Birkan ve Yankı aynı kişiler olabilir mi acaba ikilemine bile düştüm. Zor bir ikilemdi ve Irmak Zile dedi ki;
-Bana benzeyen ama ben olmayan, “yazdım deftere”
Şükür aydınlandım dedim ama her an her detaydan başka kuşkular uyandı içimde…

Karakterlerin hayat kesitlerindeki detaylar o kadar çok birbirine benziyor ki… İki ana karakterimizin yanına eklenen Kaya’da aynı detaylara sahip hatta… Babaları kaybolmuş 3 adamdan bahsediyoruz… Gittiler mi, öldüler mi, neredeler? Arka plan 70 li yılların sonları çünkü… Birkan zaten annesiyle konuşamıyor da Yankı da bilmiyor babasına ne olduğunu… Bir de üzerine sorunlu ana-oğul ilişkisi anlayacağınız… Zamansız gidişler, zamansız ölümler… Arada bir kardeş kaybı ve anneanne cinayeti de eklendi.. Kafanız karıştı değil mi, benim de karıştı çünkü…

Sonuç olarak bol katmanlı, her katmanda bazı soruların yanıtlandığı ama yanına ilave bir sürü soru bırakan, ritmi yavaş yavaş yükselten sonlara doğru bam güm güm diye girişen bir anlatıdan bahsediyorum.
Çokça sevdiğim bir kitap oldu ve sevgili Irmak Zileli, sizinle bu kitapla tanıştığıma çok memnunum ♥
Profile Image for Bahar.
172 reviews26 followers
May 17, 2025
Irmak Zileli – Şimdi Buradaydı
Bu kitabı okurken öyle bir hisse kapıldım ki… Sanki ben de karakterlerle birlikte o odadaydım, o masada oturuyordum, o hikayeleri ilk ağızdan dinliyordum. Anlatım tarzı başta biraz şaşırttı beni; zamanlar, anlatıcılar, sesler birbirine giriyor gibi geldi. Ama sonra fark ettim ki bu “kafa karışıklığı” aslında hikâyeye çok iyi hizmet ediyor. Kitabın atmosferiyle, karakterlerin dağınıklığı ve içsel kırılganlığıyla birebir örtüşüyor.

Bir solukta okudum, elimden bırakamadım. Her bölümde tempo biraz daha arttı, merakım daha tırmandı. Bazı sorular cevabını buldu, ama yerlerine daha fazlası geldi. Bu belirsizlik hâli, kitabı kapattıktan sonra bile zihnimde dolanmaya devam etti. Belki de en çok bunu sevdim: Bitince bitmeyen bir kitap.

Zileli'nin dili sade ama derin. Her cümle düşünülerek yazılmış gibi. Isim seçimleri bile çok iyi. Özellikle finali… vurucu, müthiş.

Çok sevdim.
Profile Image for Nihan Ugun.
112 reviews9 followers
July 22, 2025
En son Tarantino’nun Inglourious Bastards’ını izlerken böyle bir gerilim hissetmiştim. Bir terapi odasında başladığı andan bittiği ana kadar hiç bitmeyen bir gerilim ve merak içinde katman katman açılan matruşka gibi bir kurgu! Düşünün arka arkaya 3 cümle okuyorsunuz her biri başka bir karakterin hikayesi ile ilgili ve bu döngü bir girdap gibi devam ederek sizi içine çekiyor.
“Hiçbir zaman rekabet edemeyeceğim bir kardeşim var. Hata yapma ihtimali yok. Annem ona hiç kızamayacak. Bütün kızma haklarını benim için kullanıyor. Ölmüş biriyle mücadele edilemez.”
“Hiç bırakılmayan bir yas dedim. Oysa yasın bir süresi vardır. Veda etmek için yas tutarız. Kaya’nın annesi yasın içinde sıkışıp kalmış. Dudaklarını büzdü, herhalde öyle dedi. İyi de bundan bize ne dediğini duyar gibi oldum. Kaya’nın annesi dedim, Kaya’ya tutabileceği bir yas bırakmamış, yaşanan bütün acıyı kendine ayırmış.”
Profile Image for Beyza A. .
100 reviews1 follower
April 22, 2025
Konusu ilgimi çekti, elimde okumamı bekleyen onlarca kitap varken araya sıkıştırdım. Açıkçası özellikle ilk 30-40 sayfa kitaba yoğunlaşamadım. Bunda yazarın dilinin etkisi oldu. Birkan ve Yankı'nın iç içe girmiş hikâyeleri beni biraz yordu. 12 Eylül'den günümüze kalanlar, karanlık adamlar, parçalanmış aileler, bir yandan kadın-erkek ilişkileri, kötülükler... Başlardaki yoğunlaşma sıkıntısı okudukça azalsa da bu kitabı çok da kendimi vererek okuyamadım. Sonu da tahmin edilebilirdi. Belki içinde bulunduğumuz bu sıkıntılı dönemlerde bu tür romanlar okumamak gerek, zamanlama hatası oldu sanırım.
Profile Image for Özge Kükrekol.
96 reviews1 follower
November 27, 2025
Nasıl bir roman okudum. Bu nasıl harika, bir hikayeler örgüsüydü. Birkan, Yankı, Kaya… 3 kahraman, 3 adam hikayeler benzer… zaman, yaşanan birbirine geçmiş.
Anneler, acılarla yoğrulan, “sen” olmana izin vermeyen anneler… Her daim elleri üzerinde ama biraz da sanki elleri boğazında. Türkiye’nin sağ/sol çatışmaları arasında kaybolan insanlarla sarılı bir hikaye.
Bilinç akışı ile yazıyor yazar ama böyle bir yazım okumadım daha önce. Cümleler akıyor, bir psikiyatrın odasında başlayıp, bir “hasta”sının geçmişine, zaman zaman kendi geçmişine uzanan, arada kendi annesi ve hastasının annesinin birbirine karışacak mı acaba dedirten konuşmalarıyla şekillenen, iç içe geçmiş hikaye o kadar harika ki! Bu yazarla tanışmış olmayı şans sayıyorum.
Profile Image for Sinem.
5 reviews
Read
November 18, 2025
Tadı damağımda kaldı. Irmak Zileli ile bu kitap sayesinde tanışmış olmaktan çok mutluyum. Bilinç akışı okumayı sevenler için kesinlikle kaçırılmaması gereken, ritmi güçlü ve insanın zihninde uzun süre dolaşan bir roman. Hikâye öyle doğal akıyor ki, bitirdiğimde kendimi karakterlerin düşünce kıvrımlarında kaybolmuş halde buldum. Şimdi yazarın diğer romanlarını almaya gidiyorum, uçarak…
Profile Image for Tomurcuk Eroglu.
52 reviews1 follower
July 9, 2025
Irmak Zileli’nin Şimdi Buradaydı romanı, beni yalnızca okuru olarak değil, bir insan olarak da derinden etkileyen, okuma deneyimini zihinsel bir kazıya dönüştüren metinlerden biri oldu. Kitabın kurgusu, zamanın doğrusal akışını reddeden yapısıyla, belleğin kırık dökük yollarında ilerleyen bir anlatı kuruyor. Olayların ardışıklığı değil, duyguların yankısı belirliyor anlatının ritmini. Bu anlamda roman, klasik bir hikâyeden çok, içe doğru açılan bir harita gibi.

Zileli’nin ustalıkla kullandığı bilinç akışı tekniği, karakterlerin iç dünyasındaki dalgalanmayı okura neredeyse fiziki bir deneyim gibi yaşatıyor. Belleğin labirentinde gezinirken biz de anlatıcının duyumsadığı kafa karışıklığını, sorgulamaları, bastırılan anların sızmalarını hissediyoruz. Romanın bulmacalı yapısıysa, hem metni çözmeye çalışan okurda merak uyandırıyor hem de hatırlamanın ve unutmanın ne kadar kişisel ve politik bir alan olduğunu düşündürüyor.

Dilin işçiliği ise başlı başına bir hayranlık konusu. Her cümle, her kelime adeta iğne oyası gibi işlenmiş; zarif ama bir o kadar da keskin. Zileli, karakterinin zihinsel çözülmesini yalnızca olaylarla değil, dili bükme biçimiyle de veriyor. Bu da romanı sadece tematik olarak değil, biçimsel olarak da özgün kılıyor.

Ve en kıymetlisi: Kitabın kapağını kapattıktan hemen sonra, Irmak Zileli’yle roman üzerine sohbet etme fırsatım oldu. Bir eseri yazarının gözünden dinlemek, metnin içine sakladığı sessizlikleri, çarpıntıları, suskunlukları daha da anlamlı kıldı. Romanın yazım sürecindeki sezgisel yönlerden, yapısal tercihlerine dek uzanan bu sohbet, okur olarak metinle kurduğum bağı bambaşka bir derinliğe taşıdı.

Şimdi Buradaydı, sadece bir anlatı değil; hafızanın, kötülüğün, normal olanın ve deliliğin (ki suskun delilikmiş burada anlatılan) kırılgan doğasına dair uzun bir içsel soruşturma. Her sayfası, insana bir parça daha yaklaşmak için bir davet. Ve ben, bu daveti kabul ettiğim için çok mutluyum.
Profile Image for Arda Karabocek.
8 reviews1 follower
January 22, 2026
Birbirine giren anlatının kitabın bir bölümünden sonra çözülmeye başlaması kitabın gücünü zayıflatmış.
Rasyonel bir son girişimine böylesi bir kitapta gerek yoktu. Sanki yayıncı ya da kitabın satış rakamlarını düşünen bir akıl, akışı düz akışa geri çevirmeyi daha doğru bulmuş gibi.
Belki başından beri böyle planan bir kitaptı bilmemize imkan yok tabii ki ama benim keyif aldığım kısmı kitabın ilk yarısı oldu.
Profile Image for Hayrullah M..
97 reviews2 followers
January 20, 2026
Not: 2.5'tan 3.

Okurken bu kadar zorland��ğım bir kitap olmamıştı uzun zamandır. Yazarın kullandığı teknik, aşırı zorlayıcı. Her cümleyi okurken, "bunu kim söylüyor acaba şimdi?" diye düşünmemeliyim. Final bölümündeki zirve için bir tepe keçiboynuzu yemiş gibi oldum.
Profile Image for ayşe okutan.
28 reviews2 followers
November 9, 2025
Vay be ! Bir psikiyatristin zihninin içine giriyoruz ve anlatıcı her bölümde tempoyu öyle bir artırıyor ki kitabı elinizden bırakamıyorsunuz.
İlk bir iki bölümde Birkan ile Yankı’nın aynı zihin olduğunu düşünmüştüm ancak sonrasında yazarın “Bana benzeyen ama ben olmayan, yazdım deftere.” cümlesi sayesinde bir aydınlanma yaşadım. Kitabın kapağını kapattığımda beklediğim finalle karşılaştım ama finale varana dek süren anı akışı, yorumlamalar, geçmişe giden olay örüntüsü mükemmeldi.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Ceren Şimşek.
16 reviews5 followers
May 1, 2025
Danışan seans odasında anlatır ve artık anlatılan yalnızca danışana ait değildir. Danışanın dünyasına eşlik eden psikoterapist de danışanın anlatısıyla, duygularıyla, gündemleriyle düşünür, hisseder, bazen sarsılır, kendine döner. Psikoterapist her seansta biraz da kendi ruhsallığı üzerine düşünür, çalışır diyebiliriz yani. Irmak Zileli Şimdi Buradaydı adlı romanında, psikoterapist ve danışan arasında oluşan bu karşılaşmayı, ilişkilenmeyi incelikle ele almış. Danışanın anlatısının psikoterapistin zihnindeki “yankı”sının izini, Birkan ve Yankı’nın yolculuğunda sürüyoruz.
Profile Image for Renklikalem.
553 reviews180 followers
January 15, 2026
“Geçmiş, şimdi ve burada, anlattığınız her olayın içinde gizli, ondan kaçamazsınız Yankı Bey.”

Bernhard’ın odun Kesmek kitabının üzerine okudum Irmak Zileli’nin Şimdi Buradaydı’sını. Biraz da bu yüzden daha derine çekildiğimi hissettim sanırım. Kitabı elimden bırakmaya fırsat vermeyen soluksuz okunan uzun cümleler, koltuğa oturup düşüncelere dalmış karakterler, zihinler, karanlıkta düşünceler… Sinematografik yönü de çok güçlü olan metin hem uzun bir cümle hem tamamını görmeden sizi bırakmayan bir sahne adeta.

Psikiyatrist Birkan’ın odasında açılıyor kitap. Birazdan girecek şu kapıdan diye başlıyor. Bir de final cümlesi var bunun yanına pek yakışan- sürprizli değil ama yan yana gelince film şeridi gibi oluyor hikaye benim için resmen, o yüzden yazmıyorum, okuyun:) Birkan, danışanı -hastam diyor aslında- Yankı’nın bir cinayet işlemesinden korkuyor. İşledi mi, işleyecek mi, ben mi sebep oldum sorgulamaları arasında Birkan’ın zihnine giriyoruz ve oradaki karanlığın içinde Birkan’ın sesi ile yolumuzu bulmaya çalışıyoruz adeta. Yankı ile olan konuşmalarından her ikisinin de hayatı hakkında parçalar öğreniyoruz. Sonrası iç içe geçen sesler, zihinler ve bir düğümü çözer gibi birleşen hikayeler. Rahatsız edici ve çok sahici.

“Annesinin katilinin mektuplarıyla aynı yerde dedi. Bu üçümüzün tek fotoğrafı diye ekledi. Midesi bulanan annem, ağlayan kardeşim ve gözleri oyuk ben. Gözleri oyuk diye tekrar ettim. Birinin gözleri olmazsa ne olur? Tanımak zorlaşır herhalde dedi. Bu ben değilim, yazdım deftere.”

Bu arada başta dediğim Bernhard’ın “diye düşündüm berjer koltukta” tekrarları ile Birkan’ın “yazdım deftere”leri de benim zihnimde birbirine karıştı. Rahatsız edici olduğu kadar soluksuz okunan bu hikayeyi Türkçe Edebiyat severlere mutlaka öneririm.
Profile Image for Sena Kelkitli.
4 reviews
November 7, 2025
Irmak Zileli’den okuduğum ilk kitap . Yazarla tanışma kitabım. Alışılmaşın dışında
“Düşünce Akışı “ adı verilen bir teknikle yazılmış . Hiç bölünmeden, iç içe geçmiş zihin konuşmaları okuru oldukça yoruyor. Okurken dikkat gerektiren ;
“ şimdi kim konuşuyor ?” diye düşündüğünüz dönüp dönüp tekrar okumak zorunda kaldığınız karmaşık bir kitap aslında . Yazar bunu yaparak biraz da okurun emek vermesini istiyor olabilir. Karmaşıklığa ve zorluğa rağmen sonunu merak ettirdiği için sürükleyici denebilir ama kesinlikle okuması zor bir kitap.
Kitapta bütün karakterlerle ilgili duyguları çok iyi anlıyor fakat hissedemiyorsunuz . Bununla ilgili yazar kendisi için de yeni bir yazım tekniği kullanmasına bağlı duyguları olay örüntüsünün içine tam sindirememiş olabilir diye düşünüyorum.
Kitabı ilginç kılan ise kurgusundan çok sonu . Sonunda ne olduğunu tam anlayamıyor kucağınızda kapağı kapanmış kitabınızla öylece boşluğa bakarken buluyorsunuz kendinizi. Herkes kendi iç dünyasına göre sonunu kendi getirsin diye de düşünülmüş olabilir.
Farklı birşeyler denemek isteyenler için ideal bir kitap olabilir 💫
Profile Image for Özgün.
243 reviews20 followers
May 6, 2025
Bir psikolog olarak meslek sınavı gibiydi:) Terapi becerileri yetkinlik testine döndü zihnimde. Bakalım terapistin kurduğu bağlantıyı önceden ben kurabilecek miyim, o yorumu öyle mi yapardım başka türlü mü, bak şurada bir çağrışımı kaçırdı galiba, hah tamam kaçırmamis yakaladı gibi gibi. Irmak hanımın terapist olmadığına inanmak zor :)
Profile Image for Simay Yildiz.
738 reviews184 followers
November 17, 2025
Genelde terapiye gitmeye hazırlanırken "gitmesem mi acaba?" diye düşünüyorum; bir ağırlık, bir gerginlik basıyor ama gidince de kendimi çoğunlukla iyi hissediyorum. Psikiyatrist Birkan ve hastası Yankı'nın seanslarının gerçekleştiği oda ise beni bastı, çoğu zaman "çıkarın beni buradan!" diye haykırmak istedim. Bilinç akışı foşur foşur akıyor; yeri, yönü yok ve kısa sürede alışsanız da Birkan ve Yankı arasında gidip gelen anlatıda ne zaman, hangisi konuşuyor diye kafa karıştıran yerler oluyor. Tedirginlik, sıkışmışlık, çaresizlik, kafa karışıklığı, içine atma, isyan etmek için tutuşma ama edememe gibi hisleri bu kadar kuvvetli geçiren bir kitap okumamıştım epeydir...

Irmak Zileli'nin bu kitap özelindeki, Beyoğlu'nda düzenlenen bir söyleşisine gittiğimde kitabın sadece arka kapağını okumuştum. Başlamadan önce kimler kitabı okudu diye sorduklarında okumayanlar olarak çoğunluk olmamıza sevindim çünkü muhabbet ona göre döndü, benim de merakımı artırdı. İçinde o kadar çok şey var ki spoiler vermeden hangi birinden bahsedeceğimi de bilemiyorum açıkçası.
22 reviews
November 27, 2025
“Birazdan girecek şu kapıdan. Elimi sıkacak, terlemiş olacak. Neden bu kadar terliyor? Hep bir gerginlik. Sıkıyor kendini.”
Böyle başlıyor Irmak Zileli’nin “Şimdi Buradaydı” kitabı. Konuşansa bir psikiyatrist: Birkan. Eli terlemiş olacak gergin kişiyse hastası Yankı. Roman boyunca biz hep Birkan’ı dinliyoruz. Yankı’yı, sevgilisi Arzu’yu, iki adamın annelerini, anneleriyle olan sıkıntılı ilişkileri ve karşımıza çıkan tüm karakterleri Birkan’ın ağzından dinliyor, onun bize sunduğu şekilde tanıyoruz.
Şimdi Buradaydı benim yazarla tanışma kitabım. Roman özgün bir kurguya sahip. Hikayenin anlatılışı, ana karakterin bilinç akışı tekniğiyle soluksuz devam etmesi, yazarın varmak istediği sona ulaşmak için özellikle kullanılmış bir teknik. Amacına ulaşmış, konu ve uslüp oldukça uyumlu olmuş. Fakat, hikayelemenin isteyerek bu şekilde kurgulanmış olması, yani Birkan ve Yankı’nın birbirine karışıyor, sınırlarının silikleşiyor olduğunu gösterme çabası, bazı yerlerde hikayenin takibini güçleştiriyor. Hangisi doktor hangisi hasta karışabiliyor, ki bu bence zaten yazarın bize tam olarak hissettirmek istediği. Bu yüzden bazı sayfaları daha yavaş okumanız gerekebiliyor. Umarım yavaşlamayı ve geriye dönük okuma ihtiyacını bir tek ben hissetmemişimdir😊
Hikaye, Birkan’ın Yankı’yı tehlikeli bulduğu, onu seansa beklediği anla başlıyor, ilerledikçe annelerinin hayatlarındaki etkisi gibi ortak noktalar çözümleniyor ve olayların ağırlığıyla tekdüzeleşecekmiş gibi olduğunda da sürprizli bir şekilde bitip size uyandırıyor.
Görünen o ki Irmak Zileli ile güzel bir ilk tanışma yaşadık. Ben genel olarak Şimdi Buradaydı’yı sevdim. Kitaplığımda daha fazla yeri olacaktır yazarın eminim ki. İleride nasıl bir yazar-okur ilişkimiz olacak onu da göreceğiz.
Okumadıysanız, Şimdi Buradaydı okuma listenize eklenmeli.
Sevgiler,
Emel
Profile Image for Zehra Birsan.
5 reviews
January 2, 2026
Yazar, pek cok sekilde yorumlanabilecek, sonuca goturen pek cok ucu olan ve bu uclardan hepsinin mumkun olabilecegini dusunduren matruska bebegi gibi bir konu ele almis.

Gazeteci Yanki ve Terapist Birkan’in gecmisleri ve aile yapilari arasindaki benzerlik ise ilk sayfalarda bile dikkat cekecek kadar yogun. Ikisi de babasiz buyumus, ve ikisi de surekli korkan, bitimisiz yas icinde olan bir annenin asiri korumaciligi altinda buyumus. Anne o kadar korumaci ki, sevgi bu kiskacdan kurtulup disari cikamiyor bile.

Yanki ve Birkan’in hayatinda hersey bir var gibi bir yok gibi, hersey ucucu, gecici ve kirilgan. Tutunabilecekleri Saglam bir dayanak yok. Baba kisa bir sure olmus ve sonra yok olmus, annenin sevgisi kisa bir sure varmis, sonra yok olmus, kucuk kardes varmis ve sonra yok olmus. Burada ve olmak kavramlari giderek anlamini kaybetmis zira sonunda hersey (kiymetli ve Saglam olan hersey) yok oluvermis. Simdi buradayken, bir anda yok oluvermisler. Onlara bu yoklukla basedebilecekleri hicbir sey birakmadan hem de.

Hayatlarinda cok erken yaslarda olusan bu kara delikte var olabilmek icin kendilerine masallar anlatmislar, ozellikle de kadinlarla ilgili masallar, bu masallarda hep onlar sevilen, ozlenen, beklenen, kadinlarsa hep yok oluveren olmus. Baska bir yasam sekli bilmiyorlar gibi.

Ben kitabin buradalik yani varlik ile yokluk arasindaki o incecik, kirilgan ve gecici siniri temele aldigini dusundum okurken. Burada olmanin sabit olmaktan ne kadar uzak oldugunu, aslolanin yokluk oldugunu soyluyordu sanki. Daha simdi burada olan seyler (anne sevgisi, baba, kardes, sevgili...) bir anda yok oluveriyordu kitapta ve bizi belirleyen, hayatimiza hukmeden de bu yokluklardi. Yoklugu tanimlayamadan var olamiyorduk zira... bendeki Yanki'si bu oldu kitabin.

Butun olasiliklari mumkun kilmak, sonunu alabildigine acik ve okuyucuya ait kilmak Adina kendini ve onca emek verip pisirdigi yemegi (kitabini) tadina dahi bakamadan feda etmis yazar. Zira, sonunda ne oldugu hem okuyucuya ve hem de yazara malum olamamis gorunuyor. Sadece son degil, kitabin sonuyla beraber gelisim sureci de belirsizlesiyor kafamizda. Yanki gercekte var miydi yok muydu, Birkan kisilik bolunmesinin ustunden gelebiliyor mu gelemiyor mu ve bir olu (dead body) var mi, varsa bu Yanki mi yoksa intihar eden Birkan mi?.. Sonu acik birakan kitaplar guzeldir ama kitabin temeline konulan fikir sonla alakalandiriliyorsa. Bu kadar acik bir son okuma/yazma surecine haksizlik gibi olmus.
Profile Image for Esra.
125 reviews19 followers
May 20, 2025
Bir psikiyatristin zihninde yolculuğa ne dersiniz?

Irmak Zileli yazdığı son romanını bir çırpıda bitirdim. Sürükleyici ve merakı cezbeden "Şimdi Buradaydı", psikiyatrist Birkan'ın cinayet işleme potansiyeli olduğunu düşündüğü hastası Yankı'nın seansını beklerken, zihninden geçenlerin bilinç akışıyla kağıda dökülmesi.

Insan zihninin yaratıcılığını, kurgusallığını,geçmiş ve geleceği konumlandırması, yanılmaları,hafıza ve sezgi ile ilişkisini farklı bir anlatımla gösteriyor roman.
Birkan'ın zihninde gezinirken, bir yandan Yankı'nın ve çevresindekilerin geçmişi önümüze seriliyor, bir yandan da Doktor Birkan'ın kendisinin. 80li yıllar öncesi yaşanan siyasi, toplumsal olayların bireysel hayatlardaki tezahürü ve günümüze uzanan bir anlatı.
Birkan'nın zihnindeki kendi ve Yankı'nın sesleri birbirine giriyor, şaşırtıyor okuru bazen. Ama bence bu durum yazarla okur arasında bir mücadele gibi bir yandan. Hoş!

"Bana benzeyen ama ben olmayan, yazdım deftere"

İnsanın yaşadıkları kendine nasıl da biricik geliyor oysa ne kadar da olası ve benzer! Kendimize yakıştıramadığımız sırtımızı dönüp gölgede bıraktığımız taraf, nasıl da bir başkasında ilk farkedip yadırgadığımız oluyor?
Sonuna dek merakla, kafada sorularla okuyup, yine merakla sonlanan bir roman
Gerçekten beğendim.
Profile Image for Hale Senozgen Burus.
83 reviews7 followers
December 11, 2025
“Bana benzeyen ama ben olmayan, yazdım deftere.”
Irmak Zileli’nin Şimdi Buradaydı romanı, sezgiler, iç sesler, seanslar, ihtimaller ve hatırlamalar arasında gidip gelen yapısıyla okuru diri tutmayı hedefleyen, atmosferi güçlü bir kitap.
Benim için okuma deneyimi biraz farklıydı. Yazarın tercih ettiği diyalog tekniği—tırnaksız, akışkan ve düşünsel olarak iç içe geçen bölümler—ilk başlarda odaklanmamı zorlaştırdı. Kim ne diyor, bunu kim dedi, hangisiydi bunu diyen? Belki de özellikle seçilmişti bu yazım şekli bilmiyorum. Uzun anlatımlar içinde kaybolmak için durduğum yerler oldu. Buna rağmen kitabın oluşturduğu belirsizlik hissi, karakterlerin zihinsel alanlarının birbirine karışması ve sezgisel gerilim, romanı özgün kılıyor.Romanı okurken sürekli yeni sorular çıkması, bir cinayetin işlenip işlenmeyeceğini bilememek, seansların iç içe geçmesi… Bütün bunlar pek çok okur için büyüleyici olabilir; yorumları okurken bunu gördüm. Ben ise bu atmosferi daha çok “uzaktan izleyen” bir okur oldum.
Kitap, “başrol”ün bile tartışmalı olabildiği bir dünya kuruyor. Birkan mı? Hastası mı? Yoksa zihnimizde dönüp duran ihtimaller mi? Kim hayatta kalıyorsa —gerçekte ya da zihinsel alanda— belki de başrol odur. Tarzıyla uyumlanan okurlar için etkileyici bir deneyim olacağına eminim.
Profile Image for Zeynep Öziş.
82 reviews2 followers
July 25, 2025
Yani beklenen bir sondu. Yine de hikayenin ilmek ilmek işlenme biçimini oldukça beğendim. Bence hiç ara vermeden yazılması zorlayıcı oldu doğrusu. Okumayı zorlaştırdı ama istenen şey oymuş besbelli. İki ana karakterimiz arasındaki düşünce geçişleri de finalin öyle olacağını bize kanıtlar nitelikte ilerledi hep. Aslında "spoiler" ı baştan veriyor ve hala heyecanla okutuyor olması başarısının göstergesi benim için.

"Babamın varlığı kardesim geldikten sonra görünür olmus sanki. Tam anlatamiyorum. Bir babam oldugunu o beni ihmal edince fark etmis gibiyim. Kardeşinizi önceledi, ona sevgi ve ilgi gösterdi, dedim. O zaman babaya duydugunuz ihtiyaç sizin için görünür oldu. Kardeginiz dogmasaydi belki Kaya gibi olacaktiniz. Var olmamis bir baba-nin yoklugunu da bilmeyecektiniz. Simdi ben ne olacagim? Bu soru geliyor aklima, dedi."

Tespitleri, hikayenin kurgulanışı keyifli iyi ki okudum dediğim bir kitap oldu.
Profile Image for Özgün Tanglay.
84 reviews6 followers
September 8, 2025
Irmak Zileli beni etkileyen bir yazar. Bu romanında çarpıcı bulduğum şey, yazım tekniği; daha doğrusu her romanında farklı bir yoldan gidecek kadar cesur olması. Çünkü bu bir seçim. Bir çok yazar gibi belirli bir şemayı izleyerek gidebilirdi, ama o, her defasında yepyeni bir yol seçiyor ve her defasında bunu başarıyla yapıyor.
Roman aslında bir kişinin kafasında geçen düşünceler ve onun perspektifine girenler üzerinden akıyor. Bu kişi, romandaki psikiyatrist. Romanda o kadar iyi analizler var ki bunu psikiyatrist olmayan birinin nasıl başardığını anlamak zor. Anne - oğul ilişkilerinin çıkmazları, baskın anneler, suçluluk duyguları, savunma mekanizmaları… Bir çırpıda okunuveren harika bir eser. Tebrikler.
This entire review has been hidden because of spoilers.
3 reviews
January 4, 2026
“Şimdi Buradaydı”Yazarın kitabının ismine böyle sıradan bir cümleyi seçmiş olmasını anlamamıştım fakat kitabın ortalarına doğru karşıma çıkan bu cümleyle sarsıldım çünkü bir kayıp yaşadığımda bunu bana söyleyen kişinin rahat tavrı hala belleğimde …Aynı hissi tekrar yaşadım ve sonunda aynı cümlenin tekrarı kafamı allak bullak etti.Hep orada olduğunu sandığımız insanların arkamızı döndüğümüzde orada olmayışları çok tanıdık değil mi? “Bana benzeyen ama ben olmayan,yazdım deftere. “Onu önce varlığıma alıştıracağım ki yokluğumun farkına varsın.Büyük bir boşluk hissetsin içinde.İşte o aydınlanma anı,kıymetimi anlamasına yol açacak.Kendisi için taşıdığım anlamı o zaman idrak edecek.Bir daha gitme böyle aniden,diyecek.Gitmem,sen yeter ki iste.”
Profile Image for Oğuz.
32 reviews
December 30, 2025
Kitap bittiğinde dönüp yeniden okumak istedim.
Irmak Zileli’nin okuduğum ilk kitabıydı. Farklı bir anlatım denediği Şimdi Buradaydı belki en kolay okunan romanlardan biri değil; ancak özellikle kitabın ortasından itibaren sizi çok daha içine alan ve çok daha hızlı akan bir roman olduğunu söyleyebilirim.
Sanki başlarda anlatım tarzı bir tık daha kendini bulmaya çalışırken, ortasından itibaren çok daha oturmuş bir şekilde devam ediyor.
Üstüne düşündükçe düşünülesi gelen ve zevkle de düşünülen kitaplardan birisi. 4.5
Profile Image for Mba.
65 reviews1 follower
September 15, 2025
Irmak Zileli'yi bu kitapla tanıdım, sonrasında diğer kitaplarını da satın aldım. Romanı okumaya başladıktan sonra elimden bırakamadım. Karakterlerin psikolojik derinliği ve belirsizlikle örülü hikâye beni sürekli düşünmeye sevk etti. Gerçek ile zihinsel kurgu arasındaki sınırların böylesine ustalıkla bulanıklaştırılması çok etkileyiciydi. Okurken büyük keyif aldım; uzun süre aklımda kalacak bir roman.
Profile Image for Özge Çelik.
7 reviews
January 10, 2026
Irmak Zileli ile tanışma kitabım oldu ve çok keyif aldım. Şimdi Buradaydı bir terapi odasında geçmişe dönük seansları paylaşımı olarak geçiyor ama bu kadar basit değil. Terapi esnasında danışmanın aklından geçenler, karşıt aktarımları, dirençler ve sessizlikler gerçekten güzel aktarılmış. Bir psikolojik danışman olarak benim hoşuma gitti. Ayrıca kitaplarda bilinç akışı şeklinde anlatımları seviyorum. Irmak Zileli kalemini okumaya devam etmek istediğim bir yazar oldu kesinlikle.
155 reviews
June 26, 2025
Elimden bırakamadığım bir kitap oldu. Karakterlerin konuşmalarının ve iç seslerinin karşılıklı karışması zevkli bir okuma sundu benim için. Bazen hepimiz aynı hayatı yaşıyoruz gibi gelir bana, bu kitap yine o düşünceyi getirdi aklıma. Rahatsız oldum ve sevdim. Sadece sonunda o kadar yükselince biraz daha vurucu bir yerlere ulaşmak isterdim.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Elif.
13 reviews
November 22, 2025
Okuması keyifli, merak uyandıran ve temposu hiç düşmeyen bir kitap.

Çok kısa bir şekilde iç içe geçmiş ayrıntılar biraz yorucu. Romandaki hikayelerin hepsinin örtüşmesi benzer olması da ilgincligini azaltıyor. Aile hikayesi örtüşmesi yeterince ilgi çekici, iliskiler de parallel olmak zorunda değil.
Profile Image for Alican.
6 reviews
January 2, 2026
Icinde bölümler olmayan, adam gibi paragraf bile içermeyen kitaplardan tiksiniyorum. Insani kitap okumaktan sogutuyorlar. Sanki kostur kostur bir hikayeyi ayaküstü birine anlatir gibi.
30-34 sayfa arasi dümdüz duvar gibi yazi, kitabi orda da biraktim zaten. Nefret ettigim birine hediye edecegim, o ayar olsun biraz.
Displaying 1 - 30 of 51 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.