BİR KUMARIN İÇİNDE MİSİN YOKSA SATRANÇ TAHTASINDAN DÜŞEN PİYONLARDAN BİRİ Mİ?
Sırlar, ihanetler ve karanlıklarla örülü bir dünyanın kapıları aralanıyor. Kader iplerini eline alanlar ile bu iplerde asılı kalanların savaşı başlıyor. En önemli kural av değil avcı olmak!
Güç uğruna yazılmış kurallar, zoraki bağlılık ve acımasız bir adalet sistemi. Kimi bu çizgide yürür, kimi ise kendi cehennemine yuvarlanır. Soyadlarının gölgesinde büyüyen gençler, kaderin onları sürüklediği bu savaşta ya bir av olacak ya da bir avcı. Ama unutmayın ki her avcının arkasında karanlık bir gölge vardır.
Narbekovlar, Olovlar, Borisovlar ve Elemler... Dört büyük aile tarafından kurulan "Aslanlar" örgütü, kanla yazılmış kurallarla güç dengesini korumaya çalışıyor.
Duzah, güç ve intikamın sınırlarında dolaşanların, karanlığın içinde kendi ışığını arayanların hikâyesi.
Artık Nemea Vadisi'ne adım atan herkes bambaşka biri!
bu sene ön yargılı olduğum yazarlar şans vermek istedim ve hazel onlardan biriydi. okuyunca anladım ki bunu gerektirecek hiçbir şey yokmuş. duzah'a gelecek olursam 2 günde bitirdim. yazım dili bazı yerlerde beni acaba burada anlam karmaşası mı var yoksa ben mi anlamıyorum ikilemine düşürse de kitaba ve diline alışınca bu düşüncem kayboldu. aslında yazardan okuduğum ilk kitap değil ama şunu söyleyebilirim ki duzah çok daha iyiydi. bir diğer eleştireceğim şey ise bazen betimlemelerden sıkıldım. elbette kurgu betimlemeyi kaldırır ama bir tık daha az olsaydı tadından yenmezdi. kurguya gelecek olursam tam bir seriye giriş kitabıydı. karakterleri analiz edebileceğimiz parçaların önümüze bırakıldığı, olayların ucundan yöresinden dolaştığımız ama tam içine girmediğimiz, karakterlerin de gözlem yaptığı bir kitaptı. karakterlerin derinliklerinin iyi verildiğini düşünüyorum çünkü yaşanan olaylar onları buralara sürüklemiş. kurguda aşk olsa bile aşka gelene kadar arkadaşlık, gizem, geçmiş, aksiyon da aşkla eşit miktarda işlenmiş, bu da hoşuma gitti. serinin ilerleyen kitaplarında bu değişebilir ama bir giriş kitabı için her şey yeterliydi. kısacası söyleyeceklerim bu kadar. umarım sizler de sever, keyifle okursunuz.
Ben cok sevdim evreni okumasi cok zevkliydi karekterle baya baglandim direkt evrene baya baglandim dramasi aksiyonu hepsia var akiciydi parla sahnesinde hungur hungur agladim valla ya spoilerini bilmeme ragmen mahvoldum perva ve ebeveynlerin sahnelerinde de duygulandim ya ona cok üzüldüm benginin yalnizligina da kahroldum ya
perva ve benginin hikayesi, aralarındaki tension, yaşadıkları her yakınlaşma top tierdı. kitabın geri kalan kısmında çok şeyin tekrarlandığını ve bazı kısımların gereksiz uzatıldığını düşünüyorum. yine de keyifle ve elimden bırakamadan okudum
1 puani pervadan kirdim onunla aramdaki love hate iliskisinden dolayi . ODKANA BAYILDIM ona asigim hazel cidden bu kitapla asmis diyorum . Evreni karakterleri atmosferi her sekilde mukemmel betimlemis . Kitabi yasiyosunuz oyle yani super odkana asigim.
🔻 hani magazin programlarında ünlülerle sokak röportajları yapılır. moderatör sorulan soruya şarkıcının / oyuncunun verdiği cevaptan bir kelimeyi seçip internette aratır, o kelimenin geçtiği bi şarkıyı arka planda çaldırıyormuş ya ahsjdjdkfkfk
bu kurguda da öyle saçma bi durum var. karakterler bir şeyler konuşuyor. ya da bir olay yaşanıyor. tam son cümlede geçen kelimeye göre anlatıcı bir anda andan kopuyor ve alakasız yerden alakasız felsefe yapmaya başlıyor???
ya da random bir anısını anlatıyor. ama bu felsefe parçalamalar ve anılar sahneyle o kadaaaar birleşmiyor, o kadaaaar kopuk kalıyor ki. sonlara doğru alıştım, ama uzunva bir süre bu durum birisi benimle dalga geçiyormuş gibi hissettirdi açıkçası.
yazar aklına gelen, beğendiği tüm mitleri, tüm fenomenleri, dini göndermeleri aynı anda kullanmaya çalışmak yerine tek bir şeye odaklansa, daha derli toplu olurdu belki. ya da editör kitabın kapağını tek bir kere açmış olsa, tek bir kere gerçekten okuyup kopuk kopuk kısımları birleştirmek için çaba gösterseydi.
🔻 bunun dışında kitap FAZLA giriş kitabıydı. teknik olarak önemli karakterlerin çoğunun sadece ismi geçti ya da uzaktan uzağa lafı döndü. ve hiçbir elle tutulur olay yaşanmadı. varolan kaoslar da elinizi uzatacağınız herhangi bir yerli / yabancı mafya romantizmi kitabının içeriğinden farksız.
ki arada mantıksız bulduğum sahneler de az değildi. ve olaylar sürekli birbirini tekrarlıyor, kısır döngüye giriyor.
devam etmek için bende güçlü motivasyon yaratmadı.
▪︎ sonlara doğru tempo arttı ve iki ana karakter İNSAN GİBİ konuşmaya, bir şeyler paylaşmaya ya da şakalaşmaya başladı. daha keyif alarak okudum.
🔻 ama kitapta (bence bir çok okur için geçerlidir bu) en çok ilgimi çeken şey romantik çift değil perva & odkan cephesi oldu. zaten dost - düşman dinamiği bana inanılmaz okuma / izleme zevki verir. bu kurguya başlama nedenim de böyle bir hikayesinin olduğunu bilmemdi.
ama ilk kitapta çok az şey gördük. ve şu an wattyde 3. kitabın bölümleri yayınlanıyor, HÂLÂ ortada hiçbir bilgi yok. bu da merak ettiğim şeye bile hevesimi öldürdü.
🔻 kurguyu başta 4 kitap biliyordum, bu bile kesinlikle çok fazlayken, meğer 5 kitapmış??? çok fazla aile var, geçmiş nesil - şimdiki nesil hikayeleri varmış ve s palavra. çünkü wattyde üçüncü kitabın da yaklaşık 4 bölümüne baktım. olaylar işlenmiyor.
bu kadar uzanmasının tek nedeni bu. yazarın elinde gerçekten ilgiçekici karakterler ve ilgiçekici ilişki dinamikleri var. ama kurgu baştan sona filler dolu. 100 sayfalarca bir şeyler yaşanıyor fakat aslında hiçbir şey yaşanmıyor ve ilerleme kaydedilmiyor.
🔻 kitapta imla / noktalama hataları bol. anlam bozuklukları ve mantık hataları zaten. e*hesus yayınları gram işlememiş metin için. zaten inanılmaz derecede korkunç bir kapak tasarlamışlar. (kim ne derse desin kitabın havasını da yansıtmıyor asla) okurun vereceği paraya yazık açıkçası.
toparlarsak.
▪︎ 2. kitabı okur muyum? idk. ileri zamanda belki can sıkıntısından göz atarım. ama 5 kitap boyunca devam etmeyeceğime ya da yazarın başka bir kurgusuna geçmeyeceğime emin oldum.
▪︎ altını çizerek belirtiyorum ki yazara karşı asla negatif önyargıyla ya da "hate reading" amacıyla başlamadım kitaba. aksine pozitif önyargım ve merakım vardı. hoşuma giden sahneleri, replikleri var çünkü tiktokta.
ama tatmin etmedi mlsf. benden pas. kalan yarışmacı arkadaşlara başarılar.
yazar da umarım bir gün gerçek bir editörle tanışır ve yazı dilini de, kurgulamasını da baştan sona yenileme, düzenleme şansı kazanır.
Gündemden önce okumaya başlamıştım ancak hem gündem hem vizelerim falan derken biraz mola vermiş gibi oldum ama neyseki bitirdimm. Kasırgaya Kanan Saka’da olduğu gibi bu kitapta da isim sorunu vardı benim için. Bir karakterin 2-3 tane isim/lakap olması biraz zorluyor okurken.
✨Slow burn ✨olduğunu da belirteyim. Ana karakterlerimiz hep yan yana bu yönden çok hoş ama erkek karakter , Perva , biraz gıcık ahhaha temizlik hastası, öpüşemiyor, sevgili yapamıyor, sevemiyor gibi huyları var. kadın karakterimiz , Bengi , ise ailesinin onu herkesten saklaması yüzünden her şeyden habersiz büyüyo. Ailesi öldürülünce yolları Perva ile kesişiyor ve birlik oluyorlar.
Hazel’in kurguları biraz yoğun olabiliyor ve ilk kitaplar evreni anlamaya yönelik olduğu için biraz zorlayabilir ama sonradan sarıyor. Mesela bu kitapta 10. bölümden sonra bende sarmaya başladı hatta Wattpad’den devamını okuyorum :d Bağımlı olurum hemen biliyorsunuz.
Tolun ve Sara karakterlerini sevdim. Özellikle Perva, Bengi, Tolun ve Sara dörtlüsünün olduğu sahneler çok keyifliydi. Perva’nın aşkından öldüğü sahneleri sabırsızlıkla bekliyorum :d Tavsiyemdiir 💗
Güncelleme: Wattpadden devamını okudum, kesinlikle Pervacıyım🥲 Bengi çocuğu rahat bırak 🙏🏻🙏🏻🙏🏻
Evren o kadar iyi ki, her şey incelikle işlenmiş. Çok sarıyor, olay örgüsü, karakterlerin çabası ve her şeyiyle tamamen empati yapabildiğiniz bir kitap. Kimse için “çok iyi” ya da “çok kötü” diyemiyorsunuz. İster istemez herkesle empati yapıyorsunuz. Kısır döngü çok fazla var kitapta. Bırakmak istiyorlar mesela taht savaşını, gitmek iyi bir aile kurmak istiyorlar ama yapamıyorlar. Çünkü bunun için yetişmişler aslında çocuk değil, asker olmuşlar. Giden de geri dönüyor zaten. Çünkü kafalarındaki o şeytanları dinlemekten alamıyorlar kendilerini. İç çatışmaları mükemmel. Sonsuza kadar Perva Vladislav Narbekov kızı olacağım🤞🏻. En çok anladığım karakter o. Öyle ki ona resmen sıkıca sarılmak istiyorum. Daha varlığını bilmediği kardeşi çiftlik hayatı sürerken, onun ölü annesinin kafasında yaşaması ve her şeyi onu mutlu etmek için yapması beni parçalıyor ve bu konuda onu çok iyi anlıyorum. Tek amacı annesi ve babasını memnun etmek aslında. “Benim arkamda annem ve babam var” diyerek bunu kanıtlıyor zaten. Kafası bambaşka çalışıyor resmen 10 boyutlu. Taht için Bengiden vazgeçmesi de çok normal ki tahtı seçmeli zaten. Ona yapılan bu haksızlığa dayanamıyorum. Geneliyle müthiş bir kitap sizin de başka boyutlu düşünmenizi sağlıyor. Seviyorum hem de çok💋
This entire review has been hidden because of spoilers.
Ah benim gözümün çiçeği. Kitabın benim için olan kısmını çıkarıp objektif bir kitap yorumu yaparsam - ki artık o kadar içindeyim ki nasıl yapılır bilmem- ilk okuduğum günlere gitmek isterim. elimden BIRAKAMADIM. çünkü öyle bir teması var ki tam bana göre. hava soğuk, erkek karakter soğuk, rusyadayız, insanlar soğuk. bir de öyle bir oyun var ki gerçekten askan kesilmeniz gereken. ayrımlar çok dik karakterler arasında ve taraflar var. erkek karakter çokça güçlü ve kitabın adını taşıyor. kız karakter toy ama potansiyel bir rakip. ve onların rekabeti, yavaşça dizdikleri ilişki taşları ve güven duygusu bu kitabın bambaşka. duzah hissini seviyorum. kesssinlikle okunmalı
taaaa ne zaman okudum hatırlamıyorum wattyden okumuştum.
yazarın kalemi çok güçlü güzel yazıyor okey de çok uzatıyor ya ilk 20 bölümü okuduğumda eee ne okudum ben şimdi olmuştum hiç tatmin etmemişti sonradan sardı beni. ayrıca Perva hakkında bilgi vermek istiyorum. Dünya üzerinde watty diye bişey olmasaydı o yine watty erkeği olurdu hahshshhshhahs Rusya'nın soğuğunda üstsüz balkona çıkmalar, bengi onu kapıdan dinlerken görmeden hissetmeler, saçma sapan iltifatlar, ARALIKSIZ içki ve sigara içmeler, watty erkeği çok konuşmaz modunda olmalar... neyse şans verilir ama çok fazla karakter var bir de isimleri abidik gubidik unutuyorum hep
Kitabı sevdim kurgusu güzeldi ama dilinde birazcık problemler vardı bazı yerlede anlam hataları vardı ve birden çok da yazım hataları vardı sanki editör kitabı pek iyi elden geçirmemiş gibi. Ariyetten ufak mantık hataları da varda mesela Perva Bengi’ye türkçeyi 10 yıl önce öğrendiğini söylüyor ama bir çocukluk sahnesinde beş yaşında iken türkçe konuştuğu geçiyor? Ama onun dışında kitap baya sürükleyiciydi ve kurgusu da çok güzeldi, son olarak betimlemeler bazı yerlede bi ufak sıktı daha kısa tutulabilirmiş.
This entire review has been hidden because of spoilers.
perva bu hayatta anladığım ama asla anlamak istemediğim kişilerden birisin . Sana kızmak istiyorum nefret etmek ıstiyorum ama yaptığın şeye mecbur olduğunu görüyorum, bengiyi çok çaresiz bir şekilde sevdiğini görebiliyorum ve bu beni daha çok parçalıyor. bengiyi de çok iyi anlıyorum bir yerde sevdiği adam onu kandırdı ve abisi ve sevdiği adam arasında seçim yapmak zorunda . olmanız imkansız gibi geliyor. Biriniz elem biriniz narbekov bu her şeyi açıklamaya yetiyor
This entire review has been hidden because of spoilers.
hazelin en en en en en en en en en sevdigim kitabi bu kitabi o kadar cok seviyorum ki bu kitap olmak istiyorum yani hazel dese ben bunu final yapmicam goturucem 1k bolume sıkılmadan usanmadan okurum o kadar cok seviyorum ki gercekten duzah olsam keske PERVA VE BENGI EN COK SIZI SEVIYORUM DOSTUM slow burn sarmiyo beni ama siz finale kadar olmasaniz sizi yine okurum en sevdigim slow burn
This entire review has been hidden because of spoilers.
Slowburn, ilk kitap sadece dünyaya hoşgeldiniz deyip ufaktan bir karşılama sunuyor. Karakterler gerçekçi yazılmıştı fakat asıl olaylar serinin devamında yaşanıyor. İlk kitapta hikayeden çok karakterleri tanıyoruz, amacımızı öğreniyoruz. 2. kitabı okuyunca güncelleyeceğim. Sevdim.
bayildim gencler bayildim simdi ilk kitap oldugundan giris kitabiydi baya ve anlamak cidden cokzorduhttp. Ama cok guzeldi ya gercekten cok zekice yazilmis ama ilk kitap oldugu icin pek birsey diyemiyorum.Pervayi okurken kendimi okudum grcktn
watty halinde ilk 15 bolumu cok seviyorum o yuzden bu puani verdim ama basili halini okumadim. tahti perva hak ediyo btw narbekovcu ve yari elemciyim bn
Bu kitabı seveceğime dair bir his vardı içimde, öyle de oldu. Basılmadan önce de çok merak ettiğim bir kitaptı. İlk 100 sayfa anlamaya çalışırken biraz zorlandım ve not alarak okudum kimin kim olduğunu hatırlamaya çalışırken ama bu kısım en eğlendiğim kısımdı aynı zamanda, sanki bir gizemi çözmeye çalışıyormuşum gibi hissettirdi. Gerçekten çok geniş ve dolu dolu bir evren vardı. Giriş kısmı bir tık sıkıcıydı ama sonra kitap öyle bir açıldı ki bırakamadım. Yazarın ilk kitabı olduğu için baştaki yazım tarzını yadırgamadım, gerçekten de 2017 yılında gibi hissettiriyordu ama sonlara doğru o his kayboldu daha yalın ve betimlemeler yerinde hissettirdi. Perva’yla tanışmak için gerçekten de çok sabırsızdım çok mutluyum o yüzden. Bazı şeyleri görmüştüm ama hiçbir şey bilmediğim için sıfırdan tanıştım Duzah’la. Devamını merakla bekliyorum.
Karakterler ve olaylarla ilgili spoiler vermek istemiyorum o yüzden bu kısım SPOİLER OLACAK atlayabilirsiniz🥹🫶🏻
Parla ve Perva ❤️🩹 o kadar üzüldüm ki anlatamam Perva’nın Parla için kendini bu kadar suçlu hissetmesi beni gerçekten mahvetti, annesinin olduğu bölüm… bu iki kısım gerçekten beni mahvetti 🥲