"Nazım Hikmet bir şiirinde, "yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin" der. Haldun Dormen, Nazım Hikmet'e 20 yıl fark atmıştır! Çünkü o, doksanından sonra bile zeytin dikmeye devam ediyor. Öğrenci yetiştiriyor, ders veriyor, oyun ve kitap yazıyor. Tüm bunlarla birlikte yönetmenlik yapmayı sürdürüyor. Hatta son olarak bir filmde birlikte oynadık, yani hala film de çekiyor!
Haldun'la geçirdiğim yıllar boyunca bir tek "keşke"m var: Ne yazık ki onun öğrencisi olamadım. Ancak Geceye Selam Müzikali'nde birlikte oynama şansını yakaladım. Bu nedenle Haldun'un sahnedeki disiplinini, işine olan derin bağlılığını ve her detayda mükemmeliyet arayışını çok iyi bilirim. O, sahnede yalnızca kendisi için değil, birlikte çalıştığı herkesin en iyisini ortaya koymasını sağlayan bir ustadır. 50 yıla yakla an dostluğumuzda, onun kadar nazik, kibar ve zarif bir insan tanımadım. Bu kibarlık o kadar ileri seviyededir ki; Koronavirüs tedavisi sonrası hastaneden taburcu olacağı gün, hastane personeline ayıp olmasın diye yemek tepsisini kendisi kaldırmaya çalışırken düşüp kalçasını kırdı ve taburcu olamadı!
Uzun lafın kısası, Haldun Dormen deyince aklıma umut, disiplin, yaratıcılık, nezaket, hiç tükenmeyen yaşam sevinci, inanılmaz bir yurtseverlik ve tam 50 yıllık, hiçbir çıkar güdülmeden yaşanmış gerçek dostluk gelir. Haldun'un öğrenme ve üretme aşkını, tükenmek bilmeyen enerjisini, bitmeyen çalışkanlığını ve azmini her zaman hayranlıkla izlerim.
Haldun Dormen, her yaşan insana ilham veren ve örnek alınacak bir yaşam ustasıdır."
Türk oyuncu ve yönetmen Babası, Kıbrıslı aydın bir işadamı olan Sait Ömer Bey, annesi İstanbullu bir paşa kızı olan Nimet Rüştü Hanım'dır. Bir yaşına basmadan, ailesi İstanbul, Şişli’ye yerleşti. Sahneye ilk defa Galatasaray Lisesi’nde ortaokul öğrencisi iken çıktı. Lise öğrenimini Robert Kolej’de tamamladı.[3] Sekiz yaşında geçirdiği bir kaza sonucu sol ayağı sakatlandı.
Tiyatro eğitimini ABD’de Yale Üniversitesi’nde aldı.[3] İstanbul’a döndüğünde önce Muhsin Ertuğrul yönetimindeki Küçük Sahne'ye girdi ve Cinayet Var adlı oyundaki dedektif rolüyle ilk kez seyirci karşısına çıktı. Bir buçuk yıl Muhsin Ertuğrul ile çalıştıktan sonra Beyoğlu Parmak sokağın arkasında 60 kişilik bir salonu olan Cep Tiyatrosu'nu kurdu. 1957’de Papaz Kaçtı komedisi ile Dormen Tiyatrosu’nu kurdu. Cep Tiyatrosu’ndaki Erol Günaydın, Nisa Serezli, Metin Serezli, Erol Keskin gibi isimler Dormen Tiyatrosu’nun kadrosunu oluşturdu. Topluluk en parlak dönemini 1957-1972 yılları arasında yaşadı. 1961’de Türkiye’de sahnelenen ilk müzikal olarak bilinen Sokak Kızı İrma’yı sahneledi.
1966'da sinemacılık yapan Dormen, bu dönemde iki film yönetti: Ekrem Bora ile Belgin Doruk’un rol aldığı Bozuk Düzen (1966) ve Müşfik Kenter, Nedret Güvenç, Belgin Doruk’un rol aldığı Güzel Bir Gün İçin (1967). Bozuk Düzen, 3. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde en iyi film birincilik ödülünü, Güzel Bir Gün İçin ise 4. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Komedi Filmi ödülü aldı. Ödüllere rağmen filmler gişe başarısı sağlamayınca sinemadan vazgeçip yeniden tiyatroya döndü.
Dormen Tiyatrosu, 1972’de Ses Tiyatrosu’nda Ayı Masalı adlı oyunla perdelerini açtı. Bit Yeniği, Şahane Züğürtler gibi oyunlar sahneledi. 1977’de televizyonun yaygınlaşması sonunucu artan ekonomik sıkıntılar yüzünden tiyatroyu kapatmak zorunda kaldı. Dormen, 1977’den sonra televizyonculuk ve radyoculuk yaptı. Milliyet Gazetesi’nde 8 yıl boyunca gazetecilik yaptı. 1980’lerde yeniden tiyatroya döndü. 1984’te Dormen Tiyatrosu yeniden perdelerini açtı. Ancak 2001 yılından yaşanan ekonomik kriz ve 17 Ağustos depremi sonrasında tiyatronun elverişsiz konumu yüzünden deprem korkusuyla seyirci sayısının düşmesi tiyatronun yeniden kapanmasına neden oldu.
Haldun Dormen, 11 oyun yazdı. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'nde ders verdi, Hacettepe Üniversitesi tarafından Onursal Bilim Doktoru olarak ödüllendirildi. Televizyon için de çok sayıda program hazırlayan Dormen, çeşitli televizyon dizilerinde rol alarak ününü arttırdı. Yapı Kredi Sigorta adlı sigorta şirketine sanat danışmanlığını sürdüren Haldun Dormen, 1997’den beri verilmekte olan Afife Jale Ödülleri’nin gerçekleştirilmesine önayak olmuştur.
Dormen, 1959’da halkla ilişkiler alanında dünyaca tanınan bir isim olan Betül Mardin ile evlenmiş, sekiz yıl süren bu evliliğinden Ömer adlı bir oğlu dünyaya gelmiştir. Haldun Dormen, anılarını "Sürç-ü Lisan Ettikse", "Antrakt", "İkinci Perde" adlı kitaplarında toplamıştır. Bulvar komedisi ve vodvil türünde uzmanlaşmış bir tiyatro yönetmenidir. 1998 yılında Kültür Bakanlığı'nca verilen Devlet Sanatçısı unvanını almıştır.
Dormen, şu anda Aydınlık gazetesinde köşe yazarlığının yanı sıra Medyapım Akademi'nin yöneticiliğini yapmakta ve oyunculuk dersleri vermektedir. Bu akademide hem yetişkinlere hem de çocuklara yönelik oyunculuk, tv yapımcılığı ve diğer kişisel gelişim dersleri verilmektedir.
Ben Buyum İşte!" kitabı, Haldun Dormen ile yapılan soru-cevap tarzındaki röportajlardan oluşan keyifli bir eser. Dormen'in çocukluğundan bugüne uzanan hayatını tanımanın güzel bir yolu. Kitapta Türkiye'nin eski günlerini, özellikle İstanbul'u duymak oldukça hoştu. Hem akıcı bir dili var hem de hızlıca tamamlanabilecek kadar sade bir anlatımı.