Minnacık Bir Dev, hayatı boyunca tutarlılığını korumuş, ilkelerine sadakati hiç yitirmemiş ve sürekli olarak hukuk savaşı vermiş mücadeleci bir kadının, Avukat Necla Fertan Ertel’in on sekiz saatlik bir söyleşide anlattıklarının dökümü.
Erol Köktürk, mesleğine âşık bu insanla, yakalandığı hastalığın tedavisi sürerken görüştü. Fertan’ın çocukluğu ve yetişme döneminden başlayarak yaşamının tüm evrelerini ve bu evreler hakkındaki değerlendirmelerini içeren kapsamlı bir tanıklık çıkardı ortaya.
Necla Fertan 6-7 Eylül olaylarından sonra Yunanistan’a göç eden Rumların mal varlıklarının yağmalanmasına karşı adalet savunucusu; cezaevinde sağlığı çok kötüleşmesine rağmen tedavi için dışarı çıkarılmayan Harun Karadeniz’in destekçisi; yıllarca bir öğretmen gibi demokrasi mücadelesi veren Behice Boran’ın her zaman yanında, en yakın dostu... Kısacası, 20. yüzyılın ikinci yarısında Türkiye’nin yaşadığı önemli olaylara bir hukuk insanının gözünden bakış...
Necla Fertan Ertel’in yaşamı ilkesizler cehenneminde, bilinç ve vicdan muhasebesi içindeki herkes için adeta bir teselli kaynağı gibi...
Adalet için çabalamak mantıklı mıdır diye düşündüğüm bir zaman diliminde tesadüfen kitapçı rafında bir avukatın yaşam öyküsüne rastladım. İyi ki de rastlamışım. Dürüst, korkusuz, net insanlara ne kadar hasret kaldığımın çok üzülerek farkına vardım. Türkiye'nin 20. yüzyılın özellikle ikinci yarısında yaşadığı hukuki güçlükleri, düzgün bir avukatın çabalarını, umutlarını, hayal kırıklıklarını okumak, olaylara sıradan bir Türkiye tarihi dersinden çok daha etkili bir şekilde farklı bir bakış açısı kazandırdı. Hukuki teknik konularına boğulmadan, temiz, akıcı ve sohbet diliyle. Keşke yalnızca söyleşilerde anlattıkları değil, geçmişte kendi tuttuğu günlükleri de olsaydı Necla Fertan Ertel'in. Güya "süper kahraman" hikayeleri olur ya, burada gerçek bir adalet savaşçısının ömrü anlatılıyor; insan kurgusu değil, gerçek yaşanmışlık olduğu için katbekat değerli. Onunla tanışmayı, sohbet etmeyi, ona teşekkür etmeyi çok isterdim. Birçok yerinde güldüm, birçok yerinde üzüldüm, birçok yerin altını çizdim. Gözümün ucuna son anda iyi ki takılmış bu "Minnacık Dev". Erol Köktürk'e teşekkürlerimle.