Jump to ratings and reviews
Rate this book

Cumhuriyet Gibi Bir Kadın Nahit Hanım

Rate this book
SOLUK KESEN BİR HAYAT, İNANILMASI ZOR BİR MACERA! Necip Fazıl da, Sabahattin Ali de ona deli gibi âşık oldu. O, Halil Vedat Fıratlı ve Arif Damar’la evlendi. Bu sırada, kendisinden epey genç olan Orhan Veli’ye sırılsıklam âşık oldu. Üstelik Halil Bey’le evliyken. 1928 yılında, Ankara’da öğretmene ihtiyaç olduğunu duyduğunda, gözünü bile kırpmadan İstanbul’u geride bırakıp soluğu başkentte aldı. Cumhuriyet’in ve Ankara’nın kuruluşuna birinci elden tanıklık etti, katkı sundu. Tam bir Cumhuriyet kadınıydı. Nahit Hanım, Gazi’nin sofrasına oturdu, onunla dans etti. Henüz 19 yaşında bir genç kızken, büyük önderin hayranlığını kazandı. Güzeller güzeli Nahit Gelenbevî, hayatının sonuna dek evinin kapılarını sanatçılara ve edebiyatçılara açık tuttu. Karşılığında “Rönesans gibi kadın!” ve “Koruyucu meleğimiz!” denilerek onurlandırıldı. Nahit Hanım’ı en iyi tanımlayan cümleyi ise Cemal Süreya kurdu: “CUMHURİYET GİBİ KADIN!” 1930’lu ve 1940’lı yılların Ankara’sını anlamadan, genç Cumhuriyet’in ideolojisini, felsefesini, itici gücünü, iradesini, tutkusunu kavramak mümkün değil. Nahit Hanım’la birlikte Cumhuriyet’i keşfetmeye var mısınız? Hem de onun inanılması güç hayatına tanıklık ederek...

520 pages, Paperback

Published April 17, 2025

7 people are currently reading
44 people want to read

About the author

Osman Balcıgil

30 books91 followers
Osman Balcıgil d. 10 Temmuz 1955, İstanbul),gazeteci, televizyoncu, yazar.

Ulusal gazete, dergi ve televizyonların haber bölümlerinde muhabir, editör ve yönetici olarak uzun yıllar çalıştı (1977-2000). O dönemde yaptığı araştırma, yazdığı yazı ve televizyon programlarıyla pek çok ödüle layık görüldü. Latin Amerika’da yaptığı çalışma 1988 yılında Gazeteciler Cemiyeti tarafından yılın röportajı olarak seçildi. Gazetecilik ve televizyonculuk yaşamını 2000 yılında noktalayan Balcıgil'in son çalışması (2016 Mart)) bir roman ve Ela gözlü pars: CELİLE adını taşıyor. Yazarın, ilk altı romanının ismleri Ters Kanatlı Şahin , Bilginin Efendisi , Zerdüşt'ün Sırrı, Dante'nin İstanbul Cehennemi, Pisagor Tepkisi, Mason Locasında Aşk ve Kılç., 53. Risale.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
32 (33%)
4 stars
32 (33%)
3 stars
20 (21%)
2 stars
7 (7%)
1 star
4 (4%)
Displaying 1 - 6 of 6 reviews
Profile Image for Metin Celâl.
Author 33 books139 followers
July 10, 2025
Osman Balcıgil’i biz gazeteci olarak tanırız ama yeni nesiller daha çok biyografik romanları ile biliyor. Yirmiden fazla roman yayınlamış velut bir yazar. Nâzım Hikmet’in annesi Celile Hanım, Suat Derviş, Sabahattin Ali, Afife Jale, Cahide Sonku gibi isimler hakkında biyografik romanları çıktı. Son romanı “Cumhuriyet Gibi Bir Kadın – Nahit Hanım” adını taşıyor. Kapakta Nahit Hanım ve Orhan Veli’nin fotoğrafları var ve “Sabahattin Ali, Necip Fazıl Kısakürek ve daha nice şairler onun için yanıp tutuştu, aşkını ilan etti. Nahit aralarından Orhan Veli’yi seçti. Üstelik evliyken” cümlesi yer alıyor. Bestseller’lere yakışan bir cümle. Osman Balcıgil’in çoksatan kitaplar yazdığını düşünürsek uygun gibi ama arka kapaktaki “Cumhuriyet’in ve Ankara’nın kuruluşuna birinci elden tanıklık etti, katkı sundu. Tam bir Cumhuriyet kadınıydı” ifadeleriyle ön kapak pek uyuşmuyor. Sanıyorum ikisi birden hedeflenmiş ve okur yelpazesi iyice genişletmek istenmiş.

Başta da söylediğim gibi Nahit Hanım ketum bir kadın. Kendi ve yaşadıkları hakkında pek bir şey anlatmıyor. Onunla ilgili anılarda da pek bir ayrıntı yok. Ama Osman Balcıgil hakkında 520 sayfalık bir roman yazmayı başarmış.

Osman Balcıgil, “nasıl roman yazılır?”ın kitabını yazmış bir yazar. “Kurgu İle Gerçeğin Aşkı”nda (2024, Destek yay.) “Bir roman nasıl inşa edilir? Gerçeklikle kurgu, kurguyla gerçeklik nasıl örtüştürülür? Kısaca söylenecek olursa, romancılığın temel sorunları nelerdir?” sorularının cevaplarını yazmış. Osman Balcıgil’in roman teorisinin son somut örneği olarak “Cumhuriyet Gibi Bir Kadın – Nahit Hanım”ı okuyoruz.

Osman Balcıgil, birinci tekil kişi olarak Nahit Hanım’ın ağzından ya da üçüncü tekil kişi olarak romancı bakışıyla yazmak yerine Nahit Hanım’ın okul yıllarından itibaren yakın arkadaşı olduğunu belirttiği, bir kadın arkadaşının anlatımıyla romanı kaleme almış. Nimet (s.12, 28) ya da Nermin (s.35, 41) adındaki kadın arkadaş ilk gençlik yıllarından itibaren Nahit’in hep yakınında bulunuyor ve yaşadıklarına şahitlik edip bize anlatıyor. Kuşkusuz üçüncü şahıs olarak Nahit’in tüm yaşadıklarını, en ince ayrıntılarına kadar bilemiyor. Ruh hallerini tam çözümleyemiyor. Onunkisi yakından ama dışarıdan bir bakış. Nahit’in anlattığı kadar bilebiliyor. Nahit de en yakın arkadaşına karşı bile ketum.

“Cumhuriyet Gibi Bir Kadın – Nahit Hanım” bir “Didaktik roman”. Nahit Hanım’ın yaşam öyküsü anlatılırken cumhuriyetin kuruluş yılları, o yıllarda Ankara’daki yaşam, kültür ve edebiyat çevrelerinde yaşananlar anlatılıyor. Osman Balcıgil, titiz bir gazeteci tavrıyla tüm anlattıklarının kaynaklarını dipnotlarla gösteriyor, söylentilere, dedikodulara itibar etmiyor. Sanırım hayatımda en çok dipnotu bu romanda gördüm. Bir bilimsel eser kadar çok dipnot var kitapta. Öte yandan Balcıgil’in var olan yazılı kaynaklarla yetindiğini, birebir görüşmeler, tanıklıklar ya da daha önce yayınlanmamış yeni belgeler gibi arayışlara girmediğini düşündüm.

Didaktik romanların yapısına uygun olarak yazar, okuyucuya tarihsel olayları öğretmek, bilgilendirmek için hikâyeyi kullanıyor. Karakterler, aralarında geçen diyaloglar ve yaşanan olaylar, yazarın vermek istediği ders veya mesajı desteklemek için seçilmiş ve kurgulanmış. Örneğin bir mektupta geçen ifadeler bu romanda iki kadın kahramanın diyaloğu olarak okunuyor. Bağlam değişince anlam ne kadar değişir, ayrı bir tartışma konusu ama bu tür diyaloglar oldukça yapay geliyor. Karakterler derinleşmiyor, boyut kazanmıyor. Konuştukları kadarıyla tanıyoruz onları, konuştukları şeylerin çoğu da didaktik. Böylece çalışmanın didaktik yanı çok ağır basıyor edebi yanı ihmal ediliyor.

Osman Balcıgil, esas olarak Nahit Hanım’ın aşklarından üçünü kendine konu edinmiş. İlki Sabahattin Ali’nin karşılıksız aşkı. Bu vesileyle Sabahattin Ali’nin yaşam öyküsünü de yeniden uzun uzun anlatmış oluyor. Araya şiir alıntıları da girince romanın üçte biri Sabahattin Ali’ye vakfedilmiş oluyor. Nahit Hanım’ın bu ısrarcı âşığa karşılık vermediğini, yolladığı mektupları açmadığını öğreniyoruz ki bu da kaynaklarla doğrulanabilen, bilinen bir olay.

İkinci ısrarcı âşık Necip Fazıl. Romanın neredeyse üçte birini kaplayan Necip Fazıl bölümlerinde de kaynak Murat Bardakçı’nın gazetede yayınladığı Necip Fazıl’ın mektupları olmuş. Osman Balcıgil’e göre Nahit Hanım bu aşkı da karşılıksız bırakmış. Ama bazı anılara bakarsak Necip Fazıl’la hayata geçmiş bir aşk ilişkileri olduğu kanısı hakim. Sanırım Balcıgil bu kaynakları güvenilir bulmamış.

Gerçek aşk ise Orhan Veli ile yaşanıyor. Ama Nimet ya da Nermin Hanım, yakın arkadaşı Nahit’le kendisinden beş yaş küçük şair Orhan Veli arasındaki aşkı tam olarak yorumlayamıyor. Platonik mi, değil mi anlayamıyor. Çünkü tek bilgi kaynağı Nahit Hanım’ın kendisi, Nahit Hanım da bilindiği gibi çok ketum. Anlatıcımız Nimet/Nermin Hanım, yakından tanıdığı Orhan Veli’yle ise bu konuyu hiç konuşmuyor, nedense. Oysa Orhan Veli’nin yazdıklarından oluşan mektup derlemesi “Yalnız Seni Arıyorum” el altında, somut bir kaynak olarak Balcıgil onu neden daha geniş kullanmamış anlamadım. Belki de Nahit Hanım için oluşturmak istediği kimliğe uymayacaktı anlatacakları. Tıpkı Necip Fazıl’ı platonik, reddedilmiş bir âşık olarak tanımlaması gibi yine bir tercih yapmış sanırım.

Orhan Veli ile Nahit Hanım’ın ilişkisinde bir başka kaynak, Tolga Aydoğan’ın “Orhan Veli’nin Ankara’daki İzleri” (2023, Yapı Kredi yay.). Aydoğan, Orhan Veli’nin Nahit Hanım’a yakın olmak için kaldığı müştemilat ve kulübeleri tek tek, ayrıntılı olarak anlatmış. Orhan Veli. Nahit Hanım’ın oturduğu apartmanların müştemilatlarında yaşamış ve anlaşılan evinden de çıkmamış. Balcıgil, anlatıcısını da Nahit Hanımlarla aynı apartmanda oturtuyor ama nedense bu yakınlık onun gözünden kaçıyor. Sanırım Balcıgil, Orhan Veli – Nahit Hanım yasak aşkının platonik kalmasını yeğlemiş, oraları pek deşmemiş. Yoksa iyi bir araştırmacı olarak bu yakınlık gözünden kaçmazdı.

Nahit Hanım romanda Orhan Veli’nin uğruna şiirler yazdığı Bella’yı kıskanıyor, bir ilişkiden kuşkulanıyor, üzülüyor ama kendisi başka aşklar yaşıyor mu, anlatılmıyor. Oysa, yine bazı anılarda Nahit Hanım’ın yaşadığı diğer aşklardan söz ediliyor. Tarancı’dan Dranas’tan söz ediliyor. Can Yücel gibi bazı aşıklarda bu ilişkinin şiirini yazarken itiraflarda da bulunmuş. Sanırım yine ortada belge olmaması nedeniyle onların adı anılmamış. Nahit Hanım için oluşturulan âşık kadın kimliğine de eğer varsa bu ilişkiler de uymazdı.

Osman Balcıgil, romanı Nahit Hanım ve Orhan Veli aşkı ile sınırlamak istemiş. Reddedilen âşıklar Sabahattin Ali ve Necip Fazıl, Nahit Hanım’ın istese birçok şairle aşk hayatı yaşayacağını ama onun tek sevgilisinin Orhan Veli olduğu tezini vurgulamak için uzun uzun anlatılmış olmalı. Bu nedenle de roman 1950’de Orhan Veli’nin ölümü ile bitiyor. Nahit Fıratlı’nın 2002 yılında 93 yaşında öldüğünü anımsarsak anlatılmamış 52 yıl var.
Profile Image for Zeynep.
47 reviews1 follower
May 2, 2025
Yine bir muhteşem dönem romanı ve yine tabi ki Osman Balcıgil. Nahit Hanım sevgili yazarımızdan okuduğum 7.kitaptı yine şaşırtmadı. Cemal Süreya'nın Cumhuriyet gibi bir kadın dediği Nahit Hanım Cumhuriyet Dönemi yaşamış, birçok şairi büyüleyen bir hanımefendi. Kitabı okurken Nahit Hanım'ın hayatından çok yeni başkentin Ankara'nın gelişimin, Atatürk'ü, Cumhuriyet balolarını, Hasan Ali Yücel'in Köy Enstitü çalışmalarını, Türkiye'yi savaştan dolayı geri kaldığı yıllardan hızlıca toparlayan aydın, ileri görüşlü insanları okuyoruz. Öyle bir kitap ki içerisinde Orhan Veliler, Abidin Dinolar, Necip Fazıl, Sabahattin Ali, Halil Vedat Fıratlı, Hasan Ali Yücel gibi dönemine damga vuran tüm insanlardan birer parça okuyorsunuz.

Ankara da yaşayan biri olarak Ankara'nın yıkık dökük halinden başkent olma yolcuğunu okumak, Nahit Hanım'ın arkadaşı Nermin ile birlikte o zamanlar henüz inşaat halinde bulunan şimdinin Gençlik Parkında oturmaya gitmesi, Ankara Palasta konaklamaları beni derinden etkiledi. Türkiye'yi her yönüyle değişime uğratan bu insanlar İstanbul'u bırakıp henüz gelişmekte olan Ankara'ya gelmeleri de takdire şayan kesinlikle.

ve tabiki değinmeden geçemeyeceğim Nahit Hanım ve Orhan Veli aşkı.. Halil Bey ile evliyken Orhan Veli'nin aşkına düşer Nahit Hanım. Hiç beklemediği anda büyülenir. Öyle bir sevda ki yıllarca mektuplarla, git gellerle ayakta tutulmaya çalışılan. Ve bir gün hiç beklenilmeyen anda henüz 36 yaşında bir belediye çukuru.. Belediyenin sorumsuzluğu bir uyarı tabelası bile olmadan açılan çukura Orhan Veli'nin düşmesi ve kafasına aldığı travma sonucu yarım kalan bir aşk. Cebinde çıkan son bir şiir parçası birde. Bu kısmı okurken o kadar üzüldüm ki.. O şimdi ebediyette ve İstanbul'u dinliyor gözleri kapalı..


Ayrıca sadece 100 yıl önce yaşamış döneminin çok yönlü insanlarının bugün neden var olmadıklarına dikkat çekmek istiyorum. Bahsettiğim bu insanlar birçok dil bilen, edebiyat, siyaset, sanat gibi bir çok alan da bulunan kişiler. Neden şuan edebiyatçı sadece edebiyatçı ya da neden herkes sadece mesleği edindiği alanda kapana kısılıp kalıyor. 100 yılda ne değişti neden çok yönlülüğümüzü kaybettik düşünmemiz lazım.

Son olarak sevgili Osman Balcıgil'e çok teşekkür ederim. Kalemi ile bizi tarihin gizli kalmış anlarına götürüyor. Afife Jale, Suat Derviş, Celile, Cahide Sonku ve şimdi Nahit Hanım ile birlikte yakın tarihin İstanbul'unu, Ankara'sını tanıma fırsatı veriyor. Kitaplar muhteşem bir emeğin ürünü.
Profile Image for Katre O.
39 reviews3 followers
October 12, 2025
Nermin'in hayali bir karakter oldugu oyle belli ki. Hicbir karakteristik ozelligi yok. Orada sadece konuyu anlatmak icin var ve dumduz anlatiyor. Yazarin ayni konudan 6 kez tekrar ve tekrar bahsetmesi bana uzun bir kitap yazmak icin kendini asiri zorlamasinin bir sonucu gibi geldi. Olmamis.
Profile Image for M.I..
135 reviews15 followers
November 23, 2025
Osman Balcıgil romanlarını arkadaşlarımdan alarak okudum.Yazdıklarından bilgilenmedim demek ayıp olur ama romanların edebi yönünü her seferinde zayıf buldum.Hep tarih anlatma çabası,karakterlerin bilgi vermeye çalışması kişilikleri derinleştirmeden,yapaylık veriyor.Didaktik bir eser okuyorum herseferinde ve son diyorum.Ama yine aradan zaman geçiyor.Hadi bunu da okuyayım da öğreneyim diyerek devam ediyorum eserlerini okumaya.Dönem olarak merak ettikleriniz var sa okunabilir.Ama edebi olarak biraz zayıf gibi.Gerçi kendisin de belki böyle bir çabası yoktur.Amacı kurgu ile bize tarihi benimsetmektir.Kurgu olarak çok hızlı ilerlemesi de bence bu yüzden olabilir.
Profile Image for Selindrella.
84 reviews1 follower
August 24, 2025
Osman Balcıgil’in diğer bütün kitaplarını da okumuş biri olarak gereksiz uzatılmış ve tamamen yüzeysel anlatılmış bir hikaye olduğunu düşündüm. Tarihi bilgilere yer vermek adına olaylar kısa kısa aktarılmış ama daha çok tarihe yer verilmiş. Roman karakterlerini daha iyi tanıyabilir miydik, kesinlikle evet. Bu sefer olmamış bana sıkıcı geldi.
Profile Image for Ebru.
109 reviews
June 16, 2025
Sinema filmi tadında damaktan izi silinmeyecek bir şerit daha çektim yazar sayesinde haneme. Kaleminize minnettarım.
Displaying 1 - 6 of 6 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.