Jump to ratings and reviews
Rate this book

Var Olduğun Gün

Rate this book
'Bedenlerimizi yitirip hafızamızı kaybetsek bile, hiç şüphesiz biz yine birbirimizi tanırız ve her seferinde yeniden âşık oluruz.'
Hyeon Ullim, sıradan bir hayat sürdüğünü düşünürken, dünyasının hiç de öyle olmadığını fark eder: Yedili Beden Sistemi’nde bir beden yedi kişiyle paylaşılmakta, haftanın yalnızca bir gününde insanlar kendi bedenlerini kullanmaktadır. Diğer günlerdeyse bilinçleri sanal dünya Nakwon’da yaşar ve böyle bir sistemde Hyeon adaletin peşine düşer.
Teknolojinin ve insan doğasının sınırlarını zorlayan bu hikâyede her bedendaş, farklı bir kişilik, farklı bir geçmiş ve farklı bir hikâye demektir. Hyeon Ullim, bir yandan bu distopik sistemin etik ve ahlaki açmazlarıyla boğuşurken diğer yandan insanlığın sevgiyi, kimliği ve dayanışmayı yeniden keşfetmesi gerektiği bir dünyada kendi yolunu bulmaya çalışır.
Snowglobe’un yazarı Soyoung Park’tan sevginin bizi nasıl kurtardığına ve insan olmanın özünde neyin yattığına dair heyecan dolu bir roman…

“İklim felaketi karşısında insanlık ne hale gelecek? Dünyayı değiştirmenin bedelini er ya da geç ödeyeceğiz. Benim tamamen 'kendim' olarak var olamayacağım bu tuhaf gelecek, bugünün gerçekliğiyle benzerlik taşıyor. Ancak biz nasıl ki bu çağın yükünü 'sen ve ben' olarak birlikte taşıyorsak, gelecek nasıl olursa olsun birlikte dayanabileceğimiz umudunu bu roman sayesinde içimde yeniden yeşertiyorum.” —Cheon Seon-ran, Dokuz’un yazarı

302 pages, Paperback

Published March 1, 2025

Loading...
Loading...

About the author

Soyoung Park

8 books136 followers
Soyoung Park is a South Korean author known for her young adult novels, particularly the Snowglobe duology. She majored in information and communication at university and has worked as a reporter. Park has won prestigious awards such as the Original Story Award and the Changbi X Kakaopage Young Adult Novel Award. Her debut novel, Snowglobe, was published in 2020 and has received critical acclaim, being recognized as a New York Times bestseller and adapted for film.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
9 (22%)
4 stars
13 (32%)
3 stars
11 (27%)
2 stars
4 (10%)
1 star
3 (7%)
Displaying 1 - 7 of 7 reviews
Profile Image for Sena Nur Işık.
Author 11 books1,150 followers
October 4, 2025
✨9/10✨

Hikâyeyi çok sevdim, vermek istediği mesaj ve karakterler harikaydı. Sevmediğim tek şey ilahi bakış açısından anlatılmasıydı. Onun dışında harika 🥳
Profile Image for Elif.
149 reviews11 followers
May 29, 2025
Konusu gerçekten çok yaratıcı ama dili çok basit, bilimkurgu konulu Kore dizisi izlemek gibi. Bu konuyla daha iyi karakterler ve olaylar kurgulanabilirmiş. Üslubundaki sorun belki de çeviridendir, bilemiyorum.

"Elbette her sonbaharda kır çiçekleri açacaktır ama her sonbaharda bizim orada olmama ihtimalimiz vardır." (Bu alıntı çok güzel ama daha düzgün şekilde ifade edilebilirmiş.)

"Yağmur yağarken seninle aynı şemsiyenin altında olunca ayakkabılarımın ıslanmasından korkmazdım."
Profile Image for zeynep.
57 reviews1 follower
November 23, 2025
“emekler kolayca boşa gider, içten dilekler ayaklar altına alınır. hiçbir şey sonsuz değildir ve güzel olan her şey anlıktır. sevgi de nihayetinde son bulur.”

“kim bilir, belki de sonsuz sevgi de sonsuza dek yaşayabilenlere mahsustu.”

“gerçek dünyadaysa sadece sevgi değil, her şey hızla tükenirdi. alacakaranlıktaki gün batımı, açan kiraz çiçekleri, yeşeren filizler, kimsenin üzerinden geçmediği bembeyaz kar, masum çocukluk zamanları, anne ve babayla birlikte geçirilen günler... güzel bir sahneyi veya mutlu bir anı kaydedip tekrar yaşamak imkânsızdı.
bu yüzden hepsi kıymetliydi. gün batımını bir sonraki çarşamba tekrar görebiliriz ama bugünküyle aynı olmaz. kiraz çiçeklerini ve yeşeren filizleri tekrar görmek için bir yıl beklemek, bembeyaz karda ilk yürüyen kişi olmak için acele etmek gerekir.
çocukluk zamanları da geri gelmediği için daha değerli ve sevgi doludur, anne babamızla tekrar kavuşamamak bizim de bir gün öleceğimizi hatırlatır. bize verilen "şimdiki " anı mutlu geçirmemiz gerektiğini anlarız. yol kenarında açan basit bir kır çiçeğini bile belki de bir daha hiç göremeyeceğimiz için dönüp ona bir daha bakarız. elbette her sonbaharda kır çiçekleri açacaktır ama her sonbaharda bizim orada olmama ihtimalimiz vardır.”

“eşit sevdiği iki çocuğundan birinin diğerini stres topu gibi kullanmasma bilerek göz yuman bir ebeveyn, öz evladı bile olsa anne baba olmaya hakkı yok demektir."

“senin beni hatırlayacağından çok daha uzun süre, seni hatırlayabilmeyi diledim. bozuk beynim, kang yirun'u unutsa bile hyeon ullim'i hatırlasın istedim. sonsuza dek.”

“nefret asla sevgiyi yenemez.”

“gelecekten korkarak bugünün mutuluğunu
kaçıramazdı.”

kurgu çok güzeldi. kitaptaki typolar ve yazım yanlışları sebebiyle bir yıldız kırdım, her biri inanılmaz gözüme batmasaydı dikkate bile almazdım. ama bazı cümleleri bir hayli anlamsızlaştırmıştı ve epey fazlaydı.
Profile Image for Gizem.
4 reviews1 follower
August 29, 2025
Gerçeklikten çok uzak gibi gelirken aslında çok da uzak olmadığını düşündürten tatlı bir kitap ancak bazı yerlerde ben mi atladım yoksa hızlıca mı geçti, çözemedim.
Mujae'nin Yirun olduğu ne zaman gün yüzüne çıktı mesela? Buranın geçişi bu kadar fark edilmez olmamalıydı sanki. Orijinalini bilmediğim için belki çevirirken atlanmıştır diye düşünüyorum çünkü kitapta yazım hataları da mevcut. Kafamı karıştıran bir diğer durum da Jira'nın kendi isteğiyle beden değiştirip sonra "Ben Kang Jira'yım!" diye herkesi ikna etmeye çalışıp akıl hastanesine kapatılması. Bu kısım çok tuhaf geldi ama genel olarak bakarsam okumaktan gerçekten keyif aldım.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Alinda.
5 reviews3 followers
January 9, 2026
Bu kadar güzel bir konu ancak bu kadar kötü işlenebilirdi. Mükemmel bir bilim kurgu olma potansiyeli taşıyan bir konusu vardı ve son 30 sayfada artık sıkıntıdan baygınlık geçirtti. Zaten internetten almıştım çizgi roman sanarak ama roman gelince mecburen okudum gibi oldu meraktan. Aşk romanı desen değil, bilim kurgu desen eh, arkadaşlık gençlik romanı desen o hiç değil. Çok üzüldüm gerçekten.
Profile Image for Bahriye.
106 reviews2 followers
October 11, 2025
İlgi çekici bir evren oluşturulmuş ama daha derin işlenmesini isterdim. 7li sistemin başlangıcını ya da uygulamasını daha derinlemesine okumak isterdim.
Profile Image for Irmak.
35 reviews
May 18, 2026
4,5

En sevdiğim olaylardan biri de hiç beklentiye sahip olmadan alıp okuduğum bir kitabı çok beğenmem ve etkilenmem. Özellikle de söz konusu kitap herhangi bir seriye ait olmayan, ince de diyebileceğimiz bir kitap olduğunda. Bir yandan da hiç sevmem aslında çünkü daha yarım kalmış gibi hisseder, daha fazlasını okumak isterim.

Var Olduğun Gün benim için böyle bir kitap oldu. Hemen okuyup bitireceğim, beni eğlendirecek bir kitap olur diyerek aldım elime. Hemen okuyup bitirdim gerçekten de, burada öyle yazmasa da iki günde bitirdim ve o kadar beğendim ki.

Kitabın olay örgüsü hakkında pek ayrıntılı bir şey diyemeyeceğim çünkü arka kapak yazısında kitabın içerisinde neler olduğu tam olarak yazmıyor.

Şunları söyleyebilirim ki olay örgüsü öyle harika değil ancak beni çok rahatsız eden bir noktası olmadı. Öyle sakin bir kurgu olduğunu söyleyemem, özellikle de bazı noktalarda ve son sayfalarda heyecan epey arttı ancak kitabın hiçbir zaman çok büyük bir doruk noktası olmuyor. Bu sonu için de geçerli. Böyle bir kurgunun öyle bir doruk noktasına kesinlikle ihtiyacı olduğunu da ben pek sanmıyorum.

Yazarın oluşturduğu dünya oldukça hoşuma gitti benim. Her ne kadar gerçekçiliği oldukça düşük olsa da çok güzel bir distopya fikri bence ve kitapta çok güzel açıklanmıştı, kurallar ve sistemin işleyişi hoşuma gitti.

Zaman zaman canımı gerçekten sıkan tek şey kitapta bir hamilelik durumu olmasıydı. Ana karakterde değil ancak yan karakterlerden birinde görüyoruz bunu. Hamile bir karakter olduğunda diğer tüm karakterler onun başında pervane oluyor, canım iyi misin, nasılsın, sen hamilesin şöyle yap, böyle yap, ona dikkat edin, ona söyle davranın... Bunlar benim canımı sıkıyor gerçekten de ancak yine de hamile olan karakterin kendisi ile bir sorunum yoktu, hatta gayet iyi bir karakterdi.

Beni kurguya asıl bağlayan şey de tabii ki karakterlerdi. Kötü birkaç karakter dışında hepsini çok sevdim. Çok önemsiz gibi görünen karakterlerin bile arkasından ucuzu bir şey çıkabiliyordu ve ben o karakterlere de üzüldüm. Robot bir kedi vardı mesela, sahibi ona kötü davranıyordu, o kediye bile çok üzüldüm.

Jelly, Choi Patron, Kim Dal sıkça gördüğümüz yan karakterler. Hepsi çok tatlı, özellikle de Kim Dal'ın dobra tavırları ve kararlılığı çok hoşuma gitti. Bu karakterler olmasaydı her şey çok daha farklı olurdu, tepetaklak giderdi de diyebilirim. Çok tatlı olmalarının yani sıra önemlileri de yani.

Kalbimi fetheden asıl karakterler Ullim ve Mujae oldu ama... Onları o kadar o kadar o kadar sevdim ki. İlişkilerini o kadar sevdim ki. Ullim'in adalet arayışı, her konudaki kararlılığı ve geri adım atmayışı... Mujae ise tam bir kdrama erkeğiydi, HER ŞEYİYLE. Aslında genel olarak kitabı okurken kdrama izliyormuş gibi hissettim.

Mujae'nin soğukkanlı tavırlarının yanı sıra Ullim ve diğerlerine olan sıcaklığı off çok tatlıydı. Ullim'i önemsediğini gösteren küçük büyük her bir hareketinde kalbimden vuruldum. Bir yandan da çok üzüldüm ona, sebebi spoilera gireceği için söyleyemiyorum maalesef.

Bu kitapta romantizm yoktu ancak bir yandan da o kadar çok vardı ki. Nasıl bir romantizm sevdiğinize bağlı olarak ya sevmezsiniz ya da çok seversiniz. Diyorsanız ki ben karakterlerin birbirlerine olan sevgisini süslü cümlelerden, aşk dolu sahnelerden, temaslardan değil de birbirleri için yaptıkları küçük büyük şeylerden, bir bakışlarından, gülümsemelerinden, çok normal bir sohbet sırasında söyledikleri kelimelerden anlamak istiyorum; öyleyse alın bu kitabı okuyun. Çünkü bu kitaptaki romantizm tam olarak böyleydi ve ben. Bunun. İçin. Yaşıyorum.

Karakterlerin geçmişlerini de okuyoruz aynı zamanda. Onları ve hikayelerini o kadar çok sevdim, ir yandan da o kadar çok üzüldüm ki içime işlediler sanki. Kitabın sonuna üç kere ağladım ben. Kendimi tutmasam hüngür hüngür giderdim. İlk bitirişimde ağladım, sakinleştikten sonra sonu tekrar okuyup ikinci kere ağladım, yine sakinleştikten sonra bir kere daha sonu okuyup üçüncü kere ağladım.

Aslında ağlanacak bir sonu da yoktu. Bakış açınıza, nasıl düşündüğünüze göre değişiyor. Ben çok mutlu oldum ancak tek bir şey sebebiyle çok üzülüp ağladım. Benim gibi olanların sayısı da parmakla gösterilecek kadardır herhalde.

Kitabın yazarıyla da tanıştım ve çok tatlı bir insandı. Kitabi okurken kendimi ona yakın hissetmiştim zaten, son sözü okuduğumda daha da yakın hissettim.

Eğer olay odaklı, kdrama gibi hissettirecek, romantizmi yukarıda anlattığım şekilde işleyen, hafif bir bilimkurgu/distopya okumak istiyorsanız ben bu kitaba kefilim arkadaşlar.
Displaying 1 - 7 of 7 reviews