"Hayat bağlanma ve ayrılmalardan ibarettir… Önce anneye, sonra aileye, yaşama bağlanma… Her bağlanmanın ardından ayrılmalar gelir peşi sıra; anneden, aileden ve yaşamdan… Çocuk, annesine bağlanabildiği kadar yaşama bağlanabilir. Güvenle bağlanabildiği kadar bağımlılık kazanmadan ayrılabilir… Bağlanma bir “duygusal yetenektir”, çocukluk yıllarında edinilir. Çocukluk döneminin en belirgin davranışı “bağlanma çabasıdır" ve bu çabanın özünde güven duygusu vardır. Çocukluğunda yeterince güven duygusu tadamamış kişiler yetişkinlik yıllarında bağlanmaktan “kaçınır.” Böyle kişiler kendilerini eşlerine ve çocuklarına güven içinde bırakamazlar.
Bu kitap, çocukluk döneminden itibaren kişinin hayata güvenle nasıl bağlanabileceğini anlatıyor, ‘Bağlanma’nın duygusal kökenlerine iniyor.
Güvenli Bağlanma çocukluk döneminin en önemli kazanımını kaçırmamak ve kendi içinde derinleşmek isteyenlerin başucu kitabı olabilir."
İlk orta ve Lise öğrenimini Türkiye’de yaptı. Rotterdam Üniversitesi Pedagoji Bölümü mezun oldu. Uzunca yıllar yurt dışında yaşadı. Avrupa eğitim sistemlerini ve çocuk eğitimi modellerini bizzat yerinde inceleme fırsatı buldu.
Pedagojinin kültürden bağımsız olamayacağını dile getiren Güneş, Anadolu pedagojisi değerlerinin altını çizmekte ve duyarlılık eğitimi olmadan davranış eğitiminin yetersiz kalacağını dile getirmektedir.
2008 yılından bu yana Türkiye’de bulunan Adem Güneş, haftalık Aksiyon dergisinde köşe yazarlığı ve Burç FM’de Radyo programları yapmaktadır.
Pedagojide uzmanlık sahası “Şiddet”, “Taciz” ve “Suistimaller” olan Adem Güneş Fatih Üniversitesinde Öğretim Görevlisidir.
Yayınlanmış 14 Türkçe ve 2 İngilizce kitabı bulunan Adem Güneş’e 21011 yılında Türkiye Çocuk Zirvesi tarafından ÇOCUK DOSTU ödülü, 2012 yılında Medya Etik Konseyi tarafından AİLE VE ÇOCUK PROGRAMLARI Medya Etik Ödül’ü verilmiştir. Adem Güneş, 2013 yılında ise, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Senatosu tarafından “Anadolu Aile Yapısına Katkılarından ve Anadolu Pedagojisini Bilim Literatürü’ne kazandırdığından dolayı” Eğitim Bilimleri Alanında Fahri Doktora Unvanı verildi.
Adem Güneş evli ve dört çocuk babasıdır. (ademgunes.com)
Uzman pedagog Adem Güneş’in Güvenli Bağlanma kitabı bazı yönleriyle tartışma yaratan bir kitap. Bir çok psikolojik sorunun kökeninde ya bağlanamamak ya da bağlanmanın şiddetini ayarlayamamak olduğunu, güvenli bağlanma sorunu yaşayanların en belirgin kişilik özelliklerinin öfke, kaygı ve güvensizlik olduğunu yazıyor. Günümüzde, çocukta alışkanlık yapacağı ya da anneye bağımlı olacağı söylentileri yüzünden bir çok kişinin çocuğuyla arasına mesafe koymaya çalıştığından bahsediyor. “Halbuki yeni doğan bebek annesine ne kadar engelsizce erişirse kendini o kadar emniyette hisseder, ne kadar emniyette hissederse de annesinden o kadar kolay ayrılır. Bağımlılık ise bir doyamama halidir, çocuk annesinden ruhsal doyum elde edemediğinde ona bağımlı olur.” diyor. Sayın uzmanımız bu süreçte özellikle babanın rolü konusuna gelince tam anlamıyla saçmalıyor. Bebeğin öz bakım ihtiyaçları konusunda annelerin eşlerinden YARDIM istemesini yanlış buluyor! Çünkü ilk iki yıl bağlanmanın gerçekleşebilmesi için bebeğin ihtiyaçlarının TAMAMININ anne tarafından gerçekleştirilmesi gerektiğini yazıyor. Yalnız lütfediyor, baba anneyi rahatlatmak isterse haftada bir bebeği uyutabilir ya da dışarıda gezdirebilir! diyor! Peki baba ile güvenli bağlanma nasıl olacak? Babanın yan gelip yattığı, annenin bilfiil çocuğuyla meşgul olduğu bir düzende annenin gerginliği dolayısıyla çocuğun psikolojisi nasıl etkilenecek? Hayat müşterek Adem Bey, belki pedagog değiliz ama mutlu çocuğun, mutlu bir ailede ve bunun da ancak anne ve babanın iş birliği ve uyum içinde olduğu bir evlilikte mümkün olacağını biliyoruz...
Uzman bir pedagogun yazdığı bir kitabı okuyor gibi değil de karşımda o an aklına rastgele gelenleri anlatan bir adamı dinliyor gibi bir okuma deneyimi yaşadım.
Öncelikle kitap biçimsel olarak anlamsız, sayfaları bir dergi gibi tasarlanmış, anlamsız fotoğraflar neredeyse her sayfada ve metnin içinde geçen cümleler sayfanın kenarlarına ayrıca not gibi yazılmış.
İçeriğe gelince, güvenli bağlanma ile ilgili piyasadaki her kitapta/ makalede bulunan bilimsel gerçekleri bi kenara bırakıyorum, hiçbir mantıklı gerekçeye dayandıramadığım ve çoğunlukla sinirimi bozan fikirleri var yazarın. Aşağıda birkaçını özetleyeceğim, benim gibi tahammül etmekte zorlanacaksanız okumadan önce bir daha düşünün derim.
Örneğin yazara göre emziremeyen annelerle bebeklerinin güvenli bağlanma olasılıkları yok gibi bir şey. 2 yaşına kadar annesiyle birlikte uyumayan bebek annesine bağlanamaz, hayatı boyunca bunun sıkıntısını çekermiş. Akşam bebek uyuduğunda anne de hemen yatıp uyumalıymış, onunla yatıp onunla kalkmalıymış, bebek uyuduktan sonra ne haddine işle güçle uğraşmak, kendine zaman ayırmak! Bazı annelerin geceleri mama verme, uyutma gibi ihtiyaçları karşılama konusunda eşlerinden yardım istediklerine şahit oluyormuş (!) Adem bey, bu tutumun çok yanlış olduğunu söylüyor. Anne ile bebeğin bağlanması için bebeğin bakımını tamamen anne üstlenmeli, baba sürece dahil olmamalıymış ama lütfedip haftada bir kere çocuğu uyutabilirmiş. Belli bir yaşa kadar çocuğun babasıyla olan ilişkisinin pek bi önemi yokmuş, varsa yoksa anasıymış, 4 yaşından sonra babasıyla nasıl olsa bağlanırmış. Anne çocukla babası arasında aracı olmalıymış, baba çocuğa bağırırsa gönlünü anne almalıymış. 3-3.5 yaşındaki bir çocuk annesinden en fazla 3 saat ayrı kalmalıymış, çocuk daha fazla ayrı kalmayı dert etmiyorsa annesiyle bağlanamamış demekmiş vs vs.
Adem bey kadınların çalışmadığı, ev işi & yemek yapmadığı, kendisine asla zaman ayırmadığı, tek sorumluluğunun doğurduğu bebekle ilgilenmek olduğu, aile kavramının tüm yükünün anne üzerinde olduğu bir ütopyada yaşıyor sanırım.
Çok enterasan bir kitaptı. Hiç katılmadığım ve beni kızdıran çok nokta oldu. Babanın belli bir yaşa kadar bebeğin bakımını yapmaması gerektiği konusu ve mastürbasyonun sağlıksız olduğu yöndeki görüşleriyle. Ama itiraf etmek gerekirse çok haklı bulduğum noktalar da oldu. Kendi çocukluğumdaki yaralara dokundu. Ama iyileşmenin çaresini sunmadı. Ama bir daha bu zihniyete para kazandırmam.
Bu kitaba özellikle yorum yazmak istedim. 2014 yılında yazılmış olmasına rağmen bu kadar çağ dışı görüşün bir araya gelmesinin sebebi çocukla ilgili tüm sorumluluğu sadece anneye bağlayan ataerkil toplum yapısı diye düşünüyorum. Babanın 2 yaşına kadar çocukla bağ kurmaması gerektiğini iddia eden kitap, kadını annelik rolünde baskı altına alan bir anlatıma sahip. Çocuğun başına gelen her türlü sorun için annenin güvenli bağlanmayı oluşturamaması anlatılıp durmuş. Babayla ilgili tüm örnekler erkeğin ev dışında çalışması, hatta başka şehre taşınması gibi durumları kapsıyor. Ya da baba sadece yatak odasındaki "mahrem" anlarda ortaya çıkıyor. Anneyle bebek bir arada uyumalı fikri sürekli ve sürekli vurgulanıyor. Anne yanı beşik gibi bir durum asla söz konusu bile değil yazara göre. Kitaptan öğrenilecek birkaç yararlı bilgi benim adıma anneye yüklenen tuhaf, baskılayıcı sorumlulukların anlatımından dolayı anlamını yitirdi. Kimseye tavsiye etmiyorum.
Oldukça akıcı bir kitap. Kitap boyut ve puntoları bakımından değerlendirildiğinde de yolda- yolakta okuma zorluğu yaratmıyor. Benim gibi evde okumaya fırsat bulamayanlar için oldukça önemli bir nokta bu. Adem Güneş'in okuduğum ilk kitabı. Genel olarak anne- bebek arasındaki ilk yılların önemine dikkat çekiyor. Kitabı okurken bu önemin farkında olduğumu, zaten güdüsel veya dürtüsel olarak hemen hemen tüm annelerin de farkında olduklarını keşfedeceklerini düşünüyorum. Derinlerde saklı olan bu bilgileri hatırlatarak yardım sağlayabilecek bir kitap. Çalışan bir anne olarak yer yer suçluluk duymama neden olmuş bir kitap aynı zamanda. Birkaç noktada Adem Güneş'in fikirlerine katılmıyorum ama netice olarak o bu konuda eğitim almış bir insan, ben bir anneyim.
Bilmediğim ne çok şey vardı okurken öğrendiğim. Muhakkak okuduklarım güzelce aklıma kazınır, vakti-zamanı geldiğinde de uygulama imkanına sahib olurum.
Bir “uzman psikoloğun” güvenli bağlanmaktan anladığının çocuğun 2 yaşına kadar tüm bakımını annesinin üstlenmesi ve babayla ancak 4 yaşından sonra top oynayarak bağlanması olduğunu öğrenmek çok üzücü.. Feraset, fıtrat, basiret gibi kelime seçimleri ve aralarda verdiği din eğitimi mesajlarıyla çok zor okumayı bitirdim ve böyle ideolojilerin kitap yazarak para kazandırılmasından oldukça rahatsız oldum.
Kitab ümumi bəyəndim və düşünürəm ki, hər bir ana eləcə də ata övlad sahibi olmadan öncə oxumalıdır. Ən sevdiyim hissələr isə körpələrin ana ilə birlikdə yuxuya getməyini haqlı görən və bunu dəstəkləyən hissələr oldu. Əsas kitabda olmasını istədiyim hissə isə güvənli bağlanma üçün körpənin aylarına görə ananın edəcəyi davranış formaları da olsa idi daha gözəl olardı. Ümumilikdə Adem bəyin yanaşlasını tam bəyəndim.